{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE  YETKİLİ                 ANKARA 13. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR<br><br>ESAS NO\t: 2022/648 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/129<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -.... <br>\t  Av. ... -.... <br><br>DAVALILAR \t: 1- ... (T.C. ...)<br>\t  2- ... (T.C. ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - .... <br>DAVA\t: İtirazın iptali <br>DAVA TARİHİ\t: 30/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kooperatifin 06.08.2010 tarihli ilk genel kurul toplantısı ile davalıların yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 06.08.2010 tarihli ilk yönetim kurulu toplantısı ile de davalı ...'nun yönetim kurulu başkanlığına, ....  yönetim kurulu muhasip üyeliğine seçildiğini, söz konusu toplantılar ve daha sonraki toplantılarda kendilerine hiç bir şekilde borçlanma yetkisi verilmediğini, söz konusu borcun ...'nun şahsi borcu olup bononun sonradan ...'nu borçtan kurtarmak için düzenlendiğini, eski yönetim kurulu başkanı ...'nun arkadaşı ve kendi muhasebecisi ve kooperatifin eski mali müşaviri olan ...'dan şahsına ait bir borç aldığını, ancak borcu ödeyemediğini, bunun üzerine davalılar tarafından imzalanan üzerinde kooperatif kaşesi bulunan kooperatif adına muvazaalı olarak düzenlenen 28.10.2012 keşide tarihli 03.01.2013 vade tarihli 180.000 TL bedelli bono  düzenleyip ...'ya teslim ettiklerini, borçtan haberdar olan davacı kooperatif yetkililerince yapılan incelemede eski yönetim kurulu başkanı ve üyesi davalıların şahsi borçlarından kurtulmak için muvazaalı olarak kooperatif adına temsil ve imzaya yetkili olmadıkları bir dönemde ...'ya bono teslim edildiğinin öğrenildiğini, bono alacaklısı tarafından....  Esas sayılı takip başlatıldığını, borca ve bonoya dair hiç bir kayıt bulunmadığını, davalılar tarafından ortaklar kurulunun yönetim kurulu üyelerine borç para alma yetkisi verdiğine dair sahte karar düzenlenmiş olduğunu, 2010 yılı ticari defterlerin kapanış kayıtlarına ekleme yapılarak hukuka aykırı delil oluşturulduğunu belirterek davalıların ....  Esas sayılı takip dosyasına itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatif ve rücu dosyası alacaklısı ... arasında devam eden ....  Esas sayılı davanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, davacı kooperatif tarafından dosyaya tehiri icra talebi ile para yatırıldığını, huzurdaki davanın esasen davacının depo etmiş olduğu paranın davalılara rücundan ibaret olduğunu, ortada kesinleşen bir alacak bulunmadığını, yapılmış bir ödeme olmadığını, .... Mahkemesi kararı kesinleşmemişken davacı tarafından rücu istenilen borç dava dışı şahsa ödenmemişken bu davanın usulen mümkün olmadığını, alacak kalemlerinin ayrı ayrı zamanaşımına uğradığını, kooperatif üyeleri tarafından ortaklar kurulunda alınan karar ile yönetime borçlanma yetkisi verildiğini, borçlanma yetkisi alındıktan sonra kooperatifin inşaata başlayabildiğini, 19.08.2010 tarihli imza sirkülerinde de kooperatif başkanı ...'nun kooperatif adına borçlanmaya açık bir şekilde yetkisinin bulunduğunu, kooperatifin 2017 yılı kayıtlarına göre 20.08.2010 tarihinde senedin kayıtlara işlendiğini ve sonraki yıllara devir edildiğini, alınan borcun harcamalara ilişkin kayıtlarının bulunduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış....  Esas sayılı takip dosyası örneği temin olunmuş, incelenmesinde; alacaklı .... tarafından borçlular ... ve ... hakkında .... Esas sayılı dosyasına ve .... Esas sayılı dosyasına yapılan ödemelerin ve işlemiş faizlerinin rücuen tahsiline ilişkin toplam 6.957,81 TL alacak talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı kooperatifin sicil özeti ile sicil dosyası örneği ....  getirtilmiş, .... Esas sayılı takip dosyası örneği ile .... sayılı dosya aslı bu dosya kapsamına alınmış, incelenmesinde; davacı .... tarafından davalı ... hakkında .... Esas sayılı takibe konu bononun bedelsizliği iddiasına dayalı menfi tespit davasının yargılaması sonucunda davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ....  tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine ....  sayılı 03.10.2023 tarihli ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş olduğu görülmüş, tüm dosya kapsamı ve davacı kooperatif defter ve kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir ve kooperatif uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılarak 08.10.2024 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir. <br>Dava; yönetici sorumluluğuna dayalı tazminatın tahsili yönünde başlatılan ilamsız  takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>Kooperatifler Kanununun 98. maddesi atfı ile anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları öngörülmüştür. <br>TTK 555/1 maddesinde \"Şirketin uğradığı zararın tazmininin şirket ve her pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı yönetici hakkında TTK 553 vd. maddeleri gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için anılan yasanın 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması da gerektiği anılan bu hususun özel dava şartı olduğu, ....  Dairesinin içtihatları ile benimsenmiştir.<br><br>Davacı kooperatifin önceki yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan yönetici sorumluluğuna dayalı tazminatın tahsiline ilişkin itirazın iptali davasında davalılar hakkında sorumluluk davası açılması yönünde alınmış genel kurul kararını ibraz etmek üzere 08.02.2024 tarihli duruşmada davacı vekiline 30.05.2024 duruşma gününden on gün öncesine kadar süre verilmiş, davacı vekili tarafından 09.05.2024 tarihli dilekçe de genel kurul kararının ekte sunulduğu ifade edilmiş ise de; dilekçe ekinde 22.03.2024 tarihli yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılmasına ilişkin müdürler kurulu tarafından alınan karar örneğinin sunulduğu görülmüş, bu kez 21.11.2024 tarihli duruşmada sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararanı ibraz etmek üzere 3 ay kesin süre verilmiş, davacı vekili 21.02.2025 tarihli dilekçe ekinde davacı kooperatifin 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları faaliyet dönemlerine ilişkin 16.12.2019 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantı tutanağı örneğini sunmuş olup toplantı tutanağının 4. maddesinde 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılı faaliyet dönemine ilişkin yönetim kurulunun ibra edilmemesine, ibra edilmeyen dönem faaliyetlerinden sorumluluğu bulunan yöneticiler hakkında dava açılmasına oy birliği ile karar verildiği anlaşılmakla, ticaret sicil kayıtlarına göre  davalıların 21.07.2010 tarihinden 23.03.2012 tarihine kadar davacı kooperatifin yönetim kurulunda görev yaptıkları bu kapsamda 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 faaliyet dönemlerine ilişkin sorumluluk davası açılması yönünde alınmış olan 16.12.2019 tarihli genel kurul kararının iş bu dava esas alınamayacağı mahkememizce kabul edilmiş, dava şartı niteliğindeki eksikliğin yargılama sırasında tamamlanması mümkün olmakla davacı vekili tarafından iş bu hükmün verildiği 26.12.2024 duruşma tarihine kadar davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin alınmış genel kurul kararı ibraz edilmediğinden davanın bu nedenle usulden reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın reddine, <br>2-Takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, <br>3-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 7.861,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.246,55‬  TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br><br><br><br>Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ....  Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen  karar açıkca okunup usulen anlatıldı.<br> 27/02/2025<br>Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 13.03.2025<br><br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43860d4ec49add32","SID":"a017b202c0d405bf"}}