{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/06/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: .......  <br>VEKİLLERİ\t: .....<br>DAVALI\t: ........  <br>VEKİLLERİ\t: Av..... & Av..... Av......<br>DAVA\t\t: Alacak<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 18/03/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 19/03/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 27/06/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin gıda toptancısı olarak Kırşehir ilinde faaliyet göstermekte olduğunu, gıda toptancılığının yanında petrol istasyonları gıda, hayvancılık ve diğer faaliyet alanlarında da faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, bu faaliyetlerin yanında davalı firma ile yapmış oldukları sözleşme ile o firmanın da ürünlerini satmaya başladığını, müvekkili şirket ile davalı şirket vardıkları mutabakat ile \"cost plus\" sistemi ile çalışma konusunda anlaştıklarını, yapılan sözleşmede müvekkili bayinin  üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, buna rağmen davalının, zımmı olarak ve de tek taraflı olarak şirketin işleyişini sona erdirmek suretiyle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığını, müvekkili bayiyi zor durumda bırakarak adeta batırmaya çalıştığını, bayi olarak adlandırılan müvekkili şirketin adı geçen sözleşmenin 8. maddesine göre personel istihdam edeceğini, bu sözleşmeye göre, davalı şirket personelin nasıl olduğuna gerekli eğitimlerine ve de her türlü hususun direkt olarak müdahale edecek olup, bu şekilde de kendi şefi/temsilcisi vasıtasıyla da bu personel alım ve idaresini yaptığını, söz konusu personeller davacı şirket bünyesinde çalışacak olmakla birlikte asıl işyerinin davalı şirket olacağını, sözleşmeye göre personelin tüm maaş, pirim ve özlük haklarının davalı tarafından ödeneceğini, kimlerin çalışacağına ve kimlerin işten çıkarılacağına davalı şirketin karar vereceğini, tarafların yapmış oldukları sözleşmenin 5 yıllık olduğunu, söz konusu sözleşme gereğince davalı şirket müvekkili şirketten 5 yıllığına soğuk hava deposu ve de kuru gıda için kullanılacak depo tutması istenildiğini, sözleşme gereğince de bunun bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkili şirket depo için 2.000,00 TL. + KDV ve soğuk hava deposu için 500,00 TL.+ KDV olarak depo temin ettiğini,  davalı şirket sözleşme şartlarına uymayı bıraktığı andan itibaren söz konusu kiraları ödemeyi de bıraktığını, müvekkili şirketin her zaman yaptığı gibi ve de sözleşme şartları dahilinde 2.962,83 TL. bedelli iade faturasını ödemediğini, yapılan promosyon neticesinde satış yapılan noktalara fiyat farkı adı altında müvekkili şirkete ödenmediğini, tüm bu fiyat farkları davalı şirket yetkilisi/şefi tarafından bayilerle tek tek görüşüp mutabakat sağlandıktan sonra müvekkili şirkete ödettirildiğini, bunların hepsi imzalı faturalar olduğunu ve 23.997,42 TL. bedelli olduğunu, davalı şirketin teklifi müvekkili şirket tarafından kabul edilmedi diye, 31/05/2016 tarihinde 901,48 TL,  64.113,89 TL. ve 35.723,17 TL. iade ve fiyat farkı ile bunlara vade farkı işletilerek müvekkili şirketi üzerine bu bedellerin bırakıldığını, davalı şirketin müvekkili şirket bünyesine aldığı 7 personelin işine son vermek suretiyle müvekkili şirketin işleyişini fiilen sona erdirdiğini, davalı şirket şefi bizzat kedisi gelecek şirket çalışanlarını işten çıkartığını, tüm ödemelerin ve de menfi müspet zararların tazmini için müvekkili şirket tarafından davalı şirkete Kayseri.....Noterliği vasıtasıyla 07/09/2016 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı şirket tarafından da Konya..... Noterliği vasıtası ile taleplerin kabulünün mümkün olmadığını belirten ihtarname gönderdiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin davalı şirket ile arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespitini, davalı şirketin feshe sebep olan eylemlerinden kaynaklanan müvekkili şirketin tüm zararlarından sorumlu olduğunun tespitini ve bu çerçevede müvekkili şirketin kira bedellerinin sözleşme süresinde ödenmeyen bedellerinin ödenmesini, iade fatura bedellerinin tahsilini, fiyat farklarının ödenmesini, personel özlük haklarının ödenmesini, piyasa alacaklarının ödenmesini, 5 yıl sürmesi öngörülen sözleşme süresince mahrum kalınan kâr kaybının HMK 107. maddeye göre hesaplanarak ödenmesini, yatırım maliyetlerinin hesaplanarak müvekkile ödenmesini, sözleşme gereğince davalı şirket tarafından müvekkili taahhüt edilen ve de ödenmeyen her türlü bedelin, uzman bilirkişilerce hesaplanmak suretiyle ve yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının davasının haksız olması nedeniyle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket müvekkili tarafından pazarlanan ... marka ürünlerin satış ve pazarlamasını yapacağını, davacının dava dilekçesindeki tüm beyanları, taraflar arasındaki sözleşmeye ve sözleşmenin ifası sırasındaki uygulamalara uygun olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında, müvekkili şirketin yetkililerince imzalanmış yazılı bir sözleşme olmadığını, bu sebeple davacı taraf, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarını içeren şekilde tarafların yetkililerince imzalanmış bir sözleşmeyi dava  dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunamadıklarını, davacı taraf davalı şirketle \"cost plus\" sistemine dayalı sözleşmeyi kendi rızasıyla sonlandırarak yeni bir sözleşme yaptığını, bu sebeple davacının taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye atıf yaparak beyan ettiği hususların hiç birisinin dayanağının bulunmadığını,  davacının taleplerinin davalarını haklı gösterme çabasıyla ileri sürelen beyanlar olduğunu, belgelerin büyük bölümünde müvekkilinin taraf olmadığını, icazet vermediği, her zaman düzenlenebilecek türden belgeler olduğunu ve kabul etmediklerini, taraflar davalı şirketin pazarlamasını yaptığı ... markalı ürünlerin satışı konusunda anlaştıklarını ve akdin devamı sırasında davalı taraf bu anlaşma hükümlerine riayet ederek davacı şirkete satması için davacının siparişlerini nazara alarak mal sevkiyatı yaptığını, fakat davacı şirket sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının davası, kendisinin imzası bulunan Cost Plus sistemine göre düşünülmüş sözleşmeye göre dizayn edildiğini, davacı şirket sonradan imzaladığı sözleşmeyi kötüniyetli olarak mahkemeye sunmadığı gibi, bu husustan hiç bahsetmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin ticari defterlerine itibar edilecek olup, bunun dışında delil ibrazına muvafakatlarının olmadığını, bu sebeple karşı tarafın sunduğu belge vs.nin delil niteliği olmadığından değerlendirilmeye tabi tutulmamasını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \".....taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davacı davasında davalı ile bir sözleşme yaparak toptan mal alımında bulunacağını, bununla ilgili çeşitli faaliyetlerde bulunacağını, yeni personel istihdam edeceğini, bu şekilde aralarında ticari bir faaliyetin başlanacağını belirtmiş, ancak davalının söz konusu sözleşmeye uymadığını belirtilerek, söz konusu davayı açtığı, yapılan bilirkişi incelemelerinde, hem davalının hem davacının birbirlerine karşı herhangi bir hak ve alacakları maddi anlamda ispatlanamadığı,  davalı tarafın imza itirazı içeren itirazı incelenmek üzere davacının bildirdiği yer mahkemesinde imza incelemesi yapılması kararı verilmiş ise de ; muhatap imza örneği vermekten imtina ettiği, bu nedenle davacının sözleşme iddiası ispatlanamadığı,  her ne kadar davacı her dilekçesinde alacaklı olduğunu iddia etse de ve iddiasını ispatlar delil olarak fatura ve ticari defterlerini işaret etti ise de ; söz konusu alacakları ticari defterlerde tespit edilemediği, mali müşavir bilirkişisi  ve hukuk hesap bilirkişisinin 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; dosya içinde mevcut 27.08.2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve “ Costplus” sistemi ile ilgili anlaşmanın taraflar arasında imzalanmadığı, imzalı bir nüshasının da dosyaya sunulmadığı taraflarca anlaşıldığı ileri sürülen “ Costplus” sisteminin tek  taraflı fesh edildiği ve yeni bir sözleşme yapıldığı, davalı şirketçe  sözleşmenin imzalı suretinin 23.03.2017 tarihinde sunulduğu, taraflar arasında 2016 yılı “Distribütör çalışma koşulları “ başlıklı sözleşme hükümlerine göre ticari ilişkinin devam ettiği, bayilik sözleşmesinin 27.08.2015 tarihli olduğu ancak davacı şirket tarafından imzalı nüshasının dosyaya sunulduğu ve davacı şirketin bu sözleşmeyi 07.09.2006 tarihli ihtarı ile tek taraflı olarak fesh ettiği, sözleşmenin 12. maddesinde fesh hükümleri taraflarca kabul edilmiş olmakla 12. maddenin 2. fıkrası gereğince “ Sözleşmenin son bulması halinde bayi başta kar payı olmak üzere ne nam altında olur ise olsun alacak, tazminat talebinde bulunamaz “ hükmünün mevcut olduğu, sözleşmenin 13. madde 2. fıkrasında “ taraflarca uyuşmazlık halinde şirket defter ve kayıtlarının esas alınacağı “ hükmünün kabul edilmiş olduğu,  davacı tarafın defter incelemesini yapan bilirkişi tarafından 12.10.2018 tarihinde sunulan bilirkişi raporu ile davalı tarafın defter incelemesini için benim hazırlamış olduğum 30.07.2019 tarihli raporları değerlendirdiğimizde; davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarında iade faturaların kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle her iki tarafında borç veya alacağı olmadığı tespit edildiği anlaşılmakla, davacı haklılığını somut delillerle ispatlamayamadığı....\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetimine elverişli olmadığını, bilirkişinin \"tüm dosyaları incelemesi gerekeceğinden ve de fazla olduğundan\" ya da bu minvalde bir bahane ile aldığı işi gereği gibi yerine getirmediğini ve de şirketin zarara uğradığını, hesaplama yapması gerekirken hesaplama yapmadığını, itirazlarında haklı olmalarına rağmen dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmediğini, ayrıca mal iadelerini davalı şirketin sistemine kaydetmediğini, alt bayilerden toplanan iadelerin fatura edildiğini ancak davalı şirket tarafından kabul edilmediğini,  ödemesinin de yapılmadığını, müvekkilinin  alacağı olmasına karşın bunun da yansıtılmadığını, fiyat farkı oluşan ürünlerde, yani davalı şirketin kampanya yaparak fiyat düşürdüğü ürünlerde oluşan farkın, müvekkil şirket tarafından alt bayilere ödendiğini, ancak davalı şirketin müvekkil şirkete bu ödemeleri yapmadığını, davalı şirketin ilk sözleşmeden sonra bir sözleşme daha dayattığını, sonrasında da müvekkilin işçilerini işten çıkardığını, iade ürünlerini almadığını,  yeni ürün almadığını,  yeni işçi de işe almayarak sözleşmeyi fiilen sona erdirdiğini, tüm bunları yapmış olmasına karşın ise borcunun olmaması ya da sözleşmeye uymuş olması kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilgili sözleşmeye göre sözleşmenin erken sonlanması durumunda yatırım maliyetlerini davalının karşılayacağını beyanla verilen red kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı,  taraflar arasında imzalanan 01/12/2015 tarihli bayilik sözleşmesine göre yükümlülüklerin davacı bayiye ait olduğu, 27/08/2015 tarihli  bayilik sözleşmesi ve  “Costplus” sistemi ile ilgili anlaşmanın taraflarca imzalanmadığı, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği,  bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının  istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  18/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e3f5a59d82481d1","SID":"dfab1b6e6c3e3490"}}