{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ   <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t           <br>ESAS NO\t: 2021/390 <br>KARAR NO\t: 2025/286<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...          ...<br>ÜYE \t: ...                               ...<br>ÜYE \t: ...                  ...<br>KATİP \t: ...                               ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  30/11/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2018/895E., 2020/537K.<br><br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\t Davacı Vekili; müvekkili ile davalı ... arasında  “Ankaray  Metrosu, Ankaray ve Teleferik İşletmesi Temizlik Hizmet Alımı İşi” sözleşmesinin imzalandığını ve hizmetin müvekkili tarafından yürütüldüğünü,  sözleşme öncesinde başka şirketler tarafından yürütülen işlerde çalışan işçilerin, çalıştırılmaya devam etmesini davalı istediğinden aynı personel ile çalışmaya devam edildiğini, bu kapsamda müvekkilinin çalıştırdığı ...'nın kıdem tazminatını hak edecek şekilde iş akdinin sonlandırıldığını, davalının ödediği kıdem tazminatını müvekkilinin hak edeşinden kestiğini, yapılan kesintinin sözleşmeye, kanuna ve yargısal içtihatlara aykırı olduğunu, kıdem tazminatından müvekkilinin sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, müvekkilinden yapılan kesintinin haksız olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 21.05.2018 tarih ve 460604006313 no'lu muhasebe işlem fişi ile müvekkilinin hak edişinden yapılan kesintinin şimdilik 5.000,00 TL'sinin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>            Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 31.718,12 TL 'ye arttırmıştır.<br> Davalı vekili; davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 4734 Sayılı KİK tabi kamu tüzel kişiliği olduğunu,  bu kapsamda davalıdan hizmet alımı yaptığını, uyuşmazlığın sözleşme ve ekleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı ile 24/11/2016 tarihinde sözleşme imzaladığını, çalışanın da davacının işçisi olduğunu, Teknik Şartnamenin 6. maddesine göre işçilere ait her türlü yükümlülüğünün davacıda olduğunu, 7166 sayılı Yasa ile yapılan değişklikle sözleşmede hüküm var ise kıdem tazminatından alt işverenin sorumlu olacağını, bu kapsamda davacının çalışana ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Toplanan delillere, bilirkişi raporuna, tarafların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; <br>Dava konusu olayda, davacı ile davalı arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olduğu,  davacının alt işveren, davalının ise asıl işveren olduğu sabittir. Davacı ile davalı, dava dışı işçiye karşı 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesi uyarınca İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri incelendiğinde ise, düzenlenen sözleşmenin 8. maddesi ile Teknik Şartnamenin sözleşmenin eki olduğu kararlaştırıldığı ve Teknik Şartnamenin Personel, Vardiya ve Tatil Günleri başlığını taşıyan 6. maddesi \"Çalıştırılacak işçilere ait 4857 sayılı İş Kanununa göre her türlü kanuni işlemin yerine getirilmesi yüklenici yükümlülüğündedir.\" ve \"Sosyal Güvenlik Mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup, idare bu konularda sorumlu tutulmayacaktır.\" hükümlerini içerdiği, dolayısıyla Sözleşme ve eki şartname hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, alt işverenin çalıştırılacak işçiye ödenmesi gereken kıdem tazminatının tamamından sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>1475 sayılı İş Kanununun 14/3. maddesi \"İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/07/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.\" hükmünü içermektedir. Bu hüküm uyarınca davacının dava dışı işçinin kendi yanında çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatının tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 23. HD. 2016/5103 - 2017/105 E.K)<br>Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında Ankara Metrosu, Ankaray ve Teleferik İşletmesi Temizlik Hizmeti Alımına Ait Sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşme ve şartname hükümlerine göre dava dışı işçilere ödenecek kıdem tazminatının tamamının alt işverene ait olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, 4857 sayılı İş Kanununun 2/6, 1475 sayılı İş Kanununun 14/3. maddesi dikkate alındığında son işverenin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere kıdem tazminatından sorumlu olacağı, bu itibarla davalı tarafından dava dışı ...'ya ödenen kıdem tazminatının tamamının davacının hak edişinden kesilmesinin yerinde olmadığı, sadece dava dışı işçinin davacı yanında çalıştığı 01/08/2016-01/04/2018 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olarak kesinti yapabileceği, bilirkişi raporuna göre, dava dışı işçinin davacı yanında çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatı miktarının 3.800,68 TL olduğu, bu hali ile davacının hak edişinden yapılan kesintinin dava dışı işçiye yapılan toplam ödeme olan 35.311,73 TL'den mahsubu ile 31.511,05 TL'lik kısmının haksız olarak kesildiği anlaşılmakla; davanın haksız kesilen miktar itibariyle kısmen kabulüne...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini, yapılan kesintinin usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1- HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/895E., 2020/537K. sayılı dava dosyasında verdiği 30/11/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t19/03/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  beş yüz kırk dört bin  (544,000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  19/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br>          \tBaşkan ...                      Üye ...               Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır<br><br><br><br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e22c682c8686a9a3","SID":"b8e7a10336746a00"}}