{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1638 Esas<br>KARAR NO: 2025/502<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/03/2021<br>NUMARASI: 2020/601 Esas, 2021/354 Karar<br>DAVA: MENFİ TESPİT (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında yapılacak İstanbul Uluslararası Ev Tekstili Fuarı'na müvekkilinin katılımı hususunda  taraflar arasında sözleşme düzenlendiğini, fuar hizmet bedelinin ödenmesi için davalıya malen kaydı bulunan 37.106,06 TL bedelli senet verdiklerini,  ancak pandemi gerekçesiyle fuarın 20-24 Eylül 2021 tarihine ertelendiğini, müvekkilinin bu tarihe uyum sağladığını, sonrasında fuarın müvekkilinin uyması beklenemeyeceği bir zaman dilimi olan 2022 yılı Mayıs ayına ertelendiğini, müvekkilinin sözleşmeden dönerek senedin iadesini talep ettiğini, davalının senedi iade etmediğini ileri sürerek sözkonusu senedin takibe konulması durumunda takibin tedbiren durdurulmasına, davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; senet bedelinin icra baskısı altında ferileri ile birlikte 28.01.2021 tarihinde ödendiğini belirterek ödenen 50.272,00 TL'nin ödeme tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevabında;   dava açılmadan önce senedin tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, bu nedenle takibin durdurulmasına değil, ancak icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilebileceğini, müvekkili şirketin iradesi dışında doğan mücbir sebep nedeniyle fuarın ertelendiğini, salgın nedeniyle  idarenin kararları gereği fuarın ertelendiğini, müvekkili şirketin fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; sözleşmenin 2. maddesinde davalıya, fuarın düzenleme tarihini değiştirme de dahil olmak üzere geniş yetkiler tanındığı, davacı/katılımcının bu madde ile, düzenleme tarihinde davalı/düzenleyici tarafından yapılabilecek değişiklikleri ve bunun sözleşmenin fesih sebebi olmayacağını kabul ettiği, her iki taraf tacir olup, davacı tarafından imzalanan sözleşmenin davacı şirket açısından bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacının, fuar tarihinin ertelenmesi nedeniyle sözleşmeden dönme ve ediminin iadesi talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; fuarın münasip bir tarihe ertelenip ertelenmeyeceği belli olmadığından sözleşmeden döndüklerini, sonradan belirlenen fuar tarihinin, müvekkilinin uymasının beklenemeyeceği bir tarih olduğunu, faaliyet alanını değiştiren ve ihracat yapabilme kapasitesini kaybeden müvekkilinin fuara katılmasının kendisine hiçbir katkı sağlamayacağını, sözleşmenin ifa zamanının sözleşmenin esaslı unsuru olduğunu, meydana gelen öngörülemeyen nedenler ile sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini,  davalının edimini ifa etmeden sözleşme konusu  bedeli tahsil etme çabasının kabul edilemez olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Yargılama sırasında senedin tahsili üzerine davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir. İlk derece mahkemesi, davalının sözleşmenin 2. maddesi gereği fuar tarihinde değişiklik yapabileceği ve davacı katılımcının bu nedenle sözleşmenin feshini ve ödenen ücretin iadesini talep edemeyeceği  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.   İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Somut olayda 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuara davacının katılımı hususunda taraflar arasında 20.02.2020 tarihli sözleşme düzenlenmiş, davacı davalıya katılım bedeli olarak 37.106,06 TL bedelli senet vermiştir. Davacının keşidecesi olduğu davaya konu senedin, fuar katılım ücreti olarak davalı şirkete verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözkonusu sözleşmenin 2 maddesinde; \"KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder.\" hükmü yer almaktadır.  Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. HD'nin  2014/5250 Esas, 2014/7346 karar sayılı kararı bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/601 Esas,  2021/354 Karar sayılı ve 19/03/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 158,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 456,98 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fa3ef0937f1cc46","SID":"362af9f95a3e0bb4"}}