{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1451 Esas<br>KARAR NO: 2025/359<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/05/2022<br>NUMARASI: 2021/500 E. - 2022/94 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin Türkiye'nin en büyük çikolata üreticilerinden biri olduğunu, uluslararası alanda da tanınan saygın bir firma haline geldiğini, 2004 yılından beri \"...\" ibareli markalara sahip olduğunu, bu markalar altında üretilen ürünlerin tüketiciler tarafından benimsendiğini , \"...\" ibareli markaların ... ve ... sayılı tescil numaraları ile  tescilli olduğunu, ayrıca ... sayılı tasarım hakkının bulunduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/68 D. İş sayılı tespit dosyası kapsamında, davalının \"...\" markalı ürünlerinin müvekkiline ait marka ve tasarım haklarına tecavüz oluşturduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının \"...\" markalı ürünleriyle müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüz ettiğini, bu durumun haksız rekabet ve kötü niyet teşkil ettiğini belirterek, marka ve tasarım haklarına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin sonlandırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle;  müvekkili şirketin \"...\" markasına ait ambalajlar için ... başvuru numarasıyla 09-03 Locarno sınıf kodu kapsamında 5 farklı formda endüstriyel tasarım tescil başvurusu yaptığını ve işlemlerin devam ettiğini, tasarımların davacıya ait tasarımdan farklı olduğunu, davaya dayanak gösterilen bilirkişi raporunda \"...\" ürün ambalajına dair herhangi bir inceleme yapılmadığını, raporda gerçeği yansıtmayan tespitler bulunduğunu, kek görselinin tasarımın esaslı unsuru olmadığını ve kimliğini etkilemediğini ileri sürmüştür. Dava konusu ürünün sadece fabrika veya internet üzerinden satıldığını, dolayısıyla bilirkişi raporundaki \"aynı rafta yer alma\" tespitinin gerçeği yansıtmadığını, \"...\" ile \"...\" markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak tamamen farklı olduğunu, ... sayılı ...’ya ait tasarımın yeni olmadığını, daha önce ...  sayılı faydalı model ile ...  adına tescil edildiğini ve uzun yıllardır başka firmalar tarafından da kullanıldığını,  \"...\" ürün ambalajının tamamen farklı renk ve yazı formasyonuna sahip olduğunu, kelime unsurlarının tüketici nezdinde ayırt edici olduğunu, ayrıca her iki ambalajda kullanılan Hindistan cevizi görsellerinin de birbirinden farklı olduğunu , bu nedenlerle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davacının davasının KABULÜ ile, davalı yana ait olan ve 24/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen \"...\" ibareli ürünlerin davacıya ait ... ve ... tescil numaralı markalarından ve ... tescil numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, Hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ilanına, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin \"...\" markalı ambalajlarının genel izlenim itibarıyla davacının tasarımından oldukça farklı olduğunu, ambalajın esas unsurunun sözcük unsurları olduğunu ve benzerlik taşımadığını, renklerin, yazı karakterinin ve sıralamanın farklı olduğunu, davalı, ürünün tasarım bakımından seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, mevcut ortak noktaların fiili zorunluluklar nedeniyle oluştuğunu, dolayısıyla tecavüze delalet etmediğini ve davacının bunlar üzerinde tekel hakkına sahip olamayacağını, davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle değerlendirilmesi gerektiğini, tecavüzün gerçekleşmesi için tasarımların birebir aynı olması gerektiğini ve piyasada başka firmalar tarafından da kullanıldığını savunmuştur. Müvekkilinin ... sayılı faydalı model dosyasındaki ürününün dava konusu tasarımla aynı olduğunu, bu nedenle davacı tasarımının yenilik unsurunu taşımadığını ve müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini iddia etmenin haksız olduğunu, taraf markalarının sözcük markaları bakımından farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ve müvekkilinin eylemlerinin haksız fiil oluşturmadığını, ayrıca, davacının tasarım tescilinin kötü niyetli ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,  kararının istinaf nedenleri doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin istinaf itirazlarının haksız ve dayanaksız olması nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkiline ait tescilli tasarım ve markaların, davalının kullandığı ambalajdan ve üründen farklı olduğunu, bu farklılığın kullanılan sözcük unsurların farklığından kaynaklandığını, müvekkili şirketin tescilli \"boombastic fantastic bar\" ibaresiyle davalının“... bar” ibareli markalarındaki sözcük unsurlarının benzemediği iddiası öne sürülerek davalının ambalajındaki diğer karıştırma tehlikesi yaratan benzerlikler ve tescilli tasarımın (ürünün) aynen kullanıldığı gerçeği saklanmaya çalışıldığını, beyan ederek, davalı tarafından verilen istinaf dilekçesindeki Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/500 E. 2022/94 K. sayılı kararının kaldırılması taleplerinin reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar ile  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacıya ait ... ve ...  tescil numaralı markalardan ve ... tescil numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait  \"...\" esas unsurlu markaların\"...\" alt markasıyla ... sayılı ve ... sayılı tescil edildiğini,  davalının ... markalı ürünlerinin müvekkiline ait marka ve tasarım haklarına tecavüz  ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür. .. numaralı ve ... numaralı  \"... \" ibareli markanın 29,30,32 sınıfta davacı adına tescilli olduğu, markanın ürün ambalaj görselini kapsadığı görülmektedir.  Davacı tarafa ait ... tescil no.lu tasarım da tescilli markadaki ürün(kek) görselinin tescilli olduğu görülmektedir. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/68 değişik iş sayılı dosyasında alınan  bilirkişi raporunda:  \"www...com.tr\" internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ilgili internet sitesi içerisinde tespite konu \"...\" ibareli ürünün tanıtım ve satışının yapıldığı, aleyhine tespit istenen taraf ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin \"...\" ibareli ürün tasarımlarının tespit isteyen taraf ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin ... nolu endüstriyel tasarım tescil belgesinde yer alan tasarım ile benzer oldukları ve koruma kapsamında yer aldığı, tarafların kullanmakta oldukları ambalajlardaki grafik kompozisyonların birbirlerinden farklı oldukları ancak grafik kompozisyonda yer alan görsel ögenin tespit isteyen tarafa ait tasarımın koruma kapsamında yer aldığı göz önüne alındığında, son kullanıcı nezdinde karıştırılmaya sebep olabileceği, aleyhine tespit istenen tarafın internet sitesi ve ürün aslında yer alan \"...\" ibareli marka kullanımının, davacı tarafın tescilli \"boom bastic fantastik bar\" ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı belirtilmiştir. 24/03/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"Davacıya ait markayı taşıyan ambalajın marka olarak tescilli olduğu ve tescilin ürün ambalajını da kapsadığı, davalının tescilsiz ambalaj tasarımının genel görünüm özelliği ve detaylar yönünden tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, davalı tescilsiz ambalaj tasarımı ile davacının ... numaralı tescilli tasarımı arasında ayırt edicilikten ziyade benzerlik bulunduğu, bu sebep ile \"aynı olma derecesinde benzer\" olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... tescil numaralı marka olarak tescilli ürün ambalajı ile davalı tarafa ait ürün ambalajı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile iltibas yaratacakları, geçerli olan bir tasarım tescil belgesinin, \"hükümsüz kılınmadığı sürece\" sahibine tekelci hakları sağlayacağı, dolayısıyla,  davalı kullanımının, davacıya ait ... numaralı tescilli tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği ve bu suretle bağlantılı olarak Haksız Rekabet oluşturacağı, davalı kullanımının taraflar arasında karışıklık/iltibasa yer vereceği, SMK 7 ve 29. maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz niteliği arz ettiği ve bu suretle bağlantılı olarak haksız rekabet oluşturacağı belirtilmiştir. Tasarımın yeni olmadığına yönelik iddianın bu davanın konusunu teşkil etmediği, tasarımın hükümsüz kılınmadıkça koruma kapsamında olduğu gözetilerek bu konudaki istinaf sebebi yerinde  görülmemiştir.  Somut olayda, davalının\"...\" ibareli kek ürün ambalajının, davacı adına  aynı/benzer emtialarda tescilli ... ve  ... numaralı ambalaj şekil  markaları ile iltibas yarattığı, marka ihlali oluşturduğu ileri sürülmüşse de, davacı markasının  \"... \" ibareli, davalının ürün ambalajında kullandığı markasının ise \"...\" ibareli olduğu, tarafların ürün ambalajlarında kullandıkları sözcük markalarının ürünleri birbirinden ayırt edici kıldığı,  davalının \"...\" kelime unsuru ile birlikte gerçekleştirdiği markasal kullanımının bütün olarak karşılaştırıldığında davacı şekil markasından farklılaşmış olduğu, ürünlerin hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde benzer olarak algılanmayacakları, karıştırılma ihtimali  yaratmayacağı kanaatine varıldığından SMK 7 ve 29 maddesi uyarınca somut olayda  marka hakkına tecavüz söz konusu olmadığı anlaşılmış, mahkemece bilirkişi raporlarındaki hatalı değerlendirmelere itibar edilerek, markaya tecavüz yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı ürün ambalajının şekil markası olarak ve ambalajdaki ürün (kek) görselinin  tasarım olarak tescilli olduğu, davalının kullandığı ürün ambalajında, davacıya ait tasarım tescilinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde benzerinin kullanılmasının ve benzer renk unsurlarına yer verilmesinin Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesinde düzenlenen ve haksız rekabet fiillerinden olan \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak\" eylemini teşkil ettiği, aynı zamanda SMK 81. maddesi uyarınca tasarımdan doğan haklara tecavüz teşkil ettiği anlaşılmış, tasarıma tecavüz ve haksız rekabete yönelik davanın kabulü kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen gözetilen sebeplerle; 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir.Bu itibarla gerekçeli kararda marka görseline yer verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi,  2023/4968 E.-2024/6956 K. Sayılı,01.10.2024 tarihli ilamı; \"somut olaya gelince; mahkemece kararının hüküm fıkrasında taraf markalarının şekli görünümlerine yer verilmiştir. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilir ise de; hüküm kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüde neden olunmasına yol açabilecektir. Örneğin; marka kompozisyonlarının önem taşıdığı davalarda, renk ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmalarının yanıltıcı sonuçlara neden olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır (HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 ve 14.11.2012 gün ve 2012/11-417, 2012/791 sayılı kararları da aynı yöndedir). Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.\" Sonuç olarak, markaya tecavüz yönünden davanın reddi gerektiği ayrıca  resen gözetilen sebeplerle gerekçeli kararın usulüne uygun tanzim edilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin  kısmen kabulü karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, usulü kazanılmış haklar korunarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/05/2022 tarih, 2021/500 E. 2022/94 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,  -Davalı yana ait olan ve 24/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen \"...\" ibareli ürünlerin davacıya ait ...  tescil numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİ İLE, BU TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE, -Markaya tecavüzden kaynaklanan davanın REDDİNE, -Hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ilanına,  4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Tasarımdan doğan haklara tecavüz talebi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan  peşin alınan  59,30 TL  'nin mahsubu ile  bakiye 556,10‬-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Reddedilen markaya tecavüz talebi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan:  59,30 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 127,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/ç-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 249,10 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3249,10 TL'nin, davanın %50 oranında   kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.624,55‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tasarıma tecavüzün tespiti durdurulması, önlenmesi talebi yönünden 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 120,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 340,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d2c4d9fa3e09aea","SID":"93d2c052e9079b63"}}