{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1613 Esas  - 2025/264 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/1613<br>KARAR NO\t\t: 2025/264<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...  ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:15/06/2022<br>NUMARASI\t\t:2020/395 Esas 2022/442 Karar<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 02/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t:14/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından davacı şirket aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2015/27564 esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, takibin dayanağı olarak ise Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/517 esas, 2013/602 karar sayılı tenfiz kararının gösterildiğini, söz konusu kararda; davanın kabulünü, Federal  Almanya Cumhuriyeti Stutgurt Eyalet Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2009 tarih ve 14 0234/09 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verildiğini, yabancı mahkeme kararında ise 51.129,19 euro ana paranın davalılardan ...'ye, 10.225,84 euro anaparanın Mehmet'e, 211,99 euro ek meblağın davalılara, 12/12/2009 tarihinden  itibaren baz faize ek %5 faizle birlikte ödenmesine karar verildiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibinde davalıların davacı şirketten farklı tarihlerde toplam 523.000,00 TL tahsil etmesine karşın, ödemelerin icra dosyasına bildirilmemesi ve fazla faiz nedeniyle icra dosyasının kapatılamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tarafın alacak talebinin haklı olduğu varsayımında davacı şirketin temerrüde düşürülmemiş olmasına rağmen hisse karşılığında paranın ödenmiş olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesinin açıkça yasalara  aykırılık teşkil ettiğini, temerrüt oluşmadan talep edilen faiz yönünden davacının borçlu olmadığının tespitini istediklerini, yabancı mahkeme tarafından verilen kararlarda faiz oranının baz faiz oranı dikkate alınarak hesaplandığını, yabancı ülke para birimine işletilen faiz ile ülkemiz para birimine işletilen faiz oranlarının farklılık gösterdiğini, davalı tarafın alacak talebi yabancı para birimi olmasına rağmen baz faizin dikkate alınmadığını, yabancı mahkeme tarafından hükmedilen faiz oranı ile icra dosyasında talep edilen faiz oranı neticesinde hesaplanan faiz yönünden davacı şirketin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, tenfiz tanıma kararında vekalet ücretinin 1.320,00 TL olmasına karşın, icra takibinde 13.200,00 TL talep edildiğinin ve bu tutara faiz işletildiğini, bu yönüyle de fazla talep edilen tutar yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, sonuç itibariyle, yapılan 523.000,00 TL ödeme de dikkate alınarak, icra takip dosyasında esas borç ve fazladan talep edilen faiz ve diğer alacaklar yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkillerine toplamda 523.000,00 TL ödeme yaptığını iddia etmekte ise de, bu iddiaların yersiz olduğunu, taraflarına dönem dönem kısmi ödeme yapılmış ise de, borcun tamamını kapsamadığını, icra dairesine tahsilat bildirimini sağlayan temel unsurun, tahsilat bildiriminin yapılması değil, tahsil harcının ödenmesi olduğunu, davacı yanın yaptığı ödemelerin tahsil harcını yatırmadan söz konusu dosyada kısmi de olsa ödeme yapıldığının kabulü ve dolayısıyla faiz işlemesinin son bulmasının hukuken mümkün olmadığını, icra iflas hukuku mevzuatına göre, tahsil harcının borçlunun sorumluluğunda olduğunu, farklı müvekkilleri ile davacı arasındaki benzer hukuki nedenlere dayalı icra takiplerinde tahsil harcının davacı tarafından yatırıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dosyanın davalıları tanıma ve tenfiz kararından sonra dayanak yabancı mahkeme kararını Türkiye'de infaza koymuş olup, her ne kadar bilirkişi hem borca Alman Bankalarının uyguladığı baz faiz oranı hem de ... Bankası'nın yabancı paraya vermiş olduğu mevduat faizi dikkate alınarak hesaplama yapmış ise de; ... Bankası'nın yabancı paraya verdiği mevduat faizi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda bulunan borca göre taraflar arasındaki çekişmeyi sonlandırmak gerekir. 19/06/2020 tarihi itibariyle de davacının davalılara borcu 3.105,37 Euro olup, bu tarih itibariyle bu miktar haricindeki kısımdan davacı borçlu değildir, bu nedenlerle tüm dosya kapsamına göre davacının tespit talebinin reddine, menfi tespit davasının ise kısmen kabulüne, 19/06/2020 tarihi itibariyle davacının davalıya 3.105,37 Euro borçlu olduğunun, fazlaya ilişkin talepler yönünden ise borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin, yabancı mahkeme kararına göre Alman Bankalarının faiz oranlarını dikkate alarak hüküm kurması gerekirken T.C.... Bankası A.Ş.'nin faiz oranlarını dikkate alarak hüküm kurması hatalı olup dosya kapsamına kazandırılan ek rapor da dikkate alınarak davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin karar gerekçesinde de belirtmiş olduğu üzere T.C.... Bankası A.Ş.'nin faiz oranlarını dikkate almasının hatalı olduğunu, kararın bu yönden kaldırılmasını ve davacının tüm alacak bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini,<br>\tAyrıca yerel mahkemenin, menfi tespit talepleri yönünden kabul edilen tutarın 74.354,28 euro olduğundan bu tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükedilmesi gerekirken yerel mahkeme taraflarına hükmetmesi gereken vekalet ücretini davalı taraf lehine hükmettiğini, yerel mahkemenin sehven bu hatayı yaptığını düşündüklerini, aksi halde hüküm, gerekçe ve hükmedilen vekalet ücreti birbiri ile çeliştiğini, yerel mahkeme kararında toplam 77.459,65 euro borçtan 3.105,37 euro kadar borçlu olunduğuna, 74.354,28 euro bakımından ise borçlu olunmadığına hükmedildiğini, burada menfi tespit yönünden kısmen kabul edilen borçlu olunmadığına hükmedilen tutarın 74.354,28 Euro olduğundan davacı lehine bu tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin  hatalı olup kararın bu yönüyle kaldırılması, 74.354,28 Euro üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacı lehine hükmedilen 58.485,37 TL nispi vekalet ücretinin ise kaldırılmasını talep ettiğini bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça icra dosyasına ya da haricen herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebiyle Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/63 E. sayılı dosyası üzerinden \"İflas Davası\" ikame edildiğini, söz konusu iflas davası halen derdest olduğunu, Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/63 E. sayılı dosyasında davacı tarafın davalılara olan borcunu depo etmesi gerektiği için, hem iflas davasının sonuçlanmasını geciktirmek hem de davacının davalılara olan borcunu depo etmemek için kötüniyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın temel dayanağı davalıların alacağına işletilecek faizin baz faiz+baz faizin %5i şeklinde mi, baz faiz + %5 faiz şeklinde mi yoksa ... Bankası tarafından yabancı mevduata uygulanan faiz üzerinden mi hesaplanacağı noktasında toplandığını, yerel mahkeme tarafından verilen kararın ... Bankası tarafından yabancı mevduata uygulanan faiz üzerinden yapılan hesaplama ile verilmiş olup bu hususun  usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, hukuki problemin bir diğer kısmının ise \"baz faize ek %5 faiz\" ibaresinden ne anlaşılacağı üzerinde toplandığını, esasen bahse konu olayın, yabancı mahkeme kararının verilmiş olduğu Almanya'da yaşayan ve hukukla biraz ilgilenmiş herkes açısından aynı olduğunu, zira bahse konu ülkede faizin uygulanma biçimi mahkemeler tarafından baz faize ek olarak verilecek faiz miktarının belirlenmesi ile söz konusu olduğunu, buradaki uygulama biçiminin \"baz faiz +ek faiz\" şeklinde olduğunu, https://basiszinssatz.de/zinsrechner/ web sitesi üzerinden taraflarınca yapılan davalılardan biri adına yapılması gereken ödemeyi ve faizi gösteren örnek hesaplamanın ekte sunulduğunu, bahse konu hesaplamanın hızlıca pek çok web sitesi üzerinden yapılabilmesinin mümkün olduğunu, zira hiçbir hesaplama aracında baz faiz + baz faizin %0,05'i şeklinde bir hesaplama usulu bulunmadığını, bahse konu mantık dışı uygulama bilirkişilerin yanlış yorumlaması ve hakimlerin de bu yanlışlığa uyması sebebiyle ortaya çıkmakta ise de artık bu açık hukuki hataya son verilmesi gerektiğini,   hesaplanan faiz oranının açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı taraf yerel mahkemelerin ve bilirkişilerin Almanya Hukuku'nu ve faiz hesaplama usullerini bilmemesinden faydalanmaya çalıştığını, oysa ekte sundukları örnek hesap tablosundan görüleceği üzere davacının  alması gereken alacak miktarının  çok daha yüksek olduğunu, bununla birlikte davaya cevap dilekçesindeki iddialarının da ayrıca tekrarladıklarını, davacı şirket ile farklı davalılar arasında da pek çok dava olduğunu, davacı taraf daha önce de başka dosyalara kısmi ödemeler yapmış olup yapılan ödemelerde tahsil harcı yükümlülüğünün borçlu (davacı) üzerinde kalacak şekilde ödenmesine dair anlaşıldığını, bu beyanda icra dairesine tahsilat bildirimini sağlayan temel unsur tahsilat bildiriminin yapılması değil tahsil harcının ödenmesi olduğunu, davacı yan yaptığı ödemelerin tahsil harcını yatırmadan söz konusu dosyada kısmi de olsa ödeme yapıldığının kabulü ve dolayısıyla faiz işlemesinin son bulması hukuken mümkün olmadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; tenfiz kararına dayalı olarak başlatılan takibe ödeme ve 7194 sayılı yasa uyarınca borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>\tAnkara 31. İcra Dairesi'nin 2015/27564 esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davalılar (alacaklı) tarafından, davacı(borçlu) şirket aleyhine Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.10.2013 tarih 2013/517 esas, 2013/602 karar sayılı ilamına istinaden, 51.129,19 Euro ... Tiryaki alacağı, 15.843,04 Euro işlemiş faiz, 10.225,84 Euro ... alacağı, 3.168,61 Euro işlemiş faiz, 2.161,99 Euro diğer meblağ, 669,92 Euro işlemiş faiz, 43,30 TL yargılama gideri, 8.35 TL işlemiş faiz, 13.200,00 TL vekalet ücreti, 2.545,25 TL işlemiş faiz toplamı, 15.796,90 TL ve 83.198,59 Euro tutarındaki toplam alacağın, icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek  faiz ile tahsilinin talep edildiği, 83.198,59 Euro'un, 1 Euronun 3.1679 TL olduğu kabul edilerek, TL olarak belirlenen 15.796,90 TL nin ilavesi ile takip tarihindeki alacak tutarının TL cinsinden toplam miktarı 279.361,71 TL olarak belirlenip buna göre harç ikmal edildiği görülmüştür.<br>\tDosya kapsamında mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 28/06/2021 tarihli ve 24/01/2022 tarihli bilirkişi  raporlarında özetle; davalı şirketin davacı şirketten talep edeceği faiz oranı, hem davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Alman bankalarının uyguladığı baz faiz oranı hem de ... bankasının yabancı paraya vermiş olduğu mevduat faizi dikkate alınarak, ana paraya 22/12/2015 olan takip tarihi ile davacı borçlu şirketin yapmış olduğu ödeme tarihleri dikkate alınarak borç/ alacak şeklinde hesaplandığını, yapılan hesaplamalara göre; öncelikle davacı borçlunun, davalı alacaklı şirkete yapmış olduğu 523,000,00 TL ödemenin ilk bölümü olan 71.000,00 TL'sından, vekalet ücreti olan 1.320,00 TL, bu tutar için takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz tutarı 234,67 TL ve yine takip tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanan 488,54 TL toplamı 2.043,21 TL mahsup edildiği , kalan tutar (71.000,00-2.043,21=) 68.956,79 TL ve diğer ödemelerin tamamı ödeme tarihindeki kur üzerinden Euro'ya çevrilerek, takip tarihinden ödeme tarihlerine kadar faiz hesaplarının yapıldığını, davalı asıl alacağı 63.517,02 Euro'ya Alman bankalarının uyguladığı baz faiz oranı dikkate alındığında, ana paraya takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz tutarı 1.523,81 Euro, takip sonrası hesaplanan işlemiş faz tutarı 3.748,72 Euro ile ana para 63.517,02 Euro toplamı 68.789,55 Euro'nun yapılan ödeme tutarı 74.354,28 Euro'dan mahsubu sonrasında, davalı alacaklı şirketin davacı borçlu şirketten alacağının kalmadığı, T.C, ... bankasının yabancı paraya vermiş olduğu mevduat faizi dikkate alınarak yapılan hesaplamada, ana paraya takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz tutarı olan 6.632,54 Euro, takip sonrası hesaplanan işlemiş faz tutarı 7.310,09 Euro ile ana para 63.517,02 Euro toplamı 77.459,65 Euro'dan yapılan ödeme tutarı 74.354,28 Euro'dan mahsubu sonrasında, davalı alacaklı şirketin davacı borçlu şirketten 3.105,37 Euro alacağının mevcut olup, 3.105,37 Euro (son ödeme tarihi olan 19/06/2020 tarihli kur E=6,9795) 21.673,92 TL olduğu görüşünü bildirdiği görülmüştür.<br>\tİlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. -1997/776 K.; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E.- 2008/453 K. sayılı ilamları)\t<br>\tSomut olayda,Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/517 esas, 2013/602 kararı ile tenfizine karar verilen dayanak ilam olan , Federal  Almanya Cumhuriyeti Stutgurt Eyalet Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2009 tarih ve 14 0234/09 sayılı  kararının hüküm kısmında “1- Davalılar müteselsil borçlu olarak 1. davacıya 51.129,19 Euro ve buna ilavaten 12.10.2009 tarihinden itibaren baz faize ek %5 puan üzerinden heesaplanacak faizi .... ödemesine, 2-  Davalılar müteselsil borçlu olarak 2. davacıya 10.225,84 Euro ve buna ilaveten 12.10.2009 tarihinden itibaren baz faize ek %5 puan üzerinden heesaplanacak faizi .... ödemesine, 3- Davalıların müteselsil borçlu olarak davacılara 2.161,99 Euro tutarında başka bir meblağı ve buna ilaveten 12.10.2009 tarihinden itibaren  baz faizine ek %5 puan üzerinden heesaplanacak faizi .... ödemesine” hükmedildiği, hükme dayanak bilirkişi raporunda ise baz faizin %5’i esas alınarak faizin hesap edildiği görülmektedir. Dayanak ilamda baz faize ek olarak %5 faize hükmedildiği, bu durumda baz faizin dışında ayrıca alacağa %5 oranında faiz uygulanmasının gerektiğinin kabulü gerekir. (Emsal Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin  22/05/2024   tarih,  2024/197 E, 2024/5202 K sayılı ilamı)<br>\tHal böyle olunca  mahkemece  hesabın bahsi geçen kabul üzerinden yapılması gerekirken baz faizin %5’inin eklenmesi suretiyle hesap yapılarak sonuca gidilmesi hatalı olup, Mahkemece öncelikle   hükme esas alınan 24/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun (3) sayfasında dökümü yapılan (1),(6),(4),(5),(3),(7),(8 ) sıra sayılı  ödemelerin açıklama kısmında    ''Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/63 E- Ankara 31. İcra 2015/27564 E .Depo Bedeli''   yazılı olmasına rağmen , (2) sıra sayılı 20.000,00 TL bedelli ödemenin açıklama kısmında  ''Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/63 E- Ankara 31. İcra 2015/4471 E .Depo Bedeli'' yazılı olduğu da dikkate alınarak, Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/63 E sayılı iflas dosyası ile  Ankara 31. İcra 2015/4471 E sayılı icra takip dosyasının dosya arasına celbine ,akabinde dosyanın bir hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile , yukarıda ayrıntısı ile izah edilen  kabul üzerinden  baz faizin %5’inin eklenmesi  ve  davaya konu Ankara 31. İcra 2015/27564 E sayılı icra dosyası kapsamında yapılan tahsilatların hesaba katılması suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönündeki kararında isabet görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda yazılı gerekçe ile dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2022 tarih 2020/395 Esas, 2022/442  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davalı tarafça yatırılan 370,14 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa  iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t6-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa  iadesine, <br>\t7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2025<br><br>Başkan- ...      Üye - ...                         Üye - ...                    Zabıt Katibi -...<br>...       ...   ...    ...<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1404897dcdf6ac35","SID":"533f4ca9aefaa087"}}