{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/1529 <br>KARAR NO:2025/832<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/10/2023<br>NUMARASI:2022/856 E - 2023/919 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:26/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı / borçlu aleyhine sözleşmesiz elektrik kullanımı sebebi ile kaçak elektrik tüketimi tespit edilerek, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin (EPTHY) 42/1-ç mevzuata uygun olarak tahakkuk edildiğini, borcun ödenmediğini tahsili amacıyla .... Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe itiraz dilekçesinde müvekkil şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, yapılan işlemler EPTHY 43, 44, 45 ve 46. maddesine göre işlem ikmal edildiği, davalı/ borçlu haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, anılan maddelerde işlemlerin nasıl gerçekleştirileceği belirlendiği, belirlenen usul ve esaslara göre işlem tesis edildiğini,  tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri maliyet unsurları olarak tanımlandığı, maliyet unsurlarına gecikme - faizi uygulanabileceği, gecikme faizine kdv de eklenmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi bedeli hesaplamasının yapılması gerektiği, emsal yargı kararları bulunduğu, (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 5.07.2018 T. 2016/20584 E. 2018/7702 K.) , alacak likit ve belirlenebilir olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği ifade edilerek, kaçak elektrik kullanıldığının kabulü, hesaplanan kaçak elektrik tüketim borcunun tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali, davalıya  asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı  yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davanın süresinde açılmaması sebebiyle usulden reddi gerektiği, müvekkilinin  bahse konu adresteki şantiyenin yüklenicisi olduğu, inşaatı yapıp arsa payı sahiplerine teslim ettiği, müvekkilinin  kaçak elektrik kullanması fiilen ve hukuken mümkün olmadığı, inşaatı tamamlayıp arsa sahiplerine teslim eden, su, doğalgaz, internet ve telefon abonmanlıkları ile de yapının kullanımının 3. kişilerde olduğu tespit edilebilir iken şantiye ile irtibatını teslim ile koparmış müvekkilinin  mühür fek ettiğinin iddia edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ...'ın sunmuş olduğu müzekkere cevabında \"... nolu sözleşme hesabı herhangi bir abonelik sözleşmesine ait olmayıp, hiç tesisatı olmayan veya tesisatı olsa bile perakende satış sözleşmesi (abonelik) \" yapılmayan durumlarda fiilen elektrik enerjisi tüketen kişiler adına kaçak tüketimin kayıt altına alınabilmesi, tahakkuk yapılabilmesi, kaçak elektrik tüketim bedelinin mevzuata uygun faturalandırılabilmesi için müvekkili  şirketçe sistem üzerinden oluşturulan sanal sözleşme hesapları olduğu” hususunun  ifade edildiği, cevaptan da anlaşılacağı üzere abone olmadığı, herhangi bir sözleşme imzalanmadığı, kaçak kullanım bedelinin fiilen kullanan kişiler nezdinde tahakkuk edilmesi gerektiği, müvekkilin gıyabında, haberi dahi olmadan adına sanal sözleşme denilen bir uygulamanın hukuken sözleşme vasfında olmadığı, kimin kullandığının tutanak tarihlerindeki mahaldeki su, doğalgaz, internet ve telefon abonmanlıkları ile tespit edilebileceği, ezbere yapı müteahhitini kaçak kullanımla itham etmek hukuken kabul edilebilir olmadığı beyan edilerek, davanın reddine , takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı/alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata  karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;icra dosyasında  07.07.2020 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiğini, davacı yanın 1 yıl içerisinde itirazın iptali davasını ikame etmediğini,davanın usulden reddi gerektiğini,itirazın iptali davalarında icra takibine dayanak olan belgeler dışında başka belgelerin dayanak gösterilemeyeceğini,  nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2013/19-142 K.2013/1371 T.18.09.2013 tarihli ilamında bu hususların açıklandığını, taraflar arasında imza altına alınmış herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını,  bu durumun  davacı tarafın  müzekkre cevabından ve bilirkişi raporundan da açıkça anlaşıldığını,bir an için kaçak kullanımın kabulü varsayımında dahi bizzat davalı şirketin müzekkere cevabında da belirttiği üzere kaçak kullanım faturasının fiili kullanımı gerçekleştiren adına tahakkuk ettirilmesi gerekmekte ise de bu durumun  somut vakıada uygulanmadığı, müvekkilinin  kaçak elektrik kullanımına konu binada hiç ikamet etmediğini,  dosya arasına alınan müzekkere cevaplarından da bu durumun  açık şekilde anlaşıldığını,  dolayısıyla müvekkilinin  bahse konu kaçak kullanımı gerçekleştirebilmesinin  mümkün olmadığını,  dosya kapsamındaki dilekçelerde de ayrıntılı şekilde ifade edildiği üzere müvekkilinin  davaya konu binadaki inşaatı bahsi geçen kaçak elektrik kullanımlarının gerçekleştiği tarihten çok önce tamamlamış ve davaya konu yerdeki daireleri sahiplerine teslim etmiş olduğu, daire sahiplerinin, daireleri teslim aldıkları süre zarfında henüz iskan bulunmadığından müvekkilinin  adını kullanmak suretiyle ve müvekkilinin  bilgi ve rızası dışında sanal abonelik oluşturduklarını,müvekkilinin , kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen yerle ilgili olarak herhangi bir abonelik işleminde bulunmamış, icazet vermemiş olduğunu, ilgili kurumlardan gelen müzekkere cevaplarından da görüldüğü üzere müvekkilinin  kaçak kullanımın olduğu belirtilen tarihlerde orada ikamet dahi etmediğini, bu durumlar aydınlatılmadan  hatalı düzenlendiği sarih olan bilirkişi raporunu mahkemenin  hükmüne dayanak yapmasının  hukuka aykırı olduğu, dosya içeriğinde kaçak kullanımın bizzat müvekkili tarafından gerçekleştirildiğine yönelik herhangi bir delil yahut tespit mevcut olmadığını, bu hususun  ispat edilemediğini, bilirkişi raporunun hiçbir yerinde kaçak kullanımın nasıl gerçekleştiği ya da müvekkili tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunda bir izahat bulunmadığı, müvekkilinin bahsi geçen yerde dahi ikamet etmediğini göz önünde bulundurmadığı,müvekkilinin davaya konu yerde herhangi bir aboneliği olmadığı gibi adına açılan sanal sözleşme hususunda da bir iradesi bulunmadığı, bilgisi dışında oluşturulan sanal sözleşmeden kaynaklı olarak kaçak kullanımdan sorumlu tutulabilmesi mümkün  olmadığı,   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava,itirazın iptali   talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında ;11.04.2019 tarihinde , davacı tarafça   16.878,54 TL asıl alacak, 992,39 TL işlemiş faiz ve  178,63 TL KDV olmak üzere toplam 18.049,56  TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.İcra takip dosyasında,itirazın alacaklı tarafa tebliği yapılmadığından,bu sebeple dava açma süresi başlamadığından,davalı vekilinin davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; ...: İstanbul adresinde bulunan ... nolu tesisatın 02/01/2020 tarihinde  “şirketimiz tarafından kesilen elektriği yükümlülükleri  yerine getirmeden açarak kullandığınız tespit edilmiştir.” açıklaması ile sureti ile ... numaralı tutanak düzenlenerek hizmetin sonlandırıldığı ,Abonelik yönünden ise dava dışı ... A.Ş. tarafından gelen müzekkere cevabında 19.07.2019 tarihinde başlatılan ve 12.03.2020 tarihinde sonlandırılmış herhangi bir tüketim kaydı bulunmayan mesken abonelik kaydı yer almakta olduğu ifade edilmiş olduğu, Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;02.01.2020 tarihinde kesme işlemi yapılan tesisatta gerçekleştirilen kontrollerde bu kez 03.02.2020 tarihinde ..., 19.02.2020 tarihinde ..., 12.03.2020 tarihinde ... numaralı tutanaklarla defaten aynı gerekçe ile “şirketimiz tarafından kesilen elektriği yükümlülüğünüzü yerine getirmeden açarak kullandığınız tespit edilmiştir” denilerek işlem yapıldığı, tutanaklarda sayaca ilişkin bilgiler bulunduğu,Altyapı çalışmaları, dağıtım sistemine bağlantı anlaşması, arıza - bakım   onarım çalışmaları yapma ile sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi, tesislerin devralınması, elektrik kesme- bağlama, voltaj düşüklüğü, kaçak ve usulsüz elektrik kullanımının tespiti işlemleri vb. İlgili mevzuatla belirlenen işlemlerin dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, dolayısıyla fiilen kaçaktan kesik olan tesisatta 2019 yılında mesken aboneliği yapılmış olsa da zaten kaçaktan kesik olan tesisatla ilgili dağıtım şirketi nezdinde yükümlülükler yerine getirilmemiş olduğundan davalı adına tesis edilmiş aboneliğin  aktif olmadığı, zaten uzun süredir kaçak elektrik tüketim tespiti ile defaten işlem yapılarak kesilen tesisata davacının izni ve bilgisi dışında müdahale edilmek suretiyle kullanılmaya devam edildiği, bu sebeple kaçak elektrik tüketim tutanakları düzenlendiğinin görüldüğü, Dosya içeriğinde davalı kendisinin kaçak elektrik tüketimi olmadığı, şantiyenin maliklerine teslim edildiği yönünde beyanı bulunduğu,... ve ... kayıtları ile bina maliklerine ulaşılabileceği ifade edilerek, kullanımın bina maliklerince yapılmış olabileceğinin  ifade edildiği, ...'den gelen müzekkere cevabında; “Dava konusu \"... Pendik/İSTANBUL\" adresinde ... adına ... nolu sözleşmenin 20/11/2017 yılında yapıldığı ve tek sayaçtan su kullanıldığı tespit edilmiştir.” şeklinde cevap verilmiş olup, anlaşıldığı üzere bağımsız bölüm bazında bir ayrışma olmamış şantiye bağlantısı üzerinden devam edilmiştir.Yine dosya içeriğinden uyuşmazlık konusu döneme dair dava dışı ...'tan gelen kayıtlar nezdinde 19.07.2019 - 12.03.2020 döneminde aktif olmayan abonelik kaydı bulunduğu anlaşılmakta olup, davacının bu dönemde yapı ile ilişkisi kesilmediği de anlaşıldığı,o  halde mevcut dosya kapsamı ile davalı nezdinde işlem yapılması yönünde hatalı bir işlemi işaret eden bir bilgi belge bulunmadığı, Şantiye olarak hizmet bağlantısı yapılmış elektrik ve su tesisatlarının ilgili yapının ruhsatına göre ve mevzuattaki diğer yükümlülükleri sağlamak suretiyle tamamlanarak yapı kullanma izin belgesi alması ile nezdinde altyapı hizmetleri daimi hale getirilmekte bağımsız bölümler ayrıştırma yapılabildiği, 11.04.2019 takip tarihi itibariyle davacının  26.710,44 TL asıl alacak, 765,79 TL işlemiş faiz ve 137,82 TL KDV olmak üzere toplam 27.613,95 TL alacağı bulunduğu görüşü beyan edilmiştir.Uyap sisteminden alınan Mernis kaydına göre, davalının  5/01/2007 tarihinden itibaren ....  Pendik adresinde oturduğu görülmekte ise de ,İSKi den gelen yazı cevabı  ve tüm dosya kapsamına göre ,davalının sözkonusu adreste su aboneliğinin bulunduğu ,tutanak içeriklerine göre  kesik elektriği açmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı ,borç miktarının bilirkişi raporu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre tesbit edildiği, bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Ancak HMK 355. madde kapsamında ,kamu düzeni yönünden yapılan değerlendirmede ,mahkemece  borca itirazın tamamının iptaline karar verilmiş ise de ;bilirkişi hesaplamasına göre  765,79 TL işlemiş faiz ve 137,82 TL KDV (talepten  az) olarak tesbit edildiğinden ve takip talebinde istenen miktarların dava fazla olduğu ,istinaf edenin davalı olduğu, HMK 26. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık tesbit edildiğinden ,bu sebeple istinaf talebinin bu yönlerden kabulü ile ,karar kaldırılıp yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde  karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının  istinaf talebinin kabulü ile , HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar kaldırılıp, yeniden esas hakkında ;1-Davanın  kısmen KABULÜ ile, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...sayılı takipte ,asıl alacağa (16.878,54 -TL )  itirazının iptaline , işlemiş faize itirazının  765,79 TL  ve KDV'ye itirazının 137,82 TL  üzerinden iptaline,  takibin bu miktarlar üzerinden  DEVAMINA,2- Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  1.152,97 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 218,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 934,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, (önceki hüküm uyarınca davalıdan  bakiye karar  harcı tahsil edilmiş ise ,iade talebi bulunduğu takdirde ilk derece mahkemesince karar verilmesine) 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 1.625,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca kabul edilen kısım dikkate alınarak 17.782,15  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca ,reddedilen kısım dikkate alınarak 267,41 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların karar kesin olmakla  yatıran taraflara iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu 165,00 TL istinaf  masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f74d22cecf5e14b0","SID":"dc331485aba525ae"}}