{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/414 - Karar No:2025/377<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2023/414 <br>KARAR NO\t: 2025/377<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/302 E-2022/601 K<br><br><br><br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  28/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  28/03/2025<br><br>\tEser sözleşmesinden  kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; davalı hakkında başlatılan icra takibinde ödeme emrinin 15.07.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun 21.07.2015 tarihinde neden belirtmeksizin borca ve ferilerine  haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinin ve icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına dair kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, yeni haberdar olduklarını, icra takibinde davalıya ait kız yurdu inşaatının yapım işine istinaden alacağın tahsilinin talep edildiğini, müvekkilinin inşaatın tamamını yaparak teslim ettiğini, bakiye alacağın ödenmediğini, alacağın likit olduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle; itirazın iptali talepli davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçirilerek açıldığını, müvekkilinin 21.07.2015 tarihinde itirazıyla takibin durdurulduğunu, davacının itirazdan henüz haberdar olduğuna dair iddiasının takibin kendisi tarafından başlatılmış olması sebebiyle dinlenemeyeceğini, arabuluculuk sürecinin 14.04.-10.05.2019 döneminde tamamlandığını, davanın arabuluculuk görüşmesinin sona ermesinden itibaren de 1.5 yıl geçirilerek açıldığını, 5 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığını, davacının müvekkiline ait kız yurdu inşaatını üstlendiğini, hak ettiği bütün iş bedelinin eksiksiz olarak ödendiğini, bakiye alacağının bulunmadığını, müvekkilinin 07.05.2012 tarihinde 50.000 TL tutarlı son ödemeyi yaptığını, davacı alacağının sıfırlandığını, davacının 14.07.2015'te başlattığı icra takibine kadar müvekkilinden hiçbir talep ve ihtarda bulunmadığını, müvekkili şirketin kurucusu ...'nin vefatından sonra hiçbir alacağı bulunmadığını bilmesine rağmen  mirasçılardan tahsil edebilirim düşüncesiyle davacının kötü niyetle takip başlattığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"...Mali Müşavir Raporunda  Davacı yanın 2011 defterlerinin incelemeye ibraz edilmediği, 2012 ve 2013 yılı yevmiye defterlerinin delil vasfı bulunduğunun tespit edilemediği, ilgili yıllara ait defteri kebir ve envanter defterlerinin incelemeye ibraz edilmediği, Davalı yanın 2011 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı, 2012 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, taraflara ait incelenen ticari defter ve kayıtlarında davacı şirket ile davalı şirket arasında borç alacak bakiyesinin bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olmakla ticari defter kayıtlarının aksinin ispat edilebileceği, davacının takipte de ticari defterlere değil hak edişlere dayandığı, dosyaya sunulan ara hak edişlerin tamamında ve icmal tutanağında davalı adına ...in imzasının bulunduğu, davalının iş bu hak edişlerin büyük kısmını ticari defterlerine kaydedip dosyaya sunduğu dekontlardan da ödemelerinin yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu edilen hak edişlere ilişkin davalının yetkilisi tarafından imzalanmadığı iddiasının bu aşamada hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı, aynı zamanda iddia edildiği aşama dikkate alındığında iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalacağından kabul görmediği, dava konusu hakedişlere ilişkin işin 3. Kişiye yaptırıldığı iddiasının da bulunmadığı, davacı tarafından elektrik ve mekanik işlerine ilişkin olarak da hakediş bedellerinin belirtildiği, ancak bu listelerin inşaat işleri gibi detaylı olmadığı, dolayısıyla davacı tarafından 3.kişilere taşeron olarak yaptırılan işler olabileceği ve ödemelerinin de davalı tarafından bu taşeronlara yaptırılmış olabileceği, bu nedenle mali müşavir İncelemesi sırasında bu ödemelerin davalı kayıtlarında tespit edilmemiş olabileceği yönünde bilirkişi görüşü de mevcut olup alınan bilirkişi raporu ile de davacının davalıdan takip konusu asıl alacak miktarı kadar alacağı bulunduğu görülmekle Davanın Kısmen Kabulü ile Ankara 15. İcra Dairesinin 2015/15646 sayılı dosyasına yapılan itirazın 140.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına karar verilmiş, davacının davalıyı takip öncesi temerrüte düşürmediği görülmekle takip öncesi işlemiş faize  ilişkin istemin reddine, Asıl Alacağa Takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, alacak likit olmadığından İcra inkar tazminatı talebinin ve şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar\" vermek gerektiği gerekçesiyle \"1-Davanın Kısmen Kabulü ile Ankara 15. İcra Dairesinin 2015/15646 sayılı dosyasına yapılan itirazın 140.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl Alacağa Takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine 2-İcra inkar  ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine\" karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı,\tdosyaya sunulan hakedişlerin çift imzalı olduğu, kesin hakediş genel icmalinin de her iki tarafça imzalandığı, ihtirazi kayıt konulmadığı, hakedişlerin davalının Niğde'deki işlerini yürütmeye yetkili temsilcisi ... tarafından imzalandığı,\tmüvekkilinin çift imzalı ve ihtirazi kayıtsız hakediş raporları ile genel icmalde ayrıntılı olarak gösterilen tüm işleri yerine getirdiği, müvekkilinin bakiye alacağının bulunduğunun sabit olduğu, mahkemece asıl alacağın tamamı yönünden kabul kararı verilmesine rağmen alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, hakedişler ve faturaların davalıya bildirildiği, taraflar arasındaki anlaşma gereğince hakedişlerin onaylanmasıyla borcun muaccel hale geldiği, ödeme yapılması gerektiği, takip öncesi işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki vakıa ve savunmaları tekrarla, davacının müvekkiline ait kız yurdu inşaatı yapımını üstlendiği, cari hesap tutulduğu, yapılan işler için fatura kesilip ödendiği, müvekkilinin son olarak 07.05.2012 tarihinde 50.000 TL ödeme yaptığı, davacının alacağının kalmadığı, \tdavacının takip tarihi 14.07.2015 gününe kadar bakiye alacağa ilişkin hiçbir ihtar ve talepte bulunmadığı, \titirazın iptali talepli davanın İİK 67 maddede öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçirilerek açıldığı, mahkemece itirazdan sonra icra dosyasında ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenme tarihinin doğru olup olmadığının araştırılmadığı,\tarabuluculuk sürecinin 14.04.2019- 10.05.2019 döneminde sona erdiği, arabuluculuk tarihi öğrenme tarihi kabul edilse dahi son tutanağın düzenlendiği 10.05.2019 tarihinden itibaren itirazın iptali davası açılması için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçirilerek davanın 14.07.2020 tarihinde açıldığı, \t5 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığı,\tdavacının davasını ispatlayamadığı, davacının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, müvekkili defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, müvekkiline ait ticari defter kayıtlarının cari hesap, dekont ve faturaları doğruladığı, davacının bakiye alacağının bulunmadığı, ...'in müvekkilini temsil yetkisinin bulunmadığı, ne surette imzalandığı belirli olmayan, üzerinde müvekkili şirketin kaşesi dahi bulunmayan hakediş belgelerinin esas alınamayacağı, yine müvekkilinin hakedişlere ilişkin imza inkarında bulunmadığına dair gerekçenin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu, zira hakedişlerin müvekkiline teslim ve tebliğ edilmediği, hakedişlerin kabul edildiğine dair bir beyanın bulunmadığı, icra takibinde alacağın tamamına ferileriyle birlikte itiraz edildiği halde geçersiz ve asılları dosyaya sunulmayan hakediş fotokopilerinin kabul edildiğine ilişkin gerekçenin hukuka aykırı olduğu, \tdavacının tüm bedeli yıllar önce almış olmasına, haksız çıkacağı için kendi defter ve kayıtlarını sunmamasına, müvekkili defter ve belgelerinde borçlu olmadığının ispatlanmış, davacının iddiasını ispatlayamamış olmasına rağmen müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava,  eser sözleşmesinden  kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle eser sözleşmelerinde zamanaşımı kural olarak 5 yıl olup, teslim tarihi, takip tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi gözetildiğinde dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmış bulunmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tTaraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-)\tHarçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 9.563,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.390,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.172,55‬ TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının üzerilerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br> <br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f69f792c7e52961","SID":"9dc0cd7c2f722310"}}