{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2024/2329 <br>KARAR NO:2025/33<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:17/10/2022<br>NUMARASI:2021/272 (E) - 2022/957 (K) <br>DAVANIN KONUSU:Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ:14/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta Poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1295 (E) sayılı dosyası ile müvvekkili aleyhine manevi tazminat talepli dava açıldığını ve karar sonrasında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... (...) sayılı dosyasına toplam 262.730 TL tazminat ödemesi yapıldığını, kusur oranlarına dikkat edilmeksizin manevi tazminat bakımından müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmuş olup İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) bulunmayan ... plakalı aracın kusuru oranında araç sürücüsü ve malikine %60 kusur atfedildiğini, ödenen tutarın %60'ı olan 157.638 TL zarardan davalıların sorumlu olduklarını, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/430 (E) sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ayrı bir dava daha açılmış olup bu dosya için de Kocaeli 8. İcra Dairesinin ... (...) sayılı dosyasına toplam 409.959,45 TL ödeme yapıldığı, kusur oranlarına dikkat edilmeksizin manevi tazminat bakımından yine müvekkili aleyhine hüküm kurulmuş olup bu dosyada ...plakalı araca %75 kusur atfedildiğini, ödenen tutarın %75'i olan 307.469,49 TL zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 465.107,59 TL'nin her bir ödemeye ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kasko poliçesi kapsamında yapılan ödemeler ve dava dosyalarından alınan bilirkişi raporları ile kusur durumlarının belirli olduğunu, bilirkişi ücretinin yatırılması için verilen kesin sürede ücretin yatırılmadığı ve müvekkilinin bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kusur durumunun daha önce alınan bilirkişi raporları ile sabit olup yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, kasko sigortacısı tarafından zarar gören kişilere ödenen tazminatın kusur oranında zarar sorumlularına rücuen tahsili istemine ilişkindir. HMK’nin 120. maddesi, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı’nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” hükmünü içermektedir. Bu maddede öngörülen gider avansı, HMK’nin 114. maddesi uyarınca dava şartları arasında yer almaktadır. Aynı Kanun'un 324. maddesinin başlığı ise \"...” olup “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde talep ettikleri delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.İlk derece mahkemesince davacı vekilinin de talebi üzerine 24/05/2022 tarihli duruşmada 3 nolu ara karar ile \"... davacının iddialarının tespiti, dosyada kusur, hesap ve sigorta bakımından değerlendirilmeler yapılması için dosyanın bilirkişi listesinde yer alan resen seçilecek makine mühendisi (kusur), aktüerya uzmanı ve sigorta bilirkişilerine tevdine, bilirkişilere 1.200 TL ücret takdirine, toplam 3.600 TL masrafın davacı tarafından karşılanmasına, 2 haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmasına, yatırılmadığı takdirde HMK'nin 324. maddesi gereği bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtarat yapıldı)\" şeklinde karar verildiği, ara karar gereklerinin davacı tarafça yerine getirilmediği, 17/10/2022 tarihli duruşmada da davacı vekili tarafından, avansın karşılanması hususunda yeniden süre talep edildiği, mahkemece davacı vekilinin talebinin reddi ile istinaf incelemesine konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından dava konusu rücu talebine dayanak İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1295 (E) sayılı dosyası ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/430 (E) sayılı dosyalarında verilen kararlar ve kararlara istinaden başlatılan icra takipleri gösterilmiştir.Mahkemece; davacı tarafın delil avansının karşılanmaması durumunda bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği ihtar edildiğine göre, yukarıda belirtilen deliller ve davacı tarafın diğer delilleri ile delil olarak dayanılan bilgi ve belgeler dosya içerisine alınarak, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1295 (E) sayılı dosyası ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/430 (E) sayılı dosyalarının kesinleşip kesinleşmediği ve dosyalardaki mevcut kusur raporları birlikte değerlendirilerek, bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olup olmadığı tüm bu deliller kapsamında değerlendirilmeden ayrıca davacı tarafça sunulan delillere neden itibar edilmediği hususunda her hangi bir gerekçe açıklanmadan verilen karar hatalı olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nin 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8302adb293bdb2f","SID":"41a158f391b800be"}}