{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/05/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t: Av...... & Av......  Av......<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ..... <br>VEKİLLERİ\t: Av...... & Av...... Av...... Av......<br>DAVA\t: Menfi Tespit <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 19/03/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 15/05/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Ereğli'de en büyük besicilik işini yapmakta olan bir çiftliği bünyesinde barındırdığını, müvekkili şirketin tek yetkilisinin ........ olduğunu, şirket yetkilisi ........' ın da kendi uhdesinde canlı hayvanlar bulunduğunu ve aralıklarla kesimini yaptığını, şirket yetkilisi ........ ile davalı şirket arasındaki işbu davaya ve takibe konu hukuki ilişkinin de hayvan kesimi sonrasında ortaya çıkan alım-satım ilişkisi olduğunu, müvekkilinin belirli aralıklarla davalı şirket için ........   Şubesi' nde canlı hayvanları kestirerek davalı şirkete satışını sağladığını, bu hukuki ilişkiden dolayı müvekkilinin alacaklı iken davalı tarafça kötü niyetli olarak borçlu gösterilmeye çalışıldığını, bu kapsamda davaya konu takibin başlatıldığını, müvekkili şirketin davalı şirket için dava dışı ........   Şubesi' nde kesilen hayvanlar için fatura düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiğini, ancak davalı şirketçe kötüniyetli olarak belirli döneme kadar tüm faturalar işlenmiş iken son döneme ait kesilen hayvanlar için düzenlenmiş olan 8 adet faturanın işlenmediğini, işlenmeyen faturaların toplam tutarının KDV dahil 1.048.046,97 TL olduğunu, söz konusu faturaların teslim alındıktan yaklaşık 3 ay kadar sonra Konya Ereğli Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı ile taraflarına iade etmesi sonrasında durumdan haberdar olduklarını, müvekkilinin de noter aracılığı ile faturaları tekrardan davalıya gönderdiğini, davalı tarafın faturaları iade gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, canlı hayvanların kesiminin yapıldığı şirkete müzekkere yazılarak müvekkiline ait olan canlı hayvanların kesimi yapıldıktan sonra davalıya teslim edilip edilmediğinin sorulması halinde gerçeğin ortaya çıkacağını, müvekkiline ait kesimi yapılan hayvanların küpe numaraları, kesim sonrası hangi firmaya naklinin sağlandığı ve nakli sağlayan şahıslar ile kesilen hayvanların ağırlıkları ve sayıları kesimhaneden çok kolay bir şekilde öğrenilebilineceğini, davalı şirketin kötüniyetli bir şekilde takip başlatılan müvekkiline ait faturaları işlemediğini, bunun akabinde cari hesap ekstresine dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalı tarafın 51 adet büyükbaş hayvanı bedelsiz bir şekilde uhdesine geçirdiğini, sözü geçen 51 adet büyükbaş hayvanın etini davalı şirketin kesimhaneden aldığının kesimhane kayıtlarında ve il, ilçe tarım müdürlüklerindeki kayıtlarda mevcut olduğunu, müvekkilinin ayrıca 09/07/2018 tarihinde dava dışı ...  İth. İhr. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.' den 120 adet besilik canlı sığır satın aldığını, söz konusu alım için ödemelerin banka aracılığı ile yapılıp aynı tarihte ... nolu fatura düzenlenerek tarafların ticari defterlerine işlendiğini, söz konusu faturaya konu 120 adet besilik canlı sığıra ait kulak küpelerinin de fatura ekinde şirketçe imzalanan evrakla teslim alındığını, söz konusu bu hayvanların da 23/07/2019 tarihinden 21/09/2019 tarihine kadar kesimlerinin yapıldığını, kesilen hayvanların davalı şirkete kesim sonrası teslim edildiğini, ancak müvekkili şirketçe satın alınan bu hayvanların küpe numaraları ... Süt üzerinde gözüktüğü için kesimhane kayıtlarına ... Süt adına kayıt açıldığını, ancak ekte sundukları faturadan da anlaşılacağı üzere bu hayvanların müvekkiline ait olduğunu, söz konusu bu kesim sonrası ne mal sahibi olan müvekkiline ne de küpe sahibi ... Süte herhangi bir ödemede bulunulmadığını, müvekkili şirketin sahibi ve tek yetkilisi olan ........ kendi adına olan canlı hayvanların kesimi sonrasında davalı firmadan alması gereken bedelleri alamadığı için Ereğli İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ........ tarafından söz konusu bakiyenin müvekkili şirkete 21/09/2021 tarihinde temlik edildiğini, müvekkilinin bu aşamada 737.757,81 TL alacağının bulunduğunu, mahkemenin yargılama sonunda aksi kanaatte olursa takas defii' nde bulunduklarını, müvekkiline ait onlarca taşınmazın haczedildiğini, söz konusu taşınmazlardan sadece birkaç tanesinin alacak miktarını karşıladığını, bu kapsamda aşkın hacizden dolayı Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile açtıkları davanın devam ettiğini, Ereğli İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile de kıymet takdirine itiraz ettiklerinden bahisle davalıya borçlarının olmadığının tespitine, ödenecek bedellerin davalıya ödenmemesi yönünde uygun görülecek teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takibe konu miktar olan 1.166.756,06 TL nin %20' si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddi gerektiğini, davacının  dosyaya hiçbir delil sunmadığını, dilekçe ekinde belirtilen dosyaların celp edilmesi halinde davacının en başından beri bu borçtan haberdar olduğunun ortaya çıkacağını, dava dilekçesindeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacı vekilinin  .........  İth İhr A.Ş’den celbini talep ettiği evrakların gerçeği yansıtmadığını, zira yaklaşık iki yıldır takibin iptali de dahil tüm hukuki yollara başvuran davacı tarafından bu evrakların sunulmadığını, müvekkili şirket tarafından karşılığında mal almak üzere davacı şirkete en başta çek verildiğini, çek alınmasına rağmen çek miktarı kadar etlerin müvekkiline teslim edilmediğini, icra takibinin de bu sebeple yapıldığını, davacının dava dilekçesindeki ...  Süt ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin ve yetkilisinin kendi arasında yaptığı temlik işlemine itiraz ettiklerini beyanla öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \".....Esasen taraflar arasında ticari ilişki olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının takip miktarınca davalıya borçlu olup olmadığı, besicilik faaliyetiyle iştigal eden davacı şirketin davalı tarafa kesilmiş hayvan teslim edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.  Mahkememizce toplanan deliller ve özellikle alınan bilirkişi raporları ve davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeye ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi.....Hukuk Dairesinin kaldırma kararı gereğince davacı tarafa yöneltilen yemin davacı şirket yetkilisi tarafından usulüne uygun olarak eda edildiğinden; davacının davalıya 57.088 kg kesilmiş hayvan teslim ettiği, davacının teslim edilen kesilmiş hayvanlardan dolayı davalıdan 1.048.046,97 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın teslim iddiasının talimat yolu ile alınan raporla ispat edildiği, davalı tarafın savunmalarında bahsi geçen çeklerin avans çeki olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı ve neticeten davacı vekilince 26/04/2023 tarihli duruşmadaki beyanlarıyla kabul edilen 2 adet çek ile yapılan 1.100.000,00 TL davalı ödemesi düşüldüğünde davacının davalıya borçlu değil bilakis 152.384,21 TL alacaklı olduğu hüküm ve kanaatine varıldığından davacının davasının kabulüne ancak, taraflar arasında uzun süreli cari ilişki olması, alacak ve borcun belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi ve bu kapsamda yapılan icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığı davacı tarafça ispatlanamadığından davacı tarafın şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir....\" gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; davacının Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. <br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen ilk karara karşı istinaf incelemesinde BAM yalnızca usuli açıdan değerlendirerek yemin deliline başvurulmadığından kararı bozduğunu, eksik inceleme ile esasa ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, yerel mahkeme de BAM kararı doğrultusunda hareket ederek yemin delilinin şartları oluşmadığı halde hukuka aykırı şekilde yemin deliline başvurduğunu, önceki istinaf kaldırma kararındaki 1.100.000 TL'lik çekin tesliminin taraflarınca ispat edilemediği ve yemin deliline dayandıkları ve bu yönden kararın kaldırılmasının dosya incelenmeden verildiğini, davacı vekili Mevlüt Karagül'ün  tüm çeklerin davalı tarafından teslim alındığı ve 1.100.000 TL'lik ödemeyi 26.04.2023 tarihinde açıkça kabul beyanı bulunduğunu, taraflarınca bahse konu çekler ile 1.100.000 TL  para verildiğini ve bu paranın tesliminin duruşmada kabul edildiğini,  ödeme ispat edilmiş olmakla ve bu çeklere karşılık mal teslimi iddiasında davacı bulunduğuna göre yerleşik yargıtay kararı gibi yüzlerce yargıtay kararında görüleceği üzere yasa hükmü gereğince davacının davasını ispat edemediğini, davacı iddia ettiği ürünlerin müvekkile teslim edildiğine dair yazılı belgenin sunulması gerektiğini, ancak buna dair hiçbir belge sunulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bu nedenle hatalı bilirkişi raporları esas alınarak verilen hukuka ve hakkaniyete aykırı  kararın kaldırılması gerektiğini, hem Antalya’dan aldırılan bilirkişi raporu için hem de bu rapora yapılan itiraz sebebiyle aldırılan Konya bilirkişi raporu için müvekkillerin ticari defterlerinin bilirkişilere sunulduğunu, ancak bilirkişi tarafından hiçbir şekilde ticari defterlerin  incelenmeden gerçek dışı bilgi ve belgelere dayanılarak rapor oluşturulduğunu, her kesimhanede hangi hayvanın hangi şirket için kesildiğinin ölüm raporu ile belli olduğunu, prosedür hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; kesilen hayvan için ölüm belgesi ile fatura kesildiğini, bu hususun her iki tarafça alacağımız şu kadar, borcumuz bu kadar diye her ay devlete beyanname ile beyan edildiğini, dolayısıyla icra takibinden sonra davacı tarafından yaklaşık 3 ay sonra geriye dönük şekilde hukuka aykırı düzenlenen ve kesilen faturanın müvekkili tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, ... mezbahanesinde veya ... Süt Ltd.Şti. ile ilgili bahsedilen ve bilirkişi raporuna dayanak alınan hususların da kesinlikle gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin asla ... Süt Şirketinden 120 hayvan vs. tedariği almadığını, Antalya'daki bilirkişi tarafından da  sanki bu belgeler gerçeği yansıtıyormuşcasına kabul edildiğini, her ne kadar Antalya'dan aldırılan raporda sanki Ereğli Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ile davacının iddiaları desteklenmiş gibi tespit yapılsa da ne cevabi yazının ne de yazı ekinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yazı ekinde sunulan rapor resmi bir kayıt olmayıp şirketlerin kaymakamlığa yaptığı bildirimler olduğunu, Tarım Müdürlüğü tarafından gelen yazı cevabı kendilerine sunulan belge budur şeklinde olduğunu, bunun resmi bir belgeymiş gibi değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, nitekim rapor ........ raporları adında excelden hazırlanmış bir rapor olduğunu ve herkes adına hazırlanabilecek nitelikte olduğunu, işin ehli bir bilirkişi tarafından incelendiği takdirde raporda belirlenen günler içinde bu denli yükte bir hayvanın fiziken teslim edilip taşınma ihtimalinin olmadığının görüleceğini, her kesimhanede hangi hayvanın hangi şirket için kesildiği alıcı ve satıcının çakışan beyanı var ise ve ölüm raporu var ise bunların belli olduğunu, aksi takdirde Tarım Müdürlüğüne tek taraflı beyanın hiç bir hukuki geçerliliği bulunmadığını, davanın kabulüne dayanak Antalya bilirkişi raporunda tek taraflı davacının sonradan kayıt oluşturarak yaptığı tek taraflı beyanı olduğunu, icra takip tarihinin  01.10.2019 olduğunu, davalının takipten haberdar olduktan sonra her nasılsa web raporu diye sunulan belgede bildirim tarihi belli olmamakla birlikte ilk fatura tarihinin 05.10.2019 ve son fatura tarihinin 15.10.2019 olduğunu, yani kesim iddiasından 3 ay sonra fatura kesildiğini, faturadan sonra da bu web raporunun beyan edildiğini, 30.10.2019 tarihi bulunan ve ne zaman verildiği de tam belli olmayan web raporuyla geriye dönük beyanda bulunduğunu, beyanda bulunanın da ... A.Ş. olduğunu, davacı olmadığını, icra takibinden  yaklaşık 3 ay sonra geriye dönük şekilde davacı tarafından hukuka aykırı düzenlenen ve kesilen faturaların müvekkili tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, kesimhane tarafından kesimi sağlanan ve et çıkışının müvekkile yapıldığını iddia eden davacının bu hususa ilişkin zorunlu olarak düzenlenen dezenfeksiyon belgesinin, araç, plaka ve şoför bilgisinin ve sonrada kısacası ürünlerin müvekkile teslim edildiğine dair yazılı  belgenin sunulması gerektiğini, ancak buna dair hiçbir bilgi sunulmadığını, kesildiği iddia edilen hayvanların müvekkili şirkete çıkışı yapıldığını iddia eden davacının bu iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, ölüm belgelerinin ve kesimhaneden müvekkili adına çıkışlarına ilişkin evrakların dosyaya sunulmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, TTK, Vergi Kanunları ve HMK'ya aykırı olan davacının tabiri caizse sahte kaydın kabulünün mümkün olmadığını, davacının hatalı kayıtlarla tutulmuş muavin defterinin kapanış kaydında; müvekkili şirketten 1.796.972,71 TL alacaklı olduğunun iddia edildiğini, ancak bu tutardan gerçek dışı faturaların toplamı olan 1.048.047 TL ve 31.12.20219 tarihli 4 adet cari virman adı altında kaydedilmiş alacak toplamı 529.088,00 TL düşüldüğünde 219.837,71 TL alacağı kaldığını, eksik inceleme ile verilen kararının kaldırılarak   dosyadaki 1.100.000 TL' lik çek ile ödemenin davacı vekili  tarafından  26.04.2023 tarihinde kabul edildiğinin tartışmassız olduğunun tespitine, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.<br>Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).<br>Davacının, davalı tarafından Konya....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için hakkında takip yaptığını, ödeme emirlerinin TK'nın 35.maddesine göre tebliğ edildiğinden dolayı takibi geç öğrendiğini, bu nedenle süresinde itiraz edemediğini, davalıya etleri teslim ettiği halde davalının faturaları defterlerine işlemediğini, bu nedenle takipten  dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, ayrıca takas talebinde bulunduğu, davalının cevap dilekçesinde karşılığında mal almak üzere davacı şirkete en başta çek verildiğini, çek alınmasına rağmen çek miktarı kadar etlerin  teslim edilmediğini,  icra takibinin de bu sebeple yapıldığını beyan ettiği,  çek  bir ödeme aracı olup çeklerin mevcut bir borcu ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin mevcut olduğu,  davaya konu çeklerin avans olarak verildiğinin ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bu iddiasını ancak yazılı delillerle/ kesin delillerle ispatlaması gerekeceği, davalının bunu ispat edemediği, dairemizin kaldırma kararı uyarınca davalı tarafından teklif edilen yeminin davacı tarafından eda edildiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 61.182,85 TL harçtan peşin alınan 15.295,72‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 45.887,13 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  18/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fa7106870ed2052","SID":"aacfa170b2695262"}}