{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/225 - 2025/302<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/225 <br>KARAR NO\t: 2025/302<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/739 Esas 2022/861 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 07.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18.03.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.06.2016 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı ... yönetimindeki, davalı ...’e ait, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını, yüzünde sabit iz kaldığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'ten tahsiline, şimdilik geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri olarak 100,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan 01.09.2016 tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 11.307,64 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 339.798,76 TL’ye, bakıcı gideri için 7.386,50 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurması üzerine maluliyet oranının tespit edilebilmesi için gerekli belgelerin talep edildiğini, davacının bu belgeleri ibraz etmeden dava açtığını, dava şartı yerine getirilmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının sürekli iş görememezlik tazminatı dışındaki taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalılar ... ve ..., davalının kusuru olmadığını, davacının sabit iz iddiasının ATK raporu ile tespit edilmesini, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %75, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda, Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %0 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirtildiği, davacının geçici işgöremezlik zararı ile bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gözetilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile maddi tazminata yönelik davanın kısmen kabulüne, 6.245 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.318 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 7.563 TL'nin davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 20.09.2016, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; manevi tazminata yönelik davanın kısmen kabulüne, 18.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden fazla olamayacağını, davacı tarafça karşılanan Adli Tıp Kurumu raporu masrafı 2.925 TL’nin yargılama giderlerine dahil edilmediğini, davalı araç sürücününü aniden şerit değiştirerek davacının yolcu olduğu aracın önüne kırması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, ön camın patlayarak davacının yaralanmasına ve yüzünde sabit iz kalmasına neden olduğunu, Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda davacıda %30 oranında daimi maluliyet belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu raporu ile aralarında çelişki oluştuğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı ... yönetimindeki, davalı ...’e ait, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını, yüzünde sabit iz kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>1-Mahkemece, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda; davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tüm evrakların ve raporların incelendiği, fiziki muayenesinin yapıldığı, araç içi yolcu olduğu sırada meydana gelen kazada cam patlaması sonucu gözünde batma olan şahsın yapılan muayenesinde görme keskinliklerinin her iki gözde tashihli tam olduğu, göz hareketlerinin her iki gözde serbest ve ağrısız olduğu, her iki göz üst kapakta ve burun kökünde laserasyonlar izlendiği, biyomikroskopide sağ gözde konjunktival lazerasyon mevcut olup sklerada minimal lamellar laserasyon tespit edildiği, aynı bölgede multiple cam parçaları gözlendiği, sağ ve sol gözde izlenen yabancı cisimler steril aplikatör yardımı ile temizlendiği, maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 6 ayda iyileşeceğinin belirtildiği, raporda  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'  tarafından düzenlenen 22.05.2018 tarihli bu raporda belirtilen ve davacının daimi maluliyetine esas teşkil eden travma sonrası stres bozukluğunun araz bırakmadan iyileştiğinin  değerlendirildiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin bulunmadığının  tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu görülmekle davacı vekilinin maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>2-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyetinin bulunmaması, tıbbi iyileşme süresi (6 ay), davacının tam kusur iddiası ile talepte bulunmuş olmasına rağmen davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2016) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. <br>\tBuna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>\tMahkemece davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmamasının yaralanmasına etkisi olduğu kabul edilerek belirlenen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu raporunda araç içi trafik kazası nedeniyle başvuran şahsın her iki göz kapağı, burun dorsumu, glabella, her iki medial kranial bölge, sol mental bölge altı gingivobukkal bölgede kesiler mevcut olduğu,  pansuman yapıldığı, adli rapor tanzim edildiğinin ve  trafik kazalarında emniyet kemerinin takılı olması kafa ve yüz bölgesinde meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltsa da kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi bir çok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla  olay anında emniyet kemeri takılı olmasının tek başına kişide meydana gelen göz ve yüz bölgesindeki kesilerin oluşmasına engel olup olmayacağı hususunun tıbben bilinemeyeceği belirtildiğinden davacının yolcu olarak bulunduğu aracın camının patlaması nedeniyle sağ ve sol gözüne cam parçaları girmesi nedeniyle yaralanmasının meydana geldiği, davacının emniyet kemeri takamaması ile gözlerine cam parçaları girerek yaralanması arasında illiyet bağının tereddüte neden olmayacak şekilde ortaya konulamadığı, davalı tarafca illiyet bağının ispat edilmeediği anlaşılmakla  tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmış olması  doğru görülmemiştir.<br>   \t4-Karar tarihinde yürürlükte bulunun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesinin 3. bendinde yer alan “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” düzenlemesi gözetilerek, maddi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Sigorta AŞ lehine davacı lehine hükmedilen  vekalet ücretine geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi tazminatın reddine karar verilen miktar üzerinden nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli olmamıştır.<br>5-Davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumundan alınan rapor masrafı 2.925,00 TL’nin, davacı tarafça karşılandığı dosyada mevcut dekontla anlaşıldığı halde bu giderin yargılama masrafları arasına dahil edilmemiş olması doğru değildir.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda  davacı vekilinin istinaf başvurusunun müterafik kusur, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin  reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;<br>1-Maddi tazminata yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile; 7.805,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.647,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 9.452,94 TL'nin davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 20.09.2016, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,<br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 645,73 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında alınan 1.225 TL harçtan mahsubu ile 579,27 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>b)Davacı tarafından yapılan 645,73 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,<br>c)Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 9.452,94 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br>d)Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 9.452,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye ödenmesine,<br>e)Davacı tarafça yapılan 854,83 TL tebligat ve posta gideri, 1.650 TL bilirkişi ücreti ve 2.925 TL Adli Tıp Kurumu rapor masrafı olmak üzere toplam 5.429,83 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 5.135,62 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>2-Manevi tazminata yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile; 18.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,<br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.229,58 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 68,66 TL harcın mahsubu ile kalan 1.160,92 TL harcın davalılar ... ve ...'ten alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,<br>b)Davacı tarafından yapılan 68,66 TL harç giderinin davalılar ... ve ...'ten alınıp davacıya verilmesine,<br>d)Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 9.200 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br>3-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,<br>II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br> 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 492,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 712,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde dava.. iadesine, <br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,\t\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da  TEMYİZ  YOLU AÇIK olmak üzere 07.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20007fa51e88aa6a","SID":"5bcaa9c0481f66c1"}}