{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1662 Esas  - 2025/254 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1662 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/254<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t:20/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/294 Esas 2022/390 Karar<br><br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 10/07/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27 /03/2025<br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı borçlu ... İnşaat Taahhüt Pazarlama ve Ticaret Ltd.Şti. arasında 06/03/2018 tarihinde 2.500.000 TL limitli kredi açılması için anlaşmaya varıldığı ve buna istinaden Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Genel Kredi Sözleşmelerine davalılar ... ve ... tarafından müteselsil-kefil sıfatıyla imza atıldığı, ancak söz konusu borcun gerektiği gibi ödenmemesi sebebiyle Üsküdar 16. Noterliği aracılığı ile 17/06/2019 tarihinde ve 16952 yevmiye numaralı kat ihtarı gönderildiği ve toplamda 817.881,28 TL'ye ilişkin ihtarnamenin 19/06/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, muaccel hale gelen alacak için davalılar tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, buna istinaden, 24/06/2019 tarihinde Ankara 22. İcra Dairesi 2019/8634 sayılı dosya numarası ile borçlular aleyhine genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, borçlulara ödeme emri tebliğ edildiğini, bunun üzerine borçlular vekili tarafından 03/07/2019 tarihinde ödeme emrine karşı geçerli hiçbir sebep belirtmeksizin veya herhangi bir evrak sunmadan yalnızca 12.000,16 TL işlemiş faiz ve işleyecek %90 oranındaki faize itiraz ettiğini, anapara için takibin kesinleştiğini, sadece faiz için takibin durdurulmasına karar verildiğini,  mevzuat hükümleri ve Yargıtay kararları uyarınca işletilen faizin hukuka uygun olup, takipten sonra da tahsilatlar yapıldığını, takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı ile takipten sonra işleyecek olan faiz alacağı oran ve ferileri için bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek Genel Kredi Sözleşmesi hususunda hiçbir ihtilafın bulunmayışı ve borçlunun itirazının sebepten yoksun olması hususları da göz önüne alındığında, taleplerinin kabulü ile yapılan itirazın iptal edilerek, takibin kaldığı yerden devamına ve İİK m.67/2 uyarınca %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl borca itirazları bulunmadığını, ancak istenen faizin fahiş olduğunu bildirip davanın reddini savunmuş, diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davasının kısmen kabulüne, Ankara 22. İcra Dairesinin 2019/8634 esas sayılı dosyasında davalıların faize yönelik itirazlarının kısmen iptali ile, takibin faiz yönünden; 6.025,06TL işlemiş faiz yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsiline kadar geçen sürede %46,80 temerrüt faizi ve faizin %5 nispetinde BSMV uygulanmasına, 6.025,06TL üzerinden %20 olmak üzere 1.205,01TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ve taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddelerine değinilmeksizin, doğrudan akdi faiz üzerinden bir hesaplama yapılarak temerrüt faizi belirlendiğini, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 8. maddesi ticari işlerde faizi düzenlediğini, ilgili kanun maddesinin birinci fıkrası: \"Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.\" şeklinde olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 2.7.1. maddesi: \"Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür türk lirası krediler ve hesaplar için Banka'nın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler.\" şeklinde açıkça düzenlendiğini ve taraflarca imza edilip kabul edildiğini, taraflarınca yargılama sırasında, temerrüt tarihi itibariyle türk lirası krediler ve hesaplar için davacı bankanın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu yıllık azami faiz oranlarını gösterir tablo sayın mahkemenin dikkatine sunulduğunu, mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları gereğince; taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikli olup TTK m. 8 uyarınca faiz taraflarca serbestçe kararlaştırılabileceğini, temerrüt faizi, Genel Kredi Sözleşmesinin 2.7.1. maddesinde açıkça düzenlendiğini, ilgili madde uyarınca davacı banka tarafından temerrüt tarihi itibariyle TCMB'ye bildirilen cari kredi faizi oranlarının en yüksek olanının %50 fazlası olarak hesaplanacak faiz oranının temerrüt faizi olarak, temerrütün doğduğu tarihten fiili ödemenin gerçekleştiği tarihi kadar işletileceği borçlular tarafından kabul ve imza edildiğini, dolayısıyla TCMB'ye bildirilen ve ekte sunulan tabloda borçlunun temerrüt tarihi itibariyle en yüksek faiz oranı olan %60'a, Genel Kredi Sözleşmesi 2.7.1. maddesi uyarınca %50 fazlası (%30) eklenerek yapılan hesaplama (%60+%30=%90) sonucunda elde edilen %90, temerrüt faizi oranı olarak borçluya uygulanmalı ve bu oran üzerinden hesaplanan işlemiş faiz miktarı 12.100,06 TL alacağının kabulü ile talepnamedeki şartlar uyarınca bu oran üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, talepleri doğrultusunda bilirkişi raporunda seçenekli olarak %90 temerrüt faizi üzerinden yapılan, 12.100,06 TL işlemiş faiz alacakları ve asıl alacağa %90 temerrüt faiz oranı işletilmesinin ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönünden davanın kabul edilmesine ve vekalet ücreti ile her türlü yargılama gideri ve masrafın davalı tarafa yükletimesine karar verilmesi gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için asıl borçlu şirket ve kefiller hakkında yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında, 06/03/2018 tarih, 2.500.000,00 TL limit tahsis edilerek genel kredi sözleşmesinin tanzim edildiği, söz konusu sözleşmenin davalılar ... ve ... tarafından müteselsil borçlu-kefil olarak imzalandığı, davalıların sözleşmenin tanzim edildiği tarihte şirket ortağı olduğu da dikkate alındığında, kefaletin TBK'nun 583 maddesi uyarınca şekil şartların uygun olup, TBK'nun 584/(3) maddesi uyarınca eş rızası aranmayacağı, müteselsil kefaletin Borçlar Kanunu'nun amir hükümlerine uygun olduğu  anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamında yer alan Üsküdar 16. Noterliği'nin 17/06/2019 tarih 16952 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; davacı banka tarafından davalı şirket ile davalılar ... ve ... aleyhine ihtarname keşide edilmek suretiyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir gün içerisinde ihtarnameye konu olan bankadan kullanılan kredilerden doğan borç tutarı kredinin kat ediliş tarihi itibariyle 750.671,91 TL anapara, 60.770,06 TL faiz, 3.238,86 TL komisyon, 3.200,45 TL BSMV olmak üzere toplam 817.881,28 TL'yi ödeme tarihine kadar işleyecek %90 temerrüt faizi, komisyon , masraf ve tüm teferruatı ile birlikte banka alacağının ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir iş günü içerisinde 817.881,28 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete ve davalı borçlulara 19/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu bağlamda TBK'nun 586. maddesi uyarınca dosyamız davalıları kefillere başvuru koşullarının oluştuğu görülmüştür.<br>Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8634 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı banka, borçlusunun dosyamız davalıları ... İnşaat Taahhüt Pazarlama Ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... olduğu, borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 829.981,44 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe konu  borca ve fer'ilerine,  davalıların 03/07/2019 tarihinde yasal süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin  durduğu görülmüştür.<br>Dosya kapsamında yer alan bankacı- müfettiş bilirkişi ...'den alınan 11/03/2022 tarihli raporda özetle;  dava dilekçesinde belirtildiği şekilde; “...banka tarafından temerrüt tarihi itibariyle TCMB'ye bildirilen cari kredi faiz oranlarının en yüksek olanının %50 fazlası olarak hesaplanacağı, faiz oranının temerrüt faizi olarak, temerrüdün doğduğu tarihten fiili ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar işletileceği, borçlular tarafından kabul ve imza edildiği, Dolayısıyla TCMB'ye bildirilen ve ekte sunulan tabloda borçlunun temerrüt tarihi itibariyle en yüksek faiz oranı olan % 60'a Genel Kredi Sözleşmesi 2.7.1. maddesi uyarınca “%50 fazlası eklenerek yapılan hesaplama sonucunda elde edilen “%90 temerrüt faizi oranı olarak borçluya uygulandığı,” sözleşme hükümlerinin mi? (bankanın TCMB bildirdiği %60 oranındaki faizin mi) yoksa o tarihte müşterilerine uyguladığı %31,2 oranındaki faizin mi? esas alınması gerektiğine Mahkemece karar verilmesi uygun olacağı, bu bağlamda; mahkemece, TCMB bildirilen oranın esas alınarak karar verilmesi halinde; bankanın talep etmiş olduğu 12.100,16 TL'nin altında hesaplanan 11.586,65 TL ve alacağa takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %90 Temerrüt Faizi Yıllık faiz, faizin % 5'i nispetinde BSMV'nin, bankaca uygulanan faizin esas alınması halinde ise; bankaca uygulanan faiz oranından takip tarihine kadar işlemiş olan 6.326,32 TL,'nin ve alacağa takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %46,80 Temerrüt Faizi Yıllık faiz, faizin %5'i nispetinde BSM V'nin uygulanmasının uygun olacağının düşünüldüğünü, mahkemece, TCMB bildirilen oranım esas alımarak karar verilmesi halinde; davacı bankanın, takip tarihi itibariyle; 11.586,65 TL işlemiş faiz (BSMV Hariç), Bankaca uygulanan faizin esas alınması halinde ise; 6.025,06 TL işlemiş faiz (BSMV hariç) talep edebileceği, hesaplanmış olup; inceleme ve tespitlerde anapara ile birlikte BSMV tutarları da hesaplanmış olmasına rağmen, bu bölümde bankanın takip talebinde sadece işlemiş faizi talep etmiş olması nedeniyle sadece takip tarihi itibariyle hesaplanan faize yer verildiğini, ancak, takip talebinde, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek faizle birlikte, faizin %5 nispetinde BSMV, vekalet ücreti ve icra masrafları da talep edildiğinden takip tarihinden önce (Rapor içeriğinde hesaplanmıştır) ve/veya takip tarihinden sonra BSMV alınacağının anlaşıldığını bildirdiği görülmüştür.<br>Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan  genel kredi sözleşmesine istinaden krediler açıldığı ve kullandırıldığı, sözleşmeyi davalılar ... ve ...'nin müteselsil kefil-borçlu olarak imzaladığı için kefalet limitinden ve temerrütünden sorumlu olduğu, davalı asıl borçlu şirketin borcunu süresinde ödememesi üzerine hesabı kat edilerek asıl borçlu şirkete ve kefillere ihtarnamenin keşide edildiği, söz konusu ihtarnamede ödenmemiş kredinin ödenmesinin talep edilmesine rağmen davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefiller tarafından ihtarnamenin gereğinin yerine getirilmemesi üzerine aleyhlerinde icra takibine başlanıldığı, davalılar tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durdurulduğundan bahisle, davalıların itirazının iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği hususunda dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmadığı görülmüştür.<br>Dosya kapsamında bir örneği yer alan 06/03/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin ''Kredinin Kullandırılmasında Bankanın Yetkileri'' başlıklı 2.7.I maddesinde; genel kredi sözleşmesi ile ilgili olarak ve bu sözleşme uygulandığı sürece, müşterinin iş bu sözleşme ile belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesi, ihlal etmesi durumunda kredinin muaccel olacağını kabul edeceğinin düzenlendiği, bilirkişi tarafından temerrütün doğduğu tarihte davacı bankanın müşterilerine uyguladığı %31,20 oranındaki faizin esas alınması suretiyle bu miktarın %50 fazlası eklenerek yapılan hesaplama sonucu temerrüt faizi oranının belirlenmesinin ve hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli iş bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerektiği anlaşılmıştır. <br>Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.14/03/2024<br><br>Başkan-       Üye                        Üye -                Zabıt Katibi <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e8cc08077d63f54","SID":"c9b97d3d9cbd1ee2"}}