{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/12/2021<br>DAVA   : Maddi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 28/03/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... vekili ve davalı...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/11/2019 tarihinde, davalı... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan, diğer davalı ... ait ve onun idaresindeki... plakalı araç ile davacıya ait dava dışı sürücücü idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar oluştuğu, aracın değer kaybına uğradığı, tamir mühletince araçtan mahrum kalındığı ve kazanç kaybı yaşandığı, davalı sürücünün tam kusuru sonucu kazanın vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 50,00 TL araç değer kaybının davalılardan, artırılmış haliyle 10.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli ile 3.495,76 TL kazanç kaybının ise davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalılar davaya cevap vermemiştir.  <br>DELİLLER                                :<br>Trafik kazası tespit tutanağı, kusur ve tazminat bilirkişisi raporları, tüm dosya kapsamı.  <br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; temin edilen kusur raporunda davalıya asli, davacıya ise tali kusur verildiği, ancak kusur tayinleriyle bağlı kalınmadığı, davacıya atfedilen kusurlara ilişkin olguların somut delillerle sabit olmadığı, davacının tamamen kusursuz olduğunun benimsendiği, araç değer kaybının dava öncesi sigorta şirketince karşılandığı, bilirkişi tarafından hesaplanan araç mahrumiyet bedeli zararının dosya kapsamına uygun belirlendiği, kazanç kaybı olarak talep olun 5.670,76 TL tutarın davacının kazancına göre makul bir miktar olduğu, sigorta şirketinden alınan ödemenin mahsubu sonrası bakiye 3.495,76 TL kazanç kaybı saptandığı gerekçesiyle davacının değer kaybı talebinin reddine, 10.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli ile 3.495,76 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 13.495,76 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden 02/12/2019 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç mahrumiyet zararı ile kazanç kaybı zararının dolaylı zararlardan olması hasebiyle sigorta genel şartları kapsamında teminat limitine dahil olmadığını, belirtilen zarar kalemlerinden diğer davalı ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, aksi durumda ise müvekkilinin kendisine yapılan başvuru sonrası üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinden sigorta şirketi yönünden tazminatlar için hatalı şekilde faiz işletildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik kazasının vukunda davacı sürücüye de kusur yüklendiğini, mahkemece müvekkilinin tam kusurlu olduğunun benimsendiğini, davacının sigorta şirketinden ödeme aldığı hesaplamaya ilişkin kusur durumuyla alakalı itiraz ileri sürmediğini, öte yandan SGK kayıtlarına göre davacının mobilya işiyle uğraştığını, nakliyecilik yaptığının kabul edilemeyeceği ve kazanç kaybı talebinin haksız ve yersiz olduğunu, kaza tutanağı ve kusur raporundaki belirlemelere göre kusur indirimi uygulanmadığını, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle yanlış karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçelerinde özetle; müvekkilinin kusursuz olduğunun bilirkişi raporu ile ispatlandığını, sigorta şirketinin dava öncesi yaptığı ödemeye ve bu ödeme nedeniyle verilen ibraya ilişkin KTK 111 maddeye göre ibranın davalıların sorumluluğunu tümden ortadan kaldırmadığı ve makbuz niteliğinde olduğunu, bakiye zararın talep edilebileceğini, müvekkilinin nakliye işiyle uğraştığının da ortada olduğu ve kazadan mütevellit gelir kaybı yaşadığını, kazanç kaybı ve ikame araç bedeli zararlarının müvekkilinin gerçek zararı olup davalıların bu kalem tazminatlardan müteselsil sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlikte bulunmadığını beyanla istinaf taleplerinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. <br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, trafik kazası sonucunda aracında maddi hasar meydana geldiğini, tamir sürecinde araçtan mahrum kalındığını ve kazanç kaybı yaşandığını ileri sürerek bu kaza sonucu oluşan zarar kalemlerinin karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ...vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-) Davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinde, davacının sigorta şirketinden ödeme alarak sigorta şirketini ibra etmesi nedeniyle kendilerinin de sorumluluğunun kalmadığı ileri sürülmüş ise de; davacının sigorta şirketinden aldığı ödemenin hasar bedeline ilişkin olduğu, dolayısıyla somut davanın konusu olan talepler hakkında sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığının sabit olması karşısında, davalı tarafın bu hususa yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>Buna karşın;<br>2-)Davacının, dava dilekçesinde araçtan mahrum kaldığı süre için ikame araç bedeli ve bu süreçte oluşan kazanç kaybının tazminini talep ettiği görülmüştür. Davacının bu talepleri, davacının araçtan mahrum kaldığı döneme yönelik aynı sonuçları içeren talep niteliğindedir. Bu nedenle davacının tamir süresi içinde ikame araç temininin mümkün olup olmadığı araştırılarak temini mümkün ise bu talep yönünden değerlendirme yapılması ve aynı dönem için talep edilen kazanç kaybı talebinin reddi gerekcektir.  Somut dosyada alınan makine bilirkişi raporunda, yalnızca davacının aracının tamir süresine yer verilmiş, bu süre için ikame araç gerekip gerekmediği veya ikame araç temininin mümkün olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Oysa ki, davacının aracı ticari nitelikte kamyonet olup, davacının aracının tamir süresi boyunca yeni bir araç temin edilerek davacının araç mahrumiyetinin giderilmesinin mümkün olup olmadığının bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda, mahkemece daha önce rapor alınan makine bilirkişisinden alınacak ek rapor veya mümkün olmaması halinde yeni bir bilirkişiden alınacak raporla, davacının aracının tamir süresi boyunca yerine ikame araç temin edilip edilemeyeceği belirlenip, temin edebilecek ise ikame aracın günlük bedeli belirlenmek suretiyle tespit edilecek ikame araç bedeli yönünden hüküm kurulması, aynı dönem için davacı tarafından talep edilen kazanç kaybı isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. İkame araç temininin mümkün olmadığı yönünde rapor sunulması halinde ise,  bu dönemde davacının bir kazanç kaybı olup olmadığı tespit edilerek, gerekirse bu konuda uzman bilirkişiden rapor da alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.  Ohalde, ilk derece mahkemesince belirtilen hususlar yönünden eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğinden kararın kaldırılması gerekir.<br>3-)Davalı ... A.Ş., zarara neden olan  ...  plaka sayılı otomobilin trafik sigortacısıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumludur. Davacı vekili, araç değer kaybı yanında araç mahrumiyeti zararının ve kazanç kaybının, sadece davalı  sürücüden tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesince talep aşılarak ikame araç bedeli ve kazanç kaybı yönünden de davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Davacının araç mahrumiyetine (ikame araç bedeli) ve kazanç kaybına ilişkin tazminat talebi, Genel Şartlar ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmamaktadır. Bu itibarla; davacının talebi doğrultusunda araç mahrumiyetine ve kazanç kaybına yönelik davacı isteminin sadece davalı sürücü ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde talep aşılarak bu zararlardan davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve davalı sigorta şirketi vekilinin ikame araç bedeline ve kazanç kaybına yönelik istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir (Aynı yönde; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2019 gün ve 2016/3933 esas, 2019/796 karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30/05/2017 gün ve 2016/12526 esas, 2017/6104 karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/24138 esas, 2015/8551 karar sayılı ilamı).<br>4-)Somut olaya ilişkin, kaza tespit tutanağında kavşakta dur levhasına ve geçiş üstünlüğüne uymayan davalının kusurlu olduğu, yine kavşakta hızını azaltmayan davacının da kusurlu olduğu yönünde tutanak düzenlendiği; somut dosyada trafik bilirkişisinden alınan raporda da kaza tespit tutanağıyla uyumlu olacak şekilde  kavşakta dur levhasına ve geçiş üstünlüğüne uymayan davalının kusurlu olduğu, yine kavşakta hızını azaltmayan davacının da kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, ancak raporda kusur oranına yönelik herhangi bir tespite yer verilmediği; mahkemece tarafların kusur oranlarının belirlenmesi yönünden ek rapor veya başka bir bilirkişisinden rapor alınması yoluna gidilmediği gibi re'sen kusur oranı takdiri de yapılmadığı görülmüştür. Oysa ki, somut davanın niteliği gereğince tarafların sorumlu oldukları miktarın belirlenmesi açısından kusur oranının belirlenmesi zorunluluk arz etmektedir. <br>Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, tarafların somut olaya ilişkin kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla daha önce rapor sunan trafik bilirkişisinden ek rapor alınarak veya mümkün olmaması halinde ATK trafik ihtisas dairesinden rapor alınmak suretiyle tarafların kusur oranları belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.  <br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin yukarıda 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde gösterilen sebepler yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı... vekilinin sigorta şirketinin ibra edilmesi nedeniyle müvekkilinin de sorumluluktan kurulduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı ... vekilinin ve davalı ...A.Ş. vekilinin yukarıda 2,3 ve 4 numaralı bentlerde gösterilen sebeplere yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,<br>3-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas -... Karar sayılı, 13/12/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davalılar vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı ... vekilinin ve davalı... A.Ş. Tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 260,00 TL istinaf karar harcının davalı Murat Bakay'a ve 260,00 TL istinaf karar harcının davalı ...A.Ş.'ye isteği halinde iadesine,<br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi uyarınca 27/03/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a7b5b3030d9cad7","SID":"329a3a5df76feec4"}}