{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/820 - 2025/321<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/820 \t\t                                     ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/321<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/04/2024<br>ESAS-KARAR NO\t: 2024/40 E 2024/304 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali  <br>KARAR TARİHİ\t: 24/03/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09/04/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, davalıların oluşturduğu ... ... ... Adi Ortaklığı, ... Entegre Sağlık Kampüsü Projesi kapsamında müvekkili ile yapılan medikal ekipman tedarik sözleşmesi kapsamında alıcı sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan ve sözleşmeye ilişkin edimlerin yerine getirilmesi durumunda müvekkiline  fatura alacağını ödeyecek olan taraf olduğunu, müvekkilinin, iş bu sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, 22.11.2021 tarihli, ENA2021000000271 belge numaralı faturayı tanzim ettiğini, fatura doğrultusunda ...- ... ... Adi Ortaklığı tarafından müvekkiline  kısım kısım ödemeler yapıldığını, kalan 33.902,00 € alacağının müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle 13.11.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine 11.12.2023 tarihinde davalılar tarafından müvekkilinin ... Euro hesabına 8.537,00 € ödeme geldiğini, ancak sonrasında davalı şirketler tarafından ayrı ayrı borca itiraz dilekçesi sunulduğunu belirterek Ankara 1.Genel İcra Dairesi’nin 2023/249539 E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takiben devamına itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalılar vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkilleri arasındaki GT-KOC-GM-SOZ-MED-016 sözleşme uyarınca davacı tarafın hak ve yetkileri ile sözleşme şartları açık ve net bir şekilde tanımlandığını ve davacı tarafça da söz konusu sorumluluklar ve düzenlemeler kabul edilmiş olduğunu, davalı müvekkilleri tarafından ödeme yapılmasına ilişkin olarak sözleşmede idare tarafından onaylanmış geçici kabul belgesinin düzenlenmesi olduğunu, buna ilişkin davacı tarafça sunulmuş bir belge mevcut  olmadığını, bu nedenle müvekkillerinin ödeme zorunluluğu bulunduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, aynı sözleşmenin 22. maddesi uyarınca da muayene ve kabul işlemlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olup davacı tarafın söz konusu kabul işlemlerinin yapıldığına ilişkin herhangi bir delil sunulmuş ya da buna ilişkin bir belge göstermediğini, ilgili sözleşmenin 11. maddesi uyarınca da sözleşme şartlarının gerçekleştirilmesi ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olduğunu, faturanın tek başına kesin delil niteliğinde olmadığı açık ve net bir şekilde ifade edilmiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceğinden, yetki sözleşmesi kapsamında İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden-davalılar vekili tarafından;<br>Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını ve henüz sözleşme şartları uyarınca talep edilebilir olmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığını ispat edemeyeceğini bildirerek  başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık yetkili mahkeme noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. <br>Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Kanunun 7. maddesi gereğince davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. HMK'nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.  HMK'nın 17. maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. HMK'nın 18. maddesine göre ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.  <br>Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar tacir olup, bu bakımından öncelikle sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. <br>Aynı Kanun'un 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. HMK'nın 116/1-a maddesi uyarınca kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itirazlardan olup, aynı Kanun'un 117/2. maddesi uyarınca ilk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir, aynı maddenin 3. fıkrasına göre ilk itirazlar ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.<br>6100 sayılı HMK' nın 17. maddesindeki yetki kuralı kesin yetki olmayıp,  münhasır  yetki  niteliğindedir. Kesin  yetki  halleri  aynı  Kanunun  11/1., 12/1., 14/2. ve 15/2. maddelerinde  açıkça  düzenlenmiştir.  Kanunda  açıkça  “kesin”  yetkiden  söz  edilmeyen hükümlerdeki yetki kurallarının kesin yetki olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Aynı Kanun'un 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. HMK'nın 116/1-a maddesi uyarınca kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itirazlardan olup, aynı Kanun'un 117/2. maddesi uyarınca ilk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir, aynı maddenin 3. fıkrasına göre ilk itirazlar ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.<br>Somut olayda, yukarıda açıklanan ilkeler gereğince yetki hususu davalı tarafın itirazına bağlı olduğundan davalı yanca yetki ilk itirazının ileri sürülmemesi nedeniyle mahkemece HMK'nın 17.maddesindeki yetki kuralının re'sen incelenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalıların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/40 Esas, 2024/304 Karar ve 24/04/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalılara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 24/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4f6e487133b96e7","SID":"9f6b7a109720a642"}}