{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/235 <br>KARAR NO:2025/361<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2023/128 <br>KARAR NO:2023/765<br>DAVA TARİHİ: 07/05/2021<br>KARAR TARİHİ:08/12/2023<br>DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul)<br>KARAR TARİHİ:26/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bankası A.Ş.'den banka hesaplarındaki paralardan kaynaklı 34.592,46 TL + 10.216,01 TL toplamda 44.808,47 TL alacağına ilişkin iflas tarihinden itibaren işleyecek faizi ile bilikte iflas masasına kaydının yapılmasının 18/03/2019 tarihinde davalı iflas idaresinden talep edildiğini, iflas idaresinin sıra cetveli tanzim ederek alacağın 33.378,29 TL'sini reddettiklerini, bununla birlikte kabul edilen 11.430,18 TL alacağın 4.sıraya kaydının yapıldığını, ancak davalı iflas idaresi tarafından muhtemel olarak, müvekkilinin 10.216,01 TL bakiyeli hesabının kabulüne karar verilerek söz konusu bakiye üzerine faiz işletilmek suretiyle 11.430,18 TL alacak olduğu sonucuna varıldığını, reddedilen kısım matematiksel olarak 33.378,29 TL ise de esasen müvekkilinin 34.592,46 TL bakiyeli hesabındaki işbu alacağın reddine karar verildiğini, sıra cetvelinin iflas idaresinin uyması gereken uyulmaksızın düzenlendiğini, alacağın reddedilme gerekçesinin iflas idaresi tarafından belirtilmediğini beyan ederek, müvekkilinin reddedilen 34.592,46 TL alacağının sıra cetveline kaydına karar verilmesini, söz konusu alacağa iflas tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava hak düşürücü sürede açılmamış ise davanın öncelikle bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği 34.592,46 TL'lik tutarın 05/12/2016 tarihinde ...'nin kararları doğrultusunda ... Bankası hesaplarına aktarıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI:1-Mahkemenin 10/06/2022 tarihli kararı; \"...Somut olayda, davacı vekili tarafından 18/03/2019 tarihinde yapmış olduğu başvuru sırasında yine aynı tarihte masraf yatırmış olduğu ve işbu başvurunun dava konusu kısım yönünden reddedildiği, verilen ret kararının 23/11/2020 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, huzurdaki  davanın da 07/05/2021 tarihinde açıldığı görülmüş olmakla, kayıt kabul davasının açılması gereken 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davacının davasının hak düşürücü süre-dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir. 2-Dairemizi 01/02/2023 tarihli kararı; \"...Davacı vekili tarafından 18/03/2019 tarihinde toplam 44.808,47 TL alacağın iflas masasına kaydı istemiyle 5410 sıra numarasıyla talepte bulunulduğu ve 40,00 TL masraf yatırıldığı, iflas idaresi tarafından 11.430,18 TL alacağın 4. sıraya kaydına, kalan 33.378,29 TL'nin reddine karar verildiği, ek sıra cetvelinin Türkiye Ticaret Sicil Gazete'sinde 13/11/2020 tarihinde, ... Gazete'sinde 08/11/2020 tarihinde ilan edildiği, davacı vekilinin iflas masasına yapmış olduğu başvuru sırasında bildirdiği \"... Şişli/İstanbul\" adresine çıkartılan tebligatın 23/11/2020 tarihinde iade edildiği ancak müdürlükçe ret kararının yeniden tebliğe çıkartılarak 27/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği dosya kapsamı ile sabittir. 01/11/2019-01/11/2021 tarihleri arasında 1 adet tebligat gideri 19,00 TL olup, davacı tarafça yatırılan 40,00 TL, hem iade edilen hem de daha sonra tebliğ edilen tebligat masrafını (19,00 TL X 2 = 38,00 TL) karşıladığından, bu durumda hak düşürücü sürenin tebliğ tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir. Davanın, 07/05/2021 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmekle, mahkemece \"hak düşürücü süre-dava şartı yokluğu\" nedeniyle verilen usulden ret kararı hatalıdır...\" gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. 3-Mahkemenin 08/12/2023 tarihli kararı; \"...Bankacılık alanında uzman bilirkişiden müflis bankanın kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 06.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının müflis bankada toplam 14 adet TL ve yabancı para cinsinden açılmış hesabının bulunduğu, müflis banka hakkında Mahkememizin 2017/14 Esas sayılı dosyasında 16.11.2017 tarihinde iflas kararı verildiği, davacının kayıt kabul başvurusu neticesinde İflas Müdürlüğü tarafından mevduat dışı alacağın dördüncü sıraya kaydına karar verildiği bakiye olan 33.378,29 TL'nin ise reddine karar verildiği, ancak iş bu davanın açılmasından önce, davacının alacağının mevduat sigorta güvencesi kapsamında olması nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından alınan karar uyarınca ret edilen alacak miktarının ... Bankasında davacı adını açılan bir hesaba aktarıldığının anlaşıldığı, bu nedenle davanın açıldığı tarih itibariyle davacının iflas masasına yazdırılması gereken bakiye bir alacağının bulunmadığı bildirilmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili 08/12/2023 tarihli duruşmadaki beyanında, davanın konusuz kaldığını, zira müvekkilinin yargılama sırasında parasını ... Bankasından tahsil etmiş olduğunu bildirmiştir.Yapılan yargılama toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yapmış olduğu kayıt kabul başvurusunda iflas masası tarafından reddedilen alacağın dava tarihinden önce, söz konusu alacağın sigorta güvencesi kapsamında olması nedeniyle dava dışı ... Bankasında davacı adına açılan bir hesaba aktarıldığı, bu nedenle davacının iş bu dava tarihi itibariyle iflas masasına yazdırılması gereken herhangi bir alacağının bulunmadığı, her ne kadar davacı adına açılan hesaba ... tarafında 18.10.2022 tarihine kadar bloke konulmuş ise de, bu husus ile ilgili tasarrufun davalıya değil ...'ye ait olduğu, nitekim alacağını da yargılama sırasında ...Bankasındaki hesabından tahsil ettiği anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.\" <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacakların red sebepleri ile birlikte gösterilmesi gerektiğini, iflas müdürlüğünce red sebepleri açık olarak bildirilmiş olsa idi iş bu davanın açılmayacağını, davanın yargılama safahatında konusuz kaldığını, davanın açıldığı tarihte müvekilinin haksız olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenlerle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerekmekte iken davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.Müflis ... Bankası A.Ş, BDDK'nın ve Fon Kurulunun kararları doğrultusunda fona devredilerek, 23/07/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22/07/2016 tarihli BDDK kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107/son maddesi uyarınca bankanın faaliyet izni kaldırılmış, Fon Kurulunun 22/12/2016 tarihli kararıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 106/3 maddesi uyarınca doğrudan iflasının talep edilmesi üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 E., 2017/942 K. sayılı kararı ile 16/11/2017 günü saat 15:28 itibariyle iflasının açılmasına, tasfiye işlemlerinin TMSF tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin  2018/629 E., 2018/829 K. sayılı 09/05/2018 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yalnızca harç ile ilgili kısım yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine ise Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27/01/2020 tarih, 2018/1539 E., 2020/406 K. Sayılı ilamı ile iflas kararı onanarak kesinleşmiştir.İİK'nın 195/1. maddesinin \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü uyarınca iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir.Davacı vekilinin 18/03/2019 tarihinde toplam 44.808,47 TL alacağın iflas masasına kaydı istemiyle ... sıra numarasıyla talepte bulunduğu, iflas idaresinin 11.430,18 TL alacağın 4. sıraya kaydına, kalan 33.378,29 TL'nin reddine karar verdiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından, reddedilen alacağın iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İşbu dava konusu olan alacak tutarının, 30/12/2016 tarihinde, davacı adına ... Bankasında açılan hesaba 34.756,46 TL olarak ve \"...'nin 16/12/2016 tarih ve 40961860-203.02-E.19406 sayılı yazısına istinaden\" açıklaması ile yatırıldığı, yani dava tarihinden önce söz konusu alacağın davacı adına açılan hesaba yatırıldığı, yatırılan bedelin değişen kar payı oranları üzerinden vadeli işleme tabi tutulması sebebiyle 06/04/2023 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 63.041,52 TL'ye ulaştığı anlaşılmıştır. İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329) Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına  (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret  mahkemesine dava açmalıdır. İİK'nın 233. maddesine göre sıra cetvelinde, kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235/son maddeleri uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235/2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede  (Asliye Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih 2015/4147 E. 2016/408 K, 14/04/2015 tarih 2015/49 E. 2015/2562 K.) Yukarıda açıklandığı üzere iflas idaresi tarafından reddedilen bir alacağın red gerekçesinin gösterilmemiş olması şikayete sebebidir. Somut olayda her ne kadar dava dilekçesinde alacağın reddedilme gerekçesinin iflas idaresi tarafından belirtilmediği beyan edilmiş ise de bu husus şikayet konusu yapılmamış, eldeki dava sadece kayıt kabul istemiyle açılmıştır. Yargılama aşamasında celp edilen kayıtlar uyarınca, işbu dava konusu alacak tutarının dava tarihinden önce 30/12/2016 tarihinde davacı adına ... Bankasında açılan hesaba 34.756,46 TL olarak ve \"...'nin 16/12/2016 tarih ve ...-...-... sayılı yazısına istinaden\" açıklaması ile yatırıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 326.maddesi uyarınca kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Somut olayda davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığına göre HMK'nın 326.maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması yasal düzenlemeye uygundur. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına ,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8ef7d7c53888da0","SID":"b21440247ade6c63"}}