{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2015/149 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/183<br><br>...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/02/2vc015<br><br>...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 06/03/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 28/03/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA:<br>TALEP:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket kaşesini taşır 21/09/2011 tanzim tarihli, 06/01/2015 vade tarihli 400.000 Euro tutarındaki senede binaen müvekkili şirket aleyhine ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibine geçtiğini, söz konusu senedin sahte olduğunu, müvekkili şirketin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, senet altında bulunan imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, şirket kaşesinin müvekkil şirket ortaklarından ... tarafından kötü niyetli olarak kullanıldığını, senedin yine bu şahıs tarafından müvekkili şirket yetkililerinin oluru ve bilgisi olmaksızın tanzim edildiğini, ilgili şahıs hakkında ...'ye dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçlarını işlediği gerekçesiyle taraflarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin davalı alacaklı ...'le hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını, senedin düzenleme tarihi olduğu iddia edilen 21/09/2011 tarihi öncesi ya da sonrasında senet alacaklısı ile hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu senetten 15/01/2015 tarihinde ... Esas sayılı dosyasıyla şirket adresinde yapılan ihtiyati haciz esnasında haberdar olduğunu, ... müvekkili şirket nezdinde genel müdürlük görevinin 08/12/2014 tarihinde sona erdiğini,...müvekkili şirket nezdinde genel müdürlük görevi sona erdikten sonra bu senedi tanzim etmesine rağmen tanzim tarihini çok eski bir tarih gösterdiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibinin durdurulmasına, yargılama sonucunda menfi tespit isteminin kabulüyle müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle senette yazılı miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:<br>TALEP:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Esas sayılı takibine dayanak 28.09.2011 keşide, 06.01.2015 vade tarihli 150.000,00 Euro bedelli bono üzerinde yer alan imzaların gerçekte müvekkili firma yetkilisine ait olmadığını, yine (davalı) alacaklının müvekkili şirketin kaşesini taşır 21.09.2011 tanzim, 06.01.2015 vade tarihli 400.000,00 Euro tutarındaki senede binaen müvekkili şirket aleyhine ... Esas sayılı dava dosyasının derdest bulunduğunu, söz konusu senedin de sahte olduğunu, müvekkili şirketin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu sahte ve hükümsüz senedin iptaline ve senette yazılı miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>GEREKÇE:<br>Dava, asıl ve birleşen dosyada menfi tespit istemlidir.<br>... aleyhine 400.000 EURO karşılığı 1.102.680,00 TL'nin (1,00 EURO=2,7567 TL) + masraf ve vekalet ücreti olmak üzere \"21/09/2011 düzenleme 06/01/2015 ödeme tarihli 400.000 EURO bedelli senet\" dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. <br>... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından borçlu .... aleyhine 150.000 EURO karşılığı 413.505,00 TL'nin (1,00 EURO=2,7567 TL) + masraf ve vekalet ücreti olmak üzere \"28/11/2011 düzenleme 06/01/2015 ödeme tarihli 150.000 EURO bedelli senet\" dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. <br>Somut olayda davacı taraf özetle;  söz konusu iki icra dosyasında takibin dayanağı olan senet altında bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı gibi şirket kaşesinin de müvekkili şirket ortaklarından ... tarafından kötü niyetli olarak kullanıldığını, senetlerin yine bu şahıs tarafından müvekkili şirket yetkililerinin oluru ve bilgisi olmaksızın tanzim edildiğini, bu sebeple davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmektedir.<br>Asıl ve birleşen dosyada davanın yasal dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi olup, bu madde gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.<br>Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Yine, kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. <br>Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. Senetteki imzanın inkâr edilmesi hâlinde, mahkemenin imzanın sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir. Bu araştırma ve incelemenin sırası ise 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde düzenlenmiştir.<br>... olduğu, sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlamaları ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; <br>1-... üzerine atılı bulunana sahtecilik ve dolandırıcılık suçu bakımından ...'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, <br>2-Sanıklar ...'in üzerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı TCK'nın 204/1, 62/1 maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, <br>3-Sanıklar ...'in üzerine atılı bulunan kamu kurumunu vasıta kılmak sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı TCK'nın 158/1-d maddesi TCK 35/2,43, 62/1 maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 25.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, <br>Verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen ... Karar sayılı kararı ile; \" V. KARAR:<br>... ile ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanıklar Korkmaz Ceylandağ ile ... müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, <br>... Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanıklar ... ile ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA ...\"  gerekçesi ile bozma kararı verilmesi üzerine dosyanın bozma kararı verildiği, bunun üzerine dosyanın Mahkemenin... numaralı esasına kaydedildiği, yapılan yargılama sonucunda 09/05/2024 tarih ve... Esas Karar sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ...hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile TCK'nın 37/1 yollaması ile ... maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, zaman aşımını kesen son işlem, mahkumiyet kararının 09/03/2016 tarihinde verildiği, anılan bu tarihten itibaren TCK'nın 66/1-e ve 67/2-c maddeleri gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ikmal edildiği anlaşılmakla CMK'nın 223/8. Maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine ... Esas/Karar sayılı kararı ile verilen düşme kararının onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 s. Türk Borçlar Kanununun 74' üncü maddesinde (818 s. BK m. 53) düzenlenmiş olup, buna göre hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.<br>\tBu açık hüküm karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.<br>Özetle; ...yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre; maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. <br>Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen dosyanın İİK'nın 72. maddesi hükümlerine göre açılan menfi tespit istemli olduğu, şirket kaşesinin davacı şirket ortaklarından... tarafından kötü niyetli olarak kullanılmak sureti ile davacı şirket yetkililerinin oluru ve bilgisi olmaksızın iki adet bono tanzim edildiğini, bonolardaki imzaların şirketin yetkili temsilcisi...'na ait olmadığını, davacı şirketin senetlerin alacaklısı ... ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığı, herhangi bir mal alım satımının söz konusu olmadığı, ...'e senet keşide etmesini gerektirir herhangi bir hukuki ilişkisinin olmadığını, var olmayan bir borçla ilgili sahte olarak söz konusu bonoların düzenlendiğini, söz konusu bonolardan 400.000 EURO bedelli olanı ile ilgili olarak ...Esas sayılı dosyasında, 150.000 EURO bedelli bono ile ilgili olarak da ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, konuyla ilgili olarak ... suç duyurusunda bulunulduğunu, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı soruşturma bulunduğunu belirterek, söz konusu takipler nedeniyle davacı şirketin, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, <br>... Esas Karar sayılı kararı ile  CMK'nın 223/8. Maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzeri... Esas Karar sayılı kararı ile verilen düşme kararının onanmasına karar verildiği, <br>3-Sanık ... hakkında kamu kurumunu vasıta kılmak sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkında 2 yıl 9 ay 10 gün hapis + 1287 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,  verilen kararın ...Karar sayılı kararı ile onandığı, <br>Anlaşılmaktadır. <br>Kesinleşen ceza mahkumiyet kararına göre; sanık/davalı ...'in iş bu davanın konusunu oluşturulan icra dosyalarınında dayanağını oluşturulan bonolar nedeniyle, kamu kurumunu vasıta kılmak sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, öte yandan yine resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak Yargıtay bozma ilamına göre verilen kararın yalnızca TCK'nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bu aşamada CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, bu haliyle gerek resmi belgede sahtecilik suçu bakımından dosya kapsamında yer alan vakıalar ve deliller ve gerekse de nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin kesinleşmiş ceza mahkumiyet karar ile deliller birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu bonoların sahte olarak düzenlendiği, senetlerin varlık ve gerçekliğini gösteren şirket ve banka kayıtlarında bir somut kaydın bulunmadığı, senetlerde yazılı tutarda borç alınmasının mümkün olmadığına yönelik maddi vakıalarının tespit edildiği, söz konusu maddi vakıalar bakımından BK 74.madde hükümlerine göre verilen ceza kararının hukuk hakimini bağlayacağı, bu nedenle davacı şirketin davalı ...'e davaya konu bonolar ve buna istinaden başlatılan icra takipleri dolayısıyla borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın asıl ve birleşen dosya yönünden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;<br>1-a)Davanın asıl dosya bakımından KABULÜ ile; davaya konu ... Esas sayılı dosyası bakımından davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,<br>b)Alacağın (1.102.680,00 TL) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c)Alınması gereken 75.324,07 TL harçtan peşin olarak alınan 18.831,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.493,05 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>d)Davacı tarafından yatırılan 18.831,02 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 166.375,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>f)Davacı tarafından yapılan 975‬,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri vs. olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br><br>2-a)Birleşen ... Esas sayılı dosyası bakımından davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,<br>b)Alacağın (413.505,00 TL) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c)Alınması gereken 28.246,52 TL harçtan peşin olarak alınan 7.061,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.184,88 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>d)Davacı tarafından yatırılan 7.061,64 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 66.025,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere oy birliğiyle  verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2025<br><br>Başkan ...<br> ✎E-imzalıdır<br>Üye ...<br> ✎E-imzalıdır<br>Üye ...<br> ✎E-imzalıdır<br>Katip ...<br> ✎E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48316bbdf10e8ec1","SID":"6bfa6cb5f0757055"}}