{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1434 Esas<br>KARAR NO:2025/261 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/596 Esas- 2022/208 Karar<br>TARİH:03/03/2022<br>DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN ŞARKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2018/233 ESAS, 2019/158 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:20/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının müvekkili hakkında ..., ... ve... sayılı dosyaları ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla toplam 70.141,19 TL takip çıkışlı icra takipleri başlattığını, takip dayanağı kambiyo senetlerinin... Bankası... Şubesinin ... nolu, 30/11/2017 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesinin ... nolu, 30/12/2017 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesinin ... nolu, 30/01/2018 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesinin ... nolu, 28/02/2018 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesinin ... nolu, 30/04/2018 keşide tarihli, 10.000,00 TL bedelli çek olduğunu, ancak müvekkilinin davalıya anılan çeklerle ilgili herhangi bir borcu olmadığını, takip konusu çeklerin aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ticari teamüle uygun olarak davalıya mal teslimi karşılığında avans ödemesi saikiyle verilen, ancak karşılık malları teslim edilmeyen çekler olduğunu, müvekkilinin bir dönem davalıdan elektrik malzemesi satın aldığını, satış işleminin taraflar arasında açık hesap olarak devam ettiğini, her zaman nakit çalışmakta zorlanan müvekkilinin son olarak ileri vadeli çekler keşide edilerek davalıya teslim ettiğini ve sipariş ettiği malların gelmesini beklediğini, ancak davalının malları teslim etmediğini, bu hususta davalı tarafından düzenlenen ve müvekkiline gönderilen faturaların da mevcut olmadığını, bu iddialarının davalı adına hareket eden dava dışı ...'un Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/624 soruşturma sayılı dosyasında alınan 17/05/2018 tarihli beyanı ile ispatladıklarını, takip konusu çeklerdeki yazıların da dava dışı ...'a ait olduğunu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalarını ispatlayacaklarını beyan ederek müvekkilinin ...,... ve ...sayılı dosyalarında davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davaya konu çeklerin davacı tarafından satın alınan tüm mallar için oluşan borcuna karşılık müvekkiline verildiğini, muavin defter ve cari hesap kayıtlarına göre 2017 yılı öncesinden devrolan borçlar da olduğunu, bu borçlar devam ederken müvekkili tarafından davacıya yeni ürünler teslim edildiğini, buna ilişkin 07/09/2017 tarihli 3 adet irsaliyeli fatura düzenlendiğini, bu nedenle malların davacıya teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sunduğu müvekkil şirketin çalışanlarından birinin ifadesinin çeklerin karşılığının alınmadığına ilişkin delil olamayacağını, burada ifade edilmek istenenin davacının müvekkilden 100.000 TL’den fazla mal sipariş ettiği ve dava konusu çeklerin karşılığı olan malların davacıya teslim edildiği olduğunu, davacı tarafından düzenlenen çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davacı tarafından sipariş edilen ve parası/çekleri alınmayan diğer malların davacıya haklı olarak teslim edilmediğini, bu nedenle dava konusu çeklerin avans olarak verildiği iddiasınin doğru olmadığını, davacının tanık deliline dayanmasının usul va yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı ile arasındaki anlaşmaya uygun olarak satın alınan malları teslim ettiğini, ancak satış bedeline karşılık olarak aldığı çeklerin karşılıksız çıktığını, bu nedenle takibe konulduklarını, tarafların ticari defterleri incelenmesi durumunda da davacının davasında haksız olduğunun ve malların kendisine teslim edilmesine rağmen satış bedellerini ödemediğinin açıkça görüleceğini beyan ederek davanın reddine, haksız dava nedeniyle davacının %20 tazminata hükmedilesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Birleşen Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/233 Esas, 2019/158 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili hakkında ... sayılı dosyaları ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla toplam 21.117,71 TL takip çıkışlı icra takipleri başlattığını, takip dayanağı kambiyo senetlerinin ... Bankası ... Şubesinin ... nolu, 18/10/2017 keşide tarihli, 11.700,00 TL bedelli çek ile... Bankası ...Şubesinin ... nolu, 30/03/2018 keşide tarihli, 10.000,00 TL bedelli çek olduğunu, ancak müvekkilinin davalıya anılan çeklerle ilgili herhangi bir borcu olmadığını, takip konusu çeklerin aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ticari teamüle uygun olarak davalıya mal teslimi karşılığında avans ödemesi saikiyle verilen, ancak karşılık malları teslim edilmeyen çekler olduğunu, müvekkilinin bir dönem davalıdan elektrik malzemesi satın aldığını, satış işleminin taraflar arasında açık hesap olarak devam ettiğini, her zaman nakit çalışmakta zorlanan müvekkilinin son olarak ileri vadeli çekler keşide edilerek davalıya teslim ettiğini ve sipariş ettiği malların gelmesini beklediğini, ancak davalının malları teslim etmediğini, bu hususta davalı tarafından düzenlenen ve müvekkiline gönderilen faturaların da mevcut olmadığını, bu iddialarının davalı adına hareket eden dava dışı ...'un Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/624 soruşturma sayılı dosyasında alınan 17/05/2018 tarihli beyanı ile ispatladıklarını, ayrıca takip konusu çeklerdeki yazıların davalıya ait olduğunu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalarını ispatlayacaklarını beyan ederek müvekkilinin ... ve... sayılı dosyalarında davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 03/03/2022 tarih 2021/596 Esas- 2022/208 Karar sayılı kararında;\"Asıl ve birleşen davada dava konusu uyuşmazlık avans olarak verilen çeklerin bedelsizliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.Dava İİK'nın 72.maddesi gereği, avans olarak verilen çek karşılığı davalının mal teslimini konu alan edimini yapmaması nedeniyle bedelsizlik iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır.Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki \"kambiyo ilişkisi\" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu \"kambiyo taahhüdü\"nde bulunmuş olur.Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki,Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin kambiyo senedinde görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, bedelsizlik iddiasına dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:Davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201.maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir. Somut olayda, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir. Davacı davaya konu çekin avans olarak verildiğini, davalı tarafından üzerine düşen edimin yerine getirilmediği olgusuna dayanmış ve borcu bulunmadığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. TTK'nun 21. maddesi gereğince, ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış tacirden diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedelini ödemiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Davalının mal teslimine dayanak fatura üzerinde yazılı bedele karşılık çekin verildiğini savunduğu halde davacı fatura içeriği malın kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek, mal bedeli olarak verdiği çekin iadesini istemektedir. Başka bir deyişle davacı, keşide ettiği avans ödemesi olarak verdiği çekin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. TBK'nun 207/2 maddesi gereğince, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Bu bakımdan bir satışta satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa ettikleri hususu bir karinedir. Bu karinenin aksini iddia eden taraf bunu ispat etmek zorundadır. Somut olayda davacı ispat külfeti altındadır ve çekin avans olduğunu ve malı teslim almadığını ispatlamalıdır. Davacı bu faturayı kendi ticari defterine kaydetmiş ise esasen bu fatura konusu malı aldığını gösteren ayrı bir kanıt olur. Davamızda tarafların defterlerinin incelenmesi bakımından bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup, taraflarca defter ve belgeleri bilirkişi incelemesine sunulmamıştır. Bu durumda tarafların defterleri kendi lehlerine delil olarak değerlendirilemez.Davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hatırlatılmış, davacı tarafça 23/10/2019 tarihli Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan duruşmada yemin teklifi yapılmayacağı beyan edilmiştir.Tüm bu açıklamalar değerlendirildiğinde; davaya konu çeklerin avans olarak verildiği ve çeklerin verilmesine konu olan malların kendisine teslim edilmediği iddiasında bulunan ve ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın iddiasını ispat edemediği kanaati hasıl olmakla asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2020/2530 Esas, 2020/4578 Karar sayılı ilamında\"  İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında borçlunun tazminata mahkum edilebilmesi için icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması ve bu yüzden alacaklının alacağını geç almasına sebebiyet verilmesi gerekir. Somut olayda davalı alacaklı tarafından başlatılmış ve durdurulmasına karar verilmiş herhangi bir icra takibi bulunmadığından ödeme yasağına yönelik verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle tazminata hükmolunması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. \" gereğince davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir...\"gerekçesi ile,''1-Davacı tarafından açılan mahkememizin 2021/596 Esas sayılı dosyası ve birleşen Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 2018/233 Esas, 2019/158 Karar sayılı dosyası ile açılan davaların REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine dair talebinin reddine,'' karar verilmiş ve asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı davacı ve davacı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı asil tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesine ticari kayıtlarını sunduğunu, mahkeme hakiminin soyut kararda bulunduğunu, davalılar ... Grup ve ...'un çalışanı ...'e yolanan 5000 TL'nin davalının ticari kayıtlarına işlenmediğinin görüleceğini, davalının ticari kaydına işlenen ancak kendisinin ticari kaydında olmayan faturalar olduğunu, ticari kayıtlar incelediğinde bu iddialarının doğrulanacağını, ayrıca bunlara rağmen ticari kayıtlar da alacaklı durumda olduğunu karşı tarafın ticari kayıtları düzgün tutmadığını, Ayrıca Şarköy CBS tarafından ... ... hakkında resmi evrakta sahtecilikten soruşturmanın devam ettiğini, soruşturma neticesinin beklenilmesi gerekirken karara varılmasının da ayrı bir hukuk ihlal olduğunu, ayrıca avukatının ıslah ettiği belgedeki kaşenin üstündeki imzanın ... Sistemlerinin çalışanı tarafından atıldığını sonradan öğrendiğini, tesadüfen ...'e yollanan maaş kesintisi evrağını alınca ıslah ettikleri evrakın kimin tarafından atıldığının ortaya çıktığını, davalının çalışanı olan ... tarafından imzalandığını ve bu kişiyi hem mahkemeden hemde bilirkişiden sakladığını imza ve yazı örneklerinin alınmadığını, tekrar bilirkişiye yollanılması gerekirken ilk derece mahkemesinin tekrar hukuk ihlali yaptığını, ... hakkında Şarköy CBS'ye suç duyurusunda bulunduğunu özel belgede sahtecilik yetkisi olmadığı halde şirket yetkilisi gibi hareket ederek belgeleri imzalayarak mahkemeyi yanıltmak suçunu işlediğini, Ayrıca davalının avukatı ...'ın çeklere karşı 3 adet faturalar sunduğunu, ancak davalı avukatının 3 adet faturayı daha önce Şarköy İcra Dairesi ... dosyasında daha önce icraya verdiğini, kendileri dava açtıktan sonra mahkeme evraklarını isteyince davalıların avukatı ...'ın tekrar aynı 3 adet faturaları sunduğunu, icraya tekerür olmamak kaydıyla diye belirtmediğini, ayrıca davalı şirket tarafından mallarının teslim edilmediğini, sevk irsaliyesi ambar fişi ambar fişindeki malların tutup tutmadığı teslim alanın sevk irsaliyesi ve ambar fişi yoktur malları teslim almadım ilk derece mahkemesinin gereken incelemeyi yapmadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca avukatı ...'ın da Şarköy CBS dosyasını yazdığını, ...'un alınan ifadesinde malların hepsini teslim etmediği beyanı ve ifadesi olduğunu, Ayrıca ilk cevap dilekçesinde davalıların avukatı ...'ın, ...'un şirketin yalnızca bir çalışanı olduğunu, teslim edilmediği beyanının şirketi bağlamayacağını belirttiğini, ancak ...'ın ikinci cevap dilekçesinde; ... Grup'un şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu belirttiğini, birbirinden çelişen ifadeler ve cevaplar sunduğunu, davalıların avukatı ...'ın soyut yani sürekli mahkemeye yalanlar söylediğini, şimdi şirketin tek yetkilisinin ... olduğuna göre malların teslim edilmediğinin Şarköy CBS soruşturmasındaki ifadeleri pek tabiki davalının şirketini bağlayacağını, ilk derece mahkemesinin burada da hataya düşerek hukuka aykırı şekilde davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca savcılık soruşturmaları beklenmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin tekrar hataya düşerek davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesinin kararını istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İlk derece mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verdiğini;Taraflarca ticari defter ve kayıtların bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz edilmediği kabulünün yerinde olmadığını, müvekkili tarafından süresinde ticari defter ve kayıtların dosyaya ibraz edildiğini, öte yandan, davalılarca da -eksik de olsa- bir kısım ticari kayıtların dosyaya ibraz edildiğini ve bilirkişi incelemesine sunulduğunu, iddia edilen malların teslim edildiğine dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığından bahisle eksik inceleme sebebiyle bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların ilk derece mahkemesince herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden reddedildiğini,Takibe konu çeklerin davalılara avans olarak verildiğinin ispat yükünün müvekkilinde olduğunun ilk derece mahkemesinin kabulünün yerinde olup, buna karşılık anılan hususun eldeki davada ispat edilemediğinin kabulünün yerinde olmadığını, zira birleşen dosya davalısının Şarköy CBS dosyasındaki beyanlarından anlaşılacağı üzere, takibe konu çeklerin karşı tarafa teminat amacıyla verildiğini, fakat karşılıkları olan malların müvekkiline teslim edilmediğini, karşı tarafın, savunmalarında söz konusu çeklere karşılık müvekkiline bir kısım malların teslim edildiğini ileri sürdüğünü, bu iddiasına dayanak olarak üç adet faturayı gösterdiğini, fakat bu faturaları tahsilde tekerrür kaydı belirtmeksizin ayrıca  icra takibine koyarak gerçekte kendi savunmalarıyla çeliştiğini ve böylelikle takibe konu çeklerin teminat amaçlı olarak verildikleri hususunun da açıklığa kavuştuğunu, öte yandan, çelişkili savunmaları arasında söz konusu çeklere karşılık olmak üzere bir kısım malları verdiğini ileri süren davalıların ticari kayıtlarında malların teslim edildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, bu yönde bir sevk irsaliyesi, tesellüm belgesi vs. herhangi bir belge de sunulamadığını,Bundan başka, ıslah istemlerinden sonra ilk derece mahkemesince müvekkilinin ve davalı şirket yetkililerin yazı ve imza örneklerinin tespit edildiğini, fakat akabinde aldırılan bilirkişi raporundaki bir kısım somut değerlendirmeler dikkate alınmadan, takibe konu çeklerin ödendiği yollu savunmalarına da itibar edilmediğini, ayrıca bu hususta CBS'ye yapılan sahtecilik başvurularının neticesi beklenilmeden karar verildiğini beyanla, ilk derece mahkemesinin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava; davacı tarafından davalıya avans çeki olarak verildiği iddia edilen dava ve icra takiplerinin dayanağı çeklerin karşılığında malların teslim edilmemesi ve bedelsiz kaldığı iddiası ile icra takiplerine konu borçtan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl dava ve birleşen davada verilen kararlara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, asıl dava ve birleşen davaya konu icra takiplerinin dayanağı çeklerin asıl davanın davalısı şirketin kendilerine teslim edeceği mallara karşılık verildiğini, ancak söz konusu malların teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını, buna rağmen asıl davada davalı şirketin, birleşen davada çeklerin ciro edildiği davalı şirketin yetkilisinin çekleri icra takibine koyduğunu, söz konusu takiplere konu borçtan davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, asıl ve birleşen davaya konu çeklerin avans çeki olarak verilmediğini, daha önce davacıya teslim edilen malların karşılığı verildiğini, hatta bu çeklerin verildiği tarihten sonra davacıya üç adet fatura düzenlenerek mal teslimi yapıldığını, bu fatura  karşılığı malların davacıya teslim edildiğini, söz konusu fatura bedellerinin de ödenmediğini, çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle icra takibine konulduğunu, çeklerin bedelsiz kalmaması sebebiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararında; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Tekirdağ ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine, işbu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiştir.Bu karar  uyarınca  Şarköy Asliye Hukuk  Mahkemesince, derdest eldeki dava yönünden gönderme kararı verilmiş ise de  görev kamu düzenini ilişkin olup,yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereklidir. Anılan  Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında, yargı çevresinin belirlenmesine ilişkin kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, eldeki derdest davaların devri ile ilgili bir düzenleme  bulunmadığı gibi bu konuda  çıkan uyuşmazlığın  giderilmesi için yapılan başvuru neticesi Yargıtay 11 H.D. 'nin 2022/509  Esas- 2022/2410  Karar sayılı ve 25/03/2022  tarihli ilamı ile de  davanın  açıldığı tarih itibarıyla görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin  derdest davalar yönünden yeni kurulan ya da yetki çevresi genişletilen Ticaret Mahkemelerine   devir yada  görevsizlik kararı ile verilmeksizin  yargılamaya Ticaret Mahkemesi  sıfatıyla devam edeceğine  karar verilmiş olup eldeki  davada Şarköy Asliye Hukuk Mahkemisinin  görevli olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, HMK'nın 353/1-a3, 355 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın esasının kapatılarak Şarköy Asliye Hukuk Mahkemisine (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl ve birleşen dosyada davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile;Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2022 ve  2021/596 Esas ve 2022/208 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Kayıtların kapatılarak dosyanın görevli ŞARKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"add8c09e95bb9133","SID":"6a5dd0e3f7cd18cc"}}