{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA BAM   ... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/... - 2025/...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  ... HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/...<br>KARAR NO\t: 2025/...<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/12/2024<br>NUMARASI\t: 2024/...Esas 2024/... Karar<br><br>DAVACI \t: ... SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ\t <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ\t <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Dava dışı ...'un geçirdiği meslek hastalığı nedeniyle müvekkil şirketin sigorta şirketine karşı tazminat talebiyle Konya ... İş Mahkemesine dava açıldığını, ve dava dosyasından karar verildiğinı, ...'un alınan karara istinaden alacağını tahsil etmek için Ankara ... Genel İcra Dairesinde işlem başlattığını, mahkeme kararının istinaf sürecinden geçerek kesinleştiğini, müvekkil şirketin icra dosyasındaki tüm borcunu ödediğini, ancak sigorta şirketinin müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin işveren mali sorumluluk sigortasının söz konusu davalı sigorta şirket tarafından yapıldığını ve sigorta poliçesine  göre şirketin tazminat ödemesinden poliçe limiti kadar sorumlu olduğunu, mahkeme kararında ...’a sürekli iş göremezlik nedeniyle toplam 302.190,23 TL maddi tazminat, 30.000 TL manevi tazminat ve bazı harçların ödenmesi yönünde hüküm verildiğini, sigorta şirketinin bu tazminatların ödenmesinde poliçe limiti kadar sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarı almak için yazılı olarak başvuruda bulunduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, ayrıca dava açmadan önce de taraflar arasında zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını, fakat bu süreçte de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile müvekkili şirket tarafından Ankara ... İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı dosyasına yapılan ödemenin şimdilik 10,00 TL olan kısmının, ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe limiti kadar rücuen tazminini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı sigorta şirketine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın sigorta poliçesi kapsamında iş kazası ve meslek hastalığı taleplerini içerdiğini, ancak, poliçeye \"meslek hastalığı teminatı\" eklenmediği için bu taleplerin teminat dışında kaldığını,  ayrıca, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, ilgili hukuk maddeleri gereğince, alacaklarının 2 yıl içinde talep edilmesi gerektiğini, davacı belirsiz alacak davası açmışsa da, alacak miktarını zaten belirttiği için hukuki yarar taşımadığını, müvekkiline önceden herhangi bir başvuru yapılmadığı için temerrüte düşmediğini, bu nedenle davacı tarafından talep edilen faiz ve diğer ek masraflardan sorumlu olmadığını, ticari faiz talebinin de kabul edilemeyeceğini, çünkü bu talebin sadece ticari nitelikteki işler için geçerli olduğunu, davaya konu olan meslek hastalığından kaynaklanan tazminat taleplerinin ticari bir nitelik taşımadığını, ayrıca, poliçe kapsamında yapılan ödemeler nedeniyle teminat limitinin azaldığını ve başka sigorta poliçeleri varsa, bu durumun da dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun olmadığını ve aşırı hasar taleplerini kabul etmediğini, sigorta poliçesi kapsamında yalnızca sigortalının kusuru oranında sorumlu olabileceğini, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması ve belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, davaya konu taleplere ilişkin poliçe limit bulunmaması ve talebin zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddini, teminat limitinin eksildiğinin dikkate alınmasını, tüm dava masrafları, avans/reeskont faiz ve sair fer'i taleplerinin reddini, ücreti  vekaletin ve masrafların davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \" Davalının verilen tazminatın poliçe kapsamında olmadığı hususuna ilişkin itirazı yönünden yapılan incelemede; Konya ... İş Mahkemesi tarafından verilen kararda davacı ve davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına karar verilmiş ve verilen kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2024/... E.  2024/... K. Sayılı ilamı ile incelenmesi neticesinde ''Yine davaya konu işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi ve eklerinde bedeni zararlarda şahıs başına azami limit 50.000,00TL olarak belirtilmiş olup davacının mesleki hastalığı nedeni ile meydana gelen bedeni  zararının teminat kapsamında olmadığına ilişkin  herhangi bir ibare mevcut değildir. Buna göre davalı sigorta vekilinin meslek hastalığının teminat dışı olduğuna yönelik  istinafı yerinde bulunmamıştır'' gerekçesi ile  davalı tarafın istinaf talepleri red edilmiş ve yeniden hüküm kurularak kesinleşmiştir. Bu durumda davalının verilen tazminatın poliçe kapsamında olmadığı hususuna ilişkin itirazı, BAM tarafından değerlendirilip karara bağlandığından ve husus kesinleştiğinden yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında yapılan  İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ödemek zorunda olduğu bedelin , davalı tarafından ödeme yapılması gerekirken, davacı tarafından ödeme yapıldığı anlaşıldığından davalının poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu hususu da dikkate alındığında davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.\" şeklinde Davacının Davasının Kabulü İle; 50.000,00 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan ve icra dosyasına ödenmiş olan maddi tazminat, bu tazminata ödenen 14.239,00 TL yasal faiz, 3.958,49 TL yargılama gideri ve 14.801,66 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 82.998,66 TL'nin temerrüt tarihi olan 10.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece sigorta hukuku açısından hiçbir hukuki değerlendirmede bulunulmadığını, savunmalarının hukuki gerekçe gösterilmeden dikkate alınmadığını, meslek hastalığı tespit tarihini kapsar poliçe bulunmadığını, taleplerin teminat dışı olduğunu, ayrıca dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirketin zamanında yapılmayan ihbar nedeniyle ferilerden sorumluluğunun bulunmadığını, ferilerden sorumluluklarının bulunsa dahi bu hususun da bilirkişi raporu ile tespitinin gerektiğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava, rücuen alacak isteminden ibarettir.<br>Davalı tarafın zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede,<br>Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu \"eksik bir borç\" haline dönüştürür ve \"alacağın dava edilebilme özelliği\"ni ortadan kaldırır.<br>6098 Sayılı TBK'nın 154. maddesinde (818 sayılı BK. 133) zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Kanunun 156. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.                       <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesi hükmü, \"Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur.\" kuralını içermektedir. Bu maddeye göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser. (818 sayılı BK. Mad.134)<br>\tYine   TBK 73. Maddesinde<br> Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.<br>Somut olayda ödeme  09/05/2024 tarihi ,dava tarihi 08/08/2024 tarihi olup itiraz yersizdir.<br>Keza davalının sorumluluklarının işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 1482. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin on yıl olduğu, dava tarihi itibariyle kaza tarihinden itibaren işleyen 10 yıllık sürenin dolmadığı sonucuna varıldığından zamanaşımı itirazları reddi isabetlidir.<br> Davalının verilen tazminatın poliçe kapsamında olmadığı hususuna ilişkin itirazı yönünden yapılan incelemede; <br>Konya ... İş Mahkemesi tarafından verilen kararda davacı ve davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına karar verilmiş ve verilen kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2024/... E.  2024/... K. Sayılı ilamı ile incelenmesi neticesinde ''Yine davaya konu işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi ve eklerinde bedeni zararlarda şahıs başına azami limit 50.000,00TL olarak belirtilmiş olup davacının mesleki hastalığı nedeni ile meydana gelen bedeni  zararının teminat kapsamında olmadığına ilişkin  herhangi bir ibare mevcut değildir. Buna göre davalı sigorta vekilinin meslek hastalığının teminat dışı olduğuna yönelik  istinafı yerinde bulunmamıştır'' gerekçesi ile  davalı tarafın istinaf talepleri red edilmiş ve yeniden hüküm kurularak kesinleşmiştir. Bu durumda davalının verilen tazminatın poliçe kapsamında olmadığı hususuna ilişkin itirazı, BAM tarafından değerlendirilip karara bağlandığından ve husus kesinleştiğinden yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında yapılan İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ödemek zorunda olduğu bedelin, davalı tarafından ödeme yapılması gerekirken, davacı tarafından ödeme yapıldığı anlaşıldığından davalının poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu hususu da dikkate alındığında davacının davasının kabulüne karar  verilmesi isabetlidir.<br> Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br> Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davalı tarafından alınması gereken 5.669,63 TL harçtan peşin alınan 1.417,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.252,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 24/03/2025<br><br><br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1234fea12a18ca7","SID":"6dd392c0c41199ff"}}