{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/1 Esas - 2025/162<br>                                                   \tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2025/1 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/162<br><br>...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalının karıştığı trafik kazasında davalının başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında zararın tespit edildiği ve ekspertiz raporu doğrultusunda davalıya 142.448,00 TL ödeme yapıldığını, ancak kaza tarihi itibari ile trafik sigorta poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğunu, sehven yapılan limiti aşan miktarda ödemenin iadesinin yapılmaması üzerine tahsili amacıyla başlatılan... esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına ve disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketinin poliçe limitini aşar mahiyette yaptığı ödemenin lütuf ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiğini ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak geri alınamayacağını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, sigortacının davalıya sehven fazladan ödediği tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Tarafların bildirdikleri deliller, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, aracın Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır.<br>Dava ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 78/1 maddesi \"Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir,\" hükmünü içermektedir.<br>Davalı tarafından, davacıya borçlu olmadığı bir meblağın ödettirilmesi amacı ile aleyhine cebri icra yapılmadığı gibi alacak bir mahkeme kararına dayalı olarak da ödenmemiştir. Yapılan ödemenin temeli; davacı tarafından yaptırılan ekspetriz incelemesine dayanmaktadır.<br>Toplanan delillere göre, davacının dava dışı sigortalısının karıştığı trafik kazasında davalıya poliçe limitinin üzerinde ödeme yaptığı ve poliçe limitinin üzerinde yapılan bedelin iadesi istemi ile eldeki davayı açtığı, davacının ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup kendisi tarafından düzenlemiş poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerektiği ve poliçe teminatını aşar nitelikte bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirdiği, her ne kadar TBK'nun 78/1 maddesi \"Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir,\" hükmünü içermekte ise de, davacı sigorta şirketinin kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi  \"kendisini borçlu sanarak\" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün olmayacağından poliçede teminat limitinin üzerinde kaldığı halde yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği (... karar sayılı kararları) kanaatine varılarak davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>DAVANIN REDDİNE,<br>Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,<br>Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 823,21 TL'nin mahsubu ile bakiye  harcın davacıya talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine,<br>3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br><br>Davacının yaptığı yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına,<br>Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025<br><br>...<br>¸¸ \t\t\t                      ¸¸  <br>  <br> <br> <br><br> \t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"754844ba247ae82a","SID":"a8353db50f0236f0"}}