{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ : 05/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 17/06/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 05/03/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davalının 20/09/2016 vade tarihli ve 36.000,00-TL bedelli ve 11/10/2016 vade tarihli ve 53.800,00-TL bedelli bonoları tahsil için Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı aldığını ve Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlattığını, müvekkilinin adresine 22/05/2017 ve 26/05/2014 tarihlerinde 2 kez ihtiyati haciz işlemi yapıldığını ve taşınırlarının muhafaza altına alındığını, ihtiyati haciz kararına 25/05/2017 tarihinde itiraz edildiğini, müvekkilinin ... bulunan hesabından davalının ... bulunan hesabına 22/09/2016 tarihinde 36.000,00-TL, 03/11/2016 tarihinde 6.000,00-TL, ... bulunan hesabına 27/09/2016 tarihinde 18.000,00-TL, 12/10/2016 tarihinde 5.000,00-TL, 25/10/2016 tarihinde 2.500,00-TL, 25/10/2016 tarihinde 1.000,00-TL, 16/11/2016 tarihinde 3.500,00-TL, 18/11/2016 tarihinde 15.000,00-TL ve 18/11/2016 tarihinde 3.500,00-TL olmak üzere toplam 90.500,00-TL davalıya ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler ile takip talebine konu asıl alacak tutarı olan 89.800,00-TL'nin fazlası ile ödendiğini, müvekkillinin 25/05/2017 tarihinde icra baskısı altında dosya borcuna mahsuben 500,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, ödeme yapıldığı bilindiği halde müvekkiline icra takibi başlatıldığını belirterek müvekkilinin takip dosyasında talep edilen alacak tutarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen 500,00-TL'nin istirdadına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davacının davasında açıkça haksız olduğunu, amacının müvekkilini zarara uğratmak olduğunu ve haksız çıkar sağlamaya çalıştığını, müvekkilinin ...hesabından davacının .... bulunan hesabına 31/08/2016 tarihinde ...\" açıklamalı olarak 17.500,00-TL, ... bulunan hesabından davacının .... bulunan hesabına 23/09/2016 tarihinde \"...\" açıklamalı 26.000,00-TL, 30/09/2016 tarihinde \"...\" açıklamalı 8.000,00-TL, ... bulunan hesabından davacının ... bulunan hesabına 01/09/2016 tarihinde \"...\" açıklamalı 5.000,00-TL, 23/11/2016 tarihinde \"...\" açıklamalı 17.900,00-TL, 27/12/2016 tarihinde \"...\" açıklamalı 150.000,00-TL, 28/12/2016 tarihinde \"...\" açıklamalı 60.000,00-TL, yine ... hesabından davacının ... bulunan hesabına 27/07/2016 tarihinde \"...\" açıklamalı 18.000,00-TL, 28/07/2016 tarihinde \"... açıklamalı 18.000,00-TL olmak üzere toplam 320.400,00-TL borç açıklamalı olarak davacının hesaplarına eft yapıldığını, davacının hesaplarına yapılan EFT'ler dışında müvekkiline icra takibine konu 20/09/2016 vade tarihi ve 36.000,00-TL bedelli bono ile 11/10/2016 tarih ve 53.800,00-TL bedelli bononun yanında henüz icra takibine konu edilmemiş olan 20/09/2016 vade tarih ve 7.000,00-TL bedelli, 12/10/2016 vade tarih ve 7.000,00-TL bedelli, 12/11/2016 vade tarih ve 7.000,00-TL bedelli, 12/12/2016 vade tarih ve 7.000,00-TL bedelli, 12/01/2017 vade tarih ve 7.000,00-TL, 12/02/2017 vade tarih ve 7.000,00-TL, 12/04/2017 vade tarih ve 7.000,00-TL, 12/05/2017 vade tarih ve 7.000,00-TL, 12/06/2017 vade tarih ve 7.000,00-TL, 12/07/2017 vade tarih ve 7.000,00-TL, 12/08/2017 vade tarih ve 7.000,00-TL bonolar olmak üzere toplam 166.800,00-TL borcu bulunduğunu, davacının hesabına yapılan eftler dışında davacının toplamda müvekkiline 487.200,00-TL borcu var iken icra takibine konu bonolardan dolayı dava açtığını, müvekkilinin hesabına yapılan eft dekontlarında takip dayanağı bonoların vade ve tanzim tarihleriyle miktarları belirtilmediği gibi herhangi bir bonoya ilişkin olduğuna yönelik bir atfında bulunmadığını belirterek bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya kapsamı, banka kayıtları, benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının ödeme belgesi olarak ibraz ettiği dekontların tarihlerinin bonoların vade tarihlerinden sonra olduğu, \"...\" açıklamalarının bulunduğu, takip konusu bonolar ile ilgili açıklama bulunmadığı, havalenin mevcut bir borcun tediyesi amacıyla yapıldığının kabulü gerektiği, davalının ise ödemelerin dava konusu bonolar ile ilgisinin olmadığı, davacı hesabına \"...\" açıklaması ile toplam 326.407,20 TL havale gönderdiği, bu hali ile davalının davacı ödemelerinin başka alacak ile ilgili olduğunu ispat ettiği, davacının ise ödemelerin takip konusu bonolara karşılık yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile; \"...Davacı, icra takibine konu bono bedellerini takipten önce ödediğini ileri sürerek ödemeye ilişkin dekont örneklerini sunmuştur. Vade tarihinden sonra yapılan ödemeler, kural olarak başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanmadığı sürece asıl borca yapılan ödeme sayılır. Somut olayda, davalı, davacı tarafından yapılan ödemeleri inkar etmemiş, ancak davacıya \"...\" açıklamasıyla gönderilen tutarlara mahsuben ödeme yapıldığını, ödemelerin takip konusu bonolar ile ilgili olmadığını, davacıya ait olduğu ileri sürülen el yazılı hesap dökümlerinden de ödemelerin bonolarla ilgisi olmadığını anlaşıldığını savunarak, 07.09.2017 tarihli dilekçesi ekinde el yazılı hesap dökümlerini ibraz etmiştir. Bu durumda, mahkemece öncelikle davalı tarafından ibraz edilen el yazılı hesaplamaları içeren belgelerin asıllarının ibraz edilmesinin sağlanması ile, belge asıllarının ibraz edilmesi halinde davacının belgelerin kendi el yazısı ürünü olup olmadığı ve içerikleri ile ilgili beyanda bulunmak üzere isticvabı ile davalıya bu ödemelerin savunmalarında ileri sürülen hangi alacağa karşılık alındığı da açıklatılarak dekontlardaki ödemelerin ödeme tarihleri ve miktarları belirlenerek ispat külfeti belirlenip her iki tarafın da yemin deliline dayandığı gözetilmek suretiyle bildirilen tüm deliller toplanıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerekir.<br>Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ileri sürülen istinaf başvuru sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemesi sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle  İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; \"...dava kambiyo senedine karşı takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacının iddiası senede konu borcun ödenmiş olduğuna ilişkindir. Davacı ödeme iddiasını ispat külfeti altındadır. Davacı tarafından davalıya yapılan havalelerde bonoya istinaden ödeme yapıldığına ilişkin açıklama yoktur. Bam ilamında belirtildiği üzere vade tarihinden sonraki ödemenin karineten başka bir borca karşılık yapıldığı ispatlanmadıkça asıl borca ödeme sayılacağı değerlendirilmiş ne var ki el yazılı belgeye göre  22.09. tarihinde yapılan 36.000 TL tutarlı anapara açıklamalı ödeme ile dava dilekçesinde belirtilen 22.09.2016 tarihli 36.000,00 TL nin tarih ve miktarlar gözetildiğinde aynı ödeme olduğu, isticvap beyanına göre yapılan bu ödemenin bono ile ilgili bulunmadığı kabul edilmiştir. Yine davacı yanca ikrar edilen el yazısında ''...'' açıklaması ile 27.09  tarihinde iki ayrı yerde  10.000,00 TL ve 8.000,00 TL yazıldığı ve dava dilekçesinde belirtilen 18.000,00 TL ödemenin de tarih ve miktar itibari ile bu yazı ile örtüştüğü ancak yine davacının isticvap beyanında bu yazının da bono ile ilgisi bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla ve davacı 17.06.2021 tarihli celsede yemin teklif etmeyeceğini açıkça belirttiğinden, davacının açıklamaları uyarınca bir başka borç için yapıldığı kabul edilen el yazılı belgedeki ödemelerin haricinde ayrıca dava dilekçesinde belirtilen ödemelerin yapıldığı ispatlanamadığından, davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı ödemeler sebebiyle 20/09/2016 vade tarihli ve 36.000,00-TL bedelli bono ile 11/10/2016 vade tarihli ve 53.800,00-TL bedelli bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarını, davalı yanın da, müvekkilinin yaptığı ödemelerin söz konusu bonolar ile ilgili olmadığını ve bunların bankadan gönderdiği başkaca borçların ödemesi olduğunu iddia ettiğini, Antalya BAM'ın kaldırma kararından önce gerçekleştirilen yargılama esnasında müvekkilinin yaptığı ödemeleri kabul etmesine rağmen bunların başka bir borca mahsuben yapıldığını iddia eden davalının bu beyanının bağlantısız bileşik ikrar mahiyetinde olduğunu; böylece yerleşik Yargıtay kararları gereği ispat yükünün kendisi üzerine geçtiğini ve bu iddianın yazılı delil ile ispatının gerektiğini, davalının, Antalya BAM kararında geçen ve müvekkilinin isticvabına konu edilen el yazılı imzasız belgeyi sunduğunu, belgede bazı tarihler ve bazı açıklamalar yazılı olsa bile bunların davalının iddiasını ispatlamadığını, bu belgelerde davalıyı doğrular şekilde müvekkilinin yaptığı ödemelerin bankadan gönderilen başka bir borcun iadesine ilişkin olduğunu kabule yarar tek bir ibare yer almadığını, hatta bu belgede müvekkili tarafından yapılan ödemelerin söz konusu bonolar ile ilgili olduğuna ilişkin bile bir ibare bulunmadığını, zaten isticvabı esnasında müvekkilinin de bu belgede yazılanlarla bonoların hiçbir ilgisinin bulunmadığını açıkça söylediğini, davalının iddiasının müvekkili tarafından yapılan ödemelerin bankadan gönderdiği başka bir borca mahsuben olduğu yönünde olduğunu, Mahkemece yapılması gerekenin davalının sunduğu el yazılı belge ile kendisinin bankadan müvekkiline gönderdiği paraların tarih ve tutarlarının örtüşüp örtüşmediğini karşılaştırmak olacağını, yapılan karşılaştırma sonucunda davalının bankadan gönderdiği para tutarları ve tarihleri ile el yazılı belgede yazılanlar örtüşürse, bu halde davalının ödemelerin başka bir borca mahsuben olduğu yönündeki iddiasının ispatladığının kabul edilebileceğini, Mahkemece davalının değil hatalı bir şekilde müvekkilinin davalıya bankadan gönderdiği paralar ile el yazılı belgenin karşılaştırıldığını, davalının müvekkiline gönderdiği paralar ile el yazılı belgenin karşılaştırılmış olması halinde bunlar arasında hiçbir örtüşmenin olmadığının rahatlıkla görülebileceğini, Mahkemece açıklama yapmak üzere davalıya süre verildiğini, davalının 24/12/2021 tarihli dilekçesinde ödemelerin bankadan gönderdiğini iddia ettiği hangi alacağına karşılık olduğunu hiçbir şekilde ortaya koyamadığını, ayrıca isticvap edilen müvekkilinin beyanında söz konusu el yazılı belgelerin dava konusu bonolara ilişkin olmadığını söylemesinin de sonuca etkili olmadığını, çünkü el yazılı belgenin davalının, müvekkili tarafından gerçekleştirilen ödemelerin bankadan gönderilene mahsuben yapıldığı iddiasının ispatı için sunulduğunu, yoksa müvekkilinin isticvabı esnasında söylediklerinin sonuca etkili olabilmesi için el yazılı belgenin davalının iddiasını doğrular şekilde bankadan gönderilenle ilgili olduğu yönünde olması gerektiğini, müvekkilinin ise davalıyı doğrulayan hiçbir beyanı olmadığını, bir an için Mahkemece varılan kanaatin doğru olduğu kabul edilse bile davanın tamamen reddi değil; gerekçeli kararda geçtiği gibi davalı tarafından ispatlandığı kabul edilen 18.000,00-TL ve 36.000,00-TL olmak üzere toplam 54.000,00-TL yönünden reddi; kalan kısmı yönünden ise davanın kabulünün gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalının, müvekkilinin yaptığı ödemelerin söz konusu bonolara ilişkin değil de başka bir borca mahsuben yapıldığını ispata yarar hiçbir yazılı sunamadığı gözetilerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına ve Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan ödemelerin istirdatına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, icra takibinden sonra açılan takip konusu bono bedellerinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ispat yükünün davacı yanda olup, davacı yanca yapılan ödemelerin takip konusu bonolara ilişkin olduğu hususunun ispat edilememesine, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,       <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/03/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1025f13369847c77","SID":"3292e867d4153cda"}}