{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1702 Esas 2025/280 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1702 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/280<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/06/2022<br>NUMARASI\t: 2022/73 Esas 2022/468 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/03/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın seyir halinde iken davalının sorumluluğunda bulunan telefon direğinin üzerine düşmesi sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, alacağın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, konuyla ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırmada kaza tespit tutanağında yazılan adresle ilgili gelen herhangi bir ihbar ve başvuru olmadığının tespit edildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kaza tespit tutanağında belirtilen adresin bulunmadığını, talep edilen zarar miktarının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunda olan bütün alanlarda gerekli bakım ve onarımları zamanında yaptığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dava dışı ... Alışveriş Merkezleri Ticaret A.Ş 'nin sigortalısı, davacı sigorta şirketinin ise sigortacısı olduğu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, alınan bilirkişi raporunda meydana gelen bu maddi hasarlı kazanın oluşumunda davalının sorumluluk taşıdığı ve kendi sorumluluğu kapsamında tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün olayın ani vuku bulmasından bir önlem alabilecek zaman ve durumu olmadığından herhangi bir kusur durumu olmadığı, davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca dava dışı sigortalısı için gerçekleştirmiş olduğu ödemeyi, zarara sebebiyet veren davalıdan rücu hakkının doğduğu, sunulan bilirkişi heyeti raporunu denetime elverişli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının 9.104,26 TL asıl alacak, 2.039,74 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 11.144,00 TL alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip talebinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketin ilgili birimi tarafından konuyla ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırmada ilgili tutanakta belirtilen ... kesişimi diye belirtilen adres ile yapılan araştırma neticesinde, ... sokağının bulunmadığını, tutanakta yazılan adresle alakalı Kocaeli Telekom Müdürlüğü’ne gelen herhangi ihbar ve başvuru olmadığından bilgi ve belgenin bulunamadığı şeklinde tespitte bulunulduğunu, trafik kazası tespit tutanağında belirtilen adresin müvekkili şirketçe yapılan araştırmada bulunamadığından trafik tespit tutanağına da itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin dava konusu zarar ile ilgisi olmadığından husumet itirazında bulunduklarını, ... Caddesi, ... Sokak diye bir adresin olup olmadığının, Kocaeli/Başiskele İlçe belediyesinden ve İlçe Emniyet Müdürlüğünden sorulmasının mahkemeden talep edilmesi üzerine ilgili birimlere müzekkere yazıldığını, müzekkerede Ovacık mahallesi sınırları dahilinde ... Sokak bulunmadığını, bahse konu ... sokağının Karadenizliler mahallesi sınırları içinde bulunduğunu, Kullar caddesine bağlandığını, ayrıca Karadenizliler mahallesi'nde, Karadenizliler mahallesi ile Ovacık mahallesi arasında sınır teşkil eden Ali İslam Caddesine bağlanan Akkol sokak bulunduğunu şeklinde beyan ve tespitte bulunulduğunu, İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabında Ovacık mahallesine bağlı Ali İslam Caddesinin olduğunu, fakat ... isimli bir sokağın olmadığını, ancak Ovacık mahallesinin bir kısmının Karadenizliler mahallesi sınırlarında kaldığı bilgisinin alındığını, Karadenizliler mahallesinde yapılan araştırmada ise Karadenizliler mahallesi ... sokak ve Karadenizliler mahallesi Kullar Caddesi ... adreslerinin olduğu bilgisinin tespit edildiğini, her iki kurumda, dava konusu olayın gerçekleştiğinin iddia edildiği adres olan \"... Caddesi, ... Sokak\" şeklinde bir adresin olmadığını belirttiğini, müvekkiline atfedilen kusuru ve dava konusu gerçek zararın çok üzerindeki miktarı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin kurumsal bir yapıya sahip olup, görev ve sorumluluğunda olan bütün alanlarda gerekli bakım ve onarımları zamanında ve gerektiği gibi yaptığını, bilirkişi raporundaki kusur tespitine de itiraz ettiklerini, mahkemece araç sürücüsünün kusurunun göz ardı edildiğini, eğer böyle bir olay olmuşsa bile müvekkili şirketin herhangi bir ihmal yada kusuru olmadığından müvekkili şirket açısında davanın reddi gerektiğini, ekspertiz raporunu esas alan bilirkişilerin raporu da gerçekçi olmayıp bu açıdan da bilirkişi raporundaki tespit, değerlendirme ve hesaplamaya da itiraz ettiklerini, kararın hatalı bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tÖdeme dekontu, kasko sigorta poliçesi, Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9718 sayılı icra takip dosyası sureti, kasko ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, yargılama aşamasında makine mühendisi ve sigortacılık uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 22/04/2022 tarihli rapor, Başiskele Belediyesi ve Başiskele İlçe Emniyet Müdürlüğü müzekkere cevabı, hasar faturası, sigortalı araç hasar fotoğrafları, yansıtma faturası, sigortalı araç ruhsatı, araç teslim ve ibra beyannamesi, davacı tarafından davalıya yapılan başvuru dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9718 sayılı icra takip dosyasında, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 11.144,00 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 12/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 13/08/2021 tarihinde 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.  <br>\tDavacı tarafından dava dışı sigortalının aracının tamir edildiği ... ... Ltd. Şti'ne 25/12/2019 tarihinde 6.860,23 TL, malzemelerin alındığı ... Oto... A.Ş.'ye 25/12/2019 tarihinde 2.244,03 TL ödendiği banka dekontundan anlaşılmıştır.<br>\tDava konusu kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 09/09/2019 tarihli kaza tespit tutanağında sigortalı aracın önce tavan kısmına akabinde ön kaput kısmına Türk Telekom'a ait telefon ahşap direğinin devrilmesi neticesi tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda Türk Telekom'a ait ahşap direklerin kontrol ve deformasyon kontrollerini yapmadığından kusurlu olduğu tespit edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda, davacı tarafın sigortalı aracını kullanan ... idaresindeki kamyonetin seyir halinde iken aniden önce tavan kısmına, akabinde ön kaput kısmına Türk Telekom'a ait telefon ahşap direğinin devrilmesi neticesi, maddi hasarlı bu kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığı, belli zaman süreçlerinde her türlü bakım ve kontrollerinin yapılmasının gerekliliği, çevresel etkilerle ve buna benzer olumsuzluklarla deformasyona uğrayarak işlevlerini yitirmiş, çürümüş olanlarının değişiminin tam olarak yapılmadığının belirlendiği, bu durum itibariyle davalı tarafın bu hususlarda sorumluluk taşıdığı, maddi hasarlı kazanın oluşumunda kendi sorumluluğu doğrultusunda bu olayda davalının tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün olayın ani vuku bulmasından bir<br>önlem alabilecek zaman ve durumu olmadığından, herhangi bir kusur durumu olmadığı, sigortalı araçta oluşan ve davacı tarafından ödenen 9.104,26 TL'nin talep edilebileceği, takip tarihinde davacının 2.040,48 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, davacının toplam alacağını 11.144,74 TL olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı tarafından davalıya yapılan 25/02/2021 tarihli başvuru ile sigortalı araç üzerine telefon direği düşmesi sonucu aracın hasara uğradığı, davalının tam kusurlu olduğu belirtilerek sigortalıya ödenen 9.104,26 TL'nin 15 gün içinde ödenmesi istenmiştir. <br>\tBaşiskele Belediyesi'ne yazılan müzekkereye verilen 15/03/2022 tarihli cevabi yazıda, ilçenin Ovacık Mahallesi dahilinde ... Sokak bulunmadığı, ... Sokağın Karadenizliler Mahallesi sınırları içerisinde olduğu, Kullar Caddesine bağlandığı, ilçenin Karadenizliler Mahallesinde Karadenizliler Mahallesi ile Ovacık Mahallesi arasında sınır teşkil eden Ali İslam Caddesine bağlanan Akkol Sokak bulunduğu bildirilmiştir. <br>\tBaşiskele İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 15/03/2022 tarihli cevabi yazıda, Ovacık Mahallesinin bir kısmının Karadenizliler Mahallesi sınırlarında kaldığı, Karadenizliler Mahallesinde yapılan araştırmada Karadenizliler Mahallesi ... Sokak ve Karadenizliler Mahallesi Kullar Caddesi ... adreslerinin bulunduğu belirtilmiştir. <br>\tDavacı yan kasko sigortalı aracın üzerine ahşap telefon direğinin düşmesi sonucu sigortalı aracın hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde bulunduğu sırada üzerine telefon direğinin düşmesi sonucu hasara uğradığı, davacı tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, davacının hasar bedelinin rücuen tahsili için icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tUyuşmazlık, meydana gelen trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasara uğramasına sebep olan telefon direğinin davalıya ait olup olmadığı, davalıya ait ise sigortalı araçta hasar oluşmasında davalı yanın kusurunun bulunup bulunmadığı, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalı yanın sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür. <br>\tDosya içerisinde yer alan ve aksi ispatlanamayan kaza tespit tutanağında sigortalı aracın üzerine düşen telefon direğinin Türk Telekom'a ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Her ne kadar davalı yan aşamalarda kaza tespit tutanağında kaza yeri krokisinde Ali İslam Caddesi üzerinde hasarın meydana geldiği belirtilmiş ise de, bu yolla kesiştiği gösterilen ... Sokağın bulunmadığını, kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini belirtmiş ise de, meydana gelen kazanın gerçek olmadığına ilişkin bir savunma ileri sürmediği gibi, yargılama aşamasında ilçe emniyet müdürlüğü de Başiskele Belediyesine yazılan müzekkere cevaplarından Ali İslam Caddesine bağlanan Akkol Sokak bulunduğu belirtildiğinden anılan hatanın maddi hata niteliğinde olduğu, bu durumun kaza tespit tutanağının geçerliliğini etkileyecek niteliği bulunmadığı kabul edilmiştir. <br>\tÖte yandan, yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda sigortalı araç sürücüsünün hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalının ise kendi sorumluluğu altında bulunan ahşap telefon direğinin kontrol ve bakımını yapmaması nedeniyle tam kusurlu olduğu, sigortalı araçta 9.104,26 TL hasar meydana geldiği gibi, davacının takip tarihi itibarıyla davacının 2.040,48 TL işlemiş faiz alacağı da bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\t Alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gibi, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile kolluk görevlileri tarafından düzenlenen ve aksi ispatlanamayan kaza tespit tutanağı ile de uyumlu niteliktedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davalının meydana gelen olayda tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporda ayrıca sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarının denetime elverişli şekilde tespit edildiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Alınması gereken 761,25 TL harçtan peşin yatırılan 190,50 TL harcın mahsubu ile bakyie 570,75‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.14/03/2025 <br><br>Başkan -            Üye -                   Üye -               Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e739d29f6c1400e6","SID":"1820936a729107af"}}