{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1426 Esas<br>KARAR NO:2025/138<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/01/2021<br>NUMARASI:2018/357 E. - 2021/31 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dünyaca tanınan ... markalarının sahibi olduğunu, TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davalı aleyhinde  Mahkememiz nezdinde 2018/112 Değişik İş sayılı tespit dosyası açıldığını, davalıya ait adreste yapılan incelemede, müvekkiline ait markaların kullanıldığının tespit edildiğini, mahkememizce tecavüz teşkil eden ürünlerin el konulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek, Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, 1.000,00 TL Maddi, 1.000,00 TL Manevi ve 1.000,00 TL İtibar Tazminatının davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Yabancı uyruklu bir şahıstan, esnaflara satmak amacıyla 6 adet \"...\" yazılı Tişörtlerden aldığını, ürünlerin davacı tarafa ait olduğunu bilmediğini, uzun zamandır işsiz olduğunu, yol üzerilerindeki tezgahlardan tişört alıp arkadaşlarına sattığını, adresteki tespit edilen tişört ve plastik gözlüklerin kendisine ait olduğunu, bilmeden aldığını ve pişman olduğunu ileri sürmüştür.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı markalarının Türk Patent ve Marka Kurumunda davalının faaliyet alanlarında tescilli olması, tescilin ve davacının ticari faaliyetinin  ülkemizde ve dünyada yaygınlığı, taklit olarak  kullanılan marka görsellerinin davacılara ait tanınmış markaların birebir aynısının ürünler üzerinde kullanılmış olması,  davacının  markalaşma sürecinde asıl amacının  kar elde edilmesi olduğu, bu kapsamda reklam vb şekilde ciddi mali külfete katlandığı, davalının ise ticari satışa sunduğu ürünlerde bu popülerlik sayesinde ürünü tükeciye satma saikiyle hareket ettiği, dolayısıyla sattığı ürün düşük fiyatlı dahi olsa davacının maddi yönden zararının oluştuğunun kabülünün gerektiği, zira  davacının uzun yıllara yayılan süreçte  kendi markasını oluşturma sürecinde  maddi külfete katlandığı, ciddi yatırım yaptığı, davalının işyerinde yapılan tespitte ele geçen ürün çeşitliliğinin değişik iş dosyası kapsamından çok net anlaşıldığı,, ele geçen ürün miktarı ile  Hakim tarafından takdir edilecek tazminatın  günün ekonomik koşulları, tarafların ekonomik durumları kapsamına  göre  tecavüz edeni mükaflandırır,  haksız rekabeti özendirir  nitelikte olmamasının gerektiği, sınai bir hakkın yani markanın korunması kapsamında mahkemece  takdir edilecek tazminat ihlal edeni özendirir nitelikte olmaması ve önleme fonksiyonunu da sağlaması  gerektiğinden,  bilirkişi raporu da dikkate alındığında,  davalının satış potansiyeli ile ele geçen ürün dikkate alındığında , davacının maddi yönden talep ettiği tazminat miktarı  günün ekonomik koşullarına ve ele geçen ürün çeşit ve sayısına göre makul olduğu anlaşılmıştır Marka hakkını ihlal nedeniyle 1000 TL maddi tazminat isteminin kabulü ile  03/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı manevi tazminatta da talep etmiştir. Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi manevi tazminat da  talep edebilir. Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Somut olayda davalı tarafından  taklit ürünler ticari saha içinde yani işyeri içinde ayrıca depoda da ele geçirilmiştir.Somut olayda davalı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek, davacılara ait markayı  ve logoyu taşıyan ürünleri taklit olduğunu bilerek  satışa  sunduğu ve  davacıların  marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği eylemin aynı zamanda haksız rekabete neden olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, davacılara ait markanın tanınmışlığından yararlanarak, taklit ürünler  satması , davalının haksız rekabet içinde bulunduğunu da göstermektedir.Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan davacının manevi tazminata hak kazanacağından hareket  ile somut olayın özelliği hak ve nesafet ilkesi gereği 1000-TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine... \" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı müvekkili hakkında İstanbul 2 Fikri ve Sınai haklar Ceza Mahkemesi Hakimliğinin 2019/182 Esas, 2019/ 402  karar sayılı dosyası ile davalı müvekkilinin orada primle çalışan sıfatı ile bulunduğu, bahsi geçen ürünleri kendisinin satın almadığı, sadece satış kısmından sorumlu olduğu, işyerinin diğer sanığa ait olduğu, ürünlerin taklit olup olmadığını bilmediği, suç işleme kastının bulunmadığınından bahisle hakkında beraat kararı verildiğini, Davalı müvekkilin iş bu tarafları aynı olan dava dosyasından beraat ettiğini, dosya itirazla İstanbul 9 Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliğinin 2019/ 780 D.iş sayılı dosyası ile incelendiğini ve kararın kesinleştiğini,  hakkında söz konusu ürünleri satın almadığı, ürünlerin ele geçtiği yerde sadece pirim usulü ile çalıştığı ortada olan biri hakkında maddi ve manevi tazminat hükmüne karar verilmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,-bilirkişi heyetinin raporunda davalı müvekkilini basiretli bir tacir olarak nitelendirdiğini, Davalı müvekkili  ...'ın tacir değil 4857 sayılı yasa kapsamında işçi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davalı müvekkilinin adı geçen ürünlere ilişkin aramanın yapıldığı yerde komisyon karşılığı çalışan bir kişi olmasa, dava konusu ürünleri seyyar satıcılardan sadece bir kez temin ettiği ve daha önce böyle bir yola başvurmadığı düşünülse bile kararın hukuka aykırı olduğunu, -Yerel mahkeme dosyasında yer alan Bilirkişi heyet raporunda davalı müvekkilde yakalanan ve bahse konu olan ürünlerin '' ... markalı 52 adet t-shirt, 9 adet sweatshirt, 2 adet kemer, 3 adet gözlük '' olduğu ve yakalanan ürün değerlerini çok yüksek olarak hesaplandığı ancak yapılan bu yüksek hesaplamada dahi yanlışlık yapıldığının görüldüğünü, yapılan hesaplamada toplam üretim maliyetinin ve kaybı yaşanan ciro rakamının fahiş hesaplandığı, günümüz ekonomisinde bu tip bir hesaplama yöntemi ile iş davacı markaların dahi piyasada ayakta kalamayacağını, -kararda Müvekkili tacir olarak nitelendirdikten sonra müvekkili ...' a ait ticari defter ve kayıtlarının olmadığı ve tutulmadığını tespit edildiğini, tespit esnasında... TC Kimli nolu işyeri sorumlusu olduğunu beyan eden ... tarafından, yazar kasa ,pos cihazı ve vergi levhasının olmadığı  söylenmiş , incelemeyi yapanlar tarafından da bir tabela görseline rastlanmamış, resmi bir bir veri elde edilememiş olduğunu, müvekkilinin tacir olduğuna dair herhangi bir somut delil veya emareye rastlanılmadığını,-Dava dosyası içerisinde yer alan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince tanzim edilen arama ve el koyma tutanaklarında geçen adreslerde  yapılan aramanın;  CMUK ve arama yönetmeliğine açıkça aykırı olarak yapıldığını,  arama kararının yasalara aykırı olarak alınmasından ötürü delil olarak ta kullanılamayacağını, yasanın aradığı zorunlu unsurları taşımadan tutanak düzenlendiğini, kanunun zorunlu olarak aradığı kişilerin tutanakta isminin yer almadığı ve iş bu kişilerce tutanağın imzalanmadığını, CMK’nun 217. maddesinde delillerin değerlendirilmesi ilkesine ilişkin bir düzenlemesinin de delillerin mahkemede değerlendirilmeyeceğini ilke olarak yasada benimsendiğini, tüm nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere; davalıya ait iş yerinde yapılan tespit neticesinde  bulunan ve el konulan ... markalı ürünlerin orijinal olmadığı, bu nedenle bu kullanımın müvekkili marka ile iltibasa sebebiyet verdiği ve müvekkili marka hakkına tecavüz ederek haksız rekabet koşulları oluştuğunu,Davacı tarafından İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2019/182 E. Ve 2019/402 K. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama  gerekçe gösterilmiş ise de ceza hakiminin, suçun işlendiğine ilişkin mahkumiyet veya işlenmediğine ilişkin kesin aklama (beraat) kararları ile bu kararlardaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olgular dışında, hukuk hakiminin, ceza mahkemesi kararlarıyla bağlı  olmadığını,  Davalının işyerinde sorumlu olduğu tespit tutanağı ile açıkça ortada olduğunu, tespit yapıldında davalı işyerinin sahibi hakkında herhangi bir vergi levhası vb. evrak sunmadığını, Ceza yargılamasında sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi amacıyla suçun tüm unsurlarının subut bulması ile sanık ... ürünlerin kendisine ait olduğunu, tespit yapılan adresi depo olarak kullandıklarını beyan ettiğini,  ancak işbu hukuk dosyasında davalı tarafından  ...hakkında herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, davalı tarafın dava konusu ürünleri seyyar satıcılardan sadece bir kez temin ettiğine dair beyanının  geçerli olmadığını,  tespite konu adreste herhangi bir tabela ve mağaza adı da bulunmadığını,Davalı tarafın taklit ürün satışı yaparak hem marka hakkına tecavüz fiile sebebiyet vermekte hem de vergi kaçırarak haksız kazanç elde etmekte olduğunu, İşbu davaya konu tespitin hukuk tespiti olup, Hukuk Mukameleri Kanunu ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarıca; delil tespiti yapılarak taklit ürünler tespit edildiğini, itibar tazminatına ilişkin red kararının da yerinde olmadığını, itibar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, tazminatına da hükmedilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık; 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi-manevi-itibar tazminat  istemine ilişkindir. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda özetle, Davalının davacı markalarını izinsiz ve yetkisiz olarak kullandığı, bu kullanımın davacı markaları ile iltibasa sebebiyet verdiği ve davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabet teşkil ettiği, sektör uygulamalarına göre net kazanç tutarının 86.850 TL'ye ulaşılabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Mahkemenin 2018/112 Değişik İş sayılı tespit dosyasında \"...Aleyhine tespit istenen işyerinde bulunan tişört, sweat shirt, gözlük ve kemerlerde kullanılan “...” markasının, tespit isteyen tarafın Türk Patent ve Marka Kurumunda taranmış tescilli marka statüsünde bulunan “...” markası ile birebir/aynı olduğu, Aleyhine tespit istenen işyerinde bulunan tişört, sweat shirt, gözlük ve kemerlerde kullanılan “...” ibaresinin tespit isteyen tarafın tescilli “...” markaları ile ayırt edilemeyecek derecede birebir/aynı olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, tespit esnasında işyeri sorumlusunun ... TC Kimlik No'lu ... olduğu; fakat yazar kasa, pos cihazı, vergi levhası, işyeri adının olmaması ve iş yeri sorumlusunun tüm sorgulamalara ve ısrarlara rağmen cevap vermekten kaçınması sebebi ile inceleme yapılan tarafla ilgili resmi bir veri elde edilemediği, Tespit edilen adreste; ... markalı 52 adet tişört, ... markalı 9 adet sweat shirt, Louis Vuitton markalı 2 adet kemer,... markalı 3 adet gözlük satışa sunulduğu tespit edilerek (1 er adet, toplamda 4 adet numune alınmak üzere); toplamda 62 adet ... markalı ürünün yedd-i emine  teslim edildiği, Tespit edilen adreste; taklit markalı ürünlerle ilgili fiyat incelemesi yapıldığında... markalı tişörtlerin 150,00 -200,00 TL, sweat shirtlerin 200,00-250,00 TL, gözlüklerin 100,00-150,00 TL, kemerlerin. 1009.00-150,00 civarında satışının yapıldığı,..\" tespit edilmiştir.6769 sayılı SMK Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.Dosyadaki deliller ve belgeler incelendiğinde; ... markalı 52 adet tişört, ... markalı 9 adet sweat shirt, ... markalı 2 adet kemer, ... markalı 3 adet gözlüğün tespit sırasında  tespit edilmiş olduğu, tespit talebinin 13.06.2018 talep tarihli İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/112 D.İş esas numaralı dosyası üzerinden istendiği, Mahkemenin 19.06.2018 tarihli ara karar uyarınca HMK hükümlerine göre tespitini yapıldığı, tespitin yapılmasında yasaya ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı, delil tespitinin, arama el koyma  niteliğinde bulunmadığı, delil tespiti yapılarak taklit ürünler tespit edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.  Davacının iş yeri sahibi olmadığı, iddiasına ilişkin olarak, delil tespitinin yapıldığı ... Beyazıt/İstanbul, Kapalıçarşı, ...Dükkan  olduğu,  İstanbul  2 Fikri ve Sınai Haklar Ceza MahkemesiNnin 2019/182 Esas, 2019/ 402  karar sayılı dosyasındaki yer ile aynı olduğu, davalı ...'ın dava dosyasından iş yeri sahibi olmadığı tespiti ve çalışan olduğu tespiti ile beraat ettiği, Hukuk Mahkemesi hakimi her ne kadar Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de, somut olgu ile bağlı olduğu, davalının iş yeri sahibi olduğuna dair dosyada somut delil bulunmadığı, Ceza dosyasında sanık ...'ın ürünlerin kendisine ait olduğunu, tespit yapılan adresi depo olarak kullandıklarını beyan ettiği, açık beyan ve  yazar kasa, pos cihazı, vergi levhası, işyeri adının olmaması ve iş yeri sahibi hakkında resmi bir veri elde edilemediği tespiti dikkate alınarak davacıya dava açılmasının yerinde olmadığı, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiği  anlaşılmakla davalının istinaf isteminin kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, bu yeni karar istinaf kararı olduğundan, istinaf karar tarihinde geçerli bulunan harç ve vekalet ücretine göre hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİnin 26/01/2021 tarih, 2018/357 E., 2021/31 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda;3- Davanın husumetten REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tecavüzün tespiti yönünden 615,40 TL, maddi tazminat davası yönünden 615,40 TL, manevi tazminat davası yönünden 615,40 TL, itibar tazminatı talebi yönünden 615,40 TL olmak üzere toplam 2.461,6‬0 TL karar harcından peşin alınan 51,24 TL'nin mahsubu  ile 2.410,36‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,  4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat davası yönünden 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat davası yönünden 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre itibar tazminatı davası yönünden 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f6061060f7820cd","SID":"1304db5650692b30"}}