{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2145 <br>KARAR NO\t\t: 2025/566<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/06/2023<br>NUMARASI\t: 2021/146 Esas - 2023/650 Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- ...  <br>\t: 2- ... <br>\t  3- ...  <br>\t  4- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>DAVA\t: Hisse Devir Sözleşmesinin İptali - Alacak (Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t  : 03/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t  : 27/03/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ : 27/03/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ..., ... ve ...'ın Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı olan Artemis İnşaat San. ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Ticaret A.Ş. ünvanlı  şirketin hissedarı iken, yaşadıkları ekonomik güçlükler nedeniyle,  sahibi  oldukları Artemis İnşaat San. ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Ticaret Anonim şirketindeki  %60 şirket payını 6.000.000,00.-TL bedel karşılığında ...'ya ekli 04.11.2015 tarihli \"HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİ\" ile devrettiğini; aynı sözleşme kapsamında, müvekkillerinin yüklendiği edimlerin ifasını teminen hisse devri esnasında inançlı temlik anlaşması da düzenlendiğini, buna göre müvekkillerinin önceden kendilerine ait olan \" İstanbul İli, Kadıköy ilçesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kurulu bulunan binada ... Daire ile ...’lu iki taşınmazın\" inançlı temlik hükümleri uyarınca hisseleri devralan ...'nun annesi,  ...'ya devrini sağladıklarını; müvekkillerinin,  sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme konusu hisseleri, davalı tarafa devretmek  ve Artemis İnşaat San. ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Ticaret A.Ş.nin kefil olduğu kredi borçlarının tamamını ödemek suretiyle edimlerini tam olarak yerine getirmesine rağmen davalı tarafın, sözleşme ile kararlaştırılan hisse devir bedelinin tamamını ödemediği gibi, sözleşme uyarınca inançlı temlik koşulu ile devraldığı taşınmazları da sözleşmeye aykırı olarak ve planlı bir şekilde 3. şahıslara devretmek suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini ve ifasını imkansız hale getirdiğini; müvekkilleri tarafından, 04.11.2015 tarihli protokol ile üstlenilen bütün edimlerin, iyi niyetle ve eksiksiz olarak ifa edilmiş olmasına rağmen, davalılarca üstlenilen edimlere ilişkin olarak yalnızca 4.560.000,00-TL ödeme yapıldığını, şifahi ve yazılı tüm uyarılara rağmen sözleşmesel edimlerin eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, bunun üzerine davalılara, Kartal 9. Noterliği'nden keşide edilen 26.08.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile 1.440.000,00-TL ödemenin 7 gün içerisinde yapılması gerektiğinin ihtar edildiğini, verilen süre içerisinde edimlerin ifa edilmediğini beyanla; öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında karşı tarafın  %60 oranındaki şirket hisselerini 3. şahıslara devretmesinin engellenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, verilecek tedbir kararının şirkete, ticaret siciline ve karşı tarafa tebliğine, davalı tarafın temerrüdü nedeniyle 04.11.2015 tarihli Hisse Devir Sözleşmesinin feshi ile sözleşme uyarınca, davalılarca Artemis İnşaat San. İnş. Malz. Paz. Tic. A.Ş.’nin % 60 oranında hisse devrine karşılık ödenen kısmi bedelin depo edilmesi ile birlikte % 60 oranında hissenin / senetlerinin müvekkillerine iadesine, bu durumun şirket pay defterine tescili ile ticaret sicil gazetesinde ilanına, Mahkemenin aksi kanaatte olması ve feshin mümkün olmaması halinde ödenmeyen bakiye 1.440.000,00-TL. alacağın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, sözleşmenin inançlı temlik hükümlerine aykırılık nedeniyle iade imkanı ortadan kaldırılan taşınmazların, uğranılan zararlardan dolayı her türlü tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla, inançlı temlik sözleşmesi ile davalılara devredilen dava konusu 2 adet taşınmaza ilişkin olarak mahkemece yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde taşınmazların gerçek değeri belirlendiğinde arttırılmak üzere her bir taşınmaz için şimdilik 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 100.000,00-TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  görevli mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK amir hükümleri gereği; söz konusu davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemesi olduğunu, Davalı ...'nun iddia olunan sözleşmelerin bir tarafı olmadığını, sözleşmedeki imzanın da ...'ya ait olmadığını, dolayısıyla davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, Artemis Şirketinin ... tarafından devralındığında; adeta hasta olan, zarar etmeye başlamış bir şirket olduğunu, davacıların sahibi oldukları diğer şirketler olan Önalanlar İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. ve Önalanlar Yapı Malzemeleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmalarının borçları için ....Ş.'nin kefil gösterildiğini, devralınan şirket iyi yönetilmediği için de devredilirken bazı gerçeklerin saklandığını, davalının çoğunluk hisseleri aldıktan sonra  bir takım sorunlarla uğraşmak zorunda kaldığını, davacıların amacının bir marka olarak adını duyuran ve ekonomik yönden güçlenen şirketi maddi gerçekliğe aykırı beyanlarla ve davalar ikame etmek sureti ile ele geçirmeye çalışmak olduğunu, davacılar tarafından yerine getirildiği belirtilen edimlerin yerine getirilmediğini, keza ....Ş.'nin davacıların sahibi oldukları diğer şirketlerin borcuna kefil yapıldığı için; icra takipleri ve ihtarnamelerle borcu ödemeye zorlandığını, davacıların iyiniyetli olmadıklarını, davacıların yerine getirmedikleri edimler nedeniyle; FİBABANK'a olan kefalet nedeniyle İstanbul 31. İcra Müdürlüğüne 2018/46341 ESAS sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını ve icra dosyasına davacıların edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle ödeme  yapıldığını,  yine  davacıların  şirket için  Halk Bankasına olan kefalet nedeniyle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/169 D.İş ve 2020/168 Karar sayılı ihtiyati haciz kararı ile İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün 2020/13470 Esas sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını ve Artemis'in hesaplarına bloke konulduğunu, söz konusu Hisse Devir ve Yönetim Şekli Protokolünün 5. Maddesine göre; davacıların yetkilisi oldukları diğer firmaların 50 daire üstü satışları ortak yapılacağına ilişkin maddenin hiçbir zaman uygulanmadığını, faturaların ....Ş. adına kesilmediğini, yine 5. Maddeye göre ....Ş.'nin ürettiği ürünlerin satışından olan borçlar kapanana kadar devam edecek olan bu hususun hiçbir zaman yerine getirilmediğini, halihazırda davacıların planlı ve sistematik bir şekilde borca batırdıkları diğer iki şirketle beraber ....Ş.'nin batmasına sebep olacakken; davalı ... tarafından şirketin bugünlere getirildiğini, yine aynı sözleşmenin 6. Maddesi gereğince davacıların sahibi oldukları diğer şirketlerin ....Ş.'den aldıkları borcu ödeme şekillerine ilişkin olan maddenin hiçbir  zaman uygulanmadığını, aksine davacıların diğer şirketleri tarafından davalının yetkilisi olduğu firmaya verilen karşılıksız çekler nedeniyle aleyhlerine açılmış olan icra takip dosyası, İcra Ceza Davaları ve ihtilaflı olunan çokça konu olduğunu, davacıların sözleşmedeki bu şartları dahi yerine getirmeksizin tüm şartların  yerine geldiği iddiasında bulunmalarının abesle  iştigal olduğunu, davacıların davalılardan ... ile yapmış oldukları sözleşmenin yine 7. ve 8. maddelerindeki edimleri de yerine getirmediklerini, davacılardan ..., ... ve ...'ın hali hazırda hisselerini sattıkları ....Ş.'ye şirketten kullandıkları paralar nedeniyle  1.401.000.00.-TL cari hesap borçları olduğunu; davacıların taleplerinde şirket hisselerini geri almaya hazır olduklarını belirttiklerini, hisse devir sözleşmesinin bu şekilde feshedilmeyeceğini, şirketin bugüne gelindiğinde % 60'ına tekamül eden değerin de 4.560.000,00-TL'den çok daha fazla olduğunu, davacılar şirkette kalan hisselerini de 3. şahıslara devrettiklerini beyanla; davanın  usulden reddine, davanın usul yönünden yetkisiz mahkemede davanın ikame edilmiş olması sebebiyle yetki itirazlarının kabulüne ve davanın usulden reddine, müvekkili ... yönünden yaptıkları husumet itirazının kabulüne, davada taleplerin ayrı olaylara ve ayrı konulara ilişkin olması göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine, davacıların hukuki mesnetten yoksun maddi gerçekleri yansıtmayan davalarının esastan reddine, davacıların teminatsız tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacılar ..., ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>3-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan 04/11/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshi, hisse devir sözleşmesi konusu hissenin ve hisseyi temsil eden senetlerin davacıya iadesi ve bu hususun pay defterine yazılması talebinin REDDİNE,<br>4-Davacı ...'ın terditli davada ikincil talebi olan, 480.000,00.-TL bakiye hisse devir bedeli alacağının ödenmesi talebinin KABULÜNE, 480.000,00.-TL bakiye alacağın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, <br>5-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan 04/11/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshi, hisse devir sözleşmesi konusu hissenin ve hisseyi temsil eden senetlerin davacıya iadesi ve bu hususun pay defterine yazılması talebinin REDDİNE,<br>6-Davacı ...'ın terditli davada ikincil talebi olan, 480.000,00.-TL bakiye hisse devir bedeli alacağının ödenmesi talebinin KABULÜNE, 480.000,00.-TL bakiye alacağın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, <br>7-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan 04/11/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshi, hisse devir sözleşmesi konusu hissenin ve hisseyi temsil eden senetlerin davacıya iadesi ve bu hususun pay defterine yazılması talebinin REDDİNE,<br>8-Davacı ...'ın terditli davada ikincil talebi olan, 480.000,00.-TL bakiye hisse devir bedeli alacağının ödenmesi talebinin KABULÜNE, 480.000,00.-TL bakiye alacağın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece edimlerin büyük oranda yerine getirilmiş olması gerekçesi ile  sözleşmenin feshine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı değerlendirilmişse de inançlı temliğe konu taşınmazların da borçlunun ifa edilmeyen edimleri arasında bulunduğunun hesaba katılmadığını, taşınmazların da sözleşmesel edimler arasında bulunduğu göz önüne alındığında sözleşmeye konu edimlerin borçlunun kusuru neticesinde büyük oranda yerine getirilmediğinden temerrütün oluştuğunun anlaşılacağını, davacıların maddi imkansızlık sebebiyle ve adli yardım taleplerinin de reddedilmesi üzerine gayrimenkul bedelleri yönünden yargı harçlarını yatıramayıp bu yönüyle taleplerini takipsiz bırakması, gayrimenkul bedellerinin iadesi talebinin, miktar yönüyle sözleşmenin asli unsuru olduğu gerçeğini değiştirmediğini, gayrimenkullerin veya bunlara ait bedellerin iadesi talebinin sözleşmenin asli unsuru olması sebebiyle, sözleşmeden dönme taleplerinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gibi, mevcut şartlarda sözleşmenin ayakta kalmasının davacılar yönüyle beklenemeyeceğini, davalı tarafın, şu ana kadar haklı ihtarları ve davanın gereğini yerine getirmediğini, davacı hukuka uygun bir şekilde davalı tarafı temerrüte düşürmüş olup sözleşmeden dönmenin şartlarını karşıladığını, mahkemede görülen davada bu taleplerine ilişkin taraflarına yükletilen harç yükümlülüğünü yerine getirememeleri sebebiyle dava tefrik edilip düşürülmüşse de, bu durum usul hukukunu ilgilendirmekte olup maddi anlamda davalılara dönük talep haklarını sona erdirmediği gibi, maddi vakıanın bütün olarak incelenmesi gerekliliğini, özellikle sözleşmenin asli unsurlarının yerine getirilip getirilmediği ve sözleşmeden dönmenin hakkaniyet taşıyıp taşımayacağı noktasında  karşısında yapılacak istinaf incelemesinde göz önünde tutulmasını talep ettiklerini, davalı tarafın temerrütü nedeniyle davalı ..., ... ve ...'ın Artemis İnşaat San. İnş. Malz.paz. Tic. A.Ş.’deki % 60 oranında hisselerinin devrine karşılık ödenen kısmi bedelin depo edilmesi ile birlikte %60 oranında hissenin/senetlerinin davacılar ..., ... ve ...'a eşit olarak (%20'şer oranda) iadesine, bu durumun şirket pay defterine tescili ile ticaret sicil gazetesinde ilanını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar tarafından davanın terditli açıldığının beyan edilmediğini, söz konusu davanın türü hakkında mahkemece davanın konusu dışında davanın türünün belirlemesinin yapılmasının usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, sonradan yapılan dosyaların ayrılması işleminin usul ve yasalara aykırı olduğu, dava dosyasından alınan bilirkişi raporları ile söz konusu ödemelerin davadışı Artemis … A.Ş. tarafından yapıldığı bu ödemeler için davalı ... tarafın ek ödemeler yapıldığının aşikar olduğunu, bu hususun bilirkişi raporları ile de sabit olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacıların davalılardan ... ile yapmış oldukları sözleşmenin yine 7. ve 8. maddelerindeki edimlerinin de yerine getirilmediğini, davacıların; hisse devir sözleşmesinin feshedilmemesi halinde alacak olarak talep ettikleri 1.440.000,00-TL yönünden taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen yerel mahkeme kararına itiraz ettiklerini, mahkemenin asıl dava olarak kabul ettiği hisse devir sözleşmenin feshinin reddine ilişkin verilen karar sonucunda davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olduğunu, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların aksi yöndeki beyanlarının maddi gerçekliği yansıtmadığını, nitekim mahkeme tarafından da bu durumun ortaya konulduğunu, davacıların sözleşmeyi feshetmeye ilişkin seçimlik haklarını kullanmalarının hakkaniyetle, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, ödeme yapmaya hazır olduklarında samimi iseler, harçları yatıramamaları ve dahi Adli Yardım talebinde bulunmalarının kafa karıştırdığını, davacıların söz konusu edimlerin yerine getirilmediği ve söz konusu hisse devrinin geçersiz olduğu yönündeki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunun açıkça görüldüğünü, davacılar tarafından istinaf dilekçesi sunulduğunda her ne kadar gerekçeli karar yazılmamış olsa da yasal süresi bitmeden davacılar tarafından harç tamamlanarak dosyanın yeniden işleme konulmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada taleplerinin açık ve net bir şekilde ileri sürüldüğünü, davalılardan ...'nun husumete ilişkin itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların edimlerini yerine getirdiğine yönelik iddialarının da  dosya kapsamı, dosyaya sunulan Sayın  Prof. Dr. ...'dan alınan bilimsel uzman görüşü/hukuki mütalaa ve Fiba Banka'dan gelen cevaplar karşısında hukuki dayanaktan yoksun kaldığının anlaşıldığını, davacıların edimini ifa ederek taşınmazları devrettiğini, ancak davalının, karşı edim olan kefaletler kalkana kadar satmama yükümlülüğüne aykırı davrandığını, buna karşılık davacıların bankalara olan tüm kredi borçlarını ödediklerini, ayrıca  (kabul anlamına gelmemekle birlikte) davalıların, dava dışı  ...'nin sadece %60 hisselerini  devir aldığı ve davacıların söz konusu şirkette hissedar kaldığı  hususu göz önünde bulundurulduğunda davalılarca ileri sürülen iddiaların gerçek dışı ve haksız iddialar olduğunun açıkça görüleceğini, davalıların vekalet ücreti taktiri ile ilgili iddialarının da yasal bir dayanağının bulunmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarih, 2021/146 Esas - 2023/650 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> Dava şirket pay devrinin iptali, olmazsa bakiye satış bedelinin davacılara ödenmesi talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince bakiye satış bedeli talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacıların, dava dışı Artemis İnşaat San. Ve İnşaat Malzemeleri Paz. Tic. A.Ş’ye ait hisselerin %60’ının davalılardan ...’ya 6.000.000,00 TL’ye devrine ilişkin 04.11.2015 tarihli adi yazılı protokolün imzalandığı, yine aynı sözleşmenin 4.maddesi ile İstanbul İli, Kadıköy ilçesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kurulu bulunan binada ... Daire ile ...’lu iki taşınmazın inançlı işlem ile diğer davalı ...’ya devredildiği, pay devri yapılan şirketin kefil olduğu borçların ödenmesinden sonra taşınmazların önceki maliklerine iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının satış bedelinin 4.560.000,00 TL’lik kısmını ödediğini, bakiye 1.440.000,00 TL’lik kısmını ödemediğini, inançlı işlemle devredilen taşınmazların sözleşmeye aykırı olarak üçüncü kişilere devredilmesi nedeniyle davacıların zararlarının oluştuğundan bahisle, öncelikle protokol hükümlerine uyulmaması nedeniyle davalıların temerrüte düştüğünden sözleşmenin feshi ile ödenen satış bedelinin davalıya iadesi ile satışa konu hissenin davacılara iadesi bu hususun pay defterine yazılması, bu mümkün değilse bakiye satış bedeli olan 1.440.000,00 TL’nin davacılara ödenmesini, inançlı işlem gereği davalı ...’ya devredilen taşınmazların bedellerinin davacılara ödenmesini talep ettikleri, 25.01.2023 tarihli talep açıklama dilekçesinde hisse devri yönünden taleplerinin davalı ...’ya yönelik olduğu, inançlı işlem yönünden ise her iki davalıya yönelik olduğunu açıkladıkları, mahkemece inançlı işleme dayalı tazminat talebi yönünden davanın 25.05.2023 tarihli duruşmada bu dosyadan tefriki ile yeni esasa kaydına, hisse devrinin iptaline veya alacak istemine yönelik istem yönünden bu dosyadan davanın devamına karar verildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılardan ... tarafından açılan davanın davacının sözleşmeye taraf olmadığından davanın usulden reddine, diğer davacıların davalı ... aleyhine açtıkları davanın usulden reddine, davacıların diğer davalı ...’ya açtıkları hisse devrinin iptali ile hisselerin davacılara iadesi ve pay defterine yazılması yönünden taleplerinin reddine, terditli talep olan bakiye satış bedelinin davacılara ödenmesine yönelik talebin kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6102 sayılı TTK'nın 489. maddesinde “Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder.” hükmü, 490. maddesinde ise “Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir.” hükmü düzenlenmiştir.<br>Hamile yazılı senetler, elden teslim ile devir edilir. Bu işlem ile pay devri yapılmış olur. Nama yazılı pay senetleri ise ciro ve teslim ile devir edilir. Ancak, devir şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliği mevcuttur. Ancak payın serbestçe devredilebilirliğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar kuşkusuz çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değişir. Bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki tasarufi bir  işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçer. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş  çıplak  payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olur. Anonim ortaklık payı bünyesinde çeşitli alacak hakları bulundurmaktadır. İşbu alacak haklarının devredilmesi eğer pay senede bağlanmamışsa, ancak BK'da düzenlenen alacağın temliki vasıtasıyla gerçekleşebilir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır. Bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden faklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından her hangi bir malvarlıksal borç içermemekte dolayısıyla sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri yukarıda açıklandığı üzere alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Ancak bedeli tam olarak ödenmemiş pay için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Çünkü bedeli tam ödenmemiş pay, pay sahibi dışında malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerir. Anonim ortaklıklarda pay sahibinin asli borcu, taahhüt ettiği payların karşılığını oluşturan edimin ifasıdır. Bu kural hem nakdi hem de ayni sermaye taahhüdü için geçerlidir. Pay sahiplerinin taahhüt ettikleri payların karşılığını oluşturan edimi ifa etme borçları, ortaklık dışında da bir alacak hakkı teşkil eder. Bu durumda, karşılığı tamamen ödenmemiş bir payın devri devralan kişi açısından bir borç yüklenmesi niteliğine sahip olacağından ötürü devir işleminin borcun üstlenilmesi hükümleri uyarınca, yani bir iç üstlenme sözleşmesi ve alacaklı konumundaki anonim ortaklığın onayı alınmak sureti ile yapılması gereklidir. İç üstlenme sözleşmesinin tabi olduğu şekil şartı hakkında hiç bir hüküm öngörülmemiştir. Bu sebepten ötürü, hukukumuzda hakim olan şekil serbestisi ilkesi uyarınca tarafların söz konusu nakil sözleşmesini herhangi bir özel şekle bağlı olmaksızın sözlü, yazılı veya resmi şekilde yapabilme hususunda serbest oldukları düşünülebilir. Ancak pay, sadece kendisine bağlanan borçların değil aynı zamanda hakların da kaynağını teşkil eder. Alacak haklarının devrinin alacağın devri hükümlerine tabi kılındığı düşünülecek olursa, taahhüt edilen payın karşılığını ödeme borcunun yanında, ortaklık haklarını da içeren bedeli tam ödenmemiş payın devri işleminin de yazılı şekilde yapılması zorunluluğu söz konusudur. Dolayısıyla bedeli tam olarak ödenmemiş çıplak payın devri yazılı bir devir beyanı ile birlikte anonim ortaklığın onayının alınması ile gerçekleşir. Anonim ortaklık adına devir işlemine ... vermeye eğer ana sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmuyorsa yönetim kurulu yetkilidir. (Sevi, Ali Murat, Anonim Ortaklıkta Payın Devri Ankara 2012, 294 vd.).<br>Eldeki olayda; Davacılardan ..., ... ve ...’ın ve davalı ...’nun dava dışı Artemis İnşaat San. Ve İnşaat Malzemeleri Paz. Tic. A.Ş’ye ait %60 payın davalıya 6.000.000,00 TL karşılığında devri hususunda anlaştıkları, bu hususta tarafların 04.11.2015 tarihli protokolü imzaladıkları, ticaret sicil kayıtlarına göre davalının dava dışı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, bu şekilde davacıların protokole konu pay devrini gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır. Davacılar davalının protokol uyarınca ödemesi gereken satış bedelinden 1.440.000,00 TL’yi ödemediğini iddia etmişler, davalı taraf ise yapılması gereken tüm ödemelerin yapıldığını beyan ederek ödeme iddiasında bulunmuştur. <br>Dosyaya sunulan 01.02.2022 tarihli kök rapor, 06.06.2022 tarihli ek rapordaki tespitlere ve ticaret sicil müdürlüğünün kayıtlarına göre; dava dışı Şirketin paylarının hamiline yazılı paylar oldukları anlaşılmaktadır. Protokol ve devir tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı yasanın anılan tarihte yürürlükte olan 489.maddesi hükmüne göre; Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder. Davacılar ..., ... ve ... tarafından anılan hisselerin zilyetliğinin davalıya geçirildiği uyuşmazlık dışı olup, davacıların protokol gereği hisse devrini yerine getirdikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının da protokol gereği hisse devri bedelini ödemesi gerekmektedir. Davacılar devir bedelinden 1.400.000,00 TL’nin davacılara ödenmediğini iddia etmiş, dosyaya sunulan delillerden davalının anılan bakiye satış bedelini ödediğini dosya kapsamıyla ispat edemediği görülmektedir. Devir bedeli ödenmediği taktirde hisseleri geri isteme hakkı açıkça saklı tutulmadığı sürece hisselerin geri alınmasının mümkün değildir. Bu nedenle, hisseleri geri alma hakkını saklı tutmayan davacıların hisse senetlerinin devrinin iptalini talep edemeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/218 esas 2020/4322 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/4493 esas 2015/12595 karar sayılı ilamı)(6098 sayılı yasanın 235/3.maddesi) anlaşıldığından, davacıların geri alma hakkını saklı tuttuğuna dair bir delil de sunamadığından davacıların terditli taleplerinden olan hisse devrinin iptali ile hisselerin iadesi yönündeki taleplerinin 6098 sayılı yasanın 235/3.maddesi gereği mümkün olmadığından bu talepleri yerinde değildir. Bu durumda davacıların terditli talebi olan bakiye satış bedelinin tahsili yönünden de az yukarıda açıklandığı üzere; davalının ödeme iddiasını dosya kapsamıyla ispat edemediği, davacılardan protokol nedeniyle alacaklı olduğunu beyan etmiş ise de mahsup veya takas talebi de olmadığından bu hususta ayrı bir araştırma yapılmasına gerek bulunmadığından davacıların alacak taleplerinin bu nedenlerle kabulüne karar verilmesi gerekirken farklı gerekçe ile alacak talebinin kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kamu düzeni yönünden kaldırılması gerekmiştir.<br>Yine dava dilekçesi içeriği ve davacıların 25.01.2023 tarihli talep açıklama dilekçesinde belirtildiği üzere; davacıların ...’ya yönelik taleplerinin sadece inançlı işlem nedeniyle tazminat talebi olduğu, devir bedeli yönünden ise taleplerinin dosyamız davalısı ...’ya yönelik olduğunun anlaşıldığı, inançlı işlem yönünden ise dosyanın bu dosyadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedildiği, dolayısıyla ...’nun eldeki davada taraf sıfatının kalmadığı anlaşıldığından, davada taraf sıfatı kalmayan ... yönünden hüküm kurulması ve karar başlığında davalı olarak gösterilmesi de hatalıdır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni yönünden kaldırılması gerekmiştir.<br>Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, davacıların ve davalının diğer istinaf istemlerinin reddine, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Tarafların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;<br>A-)Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarih, 2021/146 Esas - 2023/650 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-Davacı ... tarafından açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacılar ..., ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine açılan 04/11/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshi, hisse devir sözleşmesi konusu hissenin ve hisseyi temsil eden senetlerin davacıya iadesi ve bu hususun pay defterine yazılması taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,<br>3-Davacılar ...'ın terditli davada ikincil talebi olan, 480.000,00.-TL bakiye hisse devir bedeli alacağının ödenmesi talebinin KABULÜNE, 480.000,00.-TL bakiye alacağın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, <br>4-Davacı ...'ın terditli davada ikincil talebi olan, 480.000,00.-TL bakiye hisse devir bedeli alacağının ödenmesi talebinin KABULÜNE, 480.000,00.-TL bakiye alacağın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, <br>5-Davacı ...'ın terditli davada ikincil talebi olan, 480.000,00.-TL bakiye hisse devir bedeli alacağının ödenmesi talebinin KABULÜNE, 480.000,00.-TL bakiye alacağın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, <br>6-Alınması gereken 98.366,40.-TL harçtan, peşin alınan 922,19.-TL harcın ve 23.669,42.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 73.774,79.-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>7-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanun gereğince; davalı ...'dan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,  <br>8-Davacılar tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcının, 922,19.-TL peşin harcın ve 23.669,42.-TL  tamamlama harcının davalı ...'dan tahsili ile davacılar ..., ... ve ...'a ödenmesine, <br>9-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan gider avansından harcanan 749,30.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.600,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.349,30.-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacılar ..., ... ve ...'a verilmesine, <br>10-Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan davada davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT 7/2 maddesi gereği hesap ve takdir edilen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin, davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, <br>11-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT 13/1 maddesi gereği kabul edilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 76.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>12-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT 13/1 maddesi gereği kabul edilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 76.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>13-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT 13/1 maddesi gereği kabul edilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 76.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>14-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,<br>B-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br><br>1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken  98.366,40-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 25.131,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 73.234,70-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,55 -TL'nin her davacı için ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"306c000385be502a","SID":"107e9d96fe4e7f09"}}