{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/290 - Karar No:2025/392<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/290 <br>KARAR NO\t: 2025/392<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/06/2022<br>NUMARASI\t: 2019/552 E-2022/458 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 09.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.04.2025\t<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı ....Ltd.Şti. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Müteveffa ...'ın, 05.04.2012 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini, mirasçıları tarafından ... Elektrik…Ltd.Şti. ve ... A.Ş şirketi aleyhine  maddi ve manevi tazminat istemli olarak Karşıyaka 4. İş Mahkemesinde açılan dava sonucunda mahkemenin  04.12.2015 tarih 2012/1053 Esas ve 2015/401 Karar sayılı kararı ile 300.388,35 TL maddi tazminat ve 85.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, karara ilişkin olarak Düziçi İcra Müdürlüğünün 2015/3817 ve 2015/3818 sayılı dosyaları ile ilamlı takip yapıldığını, icra tehdidi altında kalan müvekkilinin 2015/3817 sayılı dosyaya 598.088,87 TL ve 2015/3818 sayılı dosyaya 51.279,13 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, ayrıca müvekkilince dava harçlarının da ödendiğini, müvekkilinin söz konusu bedelleri icra tehdidi ile ödemek zorunda kalmışsa da, Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2012/1053 E. ve 2015/401 K. sayılı kararında dava dışı ... Elektrik...Ltd.Şti. çalışanı ...’ın % 5, yetkilisinin %5 ve dava dışı asıl işveren ....Ltd.Şti.'nin %5 kusuru olduğunun  hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirtildiğini, müvekkili şirketin kusur oranından fazlasını icra tehdidi ile ödemek zorunda kaldığından dolayı olayda kusuru olan davalılara kusurları oranındaki miktarın rücu edilmesi için Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2018/675 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, fakat icra takibine geçilmesinden sonra Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2012/1053 E. ve 2015/401 K. sayılı kararının görev yönünden bozulduğunu, temyiz incelemesinden sonra dosyanın Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek bu mahkemece 03.10.2018 tarihinde yeniden rücuya esas kararı verildiğini, bu mahkemenin 2018/405 E. ve 2018/637 K. sayılı kararının halen temyiz aşamasında olduğunu, müvekkilince Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2018/675 sayılı dosyası nezdinde davalılara karşı yapılan icra takibine davalılarca itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/405 E. ve 2018/637 K. sayılı kararıyla rücuya esas sorumluları öğrendiklerini, taraflara kusurları oranında tespit edilen miktarın rücu işlemleri için davayı açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2018/675 sayılı dosyasına yaptıkları itirazların davalıların kusurları oranında iptaline ve takibin devamına, davalıların itirazları haksız ve kötü niyetli olduğundan her biri yönünden kusurları oranındaki kısım için %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 108.227,97 TL olarak göstermiş, davacı vekili 05.07.2021 tarihli dilekçesiyle, müvekkilince ödenen bedelleri göstererek davanın fazla haklar saklı tutularak açıldığını, bu aşamada her bir davalının %5 kusuruna isabet eden 36.075,99 TL'dan üç davalı için toplam 108.227,97 TL için itirazın iptalinin istenildiğini belirtmiştir. <br>\tDavalı ... Elektrik… Ltd. Şti vekili: Karşıyaka 4. İş Mahkemesi'nin 2012/1053 E. sayılı  dosyasının görevsizlik kararı ile görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilerek halen görülmeye devam ettiğini ve Yargıtay aşamasında olduğunu, müvekkili aleyhine yapılan icra takibine itiraz edilmesinin haksız ve kötü niyetli olmadığını, söz konusu dava sonucunda müvekkili şirkete rücu edilemeyecek türden bir hüküm verilmesi halinde itiraz edilmemesi  durumunda devam edecek icra takibi nedeniyle müvekkilinin haciz ve benzeri icrai işlemler tehdidi altında kalacağını, üstelik dava konusu edilen alacağa ilişkin takip dosyasına itiraz ettikleri tarih itibariyle Karşıyaka 4. İş Mahkemesi'nin 2012/1053 E. sayılı davasının da sürmekte olduğunu, dolayasıyla itiraz haksız ve kötü niyetli olmayıp davanın sonucunun beklenmesi uğruna icrai işlemlerden korumak adına yapılmış  yerinde bir itiraz olduğunu, halen Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/405 esas sayılı dosyasında görülen dava derdest olduğundan sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/405 E. 2018/637 K. sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDiğer davalılar ... ve ... davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın, iş kazası nedeni ile hak sahiplerine ödenen meblağın iadesi amacıyla başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiası ile açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı vekilinin, müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalılar aleyhine asıl alacak ve  işlemiş faiz olmak üzere toplam  453.850,42 TL 'nin tahsili için Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2018/675 sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlularının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığının anlaşıldığı, davacının varsa  davalılardan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından dosya üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi tayin edildiği, aktüerya bilirkişisinden alınan 16/05/2021, 19/01/2022 tarihli raporlar karar vermeye yeterli bulunmadığından dosyada bilirkişi heyeti oluşturulup nitelikli hesap uzmanı ve aktüerya bilirkişisinden üçüncü kez rapor alındığı ve  14/04/2022  günlü bilirkişi kurul raporunun mahkemece hükme esas alındığı, uyuşmazlığın  davacının iş kazasında vefat eden işçisinin mirasçılarına icra  tehdidi altında ödediği maddi, manevi tazminat ve yargılama giderlerinden davalıların kusuru oranında sorumlu olup olmadığı, sorumlukları var ise miktarının ne kadar olduğu noktasında toplandığı, davaya konu destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin görülen davanın Karşıyaka 4.İş Mahkemesinin 2012/1053 E, 2015/401 K sayılı ilamı ile karara bağlandığı, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21.HD'nin 2016/2998 E, 2017/6582 K sayılı bozma ilamı ile  görev yönünden bozulduğu ve yargılamaya Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/405 E. sayılı dosyasında devam edildiği ve 03/10/2018 tarih ve  2018/405 E, 2018/637 K sayılı ilamı ile; -Karşıyaka 4.İş Mahkemesinin kabul ve tespitleri doğrultusunda- maddi  ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği,  verilen kararın halen kesinleşmediği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın kazada kusurlu olduğunu belirlediği kişi ve şirketler aleyhine açtığı rücu davasının görüldüğü Aliağa 1.İş Mahkemesi'nin 2019/960 Esas sayılı dava kapsamında Mühendis İş Güvenliği Uzmanlarından oluşan üç kişilik heyetçe 25.08.2020 tarihli bilirkişi kusur raporunun hazırlandığı, bu raporda da, kaza olayının meydana gelmesinde işveren vekili ...'ın %5, asıl işveren ... Elektrik Müş. Müh. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin %5 oranında, davalı ...'ın %5 oranında kusurlu olduğu tespitlerinin yapıldığı, temyiz incelemesi sonucunda dosyanın Yargıtay 10.Hukuk Dairesince verilen 12/01/2022 tarih ve  2021/8616 E, 2022/205 K sayılı ilamı ile onandığı, bu itibarla, hem Karşıyaka 4.İş Mahkemesi, hem Aliağa 1.İş Mahkemesi tarafından aldırılan kusur raporlarında davalıların her birinin kazada %5 oranında kusurlu oldukları belirlendiği, Aliağa 1.İş Mahkemesi kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmesi dikkate alındığında bu kusur oranları üzerinden bilirkişi kurulunca rücu hesaplamalarında %5'er kusur oranı dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplamalar yapılmasının mahkemece de uygun görüldüğü, davalıların davacının iş kazası nedeni vefat eden ... mirasçılarına ödemek durumunda kaldığı  zarardan kusurları oranında sorumlu oldukları, mahkemece hükme esas alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 14/04/2022 tarihli raporunda belirtildiği üzere; davacı ...Ş.'nin davalılar ... Elektrik Müşavirlik Ltd. Şti., ..., ...'dan ayrı ayrı %5 kusur oranlarına tekabül eden meblağlar olan toplamda 37.570,29 TL'yi her bir davalıdan ayrı ayrı rücuen talep edebileceği, bir başka deyişle, davacının davalı ... Elektrik ... Ltd. Şti.'nden toplam 37.570,29 TL'yi, davalı ...'dan toplam 37.570,29 TL'yi, davalı ...'dan toplam 37.570,29 TL'yi, olmak üzere genel toplamda 112.710,87 TL'yi rücuen talep edebileceği, bu durumda, itirazın iptaline konu edilen Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2018/675 sayılı icra takibinin işbu davanın davalıları açısından %5'er kusur oranlarına göre ayrı ayrı 37.570,29 TL olmak üzere genel toplamda (37.570,29 X 3=)112.710,87 TL  üzerinden devam etmesinin gerektiğinin hükme esas alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, ancak davacı talebinin 108.227,99 TL olduğu,  Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak ve davacının talebiyle bağlı kalınarak (talep 108.227,97TL/3=) 36.075,99 TL üzerinden her bir davalı yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, davacı icra inkar tazminatı talep etmiş ise de;   alacak likit bir alacak olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/675 sayılı dosyasında; davalı ... Elektrik Müşavirlik Ltd.Şti'den 36.075,99 TL, davalı ...'tan  36.075,99TL, davalı ...'dan 36.075,99 TL yönünden  borçlu itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden  icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı ...…Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının davaya açmakta hukuki yararı bulunmadığını, mahkemece henüz kesinleşmemiş bir dosyada halen yargılamasına devam edilen, kusur ve rücu oranı yönünden herhangi bir tespit yapılmasına hukuki yarar bulunmayan sözde alacak yönünden hesaplamalar yapıldığını,  dosyada çeşitli bilirkişi raporları aldırılmasına karşın dosya dışı alınan eski tarihli bir raporun dikkate değer bulunduğunu  ve bu bağlamda müvekkili şirketin derdest davada kusurlu sayılacağına ilişkin varsayımda bulunulduğunu, derdestlik itirazlarının dikkate alınmadığını, müteveffa ...'ın mirasçıları tarafından destekten yoksun kalma tazminatı (maddi ve manevi tazminat) talepli açılan davada Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/405 E. 2018/637 K. 03.10.2018 tarihli ilamının temyiz aşamasında olup verilen kararın henüz kesinleşmediğini, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava yönünden derdestlik itirazları dikkate alınmayarak, yargılama yapıldığını ve müvekkili şirket aleyhine hüküm tesis edildiğini, mahkemece aleyhe tesis edilen bu karardan sonra, asıl davada farklı bir karara varılması imkan dahilinde olup gerekçeye konu edilen 14.04.2022 günlü rapora esas alınan Aliağa 1. İş Mahkemesi'nin 2019/960 E. sayılı dava dosyasında hazırlanan 25.08.2020 günlü rapor dikkate alınmaksızın yeni bir karar verilirse, bu durumda müvekkili şirketin uğradığı zararın telafisi güç veya imkansız olacağını, davacının tümüyle serbest iradesiyle yaptığı erken ve hatalı ödemenin hukuki ve mali sonuçlarının müvekkiline yükletilmek istenmesinin hukuken kabul edilebilir olmadığı gibi davacının ödeme yapma konusundaki kendi ticari yanılgısını fark edip telafi uğruna alelacele giriştiği rücu çabalarını haklı kılmayacağını, asıl alacağa konu davanın bekletici mesele yapılmasına dair taleplerinin değerlendirilmeyerek eksik incelemeye dayalı hatalı hüküm kurulduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı aleyhine başlatılan icra dosyasında davacının itiraz imkanlarını kullanmayarak ödeme yapmak yönünde bir tercihte  bulunmuş olmasının davacıya yüklediği ağır sonuçların müvekkiline yöneltilmek istenmesinin tümüyle haksız ve mesnetsiz bir talep olduğunu, halihazırda süregelen bir davada kusur durumları ve varsa oranları ile ilgili tespite yetkin ve işin esasının görüldüğü bir mahkeme var iken söz konusu Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde derdest davanın sonucu beklenmeyerek, davacının almış olduğu ticari bir karar ile ödeme yapmasının müvekkilinden de bu tercihe ortak olmasının istenmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, hükme esas alınan kusur oranının dayanağının bulunmadığını, dava süresince henüz kesin bir kusur oranı bulunmadığına dair itirazları dikkate alınsa da, bu çelişkinin giderilmesi yönünden müvekkili şirketin aleyhine en ağır şekilde hüküm doğuracak olan rapor olan SGK Başkanlığı'nın kazada kusurlu olduğu belirlediklerine karşı açtığı Aliağa 1. İş Mahkemesi'nin 2019/960 E. sayılı davasında hükme esas alınan 25.08.2020 günlü raporu seçilerek eldeki davada alınan 14.04.2022 günlü rapora esas alındığını, ancak olayın tazeliğiyle yürütülen ceza yargılamasında, Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/739 esas nolu dosyası kapsamında soruşturma aşamasında Aliağa CBS 2012/918 dosyasından alınan 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili  şirkete hiçbir kusur izafe edilmediğini, halen daha kusur durumu kesinleşmeyen müvekkili şirketin, en ağır yaptırıma maruz kalmasına neden olacak şekilde verilen kararın hukuki, belirli, somut, kabul edilebilir delillerle desteklenen bir yanının bulunmadığını, öte yandan her ne kadar  Aliağa 1. İş Mahkemesi'nin 2019/960 E. sayılı dosyası Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 2021/8616 E. 2022/205 K. 12.01.2022 tarihli ilamı ile onanmış ise de verilen kararın henüz kesinleşmediğini, mahkemece henüz kesinleşmeyen dosyalarda en çok %5 kusur oranına işaret edildiğinden dolayı, kusur durumunun ve oranının bu yönde kesinleşeceği varsayımında bulunularak doğrudan bir hesaplama yapıldığını  ve bu nedenlerle hatalı bir karar verildiğini, asıl alacak ve işlemiş faiz taleplerinin haksız olduğunu, henüz kesinleşmemiş bir alacak yönünden faiz talebinde bulunan davacının bir an için asıl alacak yönünden eldeki davada alınan 14.04.2022 günlü bilirkişi raporu kapsamında gerçekten de alacaklı olduğu kabul edilse bile, işlemiş faiz taleplerinin ödeme yaptıkları gün itibariyle dikkate alınmasının da kabul edilemeyeceğini, yanılgıya düşülerek mahkemece işin esasının görüldüğü mahkemenin yerine geçildiğini, bu kapsamda müvekkilinin kusurlu addedildiğini ve kusur oranına ilişkin bir kısım hesaplamalar yapılarak davacının davasının kabul edildiğini, bu durumda büyük bir çelişki bulunduğunu, mahkemece  asıl alacağın tespitinde kullanılan yöntem dolayısıyla, asıl alacak yönünden davacının iddialarını kabul etmediklerini, çelişki meydana getireceğinden ötürü işlemiş faiz taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve  davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair  verilen karara karşı davalı ... Elektrik...Ltd. Şti. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tEser sözleşmelerinde, yüklenici üstlendiği işin uzmanı olup basiretli bir tacir ve iş adamı olarak işin tekniğine göre yerine getirilmesi yönünden iş sahibinden talimat almayacağından, yüklenici veya elemanının kaza sonucu uğradığı zararlardan kural olarak iş sahibi sorumlu değildir. Ancak olayın ve bunun sonucu yaralanma veya ölümün meydana gelmesinde etkili ve nedensellik bağı bulunan bir ihmal ve eyleminin bulunması ve kusurlu olması halinde sorumlu tutulabilir. Bu durumda iş sahibinin kusurlu olup olmadığının iş ve sosyal güvenlik mevzuatı ile iş güvenliği hükümlerine göre değil eser sözleşmesi ve Borçlar hukukunun sorumluluk ilkelerine göre saptanması gerekir. (Yargıtay (Kapatılan) 15 HD 2017/2546 E,2018/1106 K, 22/03/2018)\t<br> \tSomut olayda; dava, davacı iş sahibi ... AŞ ile davalı yüklenici ... Elektrik...Ltd.Şti. arasında olduğu iddiasına dayalı ve aynı işe ilişkin davalı yüklenici ... Elektrik...Ltd.Şti.'nin taşeronu ... Elektrik...Ltd. Şti. işçisi ...'ın işin yapımı sırasında vefatı nedeniyle Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2012/1053 E.-2015/401 K. sayılı dosyasında hükmolunan maddi ve manevi tazminata ilişkin yapılan icra takipleri sonucu ödenmek zorunda kalınan bedellerin rücuen tahsili hususunda Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2018/675 sayılı dosyasında yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. <br>\tDosyanın incelenmesinde; davacının davaya dayanak yaptığı Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2012/1053 E.-2015/401 K. sayılı dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2016/2998 E.-2017/6582 K. sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrasında bozma ilamına uyularak dosyanın görevsizlik kararı ile Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve 2018/405 esas sayısını aldığı, bu mahkemece de yapılan yargılama ile de 2018/637 K. sayılı karar ile iş mahkemesinde yapılan kabul ve tespitle davanın kabul edilerek aynı hüküm kurulduğu, bu kararın temyiz edildiğinin davalı tarafça bildirildiği, söz konusu kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi,  dava eser sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkin olmakla, mahkemesince davacı ... AŞ. ile davalı ... Elektrik...Ltd.Şti. arasındaki sözleşme ve yine davalı ... Elektrik...Ltd.Şti. ile dava dışı ... Elektrik...Ltd.Şti. arasındaki sözleşme, olayla ilgili açıldığı belirtilen ceza dava dosyası da getirtilerek, tarafların sözleşmelerdeki hak ve yükümlülükleri nazara alınarak davalıların kusur durumları belirlenerek davacının davadaki iddia ve talebi de dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, iş mahkemesinde sonrasında asliye hukuk mahkemesinde müteveffa mirasçıları tarafından haksız fiile dayalı davadaki kusur oranları esas alınarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı ... Elektrik...Ltd.Şti vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Elektrik...Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2022 gün ve 2019/552 E., 2022/458 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davalı ... Elektrik...Ltd.Şti. tarafından  yatırılan 616.09 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  kendisine  iadesine,<br>\t5-Davalı ... Elektrik...Ltd.Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderleri ve ödediği istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 09.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan  ...                   Üye ...\t             Üye ...                Katip ...<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ec410eea2f69f60","SID":"879416ffcf043bfa"}}