{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1582 <br>KARAR NO: 2025/455<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/05/2022<br>NUMARASI: 2019/661 E. - 2022/350 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine ... Bankası, ... seri nolu, 26/03/2019 keşide tarihli, 50.000-TL meblağlı çek için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyası, ... Bankası, ... seri nolu, 10/04/2019 keşide tarihli, 70.000-TL meblağlı çek için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ... Bankası, ... seri nolu, 12/04/2019 keşide tarihli, 20.000-TL meblağlı çek için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası  ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takiben konu çekin müvekkili tarafından keşide edilmediğini, belirtilen çeklerdeki bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirketin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin keşide etmediği ve karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermediği çekler sebebiyle bir dosyadan ceza aldığını ve iki ayrı icra ceza mahkemesinde yargılandığını, çekler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığından imza incelemesi yapılmasının gerektiğini bildirerek davaya konu çekler üzerindeki imzaların müvekkile ait olmadığının tespiti ile çeklerin ve icra takiplerinin iptal edilmesine, çeklerin iadesine ve müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, haksız takip sebebiyle davalının %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm bu açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E., İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"şeklindeki gerekçeleri ile,Davanın KABULÜNE, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E., İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, , şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama kapsamında imza incelemesi yapıldığını, dosyanın sırasıyla sırasıyla; Adli Tıp Uzmanı bilirkişisine, ATK Fizik İhtisas Dairesine, Jandarma Kriminal Başkanlığına tevdi edildiğini, son olarak dava konusu çeklerin davacının ticari defterlerine giriş-çıkış kaydının olup olmadığının tespiti için Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edildiğini, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar verdiğini, bu kararın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin yetkili hamili olduğu dava konusu çekleri usulüne uygun surette kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konulduğunu ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı işbu menfi tespit davası ile karşılaşıldığını, dava dosyasında imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporlarının ortak noktasının davacı tarafın imzasının basit tersimli olduğu, kişiye atfedilebilecek nitelikte kaligrafik ve karakteristik özellikler içermediği, kolaylıkla atılabilecek tarzda  olduğu bu sebeple de imzaların ...'e ait ait olup olmadığının kesin olarak saptanamadığı olduğunu, davacı tarafın imzasının kötü niyetli olarak kullanılabilme ihtimali olduğunu, 2 adet uzmandan oluşan ATK Fizik İhtisas Dairesi'nde yapılan incelemede söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ün eli ürünü olduğu kanaati bildirildiğini, rapordan anlaşılacağı üzere davacının imzasının kötüye kullanılabilecek tarzda olduğunu, geometrik bir imza olması hasebiyle her metnin altında küçük farklılıklar olabilecek tarzda atılma rizikosu taşıdığını, davacının dava konusu çeklerin kendisinin ameliyat olduğu sırada çalındığını iddia ettiğini ancak bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunmadığını, çek zayi ve iptal davası açmadığını, bu yolları takip etmek yerine menfi tespit davasını imza def'i iddiası ile ikame ettiğini, dava konusu çeklerin seri numaralarının sıralı olmayışı ve sadece 3 adet çekin çalındığını düşünmekle hırsızlık vakasını hayatın olağan akışına aykırı düşürdüğünü, davacının iddiaları arasında açık çelişki olmasının iyi niyet ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, dosya kapsamında alınan raporlar, mukayese belgelerden alınan imza örnekleri dahi kendi arasında incelendiğinde çıplak gözle görülür nitelikte farklılıklar olduğunu, 05.03.2021 tarihli raporun mukayese imzalar kısmında verilen imzalar incelendiğinde imzaların tümünün birbirinden farklı olduğunun görüleceğini, yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 05.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda toplam 7 (yedi) adet mukayeseye konu belge bulunmakta iken bu sayı  23.09.2021 tarihli raporda 26 belge olduğunu, bu mukayese belgelerin birkaçı haricindekilerin fotokopi olduğunu, mahkemenin 3.09.2021 tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesi raporunda açıklanan sonuç ve kanaati hüküm kurmaya elverişli bulmamışken mukayeseye konu belgelerde hiçbir değişiklik yapmaksızın dosyayı Jandarma Kriminal Başkanlığına gönderdiğini, Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından yapılan inceleme neticesinde de  hüküm kurmaya elverişli rapor hazırlanmamış olmasına rağmen dosyanın Kriminal Polis Laboratuvarlığına tevdi edilmeksizin veyahut mukayeseye konu yeni belgeler eklenerek ek rapor alınmaksızın hüküm kurulma yoluna gidildiğini, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı ATK Fizik İhtisas Dairesi 23.09.2021 tarihli raporda ve Jandarma Kriminal Başkanlığı 11.01.2022 tarihli raporda incelemeye esas alınan imza örneklerinin raporda belirtilmediğini, sadece belgelere değinildiğini ancak tek tek örnek imzalar gösterilmediğini, hangi belgeden hangi imza örneğinin alındığına ilişkin açık bir bilgi, argüman bulunmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosyada alınan son raporun dava konusu çekler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını açıkça tespit edip ispatladığını, davalının rapora ve karara karşı yaptığı itirazların hukuki mesnetten yoksun olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde denetime elverişli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olarak hükme esas alındığını ve son derece isabetli karar alındığını beyan ederek davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine,  70.000 TL çek alacağı, 210,00 TL komisyon ve 7.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 77.210,00 TL'nin tahsili için çeke istinaden 16/05/2019 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine,  50.000 TL çek alacağı, 150,00 TL komisyon, 1.335,62 TL temerrüt faizi ve 5.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 56.485,62 TL'nin tahsili için çeke istinaden 15/05/2019 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine, ,20.000 TL çek alacağı, 60,00 TL komisyon, 363,29 TL temerrüt faizi ve 2.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 22.423,29 TL'nin tahsili için çeke istinaden 16/05/2019 tarihinde  kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Adli Tıp Uzmanı bilirkişiye ait  05/03/2021 tarihli raporda özetle; \"İnceleme konusu çeklerin asıllındaki borçlu şirket yetkilisine atfen atılı imzalar ile şirket yetkilisinin mukayese örnekleri arasında grafolojik ve grafometrik usullere göre optik cihazlar kullanılarak ve çıplak gözle yapılan incelemede, imzaların primitif yapıda, yazı karakteri bakımından zayıf ve geometrik çizgilerden oluşan imzalar olduğu ve tersim tarzı, istif, eğim, seyir, sürat, baskı derecesi ve alışkanlıklar yönünden benzerlikler ve farklar görüldüğünden kişiye ait imzaların şablon mahiyetinde oldukları değerlendirildiğinden bu tür imzalarda aidiyet bildirmenin sakıncalı olduğu\" belirtilmiştir. ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından sunulan 23/09/2021 tarihli raporunda özetle; \" İnceleme konusu üç adet çekte atılı basit tersimli keşideci imzaları ile ...'ün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ün eli ürünü olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.\" denilmektedir. Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından sunulan 11/01/2022 tarihli raporunda özetle; \"(1-3) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu çeklerin ön yüzlerinde keşideci “... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.” adına atfen atılı bulunan imzalar üzerinde yapılan incelemede; söz konusu imzaların, kişiye atfedilebilecek nitelikte kaligrafik ve karakteristik özellikler içermeyen, kolaylıkla atılabilecek tarzda basit tersimli imzalar oldukları, 2. ...'ün mevcut mukayese İmzaları üzerinde yapılan incelemede; söz konusu imzaların, kendi arasında tutarsız, kişiye atfedilebilecek nitelikte kaligrafik ve karakteristik özellikler içermeyen, kolaylıkla atılabilecek tarzda basit tersimli imzalar oldukları, (1-3) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu çeklerin ön yüzlerinde keşideci “... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; yukarıda birinci ve ikinci maddede belirtilen sebepler nedeniyle, söz konusu imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmek mümkün olmadığı\" belirtilmiştir. Mali Müşavir  18/04/2022 tarihli raporunda özetle; \" Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmayan davalı tarafın, yerinde inceleme yapılmasına ilişkin bir talebi de dosyada bulunmadığından davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı; dava konusu icra takiplerinin dayanağı çeklerin, davalı tarafa keşide edilmesi için herhangi bir ticari ilişki tespit edilemediği\" belirtilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Yargıtay 11. HD nin 2024/658 Esas 2024/8585 Karar sayılı kararında;\" Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile  kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düştüğü,  bu kapsamda, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda dosyaya sunulan grafoloji uzmanlarından alınan bilirkişi raporlarında, imzanın davacıya aidiyetinin tespit edilemediği bildirilmiş olup, takibe konu senet üzerindeki keşideci imzalarının kişiye atfedilebilecek kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyip, basit tersimli olması nedeniyle borçlunun eli ürünü olup olmadığının belirlenemediği, bu nedenle yeniden rapor alınsa da sonucun değişmeyeceği, imzanın borçluya ait olduğu ispat edilemediğinden  davalının bu bağlamda ispat yükünü yerine getiremediği,  Mahkemece, imzaların aidiyetinin belirlenememesi sebebiyle kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen, istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı\" belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından icra takiplerine konu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü,  davacıya ait imzanın basit tersimli olması sebebi ile  Jandarma Kriminal Başkanlığı  ve Adli Tıp Uzmanı bilirkişiye ait raporda tespit yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği,  ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise  kuvvetle muhtemel imzanın ...'ün eli ürünü olduğu belirtildiği, kesin kanaat bildirilemeyen raporların borçlu lehine yorumlanması gerektiği, dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında yapılan tespit, hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 tarih ve 2019/661 E., 2022/350 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.563,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.390,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.172,55‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd9fb14b2e0a0b0c","SID":"8af8e9cca9c15b3c"}}