{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2022/414 Esas<br>KARAR NO: 2025/243<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 27/05/2022<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili --------- ------------ Şirketi’nin sermayesini temsil eden paylarının %0,75'inin sahibi olduğunu, 09.07.2018 tarihli genel kurulda yapılan esas sözleşme değişikliği sonucunda, limited şirketken tür değiştiren ve anonim şirket olan davalı şirketin halihazırda üç ortaklı yapısı bulunmakta olduğunu, 9.01.2022'de ---------- yapılan çağrıda, 28.02.2022 tarihinde yapılmak üzere, davalı şirketin genel kurulu 2020 ve 2021 yılları olağan toplantısına çağrılmıştırelirtilen tarih ve yerde bu toplantı gerçekleştirildiğini, bu toplantıya müvekkilinin davacıyı temsilen katılım sağlanmış; alınan kararlara karşı muhalefet şerhi tutanağa geçirildiğini, 28.02.2022 tarihli 2020 ve 2021 yılları olağan genel kurul toplantısı, daha evvel 2020 yılı olağan genel kurulu toplantısı yapılmış olduğundan ve bu toplantı usulsüz olarak tekrarlandığından yoklukla malul olduğunu, bu cihetle davaya konu genel kurulun, TTK, esas sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan geçersizliğine karar verilmesi gerekmekte olduğunu beyan ederek davalı şirketin 28.02.2022 tarihli 2020 ve 2021 yılları olağan genel kurulunda alınan kararların tamamının yoklukla malül olduğunun tespitine, bu talebinin kabul görmemesi halinde alınan kararların tamamının batıl olduğunun tespitine, yoklukla malullük ya da butlan talebimizin kabul görmemesi halinde ise alınan kararlardan 1,3,4,5,6 ve 8 nolu kararların iptaline, 28.02.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan bütün kararların, aksi halde 1,3,4,5,6 ve 8 nolu kararların ttk m. 449 uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına, bu halde şirket kötü yönetildiği, zarara uğratıldığı için şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmasına; bu talebimizin kabul edilmemesi halinde şirkete, denetim kayyımı atanmasına, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacı tarafça tamamen tahmini varsayımlar üzerine dava açılmış olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususlara ilişkin tek bir delil dahi dava dilekçesine eklenmediğini, davacı yanca dava dilekçesinde müvekkili şirketin 2020 yılı genel kurul toplantısının 27.12.2021 tarihinde yapıldığını, 28.02.2022 tarihinde usulsüz olarak tekrarlandığını, işbu nedenle 28.02.2022 tarihli toplantıda alınan tüm kararların yoklukla malul veya butlanla batıl olduğu iddia edildiğini, ancak işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, katiyen kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanca dava dilekçesinde de iddia edildiği üzere, TTK m. 445 gereği, genel kurul toplantı kararlarının iptali, karar tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde dava edilebileceğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığının açık olduğunu, işbu nedenle de davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacının toplantıya davet edildiği hususu ikrar edildiğini, davacının tebligatı toplantı günü teslim almasının sorumlusu müvekkil şirket olamayacağını, bununla birlikte davacı yapılan tüm genel kurul toplantılarına usulüne uygun olarak hem şifahen hem tebligat yolu ile davet edildiğini ve buna ilişkin tebligat davacının müvekkili şirkete daha önce bildirmiş olduğu tebligat adresine gönderildiğini, hiçbir somut bilgiye dayalı olmayan, soyut, mesnetsiz,tamamen yanlış beyanlarla, iyi niyetten uzak, başkaca hiçbir delil ve belge olmaksızın ortaya atılmış, iddialar ileri sürüldüğünü, davacının afaki ifadeler ile hala derdest olan bir davada ileri sürdüğü mesnetsiz iddialarla müvekkil şirket yönetim kurulunu itham etmesi kabul edilemeyeceğini, davacı müvekkili şirkette, hissedar olmasının yanında satış ve pazarlama müdürü olarak istihdam edilmekte olup şirketin zarara uğramasında sorumluluğunun olduğu kaçınılmaz açıklıkta bir gerçek olduğunu, 2018 yılında ülkemizde yaşanan  finansal krizde bankalardan kredi taleplerinde, kredi sözleşmelerini imzalamamış, müvekkili şirketin  çalışmakta olduğu  -----------  şubesine davet edildiğinde banka yetkililerine şirketin batacağını, kredi vermemeleri gerektiğini söyleyerek şirketi kötü duruma düşürmüş olup bu konudaki iddialarının tanık delili ile ispat olunacağını, işbu nedenle şirketin ticari itibarının zedelenmesi söz konusu olup, dava sürecinde zarara uğramasının muhtemel olduğu açık bir biçimde ortada olduğunu beyan ederek öncelikle davacının müvekkil şirketin uğrayacağı muhtemel zararına karşılık mahkemenizce belirlenecek teminat tutarının ödenmesine, tamamen kötüniyetli, hiçbir şekilde gerçekliğe dayanmayan, afaki ifadeler ile ikame edilmiş işbu huzurdaki davanın usulden ve esastan kül halinde reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin kötüniyetli davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davalı şirketin 28/02/2022 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespiti ile kararın iptali istemine ilişkindir.<br>Davaya konu, genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, -----------Noterliğinin  06/21/2021 tarih ----------- yevmiye numaralı ihtarname, ----------Noterliğinin 29/03/2022 tarih -------- yevmiye numaralı ihtarname, davalı şirketin ---------- sicil dosyası, ----------- Esas sayılı dosyası celp ve ibraz edilmiş, sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilmiştir.Uyuşmazlık; Davalı şirketin 28/02/2022 tarihli genel kurulunda alınan kararların batıl olup olmadığı, yoklukla malul olup olmadığı, 1,3,4,5,6 ve 8 nolu kararların iptali şartlarının olup olmadığı, genel kurulun ana sözleşmeye, kanuna, iyiniyet kurallarına aykırılık taşıyıp taşımadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava konusu genel kurulun 28/02/2022 tarihinde yapıldığı, davanın ise 27/05/2022 tarihinde yani 3 aylık yasal sürede açıldığı anlaşılmaktadır.  TTK'nın 445. maddesinde, 446.madde de belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri; 447. Maddede ise, genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir. ----------- sayılı kararında vurgulandığı üzere; \"Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir. Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi \"yokluk\" ile sakat hale getirir.Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir. Hâkim tarafından de re'sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.Yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen gözönünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, mülga 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesinde (6102 S. TTK 445-446) düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği ----------- sayılı ilamı ile de benimsenmiştir. Şirket hukukundaki emredici hükümlere göre genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir. Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasındır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur.\"  Genel kurul kararlarının yokluğu halinde, iptal davası değil, Genel Kurul kararının yok olduğunun tespiti anlamında bir \"tespit davası\" açılır. Bu dava herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tâbi olmadığı gibi, herkes tarafından ileri sürülebilir ve yargıç tarafından da re'sen dikkate alınır.Genel kurul kararlarının butlanı yada yokluğunun tespiti istemi kural olarak herhangi bir süreye tabi değilse de bu hak  hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacak şekilde dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılmaldır. Ögretide ve Yargıtay uygulamalarında bu  hususun ileri sürülmesi bir kararın uygulanmasını ve bu uygulamanın sonuçlarına yıllarca itiraz etmeden rıza ve tahammül gösterilip de sonradan butlanın  ileri sürülmesi ve bir kimsenin kararlarının butlanı eskiden beri bilmesine rağmen buna menfaati icabı ses çıkarmayıp da ancak hesaplamayadığı sonuçlarını gördükten sonra kararın butlanı tespiti dava etmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılmıştır. Kesin hükümsüzlüğün ileri sürülmesi hakkının kötüye kullanılması mahiyetinde ise kesin hükümsüzlüğü ileri süren korunmaz. <br>Mahkememizin 02/06/2022 tarihli tensip tutanağında; davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanması ve alınan genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması taleplerinin ara karar ile daha sonra değerlendirilmesine karar verildiği, mahkememizin 02/06/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin yönetim ve temsil kayyımı atanması, aksi halde denetim kayyımı atanması talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması talebinin, yöneticilerin beyanı alındıktan sonra değerlendirilmesine, kararı verildiği, Mahkememizin 28/09/2022 tarihli duruşması 1 nolu ara kararında \"Davacının genel kurulun yürütmesinin durdurulması talebinin reddine, ayrıca gerekçeli ara karar hazırlanmasına, \" karar verilmesi nedeniyle mahkememizi 04/10/2022 tarihli ara kararı ile \"Uyuşmazlık; butlan veya iptali istenen genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırılık taşıyıp taşımadığı, butlanı ve iptali şartlarının olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bu şartların oluşup oluşmadığı genel kurul kararlarının niteliğine göre dosya üzerinde yapılacak inceleme ile mümkün olmayıp, ticari defter ve kayıtlarla birlikte genel kurul kararlarının değerlendirilmesi ve incelenmesi sonucu anlaşılacak olup, tedbir istemine ilişkin hususlar yargılamayı gerektirip, tedbiren yürütmenin durdurulması halinde davalı şirket yönünden telafisi imkansız zarar ortaya çıkabileceğinden yürütmenin durdurulması talebi yerinde görülmeyerek davacının genel kurulun yürütülmesinin durdurulması talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 28/09/2022 tarihli duruşma ara kararı ile  davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde 14/10/2022 günü, saat 10:00'dan itibaren bilirkişi incelemesi yapılmak üzere dosyanın mahkeme kaleminde bilirkişi heyetine tevdii ile yukarıda belirtilen uyuşmazlık noktalarında denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmasına, Bilirkişi heyetinin-----------, ---------- oluşturulmasına, şeklinde karar verildiği, davacı vekilinin mahkememizin 28/12/2022 tarihli celsesinde  \".. tek bilirkişi atanması yada bilirkişi sayısının ve ücretinin düşürülmesini talep ediyoruz, ayrıca yöneticinin sorumluluğu davası şeklinde ----------- Esas sayılı dosyasında dava görülmektedir ve şirketin tüm ticari defter ve kayıtları o dosyada incelenmiştir bu dosyadaki tespitlere delil olarak dayanılmıştır, bekletici mesele yapılmasını talep ediyoruz..\" şeklinde beyanına istinaden mahkememizce dosyanın celp edildiği görülmüştür. Ayrıca davacı tarafın verilen süreler içerisinde ihtarata rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı görülmüş olup mahkememizin 20/09/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile bilirkişi incelemesinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiği görülmüştür.Eldeki davada davacı taraf  28.02.2022 tarihli genel kurulda,  daha evvel 27.12.2021 tarihinde 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmış olmasına rağmen yeniden 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmış olması ve daha evvel aynı gündem maddelerinde genel kurul tarafından alınan kararların şirket yöneticisi ---------- ve hakim ortak -------- tarafından yok sayılarak yeniden gündeme alınması ve değerlendirilmesi, davaya konu genel kurul toplantısının hukuka aykırı bir yönetim kurulu kararına dayalı olarak yapılması, toplantıda alınan kararların - kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması iddiasına dayanmış olup  bu hususa yönelik itiraz toplantı gündeminin 2020-2021 yılı olarak belirlenmesi nedeniyledir. Ancak davacı tarafın itirazları ile ilgili 28.02.2022 tarihli genel kurulda davalı şirket temsilcisi ----------- gerekli açıklamalarda bulunmuş olup mahkememizce davacının buna ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.Davacı tarafın davaya konu ettiği diğer iptal sebepleri, Yoklama açılış, Genel Kurul Başkanlık Divan Heyeti'nin seçimi, 2020 ve 2021 yılları yıllık şirket faaliyet raporunun okunup müzakere edilerek onaylanması, 2020 ve 2021 yılları Bilanço, Kar ve Zarar hesabının okunması, müzakeresi ve tasdiki, Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, Kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kar ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi ve Yönetim Kurulunun ibrası maddeleri yönünden ise davalı şirketin ticari defter ve dayanaklarının bilirkişilerce incelenmesi gerektiği, ancak ispat külfeti üzerine düşen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, dosyanın mevcut haliyle  davacı iddialarını ispatlamaya yeterli olmadığı, kaldı ki davacı tarafça bekletici mesele yapılması istenen ---------- Esas sayılı dosyasında ticari defterlerin incelendiği belirtilmek suretiyle iş bu dosyada değerlendirme yapılabileceğine yönelik talebin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Zira ilgili dosyanın yönetici sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı, bilirkişi heyetince buna dair tespitler yapıldığı, mahkememiz dosyasının ise Genel Kurul karar iptali istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla dosyanın bu şekilde sürüncemede kalacağı değerlendirilerek davacı tarafın soyut iddialarını ispatlayamadığı görülmekle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İspatlanamayan davanın reddine, <br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 534,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.  12/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a038c72168b08ebd","SID":"a91918170889dd66"}}