{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1454 <br>KARAR NO: 2025/436<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/05/2022<br>NUMARASI: 2020/284 E. - 2022/127 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin kendi buluş ve tasarımı olan \"...\" tasarımını TPMK nezdinde ... sayı ile tescil ettirdiğini, müvekkili adına tescilli tasarımın ayırt edici özelliğine sahip olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı tarafından müvekkili adına tescilli olan tasarımın kopyalandığını, üretiminin ve satışının yapıldığını ve halen de yapmakta olduğunu, davalının müvekkiline ait tasarım tesciline konu ürünün birebir taklit ederek, piyasaya sürmesi sonucu müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, davalının bu yolla haksız kazanç sağladığını ve davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkili adına olan tescilli tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, tecavüz teşkil eden taklit ürünlere ve makinelere el konularak, imhasını, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; dava konusu olan \"...\" tasarımının uzun bir süredir dünyanın her yerinde kullanılan ve hiçbir kimsenin tekeline verilemeyecek bir ürün olduğunu, davacı adına ... sayı ile tescili olan \"...\" tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarından uzak olduğunu, tasarıma konu bu ürünlerin yıllardan beridir kullanıldığını, bir ürünün tasarım olabilmesi için yeni olması gerektiğini, davacı ile öncesinde ticari ilişkileri bulunduğunu, davacının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine kendilerine ürün satmadıklarını ve hukuki yolla ödemelerini aldıklarını, bu sebeple de davacının müvekkiline zarar vermek amacıyla işbu davayı açtığını ve müvekkilinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/423 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 16/01/2015 tarihinde ... başvuru numarasıyla tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, söz konusu tasarım tescil başvurusunun 06/11/2015 tarihinde tescillendiğini, Türk tasarım hukukunda tasarımların korunmasında mutlak yenilik kriterinin benimsendiğini, söz konusu tasarımın dünya çapında daha önce kamuya sunulmamış olması gerektiğini, dava konusu olan çaydanlık emziklerinin uzun süredir dünyanın her yerinde kullanılan ve hiçbir kimsenin tekeline verilemeyecek bir ürün olduğunu, davacı tarafın ... tescil numaralı ... tasarımlarının yenilik vasfından uzak olduğunu, davalı firmanın hukuka aykırı bir şekilde tasarımları tescillemeleri sebebiyle müvekkilinin müşterilerine satış yapamadığını ve şirketin maddi olarak büyük kayıplara uğradığını iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır Almanya'da ikamet etmiş ve ... firmasında kaynak ustası olarak çalıştığını, uzun yıllar kaynak işiyle uğraştığı için Türkiye'ye döndükten sonra da aynı işi devam ettirdiğini, dava konusu tasarımın müvekkili tarafından 8 yıl hem maddi, hem de büyük emekler ve büyük para harcayarak bulduğunu, müvekkilinin yanında çalışanların gizlilik ve rekabet yasağına uygun olmayan şekilde, müvekkilinden öğrendikleri sırları ve bilgileri izinsiz kullandıklarını, davacı tarafça müvekkilinin özgün üretimi olmadığını iddia ettiği ve hukuktan yoksun bu iddiasını kendi çıkarları doğrultusunda ispatlamaya çalıştığını, karşı tarafla tasarım tecavüzüne konu olan mahkememizin 2020/284 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"A-Asıl Dosya Yönünden;  Davacının Davasının Reddine,<br>B-Birleşen Bakırköy 2. Fikri  Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nın 2021/423 Esas Sayılı Dosyası Yönünden; 1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... (1) ve (2) tescil nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, ayrıca ilana yer olmadığına,\" karar verilmiştir.  İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı birleşen davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili adına önceden tescil edilen tasarımın  ayırt edici özelliği bulunduğunu,korunması gerektiğini, bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı olduğunu, itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmadığını, bu nedenle müvekkilin tasarımının ayırt edici özelliğinin fark edilmediğini, müvekkilin tescilli tasarımının diğer çay emziklerinden farkının tek levhanın eğilip şekillendirilmesi ile yapılması olduğunu, diğer çay emziklerinin ise iki farklı levhanın kaynak işlemi yapılarak üretildiğini, haksız rekabet ve tasarıma tecavüz konusunda davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın  eksik incelemeye dayandığını,   bilirkişi raporunda emsal olarak gösterilen çay emziklerinin tek levha ile mi yoksa iki farklı levhanın kaynak yapılarak mı üretildiğine dair bir değerlendirme yapılmadığını, bunların farklı olduğunu,  tek levha ile yapılan çay emziklerinin üretiminin zor olduğunu, uzun çaba ve mesai ile ortaya çıktığını, bu nedenle ayırt edici özelliklere sahip olduğunu beyanla  istinaf taleplerinin kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının hem asıl hem birleşen dava yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf taleplerinin kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı-birleşen davacı istinafa cevap dilekçesinde özetle;  hükümsüzlüğüne karar verilen tasarım tesciline dayalı olarak tecavüz iddiasında bulunulamayacağını, dava konusu olan çaydanlık emziklerinin bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere uzun süredir dünyanın her yerinde kullanılan ve hiçbir kimsenin tekeline verilemeyecek bir ürün olduğunu, ... sayı ile tescilli olan \"...\" tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarından uzak olduğunu, davacı vekili tarafından ayırt edici özellik olarak belirtilen tek levhadan üretilme şeklinin ayırt edici bir nitelik taşımadığını ve ürün tasarımına veya işlevselliğine bir yenilik getirmediğini, müvekkilinin tecavüz ve haksız rekabet oluşturan herhangi bir eyleminin bulunmadığını,  alanında uzman kişiler tarafından yapılan bu incelemelerde emziklerin tasarımının değerlendirildiğini, söz konusu tasarımın ne görsel ne işlevsel olarak bir yenilik sunduğunu,  birleşen dosya yönünden de usul ve yasaya uygun inceleme yapıldığını, bu nedenle birleşen dosya yönünden istinaf taleplerinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini, asıl dosya bakımından davacı, birleşen dosya bakımından davalı vekilinin istinaf talebine itiraz ettiklerini beyan ederek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: ... niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir.  Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir.  Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak ve  farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmek suretiyle  değerlendirme yapılmalıdır. SMK 79.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle karşı  dava konusu asıl davacıya ait  tasarımın  hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir. 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda;  davacı tarafa ait ...  (1) ve (2) tescil numaralı tasarım ile davalı tarafın iş yerinde bulunan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve bu sebeple benzer olarak algılandıkları bildirilmiştir.  22/10/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda;  davacı tarafa ait ... - l numaralı tasarım ile davalı tarafa ait “...” model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,  davacı tarafa ait ... (1) numaralı tasarım ile davalı tarafa ait “...” model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... (l) ve (2) numaralı tasarım tescilleri ile dava dışı geçmiş tarihli  ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ... (l) ve (2) numaralı tasarım tescilleri ile benzer ürünlerin başvuru tarihi olan 31.12.2014 tarihinden önce kamuya sunulduğu,  mevcut duruma göre ortada hükümsüz kılınmış bir tasarım tescili olmadığından, SMK 81/1 a uyarınca davalı kullanımının davacıya ait ... numaralı tescilli tasarıma tecavüz oluşturacağı ve mevcut duruma göre ortada hükümsüz kılınmış bir tasarım tescili olmadığından, davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği, belirtilmiştir. 02/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda;  asıl dava yönünden; davacı tarafa ait ... (l) numaralı tasarım ile davalı tarafa ait “Yekpare” model  ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,  davacı tarafa ait ... (2) numaralı tasarım ile davalı tarafa ait “...” model ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş ise de, Birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/423 esas sayılı  dosyası yönünden;  davacı tarafa ait ... (l) ve (2) numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 31.12.2014 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı   hususu dikkate alındığında, ... (1) ve (2) numaralı tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının  gerçekleşmiş olduğu, dolayısıyla tasarımın yeniliğinin ortadan kalktığı kabul edildiğinde, asıl dosyada bu  tasarım tesciline dayalı olarak tecavüz iddiasında bulunulamayacağı ve davalı kullanımının davacıya ait tasarım haklarını ihlal etmeyeceği” objektif iltibas koşullarının oluşmaması nedeniyle haksız rekabetin oluşmayacağı belirtilmiştir. Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü olup, dava ve birleşen  dava  konusu asıl  davacı adına tescilli ... numaralı  tasarımın  \"...\"  tasarımı olduğu , dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna  göre,   dava  konusu tasarımın, yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, başvuru  tarihi olan  31.12.2014 tarihinden önce Ağustos 2011ila Mayıs 2014 tarihleri arasında çeşitli internet sitelerinde  kamuya sunulmuş olduğu,    kamuya sunulmuş tasarımlar ile dava konusu  tasarımlar arasındaki küçük farklılıkların ve üretim tekniğinde farklılık olmasının bu koşulun varlığını kabule yeterli olmadığı,  davacıya ait tasarımın kamuya sunulmuş  tasarımlara  göre  farklılık içermediği, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde  benzer olarak algılandıkları bu nedenle  davalı adına kayıtlı ... numaralı  tasarım tescilinin  koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarına sahip olmadığından SMK 77.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, tasarımın  hükümsüzlük koşulları mevcut olduğundan,   SMK 79.maddesi gereğince  tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından asıl dava yönünden asıl davalının  kullanımlarının tasarım hakkına tecavüz  teşkil etmeyeceği , maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre dava ve karşı dava konusu talepler hakkında  kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.  Asıl davacı-birleşen davalı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarih ve 2020/284 E. 2022/127 K.  sayılı kararına karşı Asıl davacı-birleşen davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken Asıl dava yönünden 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın Asıl davacı-birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken Karşı dava yönünden 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın Asıl davacı-birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Asıl davacı-birleşen davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9606fdb1665af788","SID":"8a86794349cc5bce"}}