{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/669 <br>KARAR NO: 2025/618<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>NUMARASI: 2024/303 Esas - 2024/607 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine ... Kasko (İMM) Sigortasıyla sigortalı ... plakalı aracın 25.08.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkili ...'a ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, kaza akabinde yapılan ekspertiz çalışması neticesinde müvekkiline ait araçtaki  hasar bedelinin 325.116,29 TL, değer kaybı bedeli 200.000,00 TL olarak tespit edildiğini, karşı aracın ZMM poliçesi kapsamında 120.000,00 TL olan teminat limiti tükendiğinden İMM Kasko poliçesi kapsamında bakiye hasar bedeli ve değer kaybı bedeli ve aşkın zarar bedelinin davalı ... şirketinden tahsili için işbu davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, davalı ... şirketine bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin ödenmesi için 08.01.2024 tarihinde başvuru yapıldığını, davanın açıldığı iş bu tarihe kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin 25.02.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek şimdilik 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL aşkın zarar bedelinin davalıdan kaza tarihi olan 25.08.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava için görevli mahkemenin ticaret mahkemelerinin olmadığını, tüketici mahkemeleri olduğunu, aynı zamanda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, talep miktarını belirleyebilecek olan davacının belirsiz alacak davası/ kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı davanın,  reddine karar verilmesini, ihtiyari mali mesuliyet teminatına ilişkin sorumluluk; tazminat bedelinin, zorunlu mali mesuliyet teminat limitinin üstünde kalması ile başlayacağını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla usule ilişkin itirazları kabul görmese davacının talepleri fahiş ve kötüniyetli olduğundan esastan reddine karar verilmesini  talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddine, Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin yerel mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkemece müvekkilin tacir olmadığı ve davanın TTK 4/1A-F bentlerinde sayılan ticari davalardan olmadığı ileri sürülmüşse de müvekkilin tacir olmasının önemi olmadığı gibi davanın müvekkile ait aracın zararının tazmini için karşı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı ... şirketine açıldığını, müvekkili ile davalı ... arasında hiçbir şekilde tüketici ilişkisi bulunmayıp ileri sürülen tüketici ilişkisinin sadece davalı ... ile kazaya sebebiyet veren karşı araç maliki arasında olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında hiçbir sigorta sözleşmesi ve ilişkisi bulunmadığını, zarar gören müvekkili ile davalı ... arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte bir uyuşmazlık olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava ve uyuşmazlık, ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında ve trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç hasar tazminatı tahsiline ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.  Aynı  Kanun'un 5/3. maddesi ile \" Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Davalı ... karşı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta hukuku, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nin 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı belirtilmiştir. İhtiyari mali sorumluluk sigortası TTK'da düzenlendiğinden, açılan dava TTK'nın 4/1-a ve 5. maddelerine göre, mutlak ticari  dava niteliğindedir. Mutlak ticari nitelikteki davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam etmesi gerekirken davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,  dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15fbcfebaa15a65e","SID":"72f7ccf3d80e9aa4"}}