{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/222 Esas  - 2025/269 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/222 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/269<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t:05/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/26 Esas 2024/616 Karar<br><br>DAVALI \t:  HASIMSIZ<br>TALEP\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>TALEP TARİHİ\t: 10/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/04/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>TALEP<br>Talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; talep eden davacı firmanın 13/07/2017 tarihinde, ... adresinde, 200.000,00 TL sermaye miktarına sahip, 410209 ticaret sicil numaralı, tek ortaklı bir yapıda ve yetkili temsilcisi Dr. ... olan bir sermaye şirketi olarak kurulduğunu,  halihazırda ... adresinde faaliyet gösterdiğini, şirketin işleri ile ilgilenen ... isimli çalışanın Mali müşavir ... tarafından aranarak defter ve belgelerin kendisine ulaştırılmasını talep ettiğini, bunun üzerine 28/12/2023 tarihinde şirketin merkezine giderek mali müşavire götürmek üzere ilgili defter ve belgeleri almaya gittiğini, bahse konu defter ve belgeleri almak için şirket merkezinin bulunduğu ofis katına çıktığında ofis kapısının açık olduğunu, kapının zorla açıldığını anladığını ve durumdan hemen şirket yetkilisi Dr. ...'ü haberdar ettiğini, ... tarafından yapılan kontrolde şirkete ait defter ve belgelerden bir kısmının ofiste olmadığının, çalındığının tespit edildiğini, akabinde ... tarafından polisin aranarak hırsızlık ihbarında bulunulduğunu, bu olayda şirkete ait 2017 yılına ait Genel Kurul Müzakere defteri, Yönetim Kurulu Karar defteri ve ... Bankası ... şubesine ait 21 adet çekin çalındığını, bu sebeplerle bahse konu olay neticesinde çalınan 2017 yılına ait Genel Kurulu Müzakere defteri ve Yönetim Kurulu Karar defterlerine ilişkin TTK 82/7.maddesi uyarınca taraflarına zayi belgesi verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacının, şirket merkezindeki adresinden ticari defter ve belgelerinin bir kısmının çalındığından bahisle şikayetçi olunduğunu belirterek zayi belgesi verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizce davacının şikayetine ilişkin tüm bilgi ve belgeler dosyaya celbedilmekle, soruşturma neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/50507 soruşturma numaralı dosyasında daimi arama kararı verildiği görülmüştür. İlgili soruşturma dosyasında davacı şirket çalışanının ifadesi ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında hırsızlığı gerçekleştiren şahsın tespitinin yapılamadığı, söz konusu defterlerin çalındığı hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği, olayın oluş şekline göre davacının kanunen saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerinin, gerçekleşen hırsızlık sonucunda zayi olduğunu ve özenle saklamasına rağmen zayi olduğu iddiasını da ispat edemediğinin kabulü gerekeceği değerlendirilmekle, davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  şirketin işleri ile ilgilenen ... isimli çalışanın Mali müşavir ... tarafından aranması ve yıl sonu defter tasdiklerinin yapılacağının bu nedenle de defter ve belgelerin kendisine ulaştırılması talebi üzerine 28/12/2023 tarihinde şirket merkezi olan ... adresine mali müşavire götürmek üzere ilgili defter ve belgeleri almaya gittiğini, bahse konu defter ve belgeleri almak için şirket merkezinin bulunduğu ofis katına çıktığında ofis kapısının açık olduğunu fark ettiğini  kontrol ettiğinde kapının zorla açıldığını anladığını ve durumdan hemen şirket yetkilisi  Dr....'ü haberdar ettiğini, bunun üzerine şirket yetkilisi Dr...., çalışan  ...'dan içeride eksik bir şey olup olmadığı hususunu sorduğunu ve ofisi kontrol etmesini talep ettiğini, bunun üzerine ... tarafından yapılan kontrolde şirkete ait defter ve belgelerden bir kısmının ofiste olmadığının, çalındığının tespit edildiğini, şirket yetkilisinin Dr....'ü eksik belgelere ilişkin net bilgi vermesinin hemen akabinde ... durumu polise bildirmesini istediğini ve ... polisi arayarak hırsızlık ihbarında bulunduğunu, şirket yetkilisi talimatı üzerine yapılan ihbar sonrasında şirket merkez adresine emniyet mensupları olay yeri inceleme birimi gelerek olay yerini incelediğini ve müşteki sıfatıyla da ...'ın ifadesine başvurduğunu, davacı şirketin ticari faaliyet gösterdiği süre zarfında ve halihazırda ne özel şahıs ve kurum/kuruluşlara ne de kamuya herhangi bir borcu ve en ufak problemi dahi bulunmadığını, şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... alanında uzmanlaşmış bir hekim olarak hem ticari faaliyetlerini yürütmekte hem de bağlı olarak ... hastanesinde görev yaptığını, davacı firma ve yetkilileri hem çalınan defter belge hem de önemle ve özellikle de çalınan çekler konusunda endişe ettiğini, davacı firma yetkilisi mesleği itibari ile de hem işini ifa ederken hem de ticari faaliyetlerine ilişkin oldukça hassas, titiz ve sistemli bir çalışma düzen ve adabına sahip olduğundan ticari faaliyetine dair tüm evraklarını ve bilgi belgesini ofisinde muhafaza ettiğini ve bu kayıtlara olduğundan da fazla ihtimam gösterdiğini, ofisin anahtarlarını dahi III. şahıslarla yahut bir başkası ile ancak lüzumu halinde paylaştığını ve iş bittiğinde teslim aldığını, olay günü şirket mali müşaviri tarafından şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdiki yapılmak üzere talep edilmesi üzerine şirket yetkilisi anahtarları iş arkadaşı olan ...'a teslim ederek defterleri mali müşavir ...'a teslim etmesini istediğini, davacı firma yetkilisi bahse konu hırsızlık olayı neticesinde çalınan bilgi, belge ve kıymetli evraklara ilişkin ne yapılacağını derhal araştırarak hemen hukuki anlamda girişimlerde bulunduğunu, davacı basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini ve kendisinden beklenen tüm ihtimamı da göstermiş olmasına karşın şirket merkez ofisinde yaşanan hırsızlık vakası neticesinde iptali talep edilen defterler çalınmış ve zayi olduğunu, ayrıca aynı hırsızlık vakasında çalınan ... Bankası ... şubesine ait 21 adet çeklerle ilgili de öncelikle ve ivedilikle muhatap bankaya durum iletildiğini ve gerekli bilgilendirme yapılmış olup yine zayi nedeniyle kıymeti evrak iptal davası açılacağını, davacı firma tarafından yaşanan hırsızlık olayının öngörülmesi ve önlemesi mümkün olmadığını, hırsızlık olayı davacı firmanın gereken hassasiyeti göstermesine rağmen kendi elinde olmayan sebeplerle gerçekleştiğini, halihazırda faili meçhul hırsızlık olayına ilişkin soruşturma da devam ettiğini, bu soruşturma devam ederken yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın isptalanamadığı gerekçesiyle reddinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılarak bahse konu hırsızlık olayı neticesinde şirket merkezinden çalınan 2017 yılına ait Genel Kurul Müzakere defteri, Yönetim Kurulu Karar defterleri müvekkili tarafından her türlü ihtimam gösterilmiş olmasına karşın zayi olduğundan TTK.82/7.maddesi uyarınca taraflarına zayi belgesi verilmesini  talep ettiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Talep; zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.\t<br>\t6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.<br>\tAnılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. <br>\tSomut olaya gelince; 6762 sayılı TTK’nın 68/4. ve 6102 sayılı TTK'nun 82/7. maddesinde, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebi ile ziyaa uğraması halinde  belge verilmesinin istenebileceğinin düzenlendiği, somut olayda zayi olduğunun tespiti talep edilen şirkete ait 2017 yılına ait Genel Kurul Müzakere defteri, Yönetim Kurulu Karar defteri ve ... Bankası ... şubesine ait 21 adet çekin çalındığının iddia edildiği, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında hırsızlığı gerçekleştiren şahsın tespitinin yapılamadığı, söz konusu defterlerin çalındığı hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği, olayda davacının kanunen saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerinin, gerçekleşen hırsızlık sonucunda zayi olduğunu ve özenle saklamasına rağmen zayi olduğu iddiasını da ispat edemediğinin kabulü gerekeceği  anlaşıldığından, TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı göz önünde bulundurularak açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın talep eden davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Talep eden davacı  tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.14/03/2025 <br><br>Başkan-      Üye -                        Üye -                    Zabıt Katibi <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f3ee0e19734fbde","SID":"f9380f5f4c09630a"}}