{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1428 Esas<br>KARAR NO:2025/458 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/736 Esas- 2022/334 Karar<br>TARİH:14/04/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilİ ... ile davalı ...Yapı’nın, gayrimenkul alım satım ve yapım işini birlikte yürütmek amacıyla aralarında bir anlaşma yaptıklarını, bu anlaşma neticesinde, müvekkilinin, davalıyı finansal olarak destekleyecek, davalının ise faaliyet konusu olan gayrimenkul alım-satım ve yapım işini kendi adına ve müvekkili ad hesabına yapacak olduğunu, davalı hesaplarına muhtelif tarihlerde ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin, davalı ...Yapı’ya 04.07.2016 tarihinde 172.500,00 TL, 04.05.2016 tarihinde 112.000,00 TL ve son olarak da 13.04.2016 tarihinde 857.169,48 TL olmak üzere toplam 1.141.669,48 TL ödeme yaptığını, müvekkili anlaşma doğrultusunda üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen, davalı tarafın üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, bugüne kadar da taahhüt etmiş olduğu alım satım ve yapım işlerini icra etmediğini, yapılan ödemelerin iadesi için davalı ile yapılan müzakerelerden de bir sonuç alınamayınca bu defa yapılan ödemelerin masraf ve faizlerle birlikte ödenmesi için davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafından salt zaman kazanmak amacıyla iş bu takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, müvekkili tarafından icra takibine girişilmeden önce, davalı tarafından müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin faiziyle ve masraflarıyla birlikte ödeneceğine yönelik verilen vaatlere ve yapılan anlaşmalara rağmen, davalının haksız bir şekilde uhdesinde tuttuğu bu ödemeleri yapmadığını, uzun bir süre dürüstlük kuralına da aykırı hareket ederek müvekkilini oyaladığını, davalının, salt zaman kazanmak kastı ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkiline herhangi bir borcu olmadığından bahisle ve afaki iddialarla hiçbir belge ve delil de sunmadan borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, ticari defter ile kayıtların incelenmesi neticesinde, davalının müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğinin ve dava konusu parayı haksız bir şekilde uhdesinde tutmaya devam ettiğinin görüleceğini, davalının müvekkili şirkete takipte belirtilen 1.356.297,42 TL borçlu olduğunun açık ve net olarak ortaya çıkacağını beyanla müvekkiline ait alacağın takip talebinde yazılı faiz ve ferileriyle birlikte tahsilini teminen Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasından yapılan takibe yapılan tüm itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle itiraz olunan alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklının takibe koyduğu alacağının tamamının ... Ticaret A.Ş.’nin sermayesi olarak konulduğundan 3 adet alacak kalemindeki meblağların sanki ayrı bir alacakmış gibi istenilmesi ve aynı zamanda da ...A.Ş.'deki ortaklığın devam ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ...A.Ş.’indeki ortaklığı çerçevesinde hareket etmek durumunda olduğunu, ...A.Ş.’ye sermaye olarak koymuş olduğu parayı ayrı bir alacakmış gibi talep edemeyeceğini, bu sebeple icra takibine itiraz edildiğini, bu hususların 02.11.2017 tarihli Pay Satış Vaadi Sözleşmesi ve aleyhteki Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası ve ... Ticaret A.Ş. ile ilgili ticaret sicil belgeleri ve şirket içi muamelat ile ispat edileceğini, davacı, dava dışı ... ve müvekkili şirketin ortakları olduğu ... Ticaret A.Ş.’nin mülkiyetinde Silivri'de kain taşınmaz mevcut olup işbu taşınmaz üzerinde kat irtifakının tesis edildiğini, inşaatın hala devam ettiğini,  davacı ve dava dışı ...'in, ortak olarak parasal yükümlülüklerini hiç yerine getirmediklerini, inşaatın tüm masraflarını ortak olan müvekkilinin karşıladığını, huzurdaki davanın aynı zamanda TMK.2. maddesine aykırı bir dava olduğunu,  bu hususların ticaret sicil ve tapu belgeleri ile ispatlanacağını, müvekkili davacıya borçlu olmadığından aleyhine yapılan takibin geçersiz bir takip olduğunu, 02.11.2017 ve 08.11.2017 tarihli sözleşmelerden açıkça anlaşılacağı üzere alacaklının muhatabının ... Ticaret A.Ş. olduğunu, bu sebeple davalı müvekkili aleyhinde yapılan takibe ve talep edilen alacağın tamamına itiraz edildiğini, davacı ve dava dışı ...'in ortaklık hukukuna aykırı hareket ettiklerini, 08.11.2017 tarihli pay satış vaadi sözleşmesinin halen yürürlükte olan bir sözleşme olduğunu, iş bu satış vaadi sözleşmesinin iptali için dava açılmadığını, bu sebeple dahi alacaklının, yasal muhatabı olmayan müvekkili aleyhinde takip yapması hukuken doğru olmadığını beyanla davanın reddine, haksız icra takibi yapılmış olması sebebiyle talep edilen alacağın %20 sinden az olmamak üzere davacının kötü niyetle haksız icra takibi yapma tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih 2018/736 Esas- 2022/334 Karar sayılı kararında; \"Dava, sözleşmeye dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı Takip Dosyasının tetkikinde alacaklı (davacı) ... vekili vasıtası ile 04.06.2018 tarihinde borçlu (davalı) ... Tic. A.Ş. aleyhine fatura alacağını dayanak göstererek, 1.141.669,48 TL asıl alacak ve 214.627,94 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.356.297,42 TL alacağının takip tarihinden itibaren alacağa işleyecek yıllık % 9 yasal faizi, masraf ve vekâlet ücreti, icra giderleri ile birlikte tahsili amacıyla takibe geçildiği tespit edilmiştir. Somut olayda davacı taraf, gayrimenkul alım ve satımı için davalı tarafa toplam 1.141.669,48 TL banka kanalıyla para gönderdiğini, davalı tarafından taahhüt edilen alım-satım ve yapım işlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan ödemelerin iadesini talep etmektedir. Davalı taraf ise, yapılan ödemeleri inkar etmemekle beraber, bu ödemelerin dava dışı ... Ticaret A.Ş.’ nin devralınan hisselerine yönelik gönderildiğini ve bu bedel karşılığında şirket hisselerinin davacı ve dava dışı ...'e devredildiğini ve bu kişilerin ortaklılarının hali hazırda ...A.Ş.'de devam ettiğini, bu nedenle ödenen bedelin iadesi talebinin yerinde olmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.Dosyada mübrez dava dışı ... Anonim Şirketinin İTSM kayıtları uyarınca; şirketin toplam sermayesi 1.000.000 TL olup, davalı şirketin 550.000 TL karşılığında 110 payına, davacı ...'ın 370.000 TL karşılığında 74 payına ve dava dışı ...'in ise 80.000 TL karşılığında 16 payına sahip olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mübrez tapu kaydı uyarınca; İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel ve üzerindeki bağımsız bölümlerin dava dışı ...Anonim Şirketine ait olduğu, teknik bilirkişiler eliyle mahallinde yapılan keşif ve incelemelerde, dava konusu taşınmazın hali hazırda inşaat aşamasında olduğu, henüz tamamlanmadığı tespit edilmiştir. Dosyada mübrez olan ve tarafların imzasını inkar etmediği taraflar arasında akdedilen 02.11.2017 tarihli sözleşme incelendiğinde; davacı ile dava dışı ... tarafından davalıya değişik tarihlerde gönderilen bedellerin gönderilme tarihleri ve miktarlarına yer verilmiş ve toplam miktarların 550.000 USD olduğu belirtilmiştir. Aynı sözleşmede ayrıca “… Tarihli “Pay Satış Vaadi Sözleşmesi” sebebiyle ... tarafından ... ile ...’ya ödenecek olan toplam 550.000 USD nın dışında ve bundan ayrı olarak para alınıp verilmediğini, bu sebepte 550.000 USD ödendiğinde payını satmayı vaat edenlerin ne sebeple olursa olsun ...’de ... Anonim Şirketinde veya ...nde doğmuş ve doğacak risk alacakları olmadığından Paylarım Satmayı Vasi Edenler ..., ... Anonim Şirketini ve ...ni ibra etmiş olacaklardır” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Dosyada mübrez olan ve tarafların imzasını inkar etmediği taraflar arasında yapılan 08.11.2017 tarihli sözleşme incelendiğinde; bu sözleşmenin de 02.11.2017 tarihli sözleşmeyi teyit eder şekilde “... Anonim Şirketine ... 370.000 TL-74 paya ve ... de 80.000 TL (16 paya) sahiptirler. … SATICILAR, ... Anonim Şirketindeki paylarının tamamını 550.000 USD karşılığında ...' e satmayı ve taahhüt etmişler ve ...'de SATICILAR ın ... Anonim Şirketinde paylarının tamamım 550 000 USD karşılığında satın almayı vaad ve kabul etmiştir. İş bu satış vaadi bedeli olan 550.000 USD’ nin 275.0000 USD 15.07.2018 tarihinde 275.000 USD de,  15.09.2018 tarihinde SATICILAR’ a ödenecektir. …. Dolar kuru üst sınırı olarak 3,600 TL kur üzerinden sabitlenmiştir. … Satıcılar 550.000 USD 74/90-16/90 oranında olmak üzere kendi aralarında bölüşeceklerdir” ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Tüm bu deliller ışığında ve özellikle tarafların kabulünde olan 02.11.2017 ve 08.11.2017 tarihli sözleşmeler uyarınca; dava ve takibe konu ödemelerin ...şirketinin hisselerinin karşılığında ödendiği, davacı ve dava dışı ...’in ...şirketinin hisse bedellerine karşılık davalıya ödemiş oldukları toplam bedelin 550.000 USD olduğu, bu ödemeler karşılığında davalı tarafın davacıyı ve dava dışı üçüncü kişiyi ...şirketine ortak ettiği, bu kişilerin halen ortaklığının devam ettiği, söz konusu sözleşmeler uyarınca hisse devirlerinin gerçekleşmediği, dolayısıyla hisse devri için ödendiği sabit olan dava ve takibe konu ödemelerin talep edilemeyeceği takdir ve sonucuna varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile ''Davacının davasının REDDİNE, Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi gerekçeli kararı incelendiğinde, 4 yıldır devam etmekte olan, birden fazla bilirkişi raporunun alındığı, onlarca duruşma yapılan huzurdaki davanın gerekçeli kararının usule ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğinin görüldüğünü, gerekçenin, birçok temel hak ve hürriyetle ilişkili olduğundan, hukuk düzeninde önemli bir yer kapsadığını, bunlardan en önemlisinin, Anayasa m.36 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.6’da düzenlenen adil/dürüst yargılanma hakkı olduğunu, gerekçeli karar hakkının, keyfiliği önlediğini, hak arama hürriyeti kapsamında kabul edilen kanun yollarının, yargı kararında keyfiliği ve gerekçesizliğin önüne geçilmesi için kabul edildiğini, muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması halinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerektiğini, aksi bir tutumla mahkemenin, davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında “ilgili ve yeterli bir yanıt” vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul ve esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olmasının bir hak ihlaline neden olabileceğini; Fazla izaha gerek olmadan bile anlaşılacağı üzere mahkeme kararının, gerekçeli kararda haiz olması gereken özelliklerden hiçbirini taşımadığını, kendileri tarafından belirtilen hiçbir beyana karşı reddedilme sebebinin açıklanmadığını, bilirkişi raporlarının davaya etkisi üzerinde durulmadığını, doğrudan kısa bir kanaat ile davanın kararının açıklandığını, bu sebeplerle Anayasa m.36 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.6’da düzenlenen adil/dürüst yargılanma hakkına aykırı olarak verilen bu kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu; Davaya konu olayın müvekkili davacı ile dava dışı ...’in  villa satın almak, arsa alım satımı üzerine ticaret yapmak ve inşaat yapmak amacıyla müvekkili ile temas kurmasıyla başladığını, davalı tarafın birbirinden farklı ticari ilişkilere ait belge ve dökümanları farklı bir davada kullanmaya kalkması nedeniyle davacı ile davalı ve dava dışı ... arasındaki ilişkilerden kısaca bahsetmek gerektiğini, davacı müvekkilinin,  dava dışı ...’in organize ettiği ve ortağı olduğu şirketlerden ... San. Ve Tic. A.Ş.’nin Yalova’da  inşa edeceği villalardan  satın almak üzere anlaştığını ve villa bedeli için ödeme yaptığını, davacı ile ...'in villa inşa ederek satmak üzere anlaştıklarını, bu amaçla davacının ve dava dışı ... şirketinin ve ...’in sahibi olduğu davalı ... A.Ş.’nin ortak olduğu ... Ticaret A.Ş.'nin kurulduğunu, davacı ile ...'in \"gayrimenkul alım satımında\" mutabakata vardıklarını ve bu amaçla kurulu bulunan davalı şirkete gayrımenkul alımı için ödeme yapıldığını, davacının, dava dışı ...'in yönettiği bu üç ortaklık ve alım satım için ödemesi gereken tüm ödemeleri yaptığını, davacının, Yalova’da villa alımı, ...A.Ş. ile arsa alımı, ...Yapı ile inşaat yapmak  üzere planlanan ticari faaliyete dair ödemeler yapılmasına karşın, Yalova’da inşa edilecek olan villa arazisine ruhsat alınamaması, arazinin inşaata elverişli olmaması nedeniyle villa yapımından vazgeçilmesi üzerine inşaata başlanamaması ve hiç başlanamayacağının ortaya çıkması üzerine davacının, dava dışı ... ile görüşme yaparak bu ödemelerin durumunu müzakere ettiğini, sonuçta anılan  şirketlerle  ticari faaliyet yürütülemeyeceği kanaati hasıl olduğunu ve ortaklığın sonlandırılmasını, yapılan ödemelerin iadesini talep ettiğini; Davacı ve Kuveyt vatandaşı diğer bir kişi ...'in ortağı olduğu ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye belirlenmiş şirket sermayesini peşinen ödeyerek ortak olduklarını, ...Yapı A.Ş.'nin sermaye olarak ödenen paralarla Silivri’de  bir gayrimenkul  aldığını ve inşaat (villa yapımı) konusunda proje yapmaya başladığını ancak ilerleyen süreçte şirketleri yöneten ...’in ekonomik sıkıntıya düştüğü ve taahhüt ettiği çalışmaları yapamayacağı anlaşılınca ... ile görüşmeler yapıldığını, ...Yapı Enerji A.Ş. ile ilgili sözleşmeye bağlı 08.11.2017 tarihli pay satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını, dava dışı ... A.Ş. ...Yapı A.Ş. ve ... bu sözleşmelerin gereğini yerine getirmedikleri için sözleşmelerin hayata geçmediğini, davacının, yukarıda belirtildiği gibi ayrı bir tüzel kişilik olan ve gayrimenkul alım satımı ve turizm  konularıyla iştigal eden davalı ...Yapı'ya  ödenen ve karşılığında herhangi bir yatırım yapılmayan, gayrimenkul alınmayan 1.141.669.48 TL paranın  iade edilmesi yönünde görüşmelerden sonuç alınamayınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını; Davalı ... A.Ş. ile olan ilişkiye dair bu davada davalının kendi belgelerini  değil dava dışı ...Yapı Enerji A.Ş.'ye ait belge ve protokolleri kullanmaya tevessül ettiğini, nitekim  davalı tarafça ileri sürülen  02.11.2017 tarihli  sözleşme ve 08.11.2017 tarihli şirket pay satış vaadi sözleşmesinin ...Yapı Enerji A.Ş.'deki ortaklık karşılığı hisse devri için yapılan protokol ve sözleşmeler olduğunu, sözleşme ve protokolde ... A.Ş.'nin isminin de bulunmasının ...Yapının 3. ortağı olmasından kaynaklandığını, yoksa bu sözleşme ve protokolde davalıya yapılan ödemelerin söz konusu olmadığını, 02.11.2017 ve 08.11.2017 tarihli sözleşme taslaklarının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sözleşme taslaklarının, dava esnasında beyan ettikleri üzere sözleşmelerin muhatap-borçlu şirketler adına sözleşme hükümlerine riayet edilerek ödeme yapılması halinde geçerli hale geleceğini, sözleşme hükümlerine riayet etmeyen davalının anılan sözleşmeye dayanarak başka konularda delil kullanamayacağının kendileri tarafından açıklandığını, kendileri tarafından yapılan ödemeler arsa alım satımına ilişkin davalı şirkete yapılmış olup bu ödemelerin şirket sermayesi için dava dışı şirketlere değil alım satım için davalı şirkete yapıldığını, dava dışı şirketlerin bu davanın konusu yapılmasının sebebinin davalı şirket yetkililerin dava ve takip sürecini yavaşlatmak için kendilerine sundukları yukarıda bahsedilen taslak metin olarak kalmış sözleşmeler olduğunu, sözleşmeler fiiliyatta kurulmamış olup sadece davalı şirketin süreci uzatma çabalarından ibaret olduğunu, dosya kapsamında icra takibine geçilerek geri ödemesi istenen meblağın müvekkili tarafından davalı şirkete arsa alım satımı için gönderildiğini ve davalının bu işlemi yapmaması sebebiyle geri istenen meblağlar olduğunu, dava dışı sözleşme taslaklarının ve dava dışı şirketlerin bu dava kapsamındaki ödemelere varsayılması ve mahkemenin buna ilişkin hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının kendisi ile ilgisi olmayan sözleşmeleri delil olarak kullandığı anılan protokol ve sözleşmelerin, ... ve ...Yapı şartlarına riayet etmediği için geçerli olmayan birer adi belge olduğunun ortada olduğunu, bunların ne ...Yapı A.Ş. ile ilgili uyuşmazlıkta, ne de bu dava konusu ...Yapı A.Ş. ile ilgili uyuşmazlıkta delil olarak kullanılmasını kabul etmediklerini; Davalının takipte istenilen miktarı aldığını kabul ettiğini ve fakat bu ücretin başka bir iş için alındığını ileri sürdüğünü, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere yapılan ödemelerin ne için yapıldığının müvekkili tarafından dekontta açıkça yazıldığını, yapılan ödemelerin davalı şirkete arsa alım satım işlemi için gönderildiğini ve bu ifadenin dekontta açıkça yazıldığını, bir ödemenin ne için yapıldığı o ödemeyi yapan kişi tarafından belirtildiği takdirde davalının ben o ödemeyi onun için değil başka iş için aldım demesinin salt kötü niyetten ibaret olduğunu, bu ödemelerin yapıldığının da hem bilirkişi raporlarında, hem de davalının ikrarında belli olduğu üzere sabit olduğunu, bu aşamada dava dışı iş ve işlemler nazara alınmayarak salt dava konusu mesele odaklı kalınmasını ve itirazların kabul edilmesini talep ettiklerini, ayrıca eksik ve çelişkili olması sebebiyle dosyada bulunan bilirkişi raporlarına göre karar verilmesine de itiraz ettiklerini ve istinaf sürecinde yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini beyanla istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/736 Esas ve 2022/334 Karar numaralı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin, haksız ve kötü niyetle yapılan icra takibine yapılan itirazı haklı gördüğünü ve davacı ...'ın açtığı davayı \"...Bu kişilerin halen ortaklığının devam ettiği, söz konusu sözleşmeler uyarınca hisse devirlerinin gerçekleşmediği, dolayısıyla hisse devri için ödendiği sabit olan dava ve takibe konu ödemelerin talep edilemeyeceği takdir ve sonucuna varılarak davanın reddine\" gerekçesiyle reddettiğini; 2018/736 esas sayılı davanın, TMK'nın 2.maddesine ve TTK'ya aykırı olduğu tespit ve kabul edilmesine rağmen Yerel Mahkemenin, İİK'nın 72/5 maddesine dayalı %20 oranındaki tazminat talebini gerekçe göstermeksizin \"şartları oluşmadığı\" gerekçesi ile reddetmesinin hatalı olduğunu beyanla Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/736 Esas, 2022/334 Karar sayılı ve 14.04.2022 tarihli kararının (2) no'lu hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve İİK. md. 72/5. maddesine göre davacının takip miktarının %20'si oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında taşınmaz alım satımı ve inşaat işi yapmak üzere yapılan anlaşma gereği davalıya gönderilen bedellerin, davalının anlaşma gereklerini yerine getirmediğinden bahisle iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, kendisi ile davalının, dava dışı ... Enerji A.Ş.'nin ortağı olduklarını, bu ortaklık ilişkisinden kaynaklı olarak davalı ile birlikte taşınmaz alım satım ve inşaat işi yapmaya karar verdiklerini, bu çerçevede kendisinin davalıyı finansal olarak destekleyeceğini ve davalının da ikisi adına kararlaştırılan işleri yapacağını, davalıya muhtelif tarihlerde paralar gönderdiğini, davalının ise vadettiği işleri yapmadığını, bu nedenle ödenen bedellerin iadesi için takip başlatıldığını beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının gönderdiği paraların dava dışı ... A.Ş.'deki ortaklık payı karşılığı olduğunu, bu konuda taraflar arasında 02/11/2017 tarihli sözleşme ve 08/11/2017 tarihli pay satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını, dava dışı şirket üzerinde kayıtlı olan Silivri ilçesindeki taşınmazda inşaat faaliyetlerinin devam ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Dosya kapsamından; davacı tarafından davalı şirketin banka hesabına 08/07/2016 tarihinde arsa alımı açıklaması ile 172.500 TL, 13/04//2016 tarihinde arsa satın alınması açıklaması ile 857.169,48 TL ve dava dışı ... tarafından 04/05/2016 tarihinde aile harcamaları açıklaması ile 112.000 TL gönderildiği, davacının söz konusu bedellerin tamamının iadesini talep ettiği, davalının savunmasına ve Mahkemenin gerekçesine dayanak teşkil eden 02/11/2017 tarihli sözleşmenin, davacı ve dava dışı ...'i temsilen Avukat ..., davalı şirket yetkilisi, dava dışı ... ve davalı şirket ile dava dışı ... A.Ş. ile ...'e vekaleten Avukat ... tarafından imzalandığı, sözleşmede davacının dava dışı ... Şirketi'nde 370.000 TL bedelli 74 paya, dava dışı ...'in 80.000 TL bedelli 16 paya ve davalı şirketin 550.000 TL bedelli 110 paya sahip oldukları, davacı ile dava dışı ...'in dava dışı ... ..A.Ş.'ye 370.000 +80.000 =450.000 TL'nin 1/4'ü olan 150.000 TL'yi ödemedikleri açıklandıktan sonra davacı ile dava dışı ... tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerin (550.000 USD) gösterildiği, bu ödemelerin dava konusu havaleler olduğu ve sözleşmenin devamında, davalı şirkete başkaca bir ödeme yapılmadığının, bu ödemelerin 550.000 USD olarak pay devir sözleşmesi gereği dava dışı ... tarafından adı geçenlere ödeneceğinin, bu ödemeden sonra paylarını devredecek olan davacı ile dava dışı ...'in davalı şirket ile dava dışı ... A.Ş.'den herhangi bir alacaklarının kalmayacağının kabul edildiği, 08/11/2017 tarihli Pay Satış Vaadi Sözleşmesi'nde ise 1.000.000 TL sermayeli ... A.Ş.'de davacının 370.000 TL bedelli 74 paya ve dava dışı ...'in 80.000 TL bedelli 16 paya sahip olduklarının, satıcı olarak davacı ile dava dışı ...'in paylarını 550.000 USD karşılığı ...'e satmayı vadettiklerinin, alıcı olarak ...'in muhtelif tarihlerde ödemeleri yapacağının ve tarafların birbirlerini rücu edeceklerinin kabul edildiği, sözleşmenin davacı adına vekili ile ... ve vekili tarafından imzalandığı, dava dışı ...'in dava dışı ... ...A.Ş.'nin ve davalı şirketin yetkilisi olduğu, davacı tarafça yargılama sırasında öncelikle söz konusu sözleşmelerin kabul edilmediği, davacı vekilinin kendisine verilen bir yetki olmadan sözleşmeyi imzaladığını beyan ettiği, devamında ise sözleşmelerin ifa edilmediği, kadük kaldıklarının iddia edildiği, davacının, ....A.Ş.'deki ortaklık payı bedelinin çalışanı ... tarafından 22/09/2016 tarihinde 150.000 USD olarak adı geçen şirkete havale edildiğini iddia ettiği, söz konusu havalede \"ticari işlem, gelir kaynağı\" açıklamasının yer aldığı, davacının ortaklık pay bedeli olduğuna dair bir açıklamanın yer almadığı, dava dışı ... A.Ş.'nin 18/04/2016 tarihinde sicile tescil edilerek kurulduğu, ortaklarının davacı, davalı şirket ve dava dışı ... olduğu, bu şirket adına İstanbul İli, Silivri İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın satın alındığı, taşınmaz üzerinde iki bloklu inşaat yapıldığı ve kat irtifakının tesis edildiği, bağımsız bölümlerin neredeyse tamamının tapuda dava dışı şirket adına kayıtlı olduğu, Mahkemece alınan son bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki inşaat seviyesinin ve yapılan maliyetlerin tespit edildiği, ayrıca davalı şirketin usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davacı ve dava dışı  ...'i adına dava konusu edilen ödemelerin \"arsa alım bedeline mahsuben\" açıklaması ile  borç ve \"davacı ile dava dışı ...'e %45 satış işlemi açıklaması\" ile 1.150.000 TL alacağın kayıtlı olduğu, dava dışı ... ..A.Ş.'nin usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde ise davacı ve dava dışı ... tarafından gönderilen 442.500 TL'nin kayıtlı olduğu, alınan son bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde; davacının, dava dışı ... ..A.Ş.'deki ortaklık payı bedelinin çalışanı tarafından dava dışı şirket hesabına 22/09/2016 tarihinde 150.000 USD olarak gönderildiğini, dava dışı ...A.Ş. adına kayıtlı olan Silivri'deki taşınmazın davacının arsa alımı için gönderdiği para ile satın alındığının ve üzerindeki inşaatın da dava dışı şirketin sermayesinden inşa edildiğinin anlaşıldığını, davacı tarafından gönderilen para ile taşınmazın değerinin eşit olduğunu, davalının sunduğu sözleşmeleri kabul etmediklerini beyan ettiği, yapılan tüm bu tespitlere göre davacı, davalı şirket ve dava dışı ... arasında taşınmaz alım satımı ve üzerinde inşaat yapılması için bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşma gereği dava dışı ... ...A.Ş.'nin davacı, davalı ve dava dışı ... adına kurulduğu, davacı ve dava dışı ortak tarafından arsa alımı açıklaması ile gönderilen para ile dava dışı şirket üzerine kayıtlı Silivri'deki taşınmazın alındığı ve üzerinde inşaat yapıldığı, inşaatın halen devam ettiği, davacının ... ...A.Ş.'ye ortaklık payı karşılığı olarak gönderildiğini iddia ettiği bedelin bu amaçla gönderilmediği, ortaklık pay bedeli olarak dava konusu havaleler dışında davacı tarafından yapılmış bir ödeme olmadığı, taraflar arasında imzalanan pay satış vaadi sözleşmesinin feshedilmediği, dava dışı ... tarafından ödeme yapılmadığı için davacı ve dava dışı ...'in ... ..A.Ş.'deki paylarını halen devretmedikleri ve dava dışı şirkette pay sahibi olmakla birlikte şirket adına kayıtlı taşınmazda da pay sahibi oldukları, bu minvalde davacının gönderdiği tüm bedellerin davalı tarafından şirket sermayesi olarak kabul edildiği ve ardından taşınmaz alımı için yani amacına uygun şekilde kullanıldığı, iade edilmesi gereken bir bedel olmadığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan davacı tarafından açılan takibin haksız ve gerek yargılama aşamasındaki beyanları, gerekse istinaf başvuru dilekçesinde geçen \"davacı ile ... villa inşa ederek satmak üzere anlaşmışlar, bu amaçla davacının ve dava dışı ... şirketinin ve ...’in sahibi olduğu davalı ... A.Ş.’nin ortak olduğu ... A.Ş. kurulmuştur\" şeklindeki beyanı ve tüm deliller nazara alındığında davacının kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun  KABULÜ ile; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2018/736 Esas- 2022/334 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; -Davanın REDDİNE, -Dava değeri 1.356.287,42 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 271.259,48 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, fazla yatırılan 15.765,27‬ TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 1.270,00 TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 201.881,64 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,10-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve posta masrafı ile dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 115,50 TL toplamı 336,20-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,12-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4fbca715daad0b9","SID":"74671338abf453db"}}