{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1312 Esas<br>KARAR NO:2025/452<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/12/2021<br>NUMARASI:2016/1244 E. - 2021/943 K.<br>DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava talepli dilekçesinde özetle;  dava dışı ... A.Ş.'ye ait taşınmazın İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas sayılı dosyasından verilen kararla kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin mahkeme kararına istinaden müvekkili bankanın ... Şubesi'ne yatırıldığını, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas sayılı dosyasından verilen karara ve mahkemenin ödeme müzekkeresine istinaden kamulaştırma bedelini dava dışı ... A.Ş.'ye ödediklerini, davalının müvekkili bankaya ihtarname keşide ederek ...A.Ş.'nin bir takım alacaklarını temlik almış olduklarını, temlik alınan alacaklar arasında bulunan ... sayılı dosyasından kamulaştırma yapılan taşınmazın kaydına haciz konulduğunu ve işbu dosyadaki hacze istinaden kamulaştırma bedelinin kendilerine ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, müvekkili bankanın davalının işbu ihtarnamesine cevap vererek icra dosyasından taşınmaza 03/01/2012 tarihinde ihtiyati haciz şerhinin işlendiğinin görüldüğü, kamulaştırma bedelinin 05/04/2011 tarihinde taşınmazın sahibine ödenmiş olduğunu, ödemenin yapıldığı tarihte davalının temlik aldığını, ... sayılı dosyasından 20/12/1999 tarihinde işlenen ilk haczin düşmüş olduğunu, sonraki işlenen 03/01/2012 tarihli ihtiyati haciz şerhinin ise müvekkili bankanın kamulaştırma bedelini ödemesinden sonra işlendiği hususlarını belirterek itiraz edildiğini, bunun üzerine davalının ... sayılı dosyasından müvekkili banka ve dava dışı ... A.Ş. aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili banka tarafından ilamsız icra takibine itiraz etme süresinin sehven kaçırıldığını, müvekkili bankanın borçlu olmadığı bir icra takibi ile karşı karşıya olduğunu ve cebri icra tehdidi altında olduğunu beyanla, ... sayılı dosyasına konu edilen miktarda müvekkili bankanın davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas ve 2009/200 Karar sayılı ve 2010/126 Esas ve 2011/343 Karar sayılı iki adet mahkeme ilamının açık hükmüne rağmen kamulaştırma bedelinin o dönemde taşınmazın son maliki olan ... A.Ş.'ye mahkeme ilamının açık hükmüne aykırı şekilde ödenmiş olduğunu, dava konusu taşınmazın İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas ve 2009/200 Karar sayılı ve 2010/126 Esas ve 2011/343 Karar sayılı dosyası ile kamulaştırıldığı ve kamulaştırma bedelinin müvekkilinin haczinin devam etmesine rağmen ve mahkeme ilamına aykırı olarak taşınmazın son malikine ödenmiş olduğunu, davacı bankanın kamulaştırma yapan mahkemenin ilamının aksine hareket ederek ödeme yaptığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle bu zararlarının tazmini için dava konusu icra takibini başlattıklarını beyanla davanın reddine, borçlunun dava konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;\"Dosyada alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları mahkememizce incelenip denetlenmiş, raporların toplanan delillere, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere uygun olduğu görülmüştür.İddia, savunma, dosyadaki tüm deliller ile mahkememizce benimsenerek hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; kamulaştırılan ve kaydına ihtiyati haciz şerhi işlenen taşınmaz için 2004 sayılı İİK.'nunda öngörülen süreler içerisinde gerekli satış avansının yatırılmadığı ve ilgili icra müdürlüğünden satış talebinde bulunulmadığı, bu nedenle taşınmazın kaydında mevcut haczin düştüğü, davacı bankanın kamulaştırma bedelini ödediği tarih itibariyle taşınmazın kaydında bulunan ve davalı tarafça konulan haczin İİK.'nun 110. maddesi gereği düşmüş olduğu, taşınmazın kaydına 03/01/2012 tarihinde işlenen sonraki ihtiyati haczin ise davacı banka tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye kamulaştırma bedelinin ödenmesinden sonra işlendiği, bu nedenle davacı banka tarafından ilgili mahkeme kararına ve mahkemece yazılan müzekkereye istinaden hak sahibi şirkete ödeme yapıldığı, bir başka ifade ile davaya konu kamulaştırma bedelinin dava dışı ... A.Ş.'ye ödenmiş olmasında davacı bankanın herhangi bir hatalı ve/veya kusurlu işleminin bulunmadığı, bu nedenle davalı bankanın dava dışı ... A.Ş.'ye yaptığı ödeme nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, davalı şirketin ... sayılı dosyasından kamulaştırılan taşınmazın kaydına işlediği haczin ihtiyati haciz niteliğinde olduğu, kesin haciz niteliğinde olmadığı, davalı şirketin ihtiyati hacze istinaden kamulaştırma bedelinin kendilerine ödenmesi gerektiğini iddia ederek davacı banka hakkında davaya konu ilamsız icra takibine girişmesinin haklı ve yerinde olmadığı, davacı bankanın cebri icra tehdidi altında 21/12/2016 tarihinde ödemek zorunda kaldığı tutarı (265.443,26-TL'yi) talep etmekte haklı olduğu, sonuç olarak ispat yükü kendinde olan davacı bankanın davalı şirkete herhangi bir borçlunun bulunmadığını ispat ettiği, her ne kadar eldeki dava menfi tespit davası olarak açılmış ise de sonradan istirdat davasına dönüştüğünden ve her iki taraf da tacir olduğundan, davacı banka tarafından icra dairesine ödenen miktara ödemenin yapıldığı 21/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, ayrıca davacı banka tarafından davalı şirketin takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından ve yasal koşulları oluşmadığından davacı bankanın davalı şirkete yönelik tazminat talebinin ise reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile;Davanın kabulü ile; Davacı ... Bankası ....'nun ... sayılı dosyasına konu edilen miktara yönelik davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine,Davacı banka tarafından davalı şirkete ödenen 265.443,26-TL'nin ödeme tarihi olan 21/12/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı bankaya verilmesine,Yasal koşulları oluşmadığından davacı bankanın davalı şirkete yönelik tazminat talebinin ise reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas ve 2009/200 Karar sayılı ve 2010/126  Esas ve 2011/343  karar sayılı iki adet mahkeme ilamının açık hükmüne rağmen kamulaştırma bedeli o dönemde son taşınmaz maliki olan  davalı... A.Ş ‘ye mahkeme ilamının açık hükmüne aykırı şekilde ödendiğini, müvekkili Şirket, .... Şti. ... sayılı dosyasındaki alacakları ve bu dosyalarla bağlantılı mahkeme dosyalarını tüm ferileri ile birlikte ... A.Ş.’den Beyoğlu ... Noterliği'nin 25/07/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı işlemi ile temlik aldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu bu dosya ile bağlantılı yine bu dosyadaki  alacakların tahsili için İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/1285 Esas sayılı dosyadan açılan  tasarrufun iptali davasında  dosya başka mahkemeye devir edildiğini, dava konusu taşınmazın İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/422 Esas ve 2009/200 Karar Sayılı ve  2010/126  Esas Ve 2011/343  Karar Sayılı dosyası ile kamulaştırıldığı ve kamulaştırma bedelinin davalı banka nezdindeki ... nolu hesaba yatırıldığını, davacı banka mahkeme ilamında ve yazılan müzekkerede yazılan bedele yansıtma işlemini yapmadan taşınmazın kaydından müvekkili şirketin 20/12/1999 tarih ve ...yevmiye ve yine 03/01/2012 tarihi ve ... yevmiye sayılı haczini ve devam eden tasarrufun iptali davasının akıbetini araştırmadan tasarrufun iptaline karar verilen kamulaştırılan taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedelini son malik ... A.Ş.’ye ödediğini, ödemenin yapıldığı 05/04/2011 tarihinde de bugün dahi  haczinin devam ettiği kamulaştırma bedeli müvekkili şerketin alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmediğini, bunun üzerine davacı banka Üsküdar ... Noterliğinin 26/09/2016 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, davacı banka ödeme yapmadığı gibi İstanbul ... Noterliğinin 19/10/2016 tarihli ... yevmiye sayılı ihtar ile müvekkilinin gönderdiği ihtara itiraz ettiği ve alacağın zaman aşımına uğradığından bahisle ödeme yapmayacağını bildirdiğini, müvekkili şirket ihtara rağmen ödemenin yapılmaması üzerine ... sayılı dosyasından 230.044,66 TL kamulaştırma bedelinin faizi ile tahsilinin sağlanması için davacı banka ve diğer borçlu ... A.Ş.'ye ilamsız takip yaptığını, davacı banka süresinde itiraz ettiğini ve takip kesinleştiği ve cebri icra yoluyla alacak tahsil edildiğini, müvekkili Şirket, ihtara rağmen  ödemenin yapılmaması üzerine ... sayılı dosyasından 230.044,66 TL kamulaştırma bedelinin faizi ile tahsilinin sağlanması için davacı banka ve diğer borçlu ... A.Ş.’ye ilamsız takip yaptığını, davacı banka süresinde itiraz etmemiş ve takip kesinleşmiş ve cebri icra yoluyla alacak tahsil edildiğini, diğer borçlu ... A.Ş. ise süresinde takibe itiraz etmiş ve takip onun açısından durduğunu, alacaklı banka ...bank'a el konulmasından önce açıldığını ve söz konusu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, ...bank'a el konulması (2002) ile alacak fon alacağı haline geldiğini, ödemenin yapıldığı tarih olan 05/04/2011 tarihinde daha kesin hacze  dönüşmediğini, davacı banka ödeminin yapıldığı tarihte tapu kaydında  ... sayılı dosyasındaki haciz için yansıtma ve ödeme  yapması gerekirken bunu yapmamış mahkeme ilamına aykır şekilde taşınmaz malikine ödeme yaptığını,  müvekkili şirketten önceki alacaklı ... A.Ş. tarafından 22/04/2015  tarihinde satış talep edilerek 500 TL satış avansı yatırılmış yine müvekkili tarafından dosya temlik alındıktan sonra 18/08/2016 tarihinde ve yine 20/02/2017 tarihinde satış talep edilerek 500’er TL satış avansı  dosyaya ayrıca yatırıldığını, ödemenin yapıldığı 2011 tarihinde ve  takibin yapıldığı  2016 tarihte müvekkili şirketin alacaklı olduğu icra dosyasından  alacağı  hala devam ettiğini, ... sayılı takip dosyası ile davacı ... Bankası ...'ya takip yapılmasına engel olmadığını, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/422 Esas ve 2009/200 Karar sayılı ve  2010/126  Esas ve 2011/343  karar sayılı iki adet mahkeme ilamının açık hükmüne rağmen kamulaştırma bedeli o dönemde son taşınmaz maliki olan  davalı ... A.Ş. ‘ye mahkeme ilamının açık hükmüne aykırı şekilde ödendiğini, ... Bankası ... kendi mahkemesini kurup yargılamasını yapmış ve hacizlerin düştüğüne kanaat getirerek ödemeyi son malike yaptığını, davacı tarafından icra dosyasına 21.12.2016 tarihinde yapılan 265.443,26 TL lik ödemenin tamamı müvekkiline gelmemiş olduğu ve icradan reddiyat yapılırken harçları kesilerek 250.189,56 TL olarak müvekkiline gönderildiğini, dolayısıyla 265.443,26 TL müvekkiline gelmemiş olup avans faizi ile iadesine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01.12.2021 gün ve 2016/1244 Esas - 2021/943 Karar sayılı kararının kaldırılıp/bozularak yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, bu mümkün değil ise kararın bozularak/kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ... sayılı  dosyasından  ...bank  A.Ş  tarafından  ....A.Ş  aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu icra takibi döviz kredilerinden doğan alacaktan  kaynaklandığını, ...’nin  ...bank’a  el koyması  ile  iş  bu icra dosyası kamu alacağına  dönüştürmeyeceğini, ...’nin  6183 sayılı kanuna göre tahsil yetkisi  yalnızca  fon alacaklarından kaynaklandığını, Fon alacağı kavramına 4389 sayılı Bankalar kanununun 15/b maddesi gereği  bankaların hakim  ortakları  ve  yöneticilerinin  usulsüz  kredilerle  bankaların  içini boşaltması  ile  doğan  alacaklarının  fon  alacağı  sayılacağı  belirtildiğini, İcra  takibine  dayanak  alacak  kredi  sözleşmesinden kaynaklandığını, bundan dolayı usulüne  uygun verilen bir krediden  ve kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan  bir  alacaktan dolayı  takip alacaklısı  ...’a TMSF  tarafından el konulması icra takibi alacağını da fon alacağına dönüştürmeyeceğini, TMSF  tarafından icra takibine konu alacağın 6183 sayılı kanuna göre takip ve tahsiline karar  verilmediğini, takip konusu alacak İ.İ.K ‘nu hükümlerine tabi olduğunu, kamulaştırılan ve  kaydına  ihtiyati haciz  şerhi işlenen  taşınmaz  için  İ.İ.K’nunda öngörülen  süreler  içerisinde satış  avansı  yatırılmadığından ve satışta  istenmediğinden taşınmazın kaydındaki haciz düştüğünü, davalının ... sayılı icra dosyasından kamulaştırmaya konu taşınmazın  kaydına işlediği  tedbir  mahiyetli ihtiyati  haciz kararının  dayanağı  olan  İstanbul 12. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  2012/144  E. sayılı  ilamı  henüz  kesinleşmediğini, davalının  ... sayılı dosyasından kamulaştırılan taşınmazın  kaydına  işlediği  haciz  ihtiyati  haciz  olduğundan, kesin  haciz  olmadığından, davalının  iş  bu ihtiyati hacze istinaden  kamulaştırma  bedelinin  kendilerine ödenmesi  gerektiğini  iddia  ederek  müvekkili  banka  hakkında  ilamsız  takip yapması  ve  cebri icra tehdidi ile  dava  konusu  tutarı  müvekkili bankadan tahsil etmesi  hukuka  ve  hakkaniyete  aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da talebinin yerinde olmadığını, ... sayılı  dosyasına konu edilen miktarda müvekkili bankanın borcunun olmadığının tespitine, davalıya ödenen 265.443,26-TL tutarın  ödeme tarihi  olan 20.12.2016 tarihinden  itibaren %39 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, davalının  kötü niyet tazminatına mahkum edilmesin karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu  İİK.'nun 72/3 maddesine göre icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Dava, dava  açıldıktan sonra (yargılama sırasında) davacı banka tarafından haciz baskısı altında icra dosyasına 21/12/2016 tarihinde ödeme yapılması sebebi ile kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür.Davalı  ...  (yenilenmekle ...ve yine yenilenmekle... sayısını almıştır)  Esas sayılı dosyasındaki alacakları ve  bu dosyalarla bağlantılı mahkeme dosyalarını tüm ferileri ile birlikte ... A.Ş.’den Beyoğlu ... Noterliğinin 25/07/2016 tarih ve .... yevmiye sayılı işlemi ile temlik almıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.29/03/2019 tarihli bilirkişi heyet  raporda özetle; \"açılan tasarrufun iptali davalarında İİK.'nun 281/2. maddesinde yer alan “Hâkim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında, alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir” şeklindeki hüküm uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının mahkemece; “…davanın kabulü ile tasarrufun iptaline...” karar verilmesi ile kendiliğinden kesin hacze dönüşeceği, yüksek mahkemenin bu hususu; “…İİK.'nun 281/2. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin, tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibraz ederek cebri icra işlemine devam edebileceği…”, “…Tapuya şerh edilen ihtiyati haciz kararının davanın karara bağlandığı gün kesinleşmiş olacağı…”, “…İİK.'nun 281/2. maddesi uyarınca açılmış olan tasarrufun iptali davalarında uygulanan ihtiyati haczin, tasarrufun iptali davasının kabulü ile kendiliğinden kesin hacze dönüşeceği, ayrıca bu dava sırasında konulmuş olan ihtiyati haczin, İİK.'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan ihtiyati hacizden farklı olduğu…”, “…Tasarrufun iptali davası ile birlikte ihtiyati haciz kararının alınarak uygulanmış olması halinde, davanın kabulüne karar verildiğinde, ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmüş olacağı…” şeklinde ifade ettiği, bu nedenle tasarrufun iptali davası açılırken (veya dava devam ederken) konulmuş olan ihtiyati haczin, ancak “davanın kabulüne ve tasarrufun iptaline” karar verildiği tarihte kesin hacze dönüşmüş olacağı, satış isteme süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, mahkemenin “davanın kabulüne, tasarrufun iptaline” karar verdiği tarihte, kamulaştırma nedeniyle bedele yansıtılan ihtiyati haciz, kendiliğinden kesin hacze dönüştüğünden, alacaklının -ayrıca mahkemenin kararının kesinleşmesini beklemeden- bu tarihten itibaren menkul hükümlerine tabi paranın 6 (altı) ay içerisinde haciz dosyasına intikalini isteyebileceği, aksi halde, 6 (altı) ay geçmekle konulan haczin düşeceği, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen tasarrufun iptali davası devam ettiğinden, ... sayılı dosyasında ... A.Ş. tarafından uygulanan hacizler düşmediği halde (İİK. 78/2, 281/1.m) 05/04/2011 tarihinde davalı banka tarafından mahcuz kamulaştırma bedelinin ... A.Ş.'ye ödendiği, ödeme tarihinde davalı/alacaklının alacağı temlik almadığı, temlik işleminin hükümlerini ancak alacak hakkının doğduğu anda doğuracağı, devredilen alacak İİK.'nun 206. maddesinde sayılan imtiyazlı sıralardan hangisinde yer alıyorsa devir işleminden sonra da aynı sırayı koruyacağı, yani devralan şahsın da aynı sıradan yararlanabileceği, fakat bu imtiyaz devreden eski alacaklının kişisel durumundan kaynaklanıyorsa alacağın temliki ile birlikte devralana geçmeyeceği, devredende kalmaya devam edeceği, (mesela İİK. m.101'deki hacze iştirak halleri, ücret alacağına ilişkin imtiyazlar devredenin şahsına aittir. Bunlar devralana geçmez), fonun bu kanunun 130. maddesinde sayılan gelirleri ile 108. ve 135. maddesindeki alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, TMSF'ye devredilen bankaların tüm alacaklarının aynı hukuksal statüye alınmadığı, banka hakim ortağı, yöneticisi veya bunların yakın eş ya da çocukları olmayan üçüncü şahıs borçluların özel borçları için 6143 sayılı kanunun uygulanması düzenlenmediği, hangi kalem alacakların “fon alacağı” sayılacağının 4389 sayılı kanunun 15/3. maddesi, 5411 sayılı yasanın 108. maddesinde belirlendiği, banka hakim ortağı üst düzey yöneticisi veya bunların eş ya da çocuğu olmayan ve dolanlı işlemlere dayanmayan üçüncü kişilere ait borçların fon alacağı sayılacağına ilişkin hiçbir düzenleme yapılmadığı, sadece fonun en az yüzde yirmi hissedar olduğu varlık yönetim şirketlerinin, fondan devraldığı alacaklarla ilgili olarak bu kanunun 132. Maddesinin sekizinci fıkrası ve 138.maddesinin beşinci fıkrasında fona tanınan hak ve yetkileri kullanabileceği, varlık yönetim şirketleri alacaklarını temlik alanlar için ise bankalar yasasında bir düzenleme bulunmadığı, dolayısı ile varlık yönetim şirketlerine ait bu hakların temlik alana geçmeyeceği, davalı tarafın Üsküdar ... Noterliği'nin 26/09/2016 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarı ile müvekkili şirketin ... (yenilenmekle ... ve yine yenilenmekle ... sayısını almıştır) Esas sayılı dosyasındaki alacakları ve bu dosyalarla bağlantılı mahkeme dosyalarını tüm fer'ileri ile birlikte... A.Ş.'den Beyoğlu ... Noterliği'nin 25/072016 tarih ve...yevmiye sayılı işlemi ile temlik aldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu bu dosya ile bağlantılı yine bu dosyadaki alacakların tahsili için İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/1285 Esas sayılı dosyasından açılan tasarrufun iptali davasında ... A.Ş. adına kayıtlı Eminönü, ..., ... ada, ... parselde kayıtlı dükkan nitelikli taşınmazla ilgili tasarrufun iptaline karar verildiğini, tasarrufun iptaline konu taşınmazın kaydındaki müvekkili şirketin alacaklı olduğu ...(yenilenmekle ... ve yine yenilenmekle ... sayısını almıştır) Esas sayılı dosyasından 20.12.1999 tarih ve ...yevmiye ve yine 03.01.2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı haczi bulunduğunu, dava konusu taşınmazın İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas ve 2009/200 Karar sayılı dosyası ile kamulaştırıldığı ve kamulaştırma bedelinin şubeniz nezdindeki ... no'lu hesaba yatırıldığının mahkeme dosyasının incelenmesi sonucunda öğrenildiğini, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas ve 2009/200 Karar sayılı dosyasından verilen gerekçeli karar ve bankanıza yazılan müzekkerede ... Tapu kütüğündeki vakıf icaresi, ipotek, haciz, satış vaadi ve sair gibi herhangi bir ayni hak, takyidat mevcut ise bunların da BEDELE YANSITILARAK adı geçen ... A.Ş.'ye ödenmesine ... şeklinde talimat yazıldığını, bu çerçevede müvekkili şirketin alacaklı olduğu dosyadaki hacizlerinin de dikkate alınarak ihtarın tebliğinden itibaren kamulaştırma bedeli olan ve müvekkilinin tapu kaydında haczinin olduğu 230.044,66-TL.'nin müvekkili adına kayıtlı hesaba ya da ... hesabına ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvuracağı, bu yönde sarfına mecbur kalınacak mahkeme, icra masrafları, avukatlık ücreti ve sair fer'ilerin de muhataba ait olacağının ihtar edildiği, ihtarın davalı bankaya hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ şerhi bulunmadığından davalı bankanın İstanbul ... Noterliği'nin 19/10/2016 tarih ve ... Yevmiye no'lu ihtara cevaben verdiği tarih tebliğ olarak değerlendirildiğinde mahkemece davalı/alacaklının kamulaştırma bedelini talep hakkının kabul edilmesi halinde 19/10/2016 tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmiş olduğu belirtilerek ve sonuç olarak davalının 231.689,63-TL.'lik talebinin yerinde olmadığı\" belirtilmiştir.17/08/2020 tarihli bilirkişi heyet EK raporunda özetle;\" ... sayılı dosyası, davalı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi, beyan dilekçesi ve eklerindeki hususlar ile davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçesindeki hususlar dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede 27/03/2019 tarihli kök raporda ... sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle talep edilebilir borç miktarının 231.689,63-TL. olduğunun tespit edilmiş olduğu, 28/09/2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı 26/09/2016 tarihli ihtarname tebliğ tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmiş olduğu, kök rapordaki maddi hatanın böylelikle düzeltilmiş olduğu, 17/11/2016 tarihi itibariyle 232.880,83-TL. miktarlı alacak talebinde fahişlik bulunmadığı, 12/12/2003 tarih ve 5020 sayılı kanunun 27. maddesiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na eklenen ve 26/12/2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3. maddeyle fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin yirmi yıl olarak öngörüldüğü, aynı kuralın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141. maddesinde de benimsenmiş olduğu, anılan maddede “Bu kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır” hükmüne yer verilmiş olduğu, 5411 sayılı kanunu geçici 16. maddesinde “Bu kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir” düzenlemesi yer almakta iken anılan maddede yer alan “zamanaşımı” sözcüğünün Anayasa Mahkemesi'nin 04.06.2014 tarih ve 2014/85-103 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğu ve söz konusu kararın 12.09.2014 tarihinde 29117 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla iptal hükmünün yürürlüğe girmiş olduğu, bu durumda Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen kararıyla TMSF lehine getirilen yirmi yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olacağına yönelik düzenlemenin iptal edilmiş bulunduğu, bu nedenle somut olayda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen geçici 16. maddenin yürürlük tarihi olan 01.11.2005 tarihinden önce ... (Yeni:..., ...) sayılı takip dosyasında takip başlatılmasıyla borcun muaccel hale geldiği hususu dikkate alındığında Fon lehine getirilen zamanaşımı düzenlemesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu nedenle zamanaşımının yirmi yıl olduğunun kabulünün de mümkün olmayacağı, 09.05.2007 tarihinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce karar verilmesi ile 20.12.1999 tarihli ihtiyati haczin HUMK 112. maddeye göre düştüğü, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422, 2009/200 sayı ve 19.11.2009 tarihli kamulaştırma kararından ve bankanın 05.04.2011 ödeme tarihinden önce ... sayılı dosyasından tapuya başkaca haciz konulmadığı, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/394 Esas sayılı dosyasından görülen itirazın iptali davası neticesi dava dosyasından anlaşılmamakla birlikte anılan icra dosyasından aynı alacak için 03.01.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı yenilenen ihtiyati haciz şerhinin tatbik edildiği, tekrar ihtiyati haciz konulması ile alacaklının 20.12.1999 tarihli ilk haczinden feragat ettiği sonucuna ulaşılacağı (ör. Yargıtay 12. HD. 27.06.2014 T, E:15060, K:18915), İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/44 Esas-2012/262 Karar sayılı 29.11.2012 tarihli kararı ile de 'Müflis ... A.Ş. ve ... A.Ş. Arasındaki tasarrufun iptali ile Eminönü ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı Müflis ... AŞ. iflas idaresine cebri icra yetkisi verildiği, bu nedenle bozulan hükme dayanarak takip alacaklısının dosyasından haciz koymadan kamulaştırma bedelinden yararlanamayacağı belirtilerek, sonuç olarak; Anayasa Mahkemesi'nin 04.06.2014 tarih ve 2014/85-103 sayılı kararıyla TMSF lehine getirilen yirmi yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olacağına yönelik düzenleme iptal edilmiş bulunduğundan zamanaşımının yirmi yıl olduğunun kabulünün de mümkün olmayacağı, ... sayılı dosyasından 20.12.1999 tarihli tapuya şerh edilen ihtiyati haciz kararının İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/1285 Esas -2007247 K. sayılı 09.05.2007 tarihli kararı ile düştüğü, bir an için haczin düşmediği kabul edilse bile ... (E:...) yenilenen dosyasından 03.01.2012 tarihinde tekrar ihtiyati haciz konulması ile alacaklının ilk hacizden feragat ettiği sonucuna ulaşılacağı, tasarrufun iptali kararı nedeniyle de bozulan hükme dayanarak takip alacaklısının haciz koymadan kamulaştırma bedelinden yararlanamayacağı, ... sayılı takibinde 232.880,83-TL talep edildiği, talepte fazlalık bulunmadığı, davalı yönünden süresinde itirazda bulunulmadığı, takip sonrası açılan menfi tespit davası nedeniyle %115 teminat olarak 265.443,26 TL'nin icra dosyasına yatırıldığı, İİK. 72. maddesi uyarınca alınmış teminatın alacağın tahsilindeki gecikmeden doğan zararı karşılamak için olduğu, borçluya davanın kabulü halinde yatırdığı teminata faiz işletilmesine yönelik bir düzenleme bulunmadığından talep edilemeyeceği, teminata talep edilen %39 faiz talebinin ve diğer taraf iddialarının, sunulan kesinleşmiş yargı kararlarının, zamanaşımı def'inin mahkemenin takdir ve değerlendirilmesine ait olacağı \" belirtilmiştir. 24/09/2021 tarihli bilirkişi heyetine ait 2. EK raporda özetle,  davalının davaya konu ... sayılı takibinde 232.880,83-TL. talebinin yerinde olmadığı ve davacı banka tarafından 20/12/2016 tarihinde takip borcu olarak 265.443,26-TL. ödendiği \" belirtilmiştir.Somut olayda; Dava dışı ... A.Ş.'ye ait taşınmazın  İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 Esas sayılı dosyasından verilen kararla kamulaştırılarak kamulaştırma bedelinin bankanın Sirkeci şubesine yatırıldığı, Davacı banka  tarafından mahkeme kararına ve ödeme  müzekkeresine istinaden dava dışı tapu maliki... A.Ş. şirketine  05/04/2011 tarihinde  ödeme yapıldığı sabittir.Davacı  ödemenin yapıldığı tarihte ... sayılı dosyasından 20/12/1999 tarihinde işlenen ilk haczin düşmüş olduğunu, sonraki işlenen 03/01/2012 tarihli ihtiyati haciz şerhinin ise müvekkili bankanın kamulaştırma bedelini ödemesinden sonra işlendiğini yapılan ödemenin doğru olduğunu bu nedenle hakkında başlatılan ... sayılı dosyasından borçlu olmadığını ileri sürmektedir.Davalı ise, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/126  Esas ve 2011/343 Karar Sayılı dosyasından 13/10/2011  tarihinde “…..tapu kütüğündeki vakıf icaresi,  ipotek, haciz, satış vaadi ve sair gibi herhangi bir ayni hak,   takyidat  mevcut ise bunlarında bedele yansıtalarak “ kamulaştırma bedelinin son malike ödenmesine karar verildiğini, davacı tarafından “ bedele yansıtma “ işlemini yapmadan taşınmazın kaydından müvekkil Şirketin 20/12/1999 tarih ve ...yevmiye ve yine  03/01/2012 tarihi ve ...yevmiye sayılı  haczini ve devam eden tasarrufun iptali davasının akıbetini araştırmadan   tapu malikine yapılan ödemenin yanlış olduğunu belirterek  kendisine ödenmesi gereken meblağa istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddini ileri sürmektedir.İstanbul 4. ATM nin 1999/1285 Esas sayılı dosyasında, 13/12/1999 tarihli kararı ile İİK 281/2 maddesi gereğince taşınmazın...A.Ş tarafından devrinin önlenmesi için 715.911.679.967 TL için İHTİYATEN HACZİNE karar verilmiştir. İstanbul 4. ATM nin 09/05/2007 gün, 1999/1285 Esas 2007/247 Karar sayılı kararı ile ; -Davacının davasının KABULÜ ile, ... sayılı dosyasındaki alacakla sınırlı olmak üzere davalılar Müflis ... A.Ş. ile ...A.Ş. arasındaki tasarrufun iptali ile İstanbul / ... mah, ... ada, ... parsel sayılı taşinmaz üzerinde davacıya cebri icra hakkı tanınmasına karar verildiği kararın temyiz edilmesi neticesinde, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2010/10591 Esas 2011/12322 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği  İstanbul 22.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/44 Esas no sunu aldığı ve İstanbul 22.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/11/2012 gün, 2012/44 E-2012/262 K. sayılı  kararı ile de 'Müflis ...Aş.ve ...Aş. Arasındaki tasarrufun iptali ile ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı Müflis ... A.Ş iflas idaresine cebri icra yetkisi verildiği ve iş bu kararın 27/03/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Yargıtay 12 HD nin  2023/8335 Esas, 2024/4238 Karar sayılı kararında;\"  İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılarına zarar veren bazı tasarrufları davacı alacaklı bakımından, onun alacağı ölçüsünde hükümsüz hale getirmeye yarayan bir davadır. İptal davası ayni bir dava olmadığından iptal isteminin kabul edilmesi halinde, takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak, takip konusu alacak ve faiz, masraf gibi eklentilerine yetecek oranda tasarrufun iptaline karar verilir ve alacaklıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış istemi yetkisi tanınır.İİK’nın iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.” düzenlemesi mevcut olup burada düzenlenen, ihtiyati haciz kararı; tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında alacaklının talebi üzerine mahkemece tedbir niteliğinde verilmiş bir karar olmakla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir. İptale tabi tasarruf konusu malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise, onun yerine kaim olan miktar kadar üçüncü kişinin mal varlığına ihtiyati haciz konulabilecektir. İİK’nın 281/2. maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati haciz, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğundan, davayı kazanan davacı alacaklının, İİK’nın 281/2. maddesi kapsamındaki ihtiyati haczin dayanağı olan ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmamaktadır. İİK’nın 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşür. Bu nedenle İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekir.\"denilmektedir.Yargıtay 11. HD nin 2023/3357 Esas, 2024/5585 Karar sayılı ilamında;\" Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli,  2019/11-327 E. ve  2019/1072 K. sayılı ilamı da nazara alınarak yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu alacak  Bankacılık Devlet Denetleme Kurulu’nun 09.07.2001 tarihli kararı ile bu davadan kaynaklanan tüm hak ve alacakların Fon’a devredildiği, 27.02.2006 tarihinde ise alacağın temliki sözleşmesi ile davayı açan ... A.Ş'ye temlik edildiği, davaya konu kredi borcunun 11.08.1998 tarihinde kat edilerek muaccel hale geldiği anlaşılmıştır. Bu tarihte zamanaşımı süresi 10 yıldır. 4389 sayılı Kanun’a 26.12.2003 tarihinde eklenen Ek 3 üncü madde ile fon alacaklarında zamanaşımı süresi 20 yıla çıkarıldığından dava konusu alacağın gerek Fon’a devredildiği tarih gerekse alacağın temliki ile dava açan şirkete temlik edildiği tarih itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan zamanaşımı süresi 20 yıl olarak hesaplanacaktır.   Takip tarihi itibarıyla 20 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemenin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair kararı yerinde görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir. \"denilmektedir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Tasarrufun İptali Davasının görüldüğü, İstanbul 4. ATM nin 1999/1285 Esas sayılı dosyasında 13/12/1999 tarihli kararı ile İİK 281/2 maddesi gereğince taşınmazın ... A.Ş tarafından devrinin önlenmesi için 715.911.679.967 TL için İhtiyaten Haciz karar verildiği, ihtiyati haciz kararının  tapuya 20/12/2019 tarihinde ... yevmiye ile şerh verildiği, Tasarrufun iptali dosyasından  karar verilmekle yukarıda belirtilen yargıtay kararında da açıklandığı üzere ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü davacı banka tarafından mahkeme kararına istinaden ödeme yaparken tapu kaydında mevcut haczin devam edip etmediğinin sorulmadığı ve haczin düşmediği devam ettiği,  bu nedenle tapu malikine yapılan ödemenin yerinde olmadığı ve sonra haciz tesis edilmesinin önceki haczi ortadan kaldırmayacağından dolayı alacaklı tarafından kendisine ödenmesi gereken meblağa istinaden ilamsız icra takibi yerinde olup menfi tespit davasının reddi gerekir iken anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2021 tarih, 2016/1244 E., 2021/943 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 3.977,03 TL harçtan fazladan yatan 3.361,63‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 42.470,92  TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 57,60 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 278,30 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37c0721282f60f82","SID":"5a517bce32c0f2d7"}}