{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1422 Esas<br>KARAR NO: 2025/307 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2019/501 Esas - 2022/199 Karar <br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketi ile davalı arasında ... Mahallesi ... Cad. N:...Cumayeri-Düzce adresinde ve Düzce ile Cumayeri ilçesi ... Mahallesinde kain ve tapuda ... ada, ...pafta ... parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt istasyonun işleticiliği hususunda 03.03.2014 tarihli ve 5 yıl geçerli Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli Çerçeve Protokol akdedildiğini, davalı tarafın Bayilik Sözleşmesi ve Çerçeve Protokol'e ilave olarak düzenlemiş olduğu Ürün Alım Taahhütnamesi ile yıllık asgari 220 ton ve sözleşme süresince toplam 110 ton beyaz ürünü ...'ten almayı, eksik kalan ton üzerinden 50,00 $ tutarınca kar mahrumiyetini ödemeyi, söz konusu kar mahrumiyeti tutarını ... tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip ... tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilemeyeceğine bakılmaksızın talep edilebileceğini, ...'in anılan kar mahrumiyeti tutarının mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edebileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafın vermiş olduğu taahhüde aykırı davranarak müvekkili şirketten alması gereken 777,55 ton ürünü almadığını, söz konusu taahhüt çerçevesinde kâr kaybının mevcut olduğunu, davalı tarafın eksik ton başına 50,00 $ ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 06.11.2015 takaybının mevcut olduğunu, davalı tarafın eksik ton başına 50,00 $ ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından keşide edilen Beyoğlu... Noterliğinin 06.11.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalının borçları ile sözleşmenin feshi nedeniyle doğmuş cezai şart ve kar kaybı alacağının ödenmesi hususunun davalıya bildirildiğini, sözleşmenin feshiyle muaccel hale gelen alacaklarının tahsili için taraflarından T.T.K'nun 5/A maddesinde dava şartı olarak ön görülen arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı tarafın usulüne uygun şekilde davet edilmi olmasına rağmen 14.06.2019 tarihli arabuluculuk ilk oturumuna katılmaması nedeniyle müzakere ve anlaşma imkanı olmadığından arabuluculuk süreci, aynı tarihte düzenlenen arabuluculuk son tutanağı ile sona erdiğini, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin ve diğer hak ve alacaklarına ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, Çerçeve Protokolünün 12. Maddesi uyarınca tahakkuk eden 50.000,00 $ cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 $'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini, Ürün alım Taahhütnamesi uyarınca eksik kalan ürün miktarı için hesaplanan 38.877,65 $ kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000,00 $'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Fesih ihbarnamesinde de belirttikleri gibi sözleşmedeki iskonto oranlarının üstünde mal verilmediğini, kurumsal firma olarak gerekli yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ve haksız bir çok kalem uygunluk taraflarınca alınmadığını, her kalemin kendilerine fatura edilmesinden ve yakınlarında bulunan aynı firmaya ait akaryakıt istasyonuna kendilerine göre çok üstlerinde iskonto verilmesinden dolayı satışlarının çok düştüğünü, firmalarının zaten az yakıt satmasından dolayı zarar ederken yardımcı olmaları gereken ...'in hiçbir yaatırımı olmadığı ve peşin mal sattığı firmalarından sözleşmede yazıyor diye üstüne ihbar göndererek hedeflenen kar peşine düştüğünü, firmalarının mevcut şartlarda daha fazla dayanamadığını ve tek taraflı olarak fes edip başka bir firmaya geçtiğini, bu geçiş süresince de her pozisyonda noter aracılığı ile bilgi verildiğini, ...'e ait tüm kurumsal ürünleri titizlikle teslim ettiklerini, firmalarının yapmış olduğu bu değişiklik nedeni ile işleri daha çok düştüğünü, ekonomik şartlara daha fazla dayanamadığından banka kredilerini ve çeklerini ödeyemez hale geldiğini, söz konusu petrol istasyonun da kapatıldığını, firmaları için hiçbir olumlu iş yapmayan ve sürekli şartlarını zorlayan ...'in firmalarını batırdığı yetmezmiş gibi hala kar alacağından bahsetmesinin çok manidar olduğunu belirtmiştlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/03/2022 tarih ve 2019/501 Esas - 2022/199 Karar sayılı kararında; \"Dava: akaryakıt bayilik sözleşmesi çerçevesinde eksik akaryakıt alımı nedeni ile cezai şart ve kar mahrumiyeti istemine ilişkindir.Taraf delillerinin toplanmasına geçilmiş; davacıdan yanlar arasındaki 03/03/2014 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşme, Çerçeve Protokol, Ürün Alım Taahhütnamesi, fesih ihbarnamesi ve eklerinin eksiksiz şekilde dosyaya celbi sağlanmış, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak 2014-2019 yılları arasında ait BA-BS Formlarının karşılaştırmalı olarak celp edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"...Davacı ...Ş. nin2015 yılı ve sonrasında elektronik defter (e defter) uygulamasına göre yevmiye defteri ve Büyük defter(defter-i kebir) beratlarının, Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine süresinde yüklendiğini, muhasebe tekniği açısından ilgili hesapların birbirini doğruladığını ve defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, Envanter defterlerinin noter açılış tasdikinin TTK Md.64. ye göre yaptırıldığını, Davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. nin Çerçeve Protokolü 12.Maddesi ile ; anlaşma ve eklerinin bayi tarafından süresinden önce fesih edilmesi ve fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket edilmesi halinde 50.000,00 USD tutarındaki cezai şartı davacı ...Ş. ye ödeneceğini kabul ettiğini, Ürün Alım Taahhütnamesine göre davacı ...Ş. den yıllık asgari 220 ton, anlaşma süresince 1100 ton ürün alım taahhüdünde bulunduğunu, bu taahhüt ile ilgili raporun ”  davacının ürün alım taahhütnamesi uyarınca eksik kalan ürün miktarı için talep edilen kar payının değerlendirilmesi “ bölümünde yapılan çalışma sonucu Davalı ... Paz.San.Tic.Ltd.Şti.nin 2015 yılında verilen taahhüdün üzerinde 263 ton mal alımı yaptığını, 2014 yılı ile ilgili faturalar üzerinde detay çalışma yapılamamış olmakla birlikte Davacı ...Ş. nin Davalı ... Paz.San.Tic.Ltd.Şti. nin ta ki sözleşmeyi fesih ettiğini bildirene kadar bu konuda bir ihtarının olmaması, davacı ... Dağıtiım A.Ş. nin ürün alım taahhütnamesi ile ilgili iddiasının yerinde olmadığı ancak anlaşma ve eklerinin davalı ... Paz.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından süresinden önce fesih edilmesi sonucu 50.000,00 USD tutarındaki cezai şart talebinin yerinde...\" olduğu şeklinde görüş bildirmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda dosya rapor tanzim etmek üzere Mali Müşavir, Kimya Yüksek Mühendisi ve Aktüer bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 17.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"...Davalı tarafın sözleşme fesih ihtarnamesi sürecini başlatması ve davacı tarafın itiraz beyan süreçleri ile ilgili hukuki mütalaa sayın mahkemenize ait olduğunu, Sayın Mahkemece feshin haksız olduğunun kabülü halinde; Davacı ...'nin ... Paz.San.Tic.Ltd.Şti den 50.000-USD cezai şart talebinin yerinde olduğu görüş ve kanaatinde varıldığını, bu tutarın ödeme sözleşmenin fesih gününde uygulanmakta olan T.C. M Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının 149.655,00 TL olduğunu, Türk Lirası karşılığın yasal faiz ile güncellenmiş tutarının ise 223.029,55 TL olduğunun hesaplandığı...\" şeklinde görüş bildirmişlerdir. Mahkememizin 25.11.2021 tarihli duruşmasının 1 numaralı bendi uyarınca kar mahrumiyeti hususunda hesap yapılması için bilirkişiden ek rapor hazırlanılması istenilmiş, 08.01.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; \"...Eksik ürün alımından kaynaklı yoksun kalınan kazanç tazminatının son üç yıl için toplam 33.000 Amerikan Doları olduğu tespit edildiğini, davalı ... Paz.San.Tic.Ltd.Şti. nin taahhüt ettiği ürün alımlarını yapmaması sebebiyle şimdilik 1.000,00 USD lık kısmının ve süresinden önce sözleşmeyi fesih etmesi sonucu 50.000,00 USD tutarındaki cezai şart talebinin şimdilik 1.000,00 USD lık kısmının davacı tarafça Beyoğlu ...Noterliğinde 06.11.2015 tarihinde düzenlemiş ihtarname dikkate alınarak yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faiz oranına göre davalıdan tahsilini talep ettiği... şeklinde görüş bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında bir sureti de dosyaya sunulan 03/03/2014 tarihli ve 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi' nin bağıtlandığı hususunda, davalı yanca Beşiktaş ... Noterliği' nin 06/10/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin fesih edildiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin feshi nedeni ile davacının talep ettiği cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve bunların miktarları noktalarındadır. Bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş ve bilirkişi raporlarında ortak şekilde davacının sözleşmenin feshi nedeni ile 50.000,00 USD cezai şart alacağına hak kazandığı görüşü bildirilmiştir. Gerçekten de taraflar arasında imzalanan çerçeve protokolün 12. Maddesinde sözleşmenin süresinden önce feshi halinde davalının davacıya 50.000,00 USD cezai şart ödeyeceği açıkça kararlaştırılmıştır. Davalı yanca, sözleşmenin feshi için keşide edilen ihtarnamede olumsuz bir takım ekonomik koşulları ile davacı davranışlarından bahsedilmiş ise de bunların somutlaştırılmadığı, sözleşmeye göre taahhüt edilen ürünlerin alınmadığı, buna göre feshin haksız olduğu mahkememizce de benimsenmiş ve davacının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağına hak kazandığı kabul edilmiştir. Davacının kar mahrumiyetine ilişkin istemine gelince; vakıaların açıklanması taraflara ait olup hukuki nitelendirme ise hakime aittir. Davalı şirket tarafından imzalanan “Taahhütname” başlıklı belgede  kar mahrumiyetinden söz edilmiş ise de ilgili bent içeriği ve yaptırım itibariyle akaryakıt sözleşmesi ile ilgili olarak yıllık asgari alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen sözkonusu hükmün TBK 179/2 (BK 158/2) maddesindeki ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. İlgili taahhütnamede “kar mahrumiyeti” denilmiş olması, bu hükmün cezai şart olduğu hususunu değiştirmez. Açıklananlar ışığında 2014 yılı içinde talep edilen cezai şartın 2015 yılında davacıya ürün verilirken buna ilişkin bir çekince konulmaması nedeni ile talep edilmesi mümkün değildir. Davacı her ne kadar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal olarak sunduğu kararına göre kar mahrumiyeti yönünden ihtar çekilmesine gerek olmadığını ileri sürerek bu talebin kabulünü istemiş ise de mahkememizce yapılan araştırmada ilgili dairenin emsal olarak sunulan kararından sonraki tarihli kararlarında ihtar şartının aranmasına devam edildiği, davacının sunduğu kararın dairenin yerleşik uygulaması olmadığı anlaşılmakla bu istek yerinde görülmemiştir. 2015 yılına ilişkin özel cezai şartın ise istenebileceği düşünülebilir ise de davacı tarafça aynı sözleşme ve protokole dayalı olarak birden fazla cezai şart istenmesinde yasal olanak bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 30/06/2021 tarih 2020/5123 Esas, 2021/5399 Karar sayılı kararı) Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada özel cezai şart( davacının kar mahrumiyeti talebi) maktu cezai şarttan daha az belirlenmiştir. Buna göre davacının kar mahrumiyeti adı altındaki  özel cezai şart istemi yerinde değildir. İzah edilen nedenlerle davacının sözleşmede kararlaştırılan maktu cezai şart bedeline hak kazandığı ancak bunun 1.000,00 USD üzerinden talep edildiği anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu talep yönünden davanın kabulü ile davacının ihtarname tebliği ve verilen sürenin sonuna tekabül eden temerrüt tarihi olan 17/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayıl yasanın 4-A maddesi uyarınca kamu bankalarınca dolar cinsinden açılacak bir yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine; kar mahrumiyeti talebinin ise koşulları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ''Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; A-Davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine, B-Davacının taleple bağlı kalınarak 1.000,00 $ cezai şart alacağının 17.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayıl yasanın 4-A maddesi uyarınca kamu bankalarınca dolar cinsinden açılacak bir yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kâr mahrumiyet alacaklarının reddine ilişkin kararın  hukuka, kanuna ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ilk derece mahkemesi ret kararını\"... Söz konusu hükmün TBK 179/2 maddesindeki ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. İlgili taahhütnamede kar mahrumiyeti denilmiş olması bu hükmünü cezai şart olduğu hususunu değiştirmez. Açıklananlar ışığında 2014 yılı içinde talep edilen cezai şartın 2015 yılında davacıya ürün verilirken buna ilişkin bir çekince konulmaması nedeni ile talep edilmesi mümkün değildir. Davacı her ne kadar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal olarak sunduğu kararına göre kâr mahrumiyeti yönünden ihtar çekilmesine gerek olmadığını ileri sürerek bu talebin kabulünü istemişse de mahkememizce yapılan araştırmada ilgili dairenin emsal olarak sunulan kararından sonraki tarihli kararlarında ihtar şartının aranmasına devam edildiği, davacının sunduğu kararın dairenin yerleşik uygulaması olmadığı anlaşılmakla bu istek  yerinde görülmemiştir. 2015 yılına ilişkin özel cezai şartın ise istenebileceği düşünülebilir ise de davacı tarafça aynı sözleşme ve protokole dayalı olarak birden fazla cezai şart istenmesinde yasal olanak bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada özel cezai şart maktu cezai şarttan daha az belirlenmiştir. Buna göre davacının kâr mahrumiyeti adı altındaki özel cezai şart istemi yerinde değildir.\" gerekçesine dayandırdığını,  mahkemenin işbu değerlendirmelerinin yerinde olmadığı kanaatinde olduklarını; Davalı tarafın, TBK Md. 18 gereği basiretli bir tacir sıfatı ile imzaladığı Ürün Alım Taahhütnamesinde; \"Yukarıda beyan ettiğimiz satın alma taahhüdümüzü her bir yıllık anlaşma dönemine ilişkin olarak yerine getiremediğimiz takdirde; Anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerindenton başına 50-USD tutarının ödeme gününde uygulanmakta olan merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığında kâr mahrumiyetini ödemeyi, Söz konusu kâr mahrumiyeti miktarının ... tarafından her bir yıllık anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edilebileceğini veya, Bu ahvalde işbu taahhüdümüzün ve kâr mahrumiyeti miktarının anlaşmalarda öngörülen cezai şart miktarına hiçbir şekilde mahsup edilmeyeceğini, haklı nedenle feshi cezai şarta ilaveten talep edilebileceğini ... Dağıtım A.Ş.'nin anılan kâr mahrumiyeti tutarını mutabakatımız dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep etmesine muvafakat ettiğimizi, ... tarafından yazılı feragatname verilmedikçe ...'in herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağı\" hususlarını beyan ve kabul ettiğini, Yerleşik Yargıtay içtihatlarında TBK Md. 179/2 hükmünün emredici nitelikte olmadığının vurgulandığını; yine aynı yöndeki Yüksek Mahkeme kararlarında, taraflar arasında Ürün Alım Taahhütnamesi bulunması halinde bu hükümlere göre sonuca gidilmesi gerektiği de açıkça ifade edildiğini (Yargıtay 19. HD 2013/14654 E. 2013/19950 K., Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3-998 E. 2017/1459 K., Yargıtay 19. HD 2017/3732 E. 2019/4342 K.), doktrin görüşlerinin de aynı yönde olduğunu, \"... TBK Md. 179 hükümleri emredici değildir. Taraflar arasında anlaşarak, bir borcun ifa edilmemesi veya kötü ifa edilmesi halinde hem ifanın veya ifa etmeme tazminatının hem de cezanın istenebileceğini kararlaştırabilirler. ... İfayla birlikte cezanın istenebileceğini düzenleyen hüküm de emredici değildir. Taraflar bunların dışında bir borç ihlalinde de hem ifanın hem de cezanın istenebilmesini kararlaştırabilirler.\" (Oğuzman/Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt 2, Vedat Kitapçılık, 2013, s.528) Yerleşik Yargıtay içtihatlarında görüldüğü üzre TBK Md. 179/2 emredici nitelikte olmayıp taraflarca ürün alım taahhütnamesinde kararlaştırılan hükümler doğrultusunda müvekkili şirketin her sözleşme dönemi sonunda çekince koymaksızın sözleşme süresi bitiminde kâr mahrumiyeti talep etme hakkının mevcut olduğunu; dolayısıyla ilk derce mahkemesinin aksi yöndeki ret kararının hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki dosyaya ibraz etmiş oldukları Yargıtay 11. HD.'nin 14.04.2021 tarihli ve 2020/3027 E. 2021/3649 E. Sayılı güncel tarihli kararında; \"... Taraflar arasındaki sözleşme ve buna ilişkin bayilik protokolünün 5./2 maddesinde \"Bayinin ...'e karşı her ne suretle olursa olsun üstlenmiş olduğu yükümlülük ve taahhütlerden herhangi birinin ihlali halinde, ... Lehine doğacak hakların bir ya da birkaçının ... Tarafından bayiye karşı zamanında kullanılmaması ... Tarafından bu haklardan feragat edildiği anlamına gelmez. ... Bu haklarını mevzuat ve yasalarda belirlenen sürelerde her zaman için kullanabilir.\" hükmü yer aldığından yeni mal tesliminin sözleşmenin eylemli olarak tadil edildiği anlamına gelmeyeceği bu durumda mahkemece tartışılan ihtirazi kayıt ihtarının davalıya tebliğ edilip edilmemesinin de sonuca bir etkisi bulunmayacağı gözetilerek v davacının kısmi kabul ile sonuçlanan ilk derece mahkemesi kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunmaması da nazara alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde hüküm kurulduğunu,  Ürün alım taahhütnamesinde yer alan \"... tarafından yazılı feragatname verilmedikçe ...'in herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağı\" beyan karşısında, çekince konulmadan ifanın kabulünün haktan feragat olarak yorumlanamayacağını; dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kâr mahrumiyeti taleplerine yönelik ret kararının bu yönü ile de hukuka aykırı olduğunu, Tüm bunlara ek olarak ürün alım taahhütnamesinde \"Bu ahvalde işbu taahhüdümüzün ve kâr mahrumiyeti miktarının anlaşmalarda öngörülen cezai şart miktarına hiçbir şekilde mahsup edilmeyeceğini, haklı nedenle feshi cezai şarta ilaveten talep edilebileceği\" hususunun kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin işbu kâr mahrumiyeti talebini cezai şart talebi ile birlikte ileri sürme hakkının mevcut olduğunu; dolayısıyla ilk derece mahkemesinin \"davacı tarafça aynı sözleşme ve protokole dayalı olarak birden fazla cezai şart istenmesinde yasal olanak bulunmamaktadır\"  değerlendirmesinin kabul edilebilir olmadığını; davalı tarafın TTK md. 18 gereği basiretli bir tacir olarak Ürün Alım Taahhütnamesi imzaladığını ve müvekkili şirket açısından davalının bu taahhütlerine güven ile hareket edildiğini, İlk derece mahkemesi kararının tüm bu yönleri ile hukuka aykırı olup yukarıda izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesinin kâr mahrumiyeti talepleri yönünden verdiği ret kararının kaldırılmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve resen gözetilecek nedenlerle; öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkeme kararının ret edilen kısım yönünden kaldırılarak davamızın tamamen kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ürün alım taahhütnamesine dayalı olarak, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle cezai şart ve ürün alım taahhütnamesine aykırı şekilde eksik ürün alımı nedeniyle cezai şart istemlerine ilişkin olup, mahkemece davacının ürün alım taahhütnamesine dayalı cezai şart istemi reddedilmiş, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart istemi kabul edilmiş, davacı tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine bağlı olarak davalının verdiği ürün alım taahhütnamesinde davalını yıllık 200 ton ve tüm sözleşme süresi boyunca toplam 1100 ton ürün alımı taahhüdünde bulunduğu, mahkemece davalıya ürün verilirken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği gerekçesi ile  ürün alım taahhütnamesine aykırı şekilde eksik ürün alımı nedeniyle doğan cezai şart taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, zira TBK'nun 179/2 fıkrasının emredici nitelikte olmadığı, taraflar arasındaki protokolde davacı tarafından yazılı feragatname verilmedikçe davacının herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağının açıkça kararlaştırıldığı yönündedir. Taraflar arasında 03/03/2014 tarihli beş yıl süreli bayilik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin eki niteliğindeki ürün alım taahhütnamesinde; davalının sözleşmenin birinci yılından başlamak üzere yıllık asgari 220 ton ve tüm sözleşme süresi boyunca toplam 1100 ton beyaz ürünü (kurşunsuz benzin, normal benzin, motorin)  münhasıran davacının göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı taahhüt ettiği, taahhütnamede, satın alma taahhüdünün her bir yıllık sözleşme dönemine ilişkin olarak yerine getirilememesi halinde, sözleşme süresinin sonunda ve/veya her bir yıllık süre sonunda hesaplanacak eksik ürün tonu başına 50-USD'nin ödeme gününde uygulanmakta olan TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığını davalıya ödemeyi taahhüt ettiği, taahhütnamede eksik ürün için belirlenen tutarın  davacı tarafından, her bir yıllık sözleşme döneminin sonunda veya davacının bizzat belirleyeceği dönemlerde sözleşmenin ifasıyla birlikte talep edilebileceğinin, bu tutarın diğer cezai şart tutarlarına veya sözleşmenin haksız feshi nedeniyle talep edilebilecek cezai şarta ilaveten istenebileceğinin, davacının bu tutarı mutabakat dahilinde sözleşme süresi sonunda toplam olarak talep edebileceğinin, davacı tarafından yazılı feragatname verilmedikçe davacının herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağının, davalı tarafından kabul ve taahhüt edildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 03/03/2014 tarihli olduğu, davalının 06/10/2015 tarihli fesih ihtarnamesi ile sona erdiği ihtilaf konusu değildir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan 08/01/2022 tarihli ek rapor kapsamından, davalı bayinin 03/03/2014-03/03/2015 tarihleri arası birinci sözleşme dönemi için 250,09 ton ürün aldığı, 03/03/2015 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 06/10/2015 tarihindeki ikinci sözleşme döneminde de henüz bir yıllık süre dolmamış olmasına rağmen 234,92 ton ürün alımı yaptığı, böylece davalının sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem içerisinde taahhütnamede kararlaştırılan yıllık tutardan fazla  ürün alımı yaptığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda  sözleşmenin sona erdiği tarihten, erken feshedilmeseydi sona ereceği tarihe kadar olan dönem için 33.000,00-USD cezai şart hesaplanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin son dönem istikrarlı içtihatlarına göre;  cezai şart alacağını talep hakkının ihtirazi kayıt ileri sürülmesine gerek olmaksızın sözleşme ile saklı tutulması veya ihtirazi kayıt aranmayacağı hususunda taahhütte bulunulması halinde, bir yıllık dönemler sonunda cezai şart alacağının yazılı olarak talep edilmemesi zımnen feragat olarak nitelendirilemez. Aksi kabul sözleşme serbestisi ilkesi gereğince tacir olan tarafların bilerek ve isteyerek imzaladığı sözleşmeyi veya sözleşme gereğince bir tarafça verilen taahhütnameyi geçersiz kılmak anlamı taşıyacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/02/2024 tarih ve 2023/11-560 esas, 2024/100 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2023/5036 esas, 2024/7016 karar sayılı ilamları). Taraflar arasındaki sözleşmeye bağlı taahhütnamede de davacı tarafından yazılı feragatname verilmedikçe davacının herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağının davalı tarafından kabul edilmiş bulunmasına göre, mahkemece davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin davalıya ürün vermeye devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, taahhütnamede davacı tarafından eksin ürün alımına bağlı cezai şartın  diğer cezai şart tutarlarına veya sözleşmenin haksız feshi nedeniyle talep edilebilecek cezai şarta ilaveten istenebileceği de kabul edilmiş olduğundan,  mahkemenin davacı tarafından aynı sözleşme ve protokole dayalı olarak birden fazla cezai şart istenemeyeceğine dair kabulünde de isabet bulunmamaktadır. Taraflar  06/10/2015 tarihinde sonra erdiğinden ve taahhütnamede kararlaştırılan cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğundan, davacı sözleşmenin sona erdiği tarihten sonraki dönem için cezai şart talep edemeyeceği gibi,  sözleşmenin beş yıllık süresi için öngörülmüş bulunan toplam 1100 ton ürün taahhüdünün, sözleşmenin 06/10/2015 tarihinde sona ermiş olması ve sözleşme devam etseydi bu taahhüdün yerine getirilip getirilemeyeceğinin belirlenemeyecek olması karşısında da talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile istemin reddedilmesi yerinde olmamıştır. Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun usulen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 22/02/2025<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE,İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve 2019/501 Esas 2022/199 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın REDDİNE, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan   davacı tarafından peşin olarak yatırılan 195,96-TL harcın mahsubu ile eksik  bakiye  419,44‬-TL harcın davacıdan tahsili ile  hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Zorunlu Arabuluculuk başvurusu nedeniyle harcanan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,  7-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:  8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,  alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 220,70-TL harcın mahsubu ile bakiye394,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 10-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b85642ea0371127","SID":"a76bbf4f0cb85695"}}