{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/329 <br>KARAR NO: 2025/429<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/12/2024<br>NUMARASI: 2023/863 Esas - 2024/1222 Karar<br>DAVA: Pay Defterine Kayıt<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkillerinin 05/06/2017 tarihli sözleşmeyle %36'sı ... adına, %4'ü ise ... adına olmak üzere, davalı şirketin toplamda %40 hissesini, ... Tic. Ltd. Şti.’nden devraldıklarını, buna denk gelen pay senedi asıllarının müvekkillerine teslim edildiğini, müvekkillerinin davalı şirketten pay devrinin pay defterine işlenmesini birçok kez talep ettiklerini, ancak davalı şirket ve hisseleri devreden şirket tarafından hiçbir işlem yapılmadığını, ilgili şirketlerin yetkilileri tarafından her seferinde pay değişikliğinin pay defterine işlenmiş gibi bilgi verildiğini, yurt dışında yaşayan müvekkillerinin durumu sonradan öğrendiklerini, davalı şirketin hiçbir genel kurul ya da yönetim kurulu toplantılarına çağrılmadıklarını, müvekkilleri ile bilgi paylaşımında bulunulmadığını, müvekkillerine kâr payı ödemesi yapılmadığını, müvekkillerinin herhangi bir sonuç alamaması üzerine Beyoğlu ... Noterliği'nin 17/03/2023 tarihli ve ... nolu ihtarnamesini keşide ettiklerini, ihtarnamenin 20/03/2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ olunduğunu, müvekkillerinin taleplerinin değerlendirileceği hususunda bilgi verilmesine rağmen bu zamana kadar hiçbir olumlu gelişme yaşanmadığını belirterek 05/06/2017 tarihli sözleşmeye ve müvekkillerinin elinde bulunan pay senedi asıllarına istinaden, davalı şirketin %36 hissesinin müvekkili ... adına, %4'ünün ise diğer müvekkili ... adına olmak üzere davalı şirketin pay defterine işlenmesine ve tesciline, şirkete ihtiyaten kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacılar tarafından eksik harç yatırıldığını, davacıların Türk vatandaşı olmaması halinde yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, TTK ve ilgili mevzuatta anonim şirket hamiline pay senetlerinin pay defterine kaydedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını, Ticari Defterlere İlişkin Tebliğin 9/5. maddesinde senede bağlanmış payların, senede bağlanana kadar pay defterine kayıt edileceğinin, fakat payların senede bağlanması ile tesliminden sonra pay defterindeki kaydın silineceğinin belirtildiğini, bu doğrultuda hamiline yazılı, dolayısıyla senede bağlanmış paylar yönünden pay defterine kaydedilmesi/işlenmesi gibi bir durumun varlığından bahsedilemeyeceğini, ayrıca TTK'nın pay defterine kayıt hakkındaki 499/1. maddesi uyarınca senede bağlanmamış paylar ile nama yazılı hisse senetleri yönünden pay defterine kayıt yapılabileceğini, anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetlerinin pay defterine kaydedilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, şirket ana sözleşmesinde hamiline yazılı pay senetlerinin pay defterine kaydı kararlaştırılmışsa pay defterine kayıt söz konusu olabileceğini, davalı şirketin ana sözleşmesinde böyle bir hükmün bulunmadığını, anonim şirketlerde hisse senetlerinin devrinin tescile tabi olmadığını, davacı tarafça her ne kadar davalı şirkete taleplerine ilişkin ihtarname yoluyla bildirim yapılmış olduğu belirtilmişse de, yasa ve ilgili mevzuat kapsamında, davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacıların davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; TTK. m. 499’da yer alan hükümler uyarınca, nama yazılı hisse senetleri pay defterine kaydedilirken hamiline yazılı hisse senetleri pay defterine kaydedilmedikleri, ancak hamiline yazılı hisse senetlerinde hisse devrinden sonra Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sistemine kayıt yapılabileceği, hisse senedinin sahibinin buraya işlenebileceği, dava konusu olan hamiline yazılı hisse senetlerinin pay defterine kaydedilme olanağının olmadığı, davacıların dava konusu senetlerin pay defterine kayıt edilmeleri gerektiğine ilişkin taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığı, yönetim kurulu üyesinin görevden alınması, TTK. m. 364 hükmü uyarınca, genel kurul kararı ile mümkün olduğu, genel kurulun mutlak yetkilerinden olduğu, bu durumun tek istisnasının TTK m.334/2 hükmü olduğu, somut olayda iş bu istisna yoluna gidilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı, azınlık pay sahibi olan davacı ortakların, keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmelerinin gerektiği, bu bakımdan kayyım atanmasına ilişkin talebin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkillerinin bilgi alma talebinin sürekli yanıtsız bırakıldığını, bilirkişilerin mali defterler ile genel kurul tutanaklarına erişim sağlamamaları nedeniyle kesin bir değerlendirme yapamadıklarını, azınlık haklarının ihlali durumunda şirkete kayyım atanabileceğini, müvekkillerinin hiç bir toplantıya davet edilmediğini, müvekkillerinin şirketin mali kayıtlarına erişiminin engellendiğini, müvekkillerinin haklarının ihlal edilmesi nedeniyle şirkete kayyım atanması gerektiğini, müvekkilinin yasa gereğince tüm bildirimleri yapmasına rağmen davalı şirket tarafından dikkate alınmadığını, noter kanalı ile bildirim yapıldığında artık devrin geçerlilik kazanacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; pay devrinin tescili istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkillerinin dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.’nden davalı şirkete ait %40 hamiline yazılı payı devraldıklarını, davalı şirkete ihbarda bulunulmasına rağmen işlem yapılmadığını belirterek, hisselerin davalı şirketin pay defterine tescilini, ayrıca şirkete tedbiren kayyım atanmasını talep etmiş olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, hamiline yazılı hisse devrinin pay defterine tescilinin mümkün olup olmadığı hususundadır.Pay devrine ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 489. maddesinin ilk şeklinde \"Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder\" şeklinde düzenleme bulunmakta iken hüküm 01/04/2021 yürürlük tarihli (27/12/2020 tarihli 7262 sayılı kanunun 32. Maddesi) değişiklikle \"...(1) Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder. Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulmaması hâlinde, hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz. (2) Hamiline yazılı pay senedine bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır. (3) Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili tutulan kayıtlar, ilgili kanunlar uyarınca yetkili kılınmış mercilerle paylaşılır. (4) Hamiline yazılı pay senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmesi ve kaydedilmesine ilişkin usul ve esaslar ile bu kapsamda alınacak ücretler Ticaret Bakanlığınca çıkarılan tebliğle belirlenir...\" şeklinde yeni düzenleme getirilmiştir. TTK'ya 27/12/2020 tarihli 7262 sayılı kanunun 34. Maddesi ile eklenen Geçici 14. maddede \"(1) Hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, 31/12/2021 tarihine kadar Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmek üzere pay senetleri ile birlikte anonim şirkete başvurur. Başvuru üzerine anonim şirket yönetim kurulu, beş iş günü içinde hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirir. Pay sahipleri anonim şirkete başvurmazsa bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli başvuru yapılıncaya kadar kullanamaz.(2) Birinci fıkra uyarınca başvuruda veya bildirimde bulunmayanlar 562 nci maddenin onüçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılır.\" denilmiştir. Bahsi geçen düzenlemelerin ilk şeklinde; hamiline yazılı pay senetlerinin devrinin, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade edeceği düzenlenmiş olup bu kapsamda, devrin şirkete bildirilmesine veya kaydedilmesine gerek bulunmadığı halde değişiklikten sonra hamiline yazılı pay senedi devrinin hüküm ifade etmesi, senede bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için MKK'ya bildirim yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Geçici 14. maddede, kanun değişikliğinden önce hamiline yazılı pay senedi olanların MKK'ya bildirim yapılmak üzere şirkete başvuracağı, payların MKK'ya 5 iş günü içerisinde şirket yönetim kurulu tarafından bildirileceği düzenlenmiştir. Bunun dışında hamiline yazılı hisse senetlerinin MKK'ya bildirilmesi ile ilgili 06/04/2021 tarihli Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğ yayımlanmış olup, bahsi geçen Tebliğ'in 7. maddesinde hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bildirimlere dayalı kayıtların MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda tutulacağı düzenlenmiştir. Gerek anılan düzenlemelere gerek ise pay defteri ile ilgili TTK'nın 499. maddesinde hamiline yazılı hisse senetlerinin şirket nezdinde tutulan pay defterine tesciline ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece hisse devrinin tescili talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tarafça, davalı şirkete ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanması talep edilmiş ise de ihtiyati tedbir ile neticei talep arasında bağlantı bulunması gerekmektedir. Davacı eldeki davada hisse devrinin tescilini talep etmekte olup, şirketin yönetimsiz kaldığına ya da kötü yönetildiğine ilişkin bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının yatırılan 102.465-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 101.849,6‬0-TL fazla harcın talep halinde davacılara iadesine, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 430-TL istinaf yargı giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9eb32be918ad380","SID":"f9375b3bdca746e7"}}