{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1514 <br>KARAR NO: 2025/452<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2021<br>NUMARASI: 2018/717 Esas -  2021/233 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ariyet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... İnş. A.Ş'ye ait ... marka ... model ... plakalı aracın \"amortisörlerden çukura girildiğinde ses geliyor\" şikayeti ve buna bağlı onarım talebi ile 03.01.2018 tarihinde müvekkili şirket yetkili servisine getirildiğini, arızaya ilişkin yapılan kontrollerde \"Destek yatağının değişmesi\" nin gerektiği tespit edildiğini ve söz konusu onarıma verilen onay doğrultusunda onarım işlemlerine başlandığını, bu süreçte davalı tarafın  talebi üzerine müvekkili şirkete ait 04.01.2018 tarihinde aynı marka ve segmentte bir araç olan ... plakalı  aracın onarım süresi müddetince kullanılmak üzere ücretsiz mobilo araç olarak ... İnş.A.Ş'ye tahsis edildiğini ve  mobilo aracın davalı ... tarafından imzalanan Vasıta Ariyet Sözleşmesi sonrası teslim alındığını, mobilo aracın davalı tarafa ariyet verildiği dönemde ve fiilen davalı ... tasarrufunda iken 09.01.2018 tarihinde aracın müvekkili firmaya geri iade edilmek istenildiğini ancak söz konusu aracın bu süreçte kazaya karıştığını, \"ön ve alt kısımdan hasarlı\" olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından hasara ilişkin beyan ve raporlar talep edilmişse de söz konusu bilgi ve belgelerin  müvekkiline sunulmadığını, sözleşmeye aykırı hareket ederek hem aracın hasar görmesine ve değer kaybına yol açan hem de haber verme yükümünü yerine getirmeyen davalı-borçlulara aracın gerçek arıza durumunun servis tarafından yapılacak detaylı inceleme ve aracın sökülmesi ile tespiti mümkün olacağından ön ekspertiz olarak aracın hasarının onarımının yaklaşık 150.000,00-TL'ye baliğ olabileceği ancak bu miktarın hasarın boyutuna göre değişebileceği bilgisi verildiğini, bu bedele ilişkin 5.000,00-TL nakden kasadan, 145.000,00-TL de davalı-borçlu ...'ın banka hesabından müvekkile havale edilerek ödendiğini, banka dekontunda açıkça paranın ... plakalı aracın hasar ödemesi ibaresi yazılmak suretiyle gerek araca verilen hasar ve gerekse doğmuş zarar miktarının açıkça kabul ve ikrar edildiğini, ücretsiz mobilo araç olarak davalı-borçlulara tahsis edildiğini, ... plakalı aracın sökülerek oluşan hasarın detaylı incelenmesi sonucu araç onarım bedelinin toplam 236.218,88-TL' ye mal olduğu ve onarımın 29.03.2018 tarihinde tamamlanabildiğini, bakiye  86.218,88-TL hasar bedeli  ile değişen motor sebebi ile değişen ruhsat için ödenen  2.000,00-TL ruhsat değişim masraflarının tüm şifahi taleplere rağmen davalılar tarafından ödenmediğini, bundan ayrı  mobilo araç teslim formundan da görüleceği üzere aracın günlük kira ücreti 100 Euro olup aracın davalı-borçlulara teslim tarihinden itibaren müvekkil şirketin  3000 EURO+KDV kazanç kaybı ve 20.000,00-TL değer kaybı oluştuğunu, vaki kaza ve hasar durumu bakımından müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, bilakis ariyet sözleşmesi ile davalı-borçlulara teslim edilen ve kullanımlarına sunulan aracın hasarlandırılmasında davalı-borçluların ağır kusuru bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından  mobilo araç hasar bedeli faturası, değişen araç ruhsat bedeli, araç değer kaybı bedeli ve kazanç kaybı olarak toplam 126.946,85-TL'lik alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine  İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar tarafından söz konusu icra takibine ve müvekkili şirkete her hangi bir borçları olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiğini ve yapılan haksız itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, davalıların iş bu itirazı haksız ve kötü niyetli olup iptali gerektiğini ileri sürerek  itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı tarafın %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın, müvekkili şirket yetkilisi olmakla beraber davacı tarafça iddia edilen alacağa ilişkin davacı şirket ile davalı ... arasında hiçbir borç ilişkisi kurulmadığını,  müvekkilinin, yalnızca aracı davacı şirkete teslim etmiş olup bu durum aracın davacı tarafça iddia edildiği üzere onun sevk ve idaresinde hasara uğradığı anlamına gelmeyeceğini, müvekkil aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, diğer müvekkili ..., davalı ...'nın sadece eşi olup, müvekkili şirkette hissedar bile olmadığını, müvekkili davalının, davacı tarafından varlığı iddia edilen borçla hiçbir alakası bulunmamakla iş bu davalı müvekkili açısından da davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, diğer müvekkili Taner, müvekkil şirketin sadece çalışanı olup davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşmeyi de müvekkili şirket adına vekâleten imzaladığını, söz konusu sözleşmede taraf olmak adı dahi geçmeyen müvekkilinin davaya konu aracı müvekkili şirkete teslim etmek üzere teslim alması müvekkilinin davaya konu borçtan sorumluluğunu doğuracağı anlamına da gelmediğini, dosyada bu müvekkili açısından da sorumluluğunu doğurur bilgi ve belge bulunmamakla husumet yokluğu nedeniyle işbu davalı açısından da davanın reddi gerektiğini, davalı ... İnş. A.Ş. bakımından da müvekkili şirket adına kayıtlı aracın bakım ve onarımı esnasında davacı tarafça ikame araç olarak davaya konu araç kendisine tahsis edilmiş olan davacı tarafça iddia edilen hasarın bu esnada meydana gelip gelmediği, hasar gerçekten var olsa dahi mutat kullanım ile veya fabrika çıkısı olarak araçta kusur bulunup bulunmadığı hususların tespit edilmediğini, ... plakalı aracın davacı firmaya onarım talebiyle bırakıldığı ve yerine ikame verilen ... plakalı aracın da kazalı bir şekilde iade edildiği hususlarının doğru olduğunu, fakat davacının geri kalan bütün iddialarının hakikate aykırı olduğunu, davacıya ait ... plakalı aracın, 09/01/2018 tarihinde geri iade edilmek istenildiğinde, aracın hasarlı olduğundan bahisle davalıların ... plakalı aracı rehin tuttuklarını, müvekkiline ... plakalı aracın hasarı için 104,100,87-TL bedel çıkarıldığını, kendi araçlarının iade edilebilmesi için, kasko ve sigortadan bedel tahsil edilene kadar 150,000,00-TL teminat bedelinin uhdelerinde tutulması şartını koştuklarını, sonuç olarak davacının hiçbir objektif delille desteklenmeyen, tek taraflı düzenlediği faturalarla ve hasar kayıtlarıyla afaki bedeller ileri sürdüğü bütün alacak kalemlerine itiraz ettiklerini, davaya konu araç, müvekkili şirkete aracın sigortası kapsamında ikame(yedek) araç olarak tahsis edilmiş olup araç kiralanmış ve bunun için bir bedel ödenmiş olmadığını, dava dilekçesinde de aracın ücretsiz olarak tahsis edildiğinin açıkça belirtildiğini, söz konusu aracın bu şekilde gelir getiren bir araç olmadığını, davacı şirket kaskosu bulunan ve garantisi devam eden dava konusu aracın motorunun değiştiğini ileri sürerek bedeli müvekkillerinden talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ariyet alan kusurlu dahi olsa kasko ve trafik sigortası tarafından tanzim edilen zararlardan sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, müvekilinden kazanç kaybı ve değer kaybı taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini davacı tarafın %20 oranın da kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''... somut olayda davacı vekili tarafından uyuşmazlık konusu aracın davalı ... himayesinde iken hasara uğradığı ve aracın ariyet sözleşmesi ile davalı şirkete teslim edildiği ispat edilmiş ise de aracın davalılar tarafından teslimi sonrasında araç üzerindeki hasarın ne olduğunun tespit ve belirlenmesine yönelik davacı kayıtları dışında her hangi bir delil ibraz edilmediği, davacı tarafından dava dosyasına sunulan kayıtların ise davalı tarafça  kabul edilmediği;16/05/2019 tarihli duruşmada dinlenen tanık ...'in arabanın onarımını yaptıklarını, mekanik hasarda görmedikleri ayrıca hasarlar çıktığından ekspertiz raporu üzerinden hasar çıktığını anladıklarını, aracın ruhsat işlemlerini ve onarım işlemlerini tamamladıklarını, motorun değiştirildiğini beyan ettiği, aynı duruşmada dinlenen tanık ...'in, şirketleri tarafından çıkarılan ön ekspertiz raporuna göre 240.000-TL civarında masraf olduğu bu tutarın araç sökülmeden belirlenen tutar olduğunu belirttiği, davacı şirket hasar servisi tarafından düzenlenen 09/01/2018 tarihli,  belgede hasar kalemlerine yer verilmeksizin onarım bedeli nin KDV dahil toplam 104.100,87-TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı; bilirkişi heyeti tarafından düzenlene raporda dava konusu ... plakalı aracın hasar detayını içeren 30.03.2018 tarihli onarım faturası dışında belge olmaması nedeniyle, hasarın varlığı ve onarım faturasında yer alan kalemlerin hasar ile uyumlu olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılamadığı, bu noktada 30.03.2018 tarihli onarım faturasından yer alan parçaların tespit edilen 2018 yılı değerleri ile yapılan hesaplama sonucu onarım tutarının KDV dahil 239.107,43-TL olarak hesaplandığı, bu durumda davacıya ait, KDV dahil 236.218,88-TL tutarlı onarım faturasında yer alan onarım kalemlerinin fatura tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğu, dava dilekçesinde dava konusu aracın ön ve alt hasarının olduğu belirtilmesine rağmen, 30.03.2018 tarihli onarım faturasında aracın ön kısmında bulunan tampon, panjur ve bunların arkasında yer alan ön panel sacı ile önden gelen darbede hasara uğraması beklenecek olan motor kaputu hasarına ilişkin onarım kalemi yer almamakta olup bu durum, hasara neden olan darbenin aracın altından geldiğini gösterdiği dava konusu aracın onarımda değiştirildiği iddia edilen parçaların büyük kısmı mekanik aksam parçaları bulunduğu 09/01/2018 tarihli hasar tutarı hesaplama belgesi ve davalı tarafından nakden ödenen hasar tutarının toplamı ile 30.03.2018 tarihli onarım fatura tutarının karşılaştırmasından, aradaki farkın motor değişiminden kaynaklandığının belirtildiği; aracın davalı  ... Şirketine teslimi sonrasında dinlenilen tanık anlatımlarına göre ...'nın sevk ve idaresinde iken hasar uğradığı ancak hasarın kapsam ve mahiyetinin kesin delilleri ile davacı tarafından hüküm kurmaya elverişli şekilde ortaya konulamadığı için davacının zararının kapsam ve mahiyetinin objektif şekilde tespit edilememesinde kusurlu bulunuşu nedeni ile davacının hasar bedeli için ödemiş olduğu 150.000,00-TL arda kalan zararın uyuşmazlığa dayanak yapılan faturanın kazadan aylar sonra tertip edilmesi ve davalılar tarafından içeriğinin benimsenmemesi nedeni ile  davacının hasar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği; diğer taraftan aracın davalı şirket uhdesinde davalı ... sevk ve idaresinde iken hasara uğraması nedeni ile davacının aracı kullanmasından mahrum kaldığı süre boyunca tarafların kabulünde bulunan ariyet sözleşmesinin 11.Maddesinde davalıların kazanç kaybı ödemeyi kabul ettiğinin anlaşıldığı; araç üzerindeki hasarın kapsamının ve objektif miktarı davacı tarafından ortaya konulamadığından, davacının iddia eylediği kazanç kaybı talebinden aracın hasara dayalı tamir süresinin objektif olarak belirlenememesi nedeni ile davacının araçtan mahrum kaldığı süre olarak raporda  belirlenen süre ve miktardan zarar görenin zararın belirlenmesine yönelik kusurlu eylemi nedeni ile %50 nispetinde indirim yapıldığı, yine aracın davalı şirket uhdesinde davalı ... sevk ve idaresinde iken hasara uğraması nedeni ile  hasara dayalı aracın değer kaybına uğrayacağı ancak bu değer kaybının objektik olarak hasar miktarının belirlenme imkanı bulunmamasına göre bu zarar kalemi için de bilirkişi heyeti tarafından hesap edilen değer kaybı tutarı % 50'sine isabet eden tutarın hakkaniyete uygun olacağı gözetilerek taleple bağlı kalınarak takip konusu yapılan tutarın hüküm altına alındığı, davacı tarafından araç ruhhsat bedeli için yapılan masrafın hüküm altına alınması talep edilmiş ise davacı tarafından aracın ruhsat değişiminin somut olayda meydana gelen hasar nedeni ile gerçekleştirildiği noktasında her hangi bir delilin ortaya konulamadığı anlaşılmakla davacı tarafından araç ruhsat bedeli değişim bedelinin davalılardan tahsili talebinin reddine karar vermek gerektiği '' gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>1a-)Davalı ... Grup İnşaat A.Ş ve  ...’ın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ  ile takibin  20.000,00-TL değer kaybı ve 26,71-TL değer kaybı takip öncesi işlemiş yasal temerrüt faizi, 8.885,40 TL kazanç kaybı  ve 11,86-TL kazanç kaybı takip öncesi işlemiş yasal temerrüt faizi  üzerinden takibin DEVAMINA, 1b-)Davacının bakiye hasar bedeli nedeni ile tazminat talebinin TBK 50 Maddesi gereğince REDDİNE, 1c-)Davacının ... ve ...’e karşı ikame eylediği  davanın  pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-)Takipte kabule konu  kısım için uyuşmazlığın haksız fiilden doğması nedeni ile  3095 sayılı yasa 1.maddesi gereğince takipte yasal faiz UYGULANMASINA, 3-)Kabule Konu asıl alacağın mevcutiyeti ve miktarı yapılan yargılama sonucunda belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-)Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,  karar verilmiştir. Karara karşı  davacı  vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacı vekili, aracı ariyet sözleşmesi ile alıp %100 kusurlu olarak hasara uğramasına neden olan davalılar yönünden davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu,  ariyet sözleşmesinde taraflar tacir olup müvekkili şirketin ticari defterlerinin kesin delil olarak kabul edilerek bu ticari defterler doğrultusunda  tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesi  gerektiğini, davalı tarafça ibraz edilmesi gereken belgelerin kötü niyetli olarak ibraz edilmediğini, hasarın müvekkili şirkete davalı tarafça hemen bildirilmediğini, müvekkilinin olayda hiçbir kusuru bulunmadığını, yerel mahkemece müvekkiline müterafik kusur atfedilerek tazminatlarda  indirim yapılmasının anlaşılamadığını, 150.000,00-TL hasarın aracın ön ekspertiz incelemesi ile araç sökülmeden  ortaya çıkan bir rakam olduğunu, akabinde araç söküldüğünde ilk görüşte fark edilmeyen  hasarların da fark edildiğini, bu nedenle TBK 50 maddesine göre  bakiye hasar bedeli taleplerinin reddinin hatalı olduğunu,  motor değişimi  nedeniyle  yeni ruhsat gerektiğinden ruhsat ücreti de talep etiklerini, bu taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu, 30.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda hasar onarım faturasınına göre 236.218,88-TL nin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun belirtildiğini, değer kaybının da 75.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını,...'in ariyet sözleşmesini imzalayan kişi, davalı ...'ın ise  banka dekontundaki açıklamaya göre borcun garantörü olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalılar vekili; davacının ispatlanamayan ve reddedilen bakiye hasar bedelinin  ferileri niteliğinde olan değer kaybı ve kazanç kaybı bedelleri yönünden kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, davanın kısman kabulüne karar verildiğini, bu nedenle  davalılar lehine ayrı ayrı nısbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu red vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,  dosya kapsamında araç hasarının 104.100,87-TL olduğu tespit edildiğini ve müvekkili tarafından 150.000-TL ödeme yapıldığı halde müvekkilince yapılan 45.899,13-TL fazla ödemenin mahkemece mahsup edilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, aktedilen ariyet sözleşmesi gereğince hasar, değer kaybı, kazanç kaybı ve değişen ruhsat bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davalı ... şirketinin davacının müşterisi olduğu, davalı ... şirketine ait  ... plakalı aracın tamiri için davacıya ait servise bırakıldığı, aracın onarımı süresince kullanılmak için davacı ... tarafından davacıdan mobilo araç talep edildiği, bunun üzerine davacı ile davalı ... şirketi arasında 04.01.2018 tarihinde, mobilo araç ariyet sözleşmesi imzalanarak, ... plakalı mobilo aracın 04.01.2018-09.01.2018 tarihleri arasında davalı ... şirketine ariyet olarak verildiği, ... plakalı aracın ... tarafından teslim alındığı; aracın sözleşme süresi bitimi 09.01.2018 tarihinde davacıya geri teslim edildiği, ancak mobilo aracın ariyet süresi içinde kazaya karıştığı ve hasarlı olarak davacıya iade edildiği, 09/01/2018 tarihinde davacı tarafça geri teslim edilen mobilo araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapıldığı, aynı tarihli belgeye göre aracın ariyet süresi içinde karıştığı kaza nedeniyle araçta parça ve işçilik (KDV dahil) 104.100,87-TL hasarın oluştuğu, tanık beyanlarına göre, kazaya ilişkin herhangi bir tutanağın davacıya sunulmadığı, ödeme dekontu ve tarafların kabulünde olduğu üzere davalı ... şirketinin yetkilisi ...'ın eşi ... hesabından ve bir miktarı da elden olmak üzere davacıya bu hasara ilişkin olarak toplam 150.000-TL ödendiği  belirgindir. Dosya kapsamında herhangi bir kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı tarafça ... plakalı aracın sonrasında söküldüğü, yapılan detaylı incelemede, araçta ön ekspertiz incelemesinden başkaca hasarlar bulunduğunun tespit edildiği, aracın motorunun ve ruhsatının değiştiği ileri sürülerek, 29/03/2018 tarihli faturaya göre  araçta parça ve işçilik ( KDV dahil) toplam hasarın 236.218,88-TL olduğu, ödenen 150.000,00-TL mahsup edildiğinde bakiye 86.218,88-TL  alacaklarının kaldığı, bundan ayrı değişen araç ruhsatı nedeniyle 2.000,00-TL, değer kaybı olarak 20.000-TL ve ariyet sözleşmesinde kararlaştırıldığı üzere mobilo aracın davacıya  teslim edildiği tarihten itibaren günlük 100 Euro'dan  toplam 3.000 Euro karşılığı 17.770,80-TL kazanç kaybı oluştuğu belirtilmek suretiyle 86.218,88-TL  +2.000-TL+ 20.000-Tl+ 17.770,80-TL toplamı 126.946,85-TL üzerinden davalı taraf aleyhine icra takibine girişildiği, itiraz üzerine takibin durması nedeniyle iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafça ariyet sözleşmesi bitiminde geri teslim edilen mobilo araçta ilk ekspertiz incelemesi ile tespit edilen hasara ilişkin olarak  yapılan ödemeden yaklaşık 2 ay sonra sökülerek yapılan detaylı incelemede araçta daha fazla hasar oluştuğu, motorun değiştiği, motor değişimine ilişkin yeni ruhsat bedeli için masraf yapıldığı ileri sürülmüş ise de,  davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği  ve  aradan geçen süre nazara alındığında fazladan oluştuğu ileri sürülen hasarın davalı tarafça yapılan kaza ile illiyetli olduğunun dosya kapsamında davacı tarafça kanıtlanamamış bulunmasına; davalı ... mobilo aracı teslim alan kişi, ... ise mezkur kazayı yaptığı tanıklarca beyan edilen ...'ın eşi  olarak 150.000,00-TL ödemeyi yapan kişi olup, mobilo araç için yapılan ariyet sözleşmesi davacı ile davalı ... şirketi arasında imzalanmış olduğundan, bu kişilerin  haksız fiil sorumlusu olmadıkları, bu yönde bir iddia ve ispat da bulunmadığı göz önünde alındığında davalı ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; değer kaybı ile ilgili olarak taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olmasında bir  yanılgı bulunmamasına; kazanç kaybı ile ilgili olarak söz konusu araç ariyet sözleşmesinin 11. Maddesinde mobilo aracın geç teslim edilmesi halinde geçen her gün için 100 Euro+KDV ödeneceği kararlaştırılmış olup, her ne kadar araç sözleşme bitimi olan 09/01/2018 tarihinde davacıya geri teslim edilmiş ise de,  ariyet sözleşmesi gereğince mobilo aracın verildiği şekli ile davacıya geri teslim edilmesi gerektiği, oysa  aracın hasarlı olarak davacıya iade edildiği anlaşılmakla, tamir süresi boyunca (30 gün) aracın kullanılamamasından dolayı davacının kazanç kaybına uğrayacağı belirgin olup yerel mahkemece davacı yararına kazanç kaybına hükmedilmesinde bir yanılgı bulunmamasına; yerel mahkemece davacının tamir sürecinde ve zararın belirlenmesinde ihmali olduğu, bu nedenle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek kazanç kaybı bedelinden %50 oranında indirim yapılmasının makul olmasına; değer kaybı ile kazanç kaybı  bakiye hasar bedelinin ferisi niteliğinde olmayıp, davalı ... Grup şirketi ve ... 'ın mobilo araçta sebep olunan kaza nedeniyle oluşan  değer kaybı ve kazanç kaybından sorumlu olmalarına; davalı tarafça  fazladan ödendiği ileri sürülen 45.899,13-TL'nin kazanç kaybı ve değer kaybına ilişkin olduğu ispat edilmediğinden bu zarar kalemlerinden mahsubunun söz konusu olmamasına; yerel mahkemece haklarındaki dava pasif husumet yokluğundan red edilen ( red nedeni ortak olmayan) davalılar ... ve ... için tek ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin  tüm, davalılar vekilinin bu hususlara ilişen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesinde, İlk derece mahkemesince,  davalı ... Grup şirketi ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Grup şirketi ve ... lehine,  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13. maddesine göre  davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmeyecek şekilde nısbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.080,00-TL maktu vekalet ücretine  hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın kaldırılıp HMK 353/1.-b.2 maddesi gereğince yanılgılı husus düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta yazılı bulunan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih ve 2018/717 Esas-2021/233 Karar sayılı kararına karşı yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin  tüm, davalılar vekilinin sair istinaf  itirazlarının ayrı ayrı esastan REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf  itirazlarının KABULÜNE; a/Alınması gerekli  615,40-TL harçtan istinaf başvurusu sırasında yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, b/Davalı tarafça yatırılan   istinaf peşin karar ve ilam harcının istek halinde kendisine  iadesine, c/İstinaf başvurusunda bulunan  taraflarca istinaf aşamasında  yapılan giderlerinin kendi üzerlerinde  bırakılmasına, d/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih ve 2018/717 Esas- 2021/233 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı ... Grup İnşaat A.Ş ve  ...’ın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ  ile takibin  20.000,00-TL değer kaybı ve 26,71-TL değer kaybı takip öncesi işlemiş yasal temerrüt faizi, 8.885,40-TL kazanç kaybı  ve 11,86 TL kazanç kaybı takip öncesi işlemiş yasal temerrüt faizi  üzerinden takibin DEVAMINA,b/Davacının bakiye hasar bedeli nedeni ile tazminat talebinin TBK 50 Maddesi gereğince REDDİNE, c/Davacının ... ve ...’e karşı açtığı  davanın  pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, ç/Takipte kabule konu  kısım için uyuşmazlığın haksız fiilden doğması nedeni ile  3095 sayılı yasa 1.maddesi gereğince takipte yasal faiz UYGULANMASINA, d/Kabule Konu asıl alacağın mevcutiyeti ve miktarı yapılan yargılama sonucunda belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, e/Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, f/Harçlar yasasına göre davada alınması gerekli bulunan karar ve ilam harcı tutarı 1,975,79 TL' den  peşin olarak alınan 1.533,21 TL peşin nispi harcın  mahsubu ile bakiye 442,58 TL karar ve ilam harcının davalılar ...as Grup Şirketi ve ...'tan tahsili ile hanizeye gelir olarak KAYDEDİLMESİNE, g/Davacı tarafından ödenen 1.533,21-TL peşin nispi harcın davalılar ... Grup Şirketi ve ...'tan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, h/Davacı tarafından dava da sarf edilen 4.718,00-TL nin davanın kabulü oranına göre 2.359,00-TL'sinin davalılar ... Grup Şirketi ve ...'tan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, ı/Davacı taraf davada vekil ile temsil olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT  gereğince  hesap ve takdir olunan 4.338,45-TL vekalet ücretinin davalılar ... Grup Şirketi ve ...'tan alınarak  tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, i/Davalılar ... Grup Şirketi ve ... vekil ile  temsil olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT  gereğince  hesap ve takdir olunan 4.338,45-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile iş bu davalılara ÖDENMESİNE, j/Davalılar ... ve ... vekil ile temsil olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile iş bu davalılara ÖDENMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.24/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27c528b82f19d535","SID":"dce46dded0fee22a"}}