{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t                      (İ S T İ N A F  D İ L E K Ç E S İ N İ N  R E D D İ)<br>\t            \t\t   (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\tE S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t            <br>ESAS NO\t: 2021/710 <br>KARAR NO\t: 2025/310<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...          ...<br>ÜYE \t: ...                               ...<br>ÜYE \t: ...                  ...<br>KATİP \t: ...                               ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  27/01/2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2019/314E., 2021/69K.<br>\t<br>     \t<br>\tDavacı ve davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili kooperatifçe Ankara 61. Noterliği kanalıyla davalıya gönderilen 17.01.2017 tarihli 1202 yevmiye numaralı ihtarnamede belirtilen 2016 ve 2017 yıllarına ait kalem kalem sayılan ve hissesine düşen toplam 5.750,00 TL’nin ödenmesinin istendiğini, davalının tebliğ mazbatasına 19.01.2017 günü düşülen notta üyelikten istifa ettiği ve kooperatifle bağlantısının kalmadığı gerekçesiyle tebligatı kabul etmediğini, müvekkili kooperatifçe Ankara 61. Noterliği kanalıyla davalıya gönderilen 11.09.2018 tarihli 18527 yevmiye numaralı ihtarnamede, önceki bildirilen masraflara ek olarak 2018 yılına ilişkin toplam 3.965,00 TL’nin ödenmesinin istenildiğini, iş bu ihtarnamenin davalıya 18.09.2018 günü tebliğ edildiğini,  davalı tarafın cevabi ihtarname ile kooperatifteki üyeliğinin 26.02.2015 tarihinde tebliğ edilen istifaname ile sona erdirdiğini, taleplerin kabul edilebilecek talepler olmadığını, talep edilen bedelleri de ödemediğini, 2015 yılında ödenmeyen 10.000,00 TL için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine Ankara 1. ATM’nin 2015/815 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda davalarının kabulüne karar verildiğini, ancak itiraz üzerine dosyanın istinafa gönderildiğini, davalı tarafın 2015 yılına ilişkin hissesine düşen borcu ödemesi için gönderilen ihtarnameye cevaben gönderdiği, Ankara 27. Noterliğince düzenlenen 25.02.2015 tarih ve 02611 yevmiye nolu ihtarname ile kooperatif üyeliğinden istifa ederek ortaklıktan çıktığını, Kooperatifler Kanununun (KK) 13. maddesi uyarınca iş bu bildirim tarihi itibariyle kooperatiften çıkma işleminin gerçekleşmiş sayılacağı cevabını verdiğini, müvekkili kooperatifin ise Ankara 61. Noterliğince düzenlenen 02.03.2015 tarih ve 05050 yevmiye numaralı ihtarname ile, K.K.’nın 81/2. maddesi uyarınca kooperatif ortaklığının devam ettiği, tasfiye masraflarına katılması gerektiği, bu sebeple istifasının ilgili madde uyarınca kabul edilmediği cevabını verdiğini,  K.K.’nın 81/2. maddesindeki açık hükmü karşısında istifası söz konusu olamayacağı gibi, daire tapusunun verilmiş olmasının kooperatife herhangi bir borcu kalmadığını göstermeyeceğini ileri sürerek,  davalının haksız ve yersiz itirazının iptaline; kötüniyetli olan borçlunun alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26.02.2015 tarihinde kooperatife tebliğ edilen istifa ihtarnamesi ile davacı kooperatifle olan ortaklık ilişkisinin sonlandırıldığını, istifasından çok öncede de kooperatif dairesini satarak dairedeki mülkiyet durumunu sonlandırdığını, ihtarnamelere, icra takibine ve davaya konu edilen “tasfiye masrafları/giderleri” olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan, anasözleşmenin 62. maddesinde sayılan alt ve üst yapı, inşaat, ortak alan ve tesislerin maliyet giderleriyle genel giderlerden olup,  konutların geçici ve kesin maliyetleri içerisinde yer alan gider kalemlerinin tasfiye memurlarınca borç olarak ihdas edilerek ortaklardan istenebileceğine ilişkin ne kanunda ve ne de anasözleşmede bir hüküm bulunmadığını, K.K.’nın 42. maddesi ikinci fıkrası 5. bendi ile anasözleşmenin 23. maddesinde genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerin düzenlendiğini, K.K.’nın 59. maddesinin son fıkrasında ise genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerin kullanılamayacağını, bu hükümlere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörüldüğünü, örneklerini dilekçeleri ekinde sundukları üzere, yerleşik içtihatlara göre tasfiye memurlarının geçerli genel kurul kararı olmaksızın tek yanlı irade ve işlemleri ile ortaklar hakkında alacak / borç ihdas edemeyeceğini, dava konusu olayda ise, genel kurul kararı almayan / alamayan tasfiye memurlarının, tasfiye masrafları olarak adlandırmayıp, değişik kalemler altında borç ihdas ettiklerini, davacı kooperatifin 20.02.2010 günü yapılan olağan genel kurul toplantısı öncesinde, anasözleşmenin 62. maddesinde belirtildiği şekilde geçici ve kesin maliyetleri belirlediğini, 20.02.2010 tarihli genel kurulda, anasözleşmenin konutların ortaklara dağıtılmasına (ferdileşmeye) karar verilerek anasözleşmenin 64. maddesi uyarınca ortağın yatırdığı paraların toplamının konutun kesin maliyet bedelinden indirilmesi suretiyle geri kalan bedel olarak 28.000,00 TL genel kurul kararı olarak kararlaştırıldığını, genel kurul tutanağının 7/B maddesindeki kararla anılan bu ödemeyi defaten yapan ortaklara konut tapusunun ve borcu yoktur ibrasına ilişkin karar yazısının verilmesine genel kurulca karar verildiğini, ikisi kendi adına biri eşi ... adına olmak üzere üç hisse karşılığı konutlarının, anılan genel kurul kararı gereği ödemelerini defaten yapan müvekkilinin konutların tapularını ve genel kurul kararı gereği ve uygulaması olarak kooperatiften üç kooperatif hissesinin geriye ve ileriye dönük olarak ödenmesi gerekebilecek herhangi bir borcunun bulunmadığına / bulanmayacağına ilişkin olarak da ibraname kararını aldığını, ekte sundukları Yargıtay kararları kapsamında, tasfiye memurlarınca alınan kararlar ve uygulamalar iyiniyet kurallarına aykırı olarak istikrar ve hukuki güveni ortadan kaldırıcı batıl karar ve uygulamalardan öteye bir anlam ifade etmeyen karar ve uygulamalar olarak kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Davacı tarafça kooperatif üyeliğiden istifa eden davalının üyelikten kaynaklı borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, davalı tarafça davalının kooperatiften istifası nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup;<br>Davalının 24.01.2007 tarihli ortaklık başvurusunun kooperatif yönetim kurulunun 25.01.2007 günlü 77 sayılı kararıyla kabul edilerek davalının kooperatif üyesi olduğu , davacı kooperatifin 2009 yılı olağan genel kurul toplantısı ile tasfiyesine oybirliği ile karar verildiği, davalının kooperatif üyeliğinden istifasına ilişkin Yenimahalle 5. Noterliğince düzenlenilen 25.02.2015 tarih 06416 yevmiye numaralı ihtarnamenin 26.02.2015 günü davacı kooperatife tebliğ edildiği, Kooperatifler Kanunun 81/2 maddesinin açık hükmü karşısında ortalıktan ayrılan davalının tasfiye sürecinde ortaya çıkan ve oluşan kooperatif giderlerinden diğer mevcut ortaklar gibi sorumlu olması gerektiği, davalı tarafça sunulan  15/02/2012 tarihli borcu yoktur yazılı belgenin kooperatif ana sözleşmesinin 46. maddesi açık hükmü olan kooperatifin temsili için iki yetkilinin imzasının konulmamış olması nedeniyle davacı kooperatif açısından bağlayıcılığı bulunmadığı, bu kapsamda davalının tasfiye aşamasında icra takibine konu 2016-2017-2018 yıllarında ortaya çıkan kooperatif borç ve giderlerinin  toplam   5.809,81-TL asıl  342,88-TL işlemiş faiz kısmından sorumluluğunun bulunduğu, bakiye tutar üzerinden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflarca ibraz edilen ihtarlar, tutanaklar, genel kurul kararları, davacının ticari defter ve kayıtları ,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla...\" gerekçesi ile<br> \"...Davacının davasının kısmen kabulüne, <br>Davalının Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11396 esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 5.809,81-TL asıl alacak, 342,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.152,69-TL  üzerinden  asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına, <br>Asıl alacak tutarı 6.152,69-TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Rededilen 4.433,04-TL üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin, bilirkişi raporuna yapılan itiraz ve açıklamaları dikkate almadığını, usul ve yasaya aykırı olarak hazırlanmış rapora dayanarak hüküm kurduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 5.809,81 TL itirazın iptaline ilişkin asıl alacak tutarının 3.050,-TL'sinin kooperatif aidat alacağı hesaplamasına dayalı tutar olduğunu, icra takibinde ve davada borcun sebebi ve dayanağı olarak gösterilmediğini, talepten fazlaya karar verilemeyeceğini, talep edilmeyen şey hakkında karar verilemeyeceğini, davalının 26.02.2015 tarihinde kooperatif üyeliğinin  sona erdiğini, dairesini üçüncü kişiye satarak devrettiğini, 2.759,81 TL tutarındaki kooperatif harcamalarına katılım payı tutarak hesaplanan  miktarında davalıdan istenemeyeceğini, kooperatifçe müvekkiline 15.12.2012 tarihli \"borcu yoktur yazısı\" başlıklı belgenin düzenlenip verildiğini, müvekkilinin ibra edildiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>1-HMK'nin \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.<br>Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında,  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.<br>\tBuna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00-TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise, (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00-TL, 01.01.2017-31.12.2017 arasında 3.110,00- TL, 01.01.2018'den itibaren 3.560,00-TL, 01.01.2019 tarihinden itibaren ise 4.400,00 TL, 01.01.2020 tarihinden itibaren 5.390,00-TL, 01.01.2021 tarihinden itibaren 5.880,00-TL, 01.01.2022 tarihinden itibaren 8.000,00-TL, 01.01.2023 tarihinden itibaren 17.830,00-TL, 01.01.2024 tarihinden itibaren 28.250,00-TL  olarak uygulanacaktır. <br>\tSomut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 27.01.2021'dir. Dava konusu edilen alacak miktarı 10.585,73-TL olup mahkemece 6.152,69-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 4.433,04-TL yönünden istem reddedilmiştir. Görüldüğü üzere, davada reddedilen ve davacı tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 5.880,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davacının istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.<br>\tHMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.<br>\tBu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin  İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE.\t<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/314E., 2021/69K. sayılı dava dosyasında verdiği 27/01/2021 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. \t<br>\t3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'den peşin olarak yatırılan 106,-TL'nin düşümü ile kalan 509,40 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\tb)Davacı tarafından yatırılan karar harcının iadesine,  \t<br>\t4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t5-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t26/03/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  beş yüz kırk dört bin  (544,000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  26/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br>          \tBaşkan ...                      Üye ...               Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır  <br><br><br><br>  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c59521dbbb11eb3","SID":"9bc29c770bfcd17c"}}