{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1923 <br>KARAR NO: 2025/356<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/10/2024<br>NUMARASI: 2023/1181 Esas - 2024/912 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası<br>Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki ticari ilişkinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, itiraz üzerine duran takibin harekete geçirilmesi için  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/320 Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece  2020/494 Karar sayılı ilam ile 620.141,42 Euro alacağa hükmedildiğini, mahkeme kararının 08.04.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, karar ile takip dosyasında işlemlere başlandığını, ancak davalı şirketin haczi kabil mal varlığının bulunmadığının anlaşıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle borçlu şirketin halen müvekkiline takip dosyasında borçlu olduğunu, buna rağmen şirketin borcundan kurtulma amacıyla tasfiye ve terkin edildiğini, şirket ortaklar kurulunca tasfiye kararı ile birlikte atanan tasfiye memurunun daha sonra değiştirildiğini ve son tasfiye memurunun davalı olarak gösterildiğini, müvekkilince 09.07.2022 tarihinde Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/706 Esas sayılı dosyasında İİK'nın 177. maddesi gereğince davalının iflasının talep edildiğini, bu yargılamanın hukuka aykırı şekilde ret ile sonuçlanması üzerine, mahkeme ve davacıdan gizlenerek şirketin terkin edildiğini, kötü niyetle şirketin terkin edilmesi nedeniyle esasen HMK'nın 52. ve 54. maddeleri gereğince şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek,  TTK'nın  547. maddesi gereğince ek tasfiyenin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilince tasfiye işleminin TTK'nın 32 ve Yönetmeliğin 34.maddesi hükmüne göre yapıldığını, tasfiye işlemlerinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, TTK'da düzenlenen işlemlerin tam olarak yapılıp yapılmadığının müvekkilince takip edilmesinin mümkün olmadığını, yasal hasım olan müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili, savunmasında özetle; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlenen yabancılık teminatına ilişkin hükmün uygulanarak teminat alınması gerektiğini, İtalya ile düzenlenen anlaşmada yabancılık teminatından muafiyete ilişkin bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tasfiye işlemleri usul ve yasalara uygun şekilde yerine getirdiğini, sicil gazetelerinde terkine ilişkin ilanların yapılmasına rağmen, davacının alacağına ilişkin başvuruda bulunmadığını, davacının iddiasının aksine şirkete tebliğ edilmiş bir ilam bulunmadığını, iddia edilen hususların tasfiye memurunca bilinmesinin mümkün olmadığını, tasfiye sürecinin ilan edilmesi nedeniyle bu işlemin gizlenmesinin söz konusu olamayacağını, dayanılan Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/706 Esas sayılı iflas davasının tasfiye tarihinden önce 30.11.2022 tarihinde usulden reddedilerek kesinleştiğini, tasfiye edilen şirkete tebliğ edilmiş herhangi bir ilamlı  icra takibi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemitir. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/06/2023 tarih ve 2023/168 E - 2023/526 K sayılı kararı, Dairemizin 2023/1987  E- 2023/1951 K sayılı, 30.11.2023 tarihli karıyla kaldırılmış ve davanın yeniden görülmesi için dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. İlk derece mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yaptığı yargılama üzerine eldeki istinaf incelemesine konu kararın  verildiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edildiği, davacı tarafın işbu davayı hukuki yararı bulunduğu dikkate alınarak, dava konusu şirketin TTK 547.md gereğince ihyasına ve tasfiye memuru olarak da sicil kaydında tasfiye memuru olarak ismi yer alan ...'ın görevlendirilmesine, dava konusu şirket hakkında icra takibi ve dava dosyası bulunduğu halde tasfiye işlemini sonlandıran tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği...'' gerekçesiyle davanın kabulüyle, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sicil kaydının, Bakırköy 6. ATM 2016/320 Esas ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyalarına münhasır olmak üzere, TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyasına, karar vermiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, esas bakımından ise tasfiye edilen şirketin ilk ilanı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 16.09.2022 tarihli ve ... sayı ile yayınlandığını, ikinci ilanın 29.09.2022 tarih ve ... sayılı nüsha ile yapıldığını, müvekkillinin 03.10.2022 tarih ve ... sayılı ilanda görüleceği üzere tasfiye memuru olarak atandığını, 04.10.2022 tarih ve 10674 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan üçüncü ve son ilanda da son kez şirket alacıklarının ellerindeki belgelerle birlikte en geç üç ay içerisinde tasfiye memurluğuna müracaat etmeleri gerektiğinin ihtar edildiğini, üç aylık sürenin 04.01.2023 tarihinde dolduğunu, herhangi bir belge sunulmadığını, süre dolmasına rağmen davacı taraf herhangi bir belge sunmadığını, bu sebeple iddia edilen hususların bilinmesinin mümkün olmadığını, basiretli tacir gibi davranması gereken davalı tarafın yapılan ilanları bilmediğini ileri sürmesinin kendi kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacı taraf ile dava dışı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticari defter kayıtları incelenmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, TTK'nın 553.maddesi uyarınca tasfiye memurunun sorumluluğunu gerektiren bir durumun mevcut olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. Maddesi gereğince, tasfiye sonucu sicil kaydı terkin edilmiş şirketin sicil kaydının, ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için ihyası talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkesince, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Hâlinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/320 Esas sayılı ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyalarına münhasır olmak üzere TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyasına karar vermiştir. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında: \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" düzenlemesini içermektedir. Ek tasfiyeye, tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin sicilden silinmesinden sonra, başkaca tasfiye işlemlerinin yapılmasının sorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulmaktadır. TTK  m.547'nin gerekçesinde, ek tasfiyenin geçici bir durum olduğu ve yeni bir hukuki durum oluşturmadığı, yani şirketin kalıcı bir şekilde ihyasının söz konusu olmadığı belirtilmektedir. Ek tasfiye ile daha önceki tasfiye zamanında ihmal edilmiş bulunan bazı işlemlerin yapılması ya da sonradan ortaya çıkmış bazı hukuki durumların halledilmesine yönelik tedbirlerin alınması söz konusu olmaktadır. Yeniden tescil istemi korunmaya değer bir menfaate dayanmalıdır. Korunmaya değer menfaatin varlığı inandırıcı delillerle açıklanmalıdır. İstemin ve ilgili delillerin inandırıcı olması yeterli olup menfaatin varlığının kesin olarak ispatı aranmaz. Dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince davacı vekiline, hangi dava veya takipler için ihya talep edildiği konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilinin bu konudaki beyanı üzerine ilgili dosyalar ilk derece mahkemesince incelenmiştir. HMK'nın 31. Maddesi uyarınca aydınlatma görevinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, 01.10.2024 tarihli açıklama dilekçesinde ilgili takip ve dava esas numaralarını bildirmiştir. Mahkemece, sadece Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/320 Esas sayılı ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyalarına münhasır olmak üzere TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyasına karar verilmiştir. Davacı tarafın, ihya kararının sınırlandırılmasıyla ilgili bir istinafı mevcut değildir. İhya kararıa konu dava ve takip ile ilgili işlemlere devam edilebilmesi bakımından davacının ihya talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır.Öncelikle, TTK'nın 547 vd. maddelerinde ihya talebi bakımından herhangi bir hak düşürücü süre yahut zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olması, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel olmadığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.TTK'nın 553.maddesi uyarınca tasfiye memurunun sorumluluğunu gerektiren bir durumun bulunup bulunmadığı hususu eldeki davanın konusu değildir. Bu nedenle ticari defterlerin incelenmemiş olması, usuli bir eksiklik olarak kabul edilemez. Ayrıca, ihya kararının sınırlandırılmasıyla ilgi dava ve takipteki haklılık durumları da bu davanın konusu olmayıp, ihya sonrası devam edilmesi mümkün hâle gelecek anılan takip ve dava dosyasında iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar, ihya davası kapsamında incelenebilecek hususlar değildir. Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve giderlerin davalı tasfiye memuru davalıya yüklenmesi usule uygundur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf nispi karar harcının  davalı tasfiye memurundan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.03.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdb312352e30bb04","SID":"05bac93a73dcea3f"}}