{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/825 - Karar No:2025/378<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2024/825 <br>KARAR NO\t: 2025/378<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/1043 E-2024/524 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  28/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  28/03/2025<br>\tEser sözleşmesinden  kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; müvekkilinin yüklenicisi olduğu iş kapsamındaki montaj bandının kaynak işlerinin yapılması konusunda davalıyla anlaşıldığını, davalının kaynak işlerini yaptığını, kestiği fatura gereğince müvekkilinin 10.572 TL ödediğini, kaynak işinin kusurlu olduğunu, hattın dalgalı ve sarsılarak çalıştığını, deneme sırasında üretilen materyallerin de zarar gördüğünü, müvekkilinin kaynak işini dava dışı kişiye yaptırarak 31.045,80 TL ödediğini, doğru biçimde kaynaklanmış setleri taktırarak hattın çalışmasını temin ettiğini, delil tespiti yaptırdıklarını öne sürerek davalıya ve dava dışı kişiye ödenen iş bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesine özetle: TBK 231. maddede düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin faturayı düzenlediği 18.12.2017 tarihinde edimini ifa ettiğini, \tdavacının dava dışı şirketle yaptığı sözleşme gereğince üstlendiği ankastre fırın üretim hattının montaj ve kaynak işlemlerinin müvekkiline taşere edildiğini, müvekkilinin 18.12.2017 tarihinde işi tamamlayarak aynı gün 10.572,80 TL tutarlı faturayı kestiğini, davacının uzun süre faturayı ödemediğini, 04.04.2018 tarihinde ödeme için ihtarname keşide edildiğini, bunun üzerine 10.04.2018 tarihinde davacının ödeme yaptığını, bu tarihe kadar yaklaşık 4 ay süreyle hattın sorunsuz şekilde kullanıldığını, \tmontajın yapılmasından 6 ay sonra davacının talebi üzerine 2018/20 D. İş sayılı dosyada delil tespiti yapıldığını, davacının delil tespitine dayandığını, oysa hattın davacı yetkililerinin gözetiminde kontrolleri yapılarak teslim alındığını, davacının iade faturası da düzenlemediğini, \tiddia edilen ayıbın gözle görülebilir, kolayca tespit edilebilir nitelikte olduğunu, TTK 23 maddede düzenlenen 2 günlük süre içerisinde ayıbın müvekkiline bildirilmesi gerekirken ihbarda bulunulmadığını, davacının 6 ay sonra delil tespiti yaptırmasının ve ayıp iddiasında bulunmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu, \tbilirkişi incelemesinde ruloların tamamıyla alakalı bir işlem yapılmadığını, 6 aylık dönem içerisinde kullanıma bağlı hata ve eksikliklerin oluşmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, 10.572,80 TL iş bedelinin 3 katı tutarında olmakla 31.045,80 TL ödemeyle tamiratın yapılmasının doğru olmadığını, mahkemeye tanıklarını bildirdiklerini, \tdavacının hem müvekkiline ödediği iş bedelini hem de dava dışı şirkete ödediği bedeli talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"...Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin gerekçesinde davalıya yapılan tebligatların, dava öncesinde ayrıldığı adreslere yapıldığının bildirildiği, bu hususta dava dilekçesinin 03/12/2023 tarihinde,BAM kararının 28/11/2022 tarihinde davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkemece alınan  bilirkişi raporu ile tesbit dosyasına göre  üzere davalının yaptığı kaynak imalatının hatalı ve üretime zarar verici nitelikte olduğu, bu nedenle davacının imalatı yeniden yaptırmak ve hataları gidermek zorunda kaldığı ve bu iş için KDV dahil 31045,80 TL harcadığı, davalının, sözleşme gereği üstlendiği kaynak imalatını gereği gibi yapmaması nedeniyle dava dilekçesinde talep edilen bedel iadesi ve  zararlarının  davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.  6102 Sayılı TTK'nun 23/son maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü  maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklindedir.<br>Dosya kapsamında davacının kaynak imalatını  hatalı yapılması nedeniyle bunu ...  firmasına yaptırdığını 27.11.2017 günlü düzenlenen fatura gereğince 31.045,80 TL.  adı geçen firmaya ödeme yaptığını beyan  ederek  imalatın ayıplı olduğunun tesbitine yönelik Eskişehir 2. Asliye Hukuk 2018/20  değişik iş sayılı dosyasında talepte bulunmuş davalı tarafça yapılan kaynak işlerinin ayıplı(hatalı) bulunduğu 18.06.2018 günlü bilirkişi raporu ile tesbit edilmiştir.  Anılan tesbit kararından sonra davalı tarafa ayıp ihbarında bulunulmamış kusurlu imalat nedeniyle mahkememize 02/03/2020 günlü iş bu alacak davası açıldığı görülmektedir.  Dolayısıyla davacı tarafça yasada öngörülen makul sürede ayıp ihbarının yapıldığı ispatlanamamış  olması\" gerekçesiyle \" davanın reddine karar vermiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan gerekçeli kararın usulüne uygun yazılmadığı, soyut ifadelerle hüküm kurulduğu, mahkemenin kararını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, delillerin yeterince tartışılmadığı, \tdava dilekçesindeki iddia ve vakıalarla davalının yaptığı kaynak işlerinin kusurlu olduğu, iş sahibi şirket mühendisi tarafından tespit edildiği, düzeltilmesinin müvekkilinden talep edildiği, hattın hatalı kaynak nedeniyle dalgalı ve sarsılarak çalıştığı, hatalı parçalar yerine tekrar doğru biçimde kaynaklanmış rulo setleri takılarak hattın düzgün çalışmasının sağlandığı, \tayıp ihbarının süresinde olduğu hususunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, mahkemenin tanık dinletme talebinin reddine karar verdiği ve makul sürede ihbar yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği, tanıkların dinlenmesi gerektiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden  kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın reddine  dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tSomut olayda davacı yüklenici, davalı taşeron olup, davalının yüklenicisi olduğu ankastre fırın üretim hattı tesisi işi kapsamında davalı tarafından temin edilecek malzemelerin kaynak ve montaj işinin davalıya taşere edildiği çekişmesizdir. Davacı, davalı taşeronun imalatı ayıplı yaptığı, 3. kişiye ayıbı giderttiği iddiasıyla davalıya ve 3. kişiye ödediği iş bedelinin tahsilini talep etmiştir. <br>\tTaraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesidir. <br>\tAyıplı eser, sözleşmede kararlaştırılan veya bulunması zorunlu bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla  ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır (TBK 474/1). Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur, ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır. Meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp, ayıp ihbarının süresinde  yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla kanıtlanabilir (HGK, 02.02.1979, 1977/11-393 E. 1979/80 K; 6 HD, 15.05.2024, 2023/2509 E  2024/1511 K).<br>\tDavacı taraf tanık deliline dayanmış ve tanıklarının dinlenmesini talep etmiş, mahkemece tanık dinletme talebinin bilahare değerlendirilmesine karar verilmiş ise de; ayıp ihbarı konusunda davacı tanıkları dinlenmeksizin, tanıkların dinlenmesine ilişkin talebin bilahare değerlendirilmesine dair ara kararı gereği de yerine getirilmeksizin ve ayıp ihbarı konusunda TBK'nin eser sözleşmesi hükümleri yerine hatalı olarak satış sözleşmesine ilişkin TTK 23 madde hükümleri uygulanmak suretiyle  eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun biçimde yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.  \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t1-)\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t<br>\t2-)\tEskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2024 tarih ve 2022/1043 E-2024/524 K sayılı kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t4-)\tDavacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, <br>\t5-)\tİstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t \t Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5cc5e4eaee8dccb","SID":"0b16d96dc1c44f74"}}