{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/579 Esas<br>KARAR NO: 2025/428 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET<br>MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2019/681 Esas-  2022/863 Karar<br>TARİH:  14/12/2022<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  28/02/2020<br>TARİHLİ 2019/1070 ESAS VE 2020/132 KARAR SAYILI DOSYA<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl dava davacısı birleşen dava davalısı; Davalı ... Yatırım A.Ş. ile toplamda 808.000$ + KDV bedeli ile 6390 adet ... hücreli güneş modülü üretimi ve satışı konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşma gereğince ürünlerin Adıyaman'da bulunan fabrikada (üretim merkezinde) kamyon üstünde teslim edileceğini, ürünlere ilişkin verilecek siparişe konu tüm ödemenin alınması halinde siparişin kesinleşeceğini, KDV'siz satış tutarından 570.000 $ ödemenin nakden, bakiye 238.000 $ ödemenin ise değişik tarihli çek verilerek yapılacağını, yapılan bu ödemeler karşılığında davacı şirketçe teminat olarak davalıya 30 Kasım 2019 tarihli 600.000 $ miktarlı “teminata verilemez, ciro edilemez” kaydını taşıyan teminat çekinin teslim edileceği ve ürünlere ilişkin ilk kısmın sevke hazır olduğunda bu çekin davalı şirketçe davacıya iadesinin kararlaştırıldığını, muhatap şirkete ürünlerin teslime hazır olduğunu bildirdikten sonra 15 gün içinde teslim almayarak sözleşmeyi ihlal etmesi durumunda alınan peşin ödemenin KDV eklenmiş şekilde toplam satış tutarına defaten ödeneceğini, davacı tarafından 5 gün önceden davalıya kaç adet ürünün sevkiyata hazır olacağının e-posta yoluyla bildirileceğini, 15 gün içinde ürünlerin teslim alınmaması halinde teslim alınmayan ürün bedellerinin ve KDV bedelinin ürünler teslim alınmış gibi muaccel hale geleceği hususlarının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 2.1 maddesine dayanarak bu sözleşmeye ek olarak yapılan 10/07/2019 tarihli mutabakat ile 3300 adet güneş modülünün sözleşmede kararlaştırılan güneş modülünden daha ileri teknoloji olan bifacial olarak teslim edileceğini ve bakiye satış bedelinin ödeme tarihleri ve şekilleri hususunda mutabakata varıldığını, davacının taahhüdüne davalı tarafından itirazı kayıt düşülmediğini, davacının yapılan ödemeye karşılık gelen adetteki panel klemp seti ile birlikte ürünleri sevkiyata hazır hale getirdiğini, sözleşme madde 2.18'de de belirlenen usul ile davalı şirkete şahsi olarak e-posta biçiminde yapılacağı hükmüne dayanılarak müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalı şirkete gönderilen e-posta ile davalı şirket tarafından ödenen bedele karşılık gelen miktardaki ürünlerin sevkiyata hazır olduğu ve müvekkili şirkete ait fabrikada kamyon üstü teslim alınılabileceğinin bildirildiğini, sözleşme madde 2.8.e uyarınca davalı şirkete teminat olarak verilen teminat çekinin ürünlerin ilk kısmı sevke hazır olduğunda davalı şirket tarafından müvekkiline iade edilmesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketin bunları hiçbir şekilde yerine getirmediğini, davalıya Kartal ... Noterliğinin 27.08.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarının keşide edildiğini, ihtarname ile ürünlerin teslim alınmamasının ve teminat çekinin iadesi için 7 günlük süre verildiğini, verilen sürede ihtar edilen hususların yerine getirilmediğini, davalı şirket tarafından Beşiktaş Noterliği'nden gönderilen 07.05.2019 tarih ve ... sayılı ihtarı ile sözleşmenin feshinin ihtar edildiğini, akabinde Beyoğlu ... Noterliğinin 01.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönüldüğünün ihtar edildiğini, sözleşmeden dönmeye ilişkin şartların gerçekleşmediğini, sözleşmenin davalı tarafça haklı bir neden olmadan feshedilmesi veya ihlal edilmesi halinde ödenmiş olan bedelin tamamının davacı şirkette kalacağını, şirketin zararının bu bedelden tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, davalının ürünlerin teslim alınmasında temerrüde düştüğünü, davalıya ait GES sahasına davacı teknik ekiplerinin yaptığı incelemede çelik konstrüksiyonunun tamamlanmamış olduğunu, mekanik ve elektrik altyapısının hazırlanmadığı, tel ve çit ve yolun bulunmadığı, güneş paneli montajına uygun olmadığı hususlarının tespit edildiğini, ayrıca İpsala Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/13 D.İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, yapılan tespite göre elektrik altyapısının hiç yapılmadığını, güneş panelleri montajının yapılmasının şu an için mümkün gözükmediğini, işin bitirilmesinin güneş panelleri ile ilgisinin bulunmadığı hususlarının belirlendiğini, ayrıca teslime hazır olunan ürünler ile ilgili Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/24 D. İş dosyası ile tespit yapıldığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, telafisi imkansız zararların doğmaması için davalıya verilen 30/11/2019 vadeli 600.000 $ bedelli çekin karşılığında herhangi bir borcun bulunmadığının tespiti gerektiğini, öncelikle çekin bankaya sunulması halinde işlem yapılmaksızın mahkemesine gönderilerek, mahkeme kasasında emanet olarak saklanmasını, davacı tarafça 4500 küsur panel üretilmişken, davalı tarafça teslim alınmamasından dolayı anılan teminat çeki ile bir de 600.000 USD ödemek ihtimali ve tehlikesiyle ile karşı karşıya kalacağı düşünüldüğünde, müvekkilinin bu bedeli ödemeye yetecek miktarda bir parasının olmadığını, bankadan sordurulduğunda 'Karşılıksızdır' kaşesi ile ticari itibarı ve mali güvenilirliği de zarara uğrayacağı göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece belirlenecek miktarda teminat karşılığı anılan çek hakkında ödemesini ve takibe konulmasını engelleyecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemek zorunda kaldıklarını, davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhine açtıkları Menfi Tespit davasının kabulüne, davalı şirket ile yapılan 08.03.2019 tarihli sözleşme dolayısıyla belirlenen yükümlülüklerinin davalı şirket tarafından kasten ve hiçbir surette yerine getirilmemiş olması sebebiyle, müvekkilinin davalı şirket lehine keşide ettiği teminat çekinin karşılığında davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu ... Bankası Dolayoba Girişimci Şubesine ait ... Seri Nolu 30.11.2019 tarihli ve 600.000,00 USD bedelli çekin iptali ve hükümsüzlüğüne, dava konusu çekin tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çekin, teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde dosyasına sunulmak üzere ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkilinden peşinat olarak 570.000 USD ve 190.000 TL'lik çek aldığını, karşılığında ise herhangi bir ürün teslim etmediğini, davacı tarafın, taraflar arasındaki sözleşmenin bir istisna akdi olduğunu ve müvekkilinin siparişi üzerine ve müvekkiline özel üretim yapıldığını iddia ettiğini, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmede “6390 Adet ... hücreli güneş modülü toplamda 2300400 Watt” alınmasının kararlaştırıldığını, davacının ise daha düşük bir adette ve farklı nitelikte bir takım güneş panelleri teslim etmek istediklerini, bunu da teslim tarihinin üzerinden aylar geçtikten sonra istediğini ve ancak müvekkilinin teslim almaktan imtina ettiğini iddia ettiğini, bu noktada davacının tevdi mahalli tayini yaptırmadığını, olduğunu iddia ettikleri panellerin de mevcudiyetine ve sağlamlığına ilişkin şüpheleri olduğunu, davacının dilekçesinde, müvekkili ile aralarında imzalanan ancak daha sonra yeni bir sözleşme yapılması üzerine yürürlükten kalkan 24.02.2019 tarihli sözleşmeye atıfla müvekkilinin “bifacial” yani iki cepheli güneş paneli almak arzusunda olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin böyle bir arzusu olsaydı bu sözleşmenin üzerine yeni bir sözleşme yapılmayacağı ve ürünün niteliğinin değiştirilmeyeceğini, bu sözleşmenin yenisi ile değiştirilme sebebinin müvekkilinin bifacial ürünleri istemiyor/kullanamayacak olması olduğunu, müvekkilinin kurduğu tesisteki invertörlerin “bifacial” ürüne uygun olmama ihtimalinin mevcut olduğunu, bifacial ürünlerin yerden yansıyan güneş enerjisini de elektriğe dönüştürdüğünü, bu durumda zeminin özelliğine göre yansımanın farklılaşabildiğini ve fazla üretim yapılabildiğini, fazla üretim de tesisteki invertörlere fazla yük binmesine ve dolayısıyla ciddi arızalara neden olabileceğini, müvekkilinin invertörlerini bifacial ürünlere göre tasarlamadığını, bu aşamadan sonra invertörlerde değişiklik yapılmasının da finansal olarak makul olmadığını, kısaca bifacial ürünlerin yapacağı fazla/farklı üretimin müvekkilinin tesisinde hasara sebebiyet verebileceğini, müvekkili şirket ile davacı arasında hangi ürünün kaç adet üretileceği açıkça belirtilmişken davacının başka ürünleri müvekkiline vermek istemesinin, daha da vahimi bunun hukuka uygun olabileceğini düşünmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, davacının Mayıs 2019 olan teslim süresini geçirmiş olmasının da dava konusu işin güneş enerjisi paneli olduğu düşünüldüğünde önem arz ettiğini, nitekim yaz aylarında güneş enerjisinden elektrik üretiminin daha fazla yapılabileceği hususunun da izahının dahi gerektirmediğini, davacının kendi dilekçesinde dahi malların 05.08.2019 tarihine kadar üretilmediğini/hazır etmediğini ikrar ettiğini, bu tarihte de sipariş edilen ile alakasız malları kendi takdiriyle ürettiğini, davacının bu şekilde taahhütlerini ifa etmiş sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının, sözleşmenin 2.1. maddesine atıfla daha ileri teknoloji üretim yapabileceğini iddia ettiğini, davacının maddeyi işine geldiği gibi okuduğunu, müvekkiline teslim edilecek ürün ve bunun adedinin belli olduğunu, 2.1. maddesinin ikinci paragrafında aynen: \"...satıcı, ürünlerin üretiminde ilerlemiş teknolojiyi kullanabilir ancak bununla yükümlü değildir” şeklinde olduğunu, burada ürünler için değil “üretim” için ilerlemiş teknolojinin kullanabileceğinin yazıldığını, müvekkilinin tesisi, tesis için kullanılan proje finansmanı, ... projesi ve sipariş edilen ürünü belliyken farklı ürün verilmesinin izahının mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmenin imza tarihi ile teslimin başlaması arasında 55 gün olduğunu, 55 günde teknolojinin davacının farklı bir ürün vermekte haklı olması için gelişme göstermeyeceğini, dava konusu olayın dayandığı sözleşmenin bir istisna akdi olduğunu, davacı tarafından üretimin müvekkiline özel, müvekkilinin istediği nitelikte ve adette yapılması gerektiğini, eksik bir ödeme yapıldığı iddia ediliyorsa bunun çözümünün başka nitelikte ve adette mal üretilmesi değil, eksik bedelin müvekkilinden talep edilmesi olduğunu, davacının, davalıdan kullanamayacağı ve bambaşka ürünü dahi zamanında teslim etmek için herhangi bir girişimde bulunmadığını, davacının, davalı için üretim yaptığını iddia etmesinin ancak müvekkilinin sipariş etmediği başka bir nitelikte ürünü müvekkiline vermek istemesinin tamamen tutarsız olduğunu, davacının müvekkilinden 570.000 USD peşinat ve 190.000 TL'lik çek aldığını, 7 ayı aşkın bir süre bu tutarı kendi uhdesinde tuttuğunu, bunun karşılığında da müvekkiline yarar sağlayacak hiçbir iş yapmadığını, yaz ayları geçip paneller ucuzladıktan sonra da elinde kalan farklı panelleri, hem de eksik adette müvekkiline teslim etmek istediğini, eksik adette panel ile müvekkilinin dava konusu güneş enerjisi santralinin proje finansmanını ödemesinin mümkün olmadığını, bu yönüyle de davacının teslim etmek istediği adette ürünün kabulünün de mümkün olmadığını, tüm bunlar düşünülerek, davacı ile uzlaşmanın da mümkün olmaması üzerine, sözleşmeden dönüldüğünü, peşinatın ve çekin iadesi ile diğer sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmesi için davacıya ihtar çekildiğini, davacının dilekçesinin 3. nolu bendinde müvekkilinin bir takım ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahsettiğini, müvekkilinin 808.000 USD olan sözleşme bedelinin 570.000 USD'ını peşin ödediğini, 190.000,00 TL'lik çek verdiğini, sözleşme uyarınca vadeleri kararlaştırılan ve toplam bedeli 238.000 USD olan 14 adet çeki ise veremediğini, o tarihte müvekkilinin USD çek defteri bulunmadığını, USD çek defteri çıkarılması uzun süreceğinden ve ... proje izinleri süreli olduğundan, sürecin gecikmemesi adına tarafların çek bedellerinin vadesinde nakden denmesi hususunda anlaştıklarını, davacı tarafın bu bedeli talep etmemesinin de bundan dolayı olduğunu, davacının eğer bu tutar ödenmediği için siparişin kesinleşmediğini iddia ediyor ise daha sonra kendi takdiri ile (eksik adette ve farklı nitelikte) üretim yapmaması gerektiğini, eğer sipariş kesinleştiyse de bu defa adedin düşürülmesi yerine, eksik bedel varsa bunu talep etmesi gerekeceğini, davacının bu iki yoldan hiçbirini seçmediğini, hangi noktada hangisi işine geliyorsa ona göre ve çelişkili davrandığını, müvekkilinin eksik ödeme yaptıysa bunun bedelini istemesi, eğer sipariş kesinleşmediyse de aldığı peşinatı iade için girişimde bulunması gerekeceğini, davacının teslim tarihine kadar işler yolundaymış gibi davrandığını, peşinatı kendi uhdesinde tuttuğunu, şimdi de bundan yarar sağlamak istediğini, davacınnın sözleşmenin 2.8.d maddesine atıfla müvekkili tarafından verilmeyen (ve davacının da buna rızası olan) çekler dolayısıyla sipariş tarihini değiştirdiğini iddia ettiğini, ancak bu değişikliğin müvekkiline bildirilmediğini, ayrıca davacı tarafından kendi takdiri ile adedin de azaltıldığını söylenmekte olduğu ve tüm bunlar yetmezmiş gibi davacı ürünün niteliğini de değiştirdiğini, Sözleşme bedelinin %75'inin müvekkili tarafından peşin ödendiğini, kalan %25 için verilmesi istenen ancak (o tarihte müvekkilin USD çek defteri olmadığı için) verilemeyen çeklerin vadesi ise Kasım 2019'dan başladığı, yani teslim tarihi olan Mayıs 2019'da müvekkilinin herhangi bir bedel yönünden fiilen temerrüde düşmediğini, temerrüde düşenin davacı olduğunu, davacının panelleri Mayıs 2019'da değil teslim etmek, üretmemiş dahi olduğunu, bunu da ikrar ettiğini, davacının Mayıs 2019'da halen çekleri teslim almadıysa neden teslim süresi ve yaz ayları geçtikten sonra Ağustos 2019'da müvekkili adına olduğunu iddia ettiği üretimi yaptığını, Ağustos 2019'da taraflar çoktan ihtilafa düştüğünü, teslimatın zamanında yapılmamasını takiben taraflar arasında sayısız yazışma, görüşme ve ihtar gönderimi gerçekleştiğini, bu hususun dosyadaki delillerle sabit olduğunu, bu noktada davacının tek gayesinin peşinatı iade etmek yerine elinde kalan ve müvekkilinin sipariş ettiği ile alakası olmayan bir takım ürünleri müvekkiline vermek olduğunu, bu sayede hem elindeki fazlalık ürünlerden kurtulmuş olacak hem de para çıkışı yapmayacak olacağını, davacının, sözleşmenin tarafı olan müvekkiline değil de KDV teşvikinden yararlanmak üzere müvekkilinin bir başka grup şirketine fatura kesmiş olmasının aslında davacının davranışlarının hukuk, vergi ve muhasebe ilkeleri ile ne derece uyumlu olduğunu gösterdiğini, taraflarınca davacının teslim etmediği mallara ilişkin haksız yere KDV teşvikinden yararlanmasının önlenmesi ve müvekkilinin bu noktada sorumlu olmaması adına gerekli müracaatlarda bulunulduğunu, Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında taraflarına haber verilmeksizin, davacının fabrikasında yapılan kutular dahi açılmadan sadece etiketlere bakılarak sayım yapıldığını, bu keşfi kabul etmediklerini, müvekkilin GES Santrali projesi için süresi devam ettiği İpsala Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/13 D.İş dosyasında belirtilenin aksine montaja hazır vaziyette olduğunu, davacı tarafın keşfi yanlış parselde yaptırdığı için keşif sonucu hatalı olduğunu, kaldı ki davacının teslimi ile tesisin montaja hazır olması arasında bir ilişkinin de olmadığını fabrikadan “kamyon üstü” teslim kararlaştırıldığını, dolayısıyla davacının fabrikasından ürünlerin teslim alınması davacının ifası bakımından yeterli olduğunu, burada asıl zarar müvekkilinin yaz ayları boyunca üretemediği elektrik bedeli ve gecikmenin sebebiyet verdiği ek finansman maliyetleri olduğunu, davacının bunları yok sayıp kendi fabrikasının deposundaki yer probleminden sitem ettiğini, dava konusu çekin teminat çeki olmadığını, çekin arkasında dahi davacının el yazısı ile yazılmış teminat verilemez ciro edilemez şerhi mevcut olduğunu, çekin üzerinde, çekin kambiyo vasfını ortadan kaldıracak herhangi bir ibare veya eksiklik bulunmadığını, davacının taahhüt ettiği ürünleri vermediğini ve müvekkilinin hem ödediği peşinatı iade alamadığından hem de cezai şart ve diğer sözleşmesel yükümlülükler yönünden davacıdan alacaklı durumda olduğunu, bu nedenle davacının menfi tespit istemli bu davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava davacı asıl dava davalısı birleşen dava dilekçesinde; Lehtarı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., keşidecisi ... Yatırım A.Ş. olan 15.12.2019 tarihli, 190.000 TL bedelli ... seri numaralı çeke ilişkin olarak müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul Anadolu 13. ASTM'nin 2019/131 D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi talebinden ibaret olduğunu, Satın Alma Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin toplam 808.000 USD ödemeyi, ...'nin ise müvekkilinin inşa etmekte olduğu güneş enerjisi santralinde kullanılmak üzere 6390 adet ... hücreli güneş modülü teslim etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin Satın Alma Sözleşmesinde belirtildiği üzere 570.000 USD peşinatı ...'nin ilgili banka hesabına gönderdiğini, bakiye bedelin bir kısmını karşılamak üzere ise müvekkili tarafından, şirket yetkilisi ...'ün aval olarak imzaladığı 15.12.2019 tarihli, 190.000 TL bedelli ... sayılı çekin ...'ye 08.03.2019 tarihinde teslim edildiğini, buna karşın davalı ...'nin taahhüt ettiği panelleri (Mayıs 2019) zamanında müvekkiline teslim etmediğini, 10.07.2019 tarihinde davalının yetkilisi ... kendi el yazısı ile bir taahhütname hazırladığını ve müvekkiline gönderdiğini, söz konusu taahhütnamenin tek taraflı olarak düzenlendiğini ve müvekkili tarafından kabul edilmediğini, bu taahhütnamede davalı ... yetkilisinin 3300 adet başka nitelikte güneş paneli teslim etmeyi ve panellerin teslim edilmemesi nedeniyle üretimin aksaması dolayısıyla müvekkilinin banka ödemelerine karşılık 126.000 USD'lık çek vermeyi taahhüt ettiğini, kabul edilmeyen bu taahhüdü, ...'nin yerine getirmediğini, yerine getirmeyi dahi teklif etmediğini, taraflar arasındaki sözlü görüşmeler ve yazışmalardan da bir sonuç alınamadığını ve Beyoğlu ... Noterliği'nin 01.10.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile Satın Alma Sözleşmesinden dönüldüğünü, paneller teslim edilmediğinden peşin ödenen bedelin ve işbu tedbir talebine konu çekin iadesi ile faiz, gecikme cezası ve diğer zararların karşılanmasının ihtar edildiğini, davalının gelinen süreçte ihtarname gereğini yerine getirmediğini, sözleşme konusu panelleri teslim etmediği gibi peşin aldığı bedelin ve çekin iadesinden de imtina ettiğini, davaya ve tedbire konu çekin ödenmesi halinde hali hazırda teslim edilmeyen panellerin, iade edilmeyen peşinat, ödenmeyen gecikme cezası, üretim kaybına ilişkin zararın tazmini ve bunlara işleyecek faiz tutarında alacaklı olan müvekkilinin ...'den alacağının daha da artacağını, müvekkilinin ...'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine müvekkilinin alacaklı konumda olduğunu, ...'nin tüm bu süreçte ticari ahlaka aykırı davranışlar içerisinde bulunduğunu, taahhütlerinin hiçbirini yerine getirmediğini, aldığı peşinatın iadesinden de imtina ettiğini, ayrıca ...'nin mali durumunün haricen öğrenildiği üzere kötü ve şirket ödemelerini yapma konusunda ciddi sıkıntı içerisinde olduğunu, tüm bunlardan sözleşmeye açıkça aykırı davranan ve sözleşmeden dönülmesine rağmen dava konusu çeki iade etmeyen davalıya, borçlu olunmasının söz konusu olmadığını, söz konusu çekin ödenmesi halinde müvekkilinin hem ...'ye hak etmediği bir ödeme yapacağını hem de bu tutarı daha sonra iade almasının ...'nin mali durumu nedeniyle fevkalade güç olacağının anlaşılacağını, davacıların, davalıya borcunun olmadığını, tüm bu nedenlerle Lehtarı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan 15.12.2019 tarihli, 190.000,00 TL bedelli ... sayılı çeke ilişkin, avali de kapsayacak şekilde, ödeme yasağı ve icra takibine konu edilememesi yönünde İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/131 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu tedbirin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle, edimlerini yerine getirmeyen ve peşinatı iade etmeyen davalıdan alacaklı olan müvekkilinin, dava konusu çek bedeli kapsamında, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki menfi tespit davasının açılmasının zaruriyeti hasıl olduğunu, bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile lehtarı ... Ticaret A.Ş. olan 15.12.2019 tarihli, 190.000 TL bedelli ... sayılı çeke ilişkin, davacı müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine, davacı aval ...'ü de kapsayacak şekilde İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/131 d.İş sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı kararı ve icra takibine konu edilememesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava davalısı asıl dava davacısı cevap dilekçesinde; Sözleşme madde 2.7'de davalı şirket tarafından Ürünler'e ilişkin verilecek siparişe konu tüm ödemenin alınması halinde siparişin kesinleşeceği hususunun açıkça düzenlendiğini, bu doğrultuda aynı madde kapsamında davalı şirketin, işbu sözleşme imza tarihinden itibaren en geç 24 saat içinde KDV'siz satış tutarından 570.000 USD miktarındaki ödemeyi nakden ve defaten yapacağını ve ayrıca 30 Kasım 2019 tarihli ve 30 Aralık 2019 tarihli, 17.000 USD miktarlı 2 adet çek ve 30 Ocak 2020 ile 30 Aralık 2020 tarihleri arasında ay sonu tarihli, 17.000 USD miktarlı 12 adet çek olmak üzere ... tarafından ön yüze “avalimdir” ibaresi yazılarak kefalet tesis edilecek toplam 14 adet çek ile bakiye bedel olan 238.000 USD'ı ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak davacı şirket tarafından bu tarihe kadar sözleşme bedeline karşılık 570.000 USD ve 190.000 TL çek verildiğini, bunun dışındaki sözleşme ödeme edimini yerine getirmediğini, davacı şirket tarafından davalı müvekkiline şirkete keşide edilmiş olan Beşiktaş ...Noterliği'nin 07 Mayıs 2019 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Beyoğlu ... Noterliği'nin 01 Ekim 2019 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesine konu edildiği şekilde sözleşmenin davacı şirket tarafından feshini veya sözleşmeden dönülmesini gerektiren hiçbir haklı sebep bulunmadığını, davacı şirketin ödediği bedel iadesine, gecikme cezasına ve cezai şarta ilişkin taleplerinin mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin dosyalara konu tespitler doğrultusunda sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşılık davacının, müvekkiline davalı şirketin temerrüde düştüğü hususlar sebebiyle çeşitli masraf ve giderler ile birlikte zarar ve kar kayıplarına uğradığını ve maruz kaldığını, müvekkilinin sözleşme konusu edimlerini yerine getirdiğini ve sözleşme konusu ürünleri üreterek ve teslime hazır hale getirmiş olmasına rağmen bedelini tahsil edemediğini ve dava konusu bu çekle bir nebze de olsa zararını tahsil edebileceğini, bu sebeple çeke ilişkin tedbir kararının kaldırılmasının gerektiğini, sözleşmeye göre davacı tarafın herhangi bir haklı gerekçesi olmadığı halde sözleşmeyi feshetme veya sözleşmeden dönmenin hukuki şartları gerçekleşmediğinden, davalı şirketin sözleşmeden doğan dava konusu çek karşılığı alacağı, hatta daha fazla bakiye alacağı bulunduğunu, dosyadan haricen öğrenilen davacı şirketin anılan GES'e ilişkin çelik konstrüksiyon üretimi gerçekleştiren firma ile de hukuki uyuşmazlık içinde olduğunu, anılan GES santralinin ... geçici kabule hazır edilmediği ve faaliyete geçememesindeki nedennin müvekkili şirketin güneş panellerinin teslimi ile doğrudan alakalı olmadığını, zaten halihazırdaki GES sürecinde projenin ... geçici kabulüne hazır olmayacağını, sahanın panel montajına hazır olmadığını, projenin bu aşamada atıl kaldığının açıkça ortada olduğunu, 7 tır gibi bir alan kaplayan müvekkili şirketin Adıyaman Fabrikası deposunda bedeli ödenen ve siparişi kesinleşen büyük kutular halinde teslime hazır bekleyen panellerin davalı şirket tarafından montaja hazır olmaması nedeniyle teslim alınması, nakliyesi, nerede depo edileceği ve bekletileceği, bu süreçte ürünlerin piyasa fiyatlarının düştüğü düşünüldüğünden davacı şirket tarafından ürünlerin teslim alınmamasını mantıklı olarak açıklanmadığını, ancak müvekkilinin anılan sözleşmeye göre ürünlerin tesliminde kendisine iade edilmek üzere iyi niyetle keşide edilen teminat çekinin kötü niyetle hali hazırda haksız bir şekilde elinde tuttuğu dava konusu 600.000,00 USD bedelli teminat çekin tahsili amacında olduğunu, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan 190.000 TL nin çok üzerinde alacaklı olduğunu, hatta tedbir kararına göre dosyasına sunulan teminat mektubunun 190.000 TL bedelin %15 değerinden çok fazla olacağının açıkça ortada olduğunu, birleşen 2019/1070 esas sayılı menfi tespit davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 14/12/2022 Tarihli, 2019/681 Esas ve 2022/863 Karar sayılı kararında;\".....Bu durumda sonuç olarak,  davanın taraflarınca imzalanan sözleşme kapsamında, yapılan ödemeler ile verilen teminat evrakı hakkında ihtilaf olmadığı, asıl davada davacı- birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. üretici firmanın, alıcı firma ... Yatırım A.Ş.'ne, onayını almadan kendi takdirine göre panelin tipini değiştirdiği ve ürettiği, birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından birleşen davada davacı ... Yatırım A.Ş.'ne sözleşmeyle talep edilen miktar ve tipte ürün verilmediğinin sabit olduğu, mevcut ürünlerin kabulünün mümkün olmadığı ve davalı-alıcı firmanın kabulden kaçınmakta haklı olduğu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin konusu olan ve sözleşmede marka/model ve tip özellikleri, adet, birim fiyat, teslim aralığı açıkça belirtilen üretim konusu panellerin üretilerek davalı firmaya zamanında teslim edilmemesi sebebiyle davalı yan tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshi ve bu nedenle davacı yanın davalıdan aldığı avans bedellerinin iadesi koşullarının oluştuğu, birleşen dava açısından. Davacı ... Yatırım A.Ş. ve davacı ...'ün üretilecek güneş panelleri için, sözleşmeye göre ödemeyi taahhüt ettiği 880.000 USD'ın 2019 yılı içindeki iki adet çeke karşılık verdiği 190.000,00 TL bedelli, lehtarı ... Ticaret A.Ş. olan çekin, davalı satıcı-üretici firma tarafından sözleşmede kararlaştırılan tip ve model ve sayıdaki panellerin üretilerek usulüne uygun olarak süresinde teslim edilmemesi nedeni ile çekin bedelsiz hale geldiği, bu davalı tarafça sözleşmenin başında 570.024,00 USD peşin, 08.03.2019 tarihinde ve o zaman ki tarih itibariyle 34.719,68 USD 'ye karşılık gelen 190.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre davalı birleşen dosya davacısı tarafından, davacı birleşen dosya davalısına toplam 604.024,00 USD ödeme yapıldığı, asıl dosyadaki dava konusu 600.000,00 USD bedelli çekin de bu yapılan ödemelerin ve sözleşme edimlerinin yerine getirileceğinin teminatı olarak verildiği, bu durumda davacı satıcı tarafından sözleşme edimleri yerine getirilmediği sabit olduğundan kendisine yapılan ödemeler karşılığı verdiği teminat çekinden dolayı borçlu olmadığını kanıtlayamadığı, birleşen dosyada ise yukarıda açıklandığı üzere birleşen dosya davacısı-asıl dosya davalısı tarafından verilen 190.000,00 TL çekin de bedelsiz kaldığı ve yargılama sırasında ödemesi yapıldığından birleşen dosya davacısının istirdat talebinde haklı olduğu anlaşılmakla kanıtlanamayan asıl davanın reddine, birleşen dananın da kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''1-Asıl davanın kanıtlanamadığından REDDİNE, 2-Birleşen İstanbul Anadolu 13. ASTM'nin 2019/1070 esas sayılı davanın KABULÜ ile,'' karar verilmiş ve karara karşı  davacı / birleşen davada davalı vekili ve davalı / birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı / birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından satış sözleşmesinde davalı şirkete teslim edilen 600.000 USD bedelli teminat çekine karşı açılan menfii tespit talepli davada İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/681E. Ve 2022/863K. Sayılı ve 14.12.2022 tarihli kararında \"....Sözleşme incelendiğinde; asıl dava davacısı/birleşen dava davalısının satıcı, asıl dava davalısı birleşen dava davacısının alıcı olarak taraf olduğu, altı sayfa halinde ve yazılı olarak düzenlenen sözleşmenin tarafların özgür iradeleri ile kurulmuş olduğu hususu ihtilafsız olduğu, sözleşme metni 2 maddeden ibaret olup 1. maddede taraflar 2. maddede ise anlaşma koşullarının yazıldığı, bu davanın odağında olması nedeniyle önemli olan sözleşmenin davayı ilgilendiren maddelerinden; madde 2.1'de ürünler ve markanın tarif edildiği, madde 2.2.'de paketleme ve sevkiyat süresi, madde 2.7'de belirtilen tüm ödemelerin gününde alınması halinde en geç 55. gün başlayacağı ve her iş günü bazında 1 kamyon 720 adet modül olarak en geç 70. günde teslimatın tamamlanacağı, madde 2.3'de 6390 Adet ... hücreli güneş modülü toplamda: 2300400 Watt olacağı, madde 2.4'te muhatap şirket'in ürünlerin kısmen veya tamamen kendisine hazır olduğu bildirildikten sonra 15 gün içinde teslim almayarak sözleşmeyi ihlal etmiş olması halinde alınmış peşin ödemenin KDV eklenmiş şekilde toplam satış tutarına tamamlanarak defaten ödeyeceği, madde 2.5'de fiyat 6390 adet ... güneş modülü USD 1,26/Adet +%18 KDV tolam satış fiyatı 808.000,00 USD ürünlerin davacı şirkete ait fabrikada kamyon üstünde (... uyarınca ... Adıyaman Fabrika kamyon üstü) teslim edileceği, madde 2.7'de; siparişler tüm ödemeler alınınca kesinleşir, alıcı satıcı adına toplam KDV'siz satış tutarından 570.000,00 USD'yi sözleşme imzalanması tarihinden en geç 24 saat içerisinde nakit ödemeyi defaten yapacak ve çekleri satıcıya teslim edeceği, 2019 yılı 30 kasım-30 aralık tarihlerinde 2 çek her çek 17.000,00 USD 2020 yılı 30 Ocak-30 Aralık arası her ay sonu sıra çekler 12 adet 17.000,00 USD, ... tarafından ön yüzü “avalimdir” ibaresi yazılarak kefalet tesis edileceği, nakit ödeme ve 2 adet 2019 çeki sözleşme tarihinde ödeneceği, madde 2.8'de davalı şirketin yapacağı peşin ödeme karşılığında davacı şirket tarafından teminat olarak 30 Kasım 2019 tarihli, 600.000 USD miktarlı “teminata verilemez, ciro edilemez” teminat çekinin davalı şirkete teslim edileceği hükümlerini içerdiğini, Her ne kadar asıl dosya davacısı/birleşen dosya davalısı tarafından bu sözleşmeden başka ayrıca 10.07.2019 tarihli \"Taraflar Sözleşme madde 2.1'e dayanarak işbu Sözleşme'ye ek olarak aralarında yaptıkları 10.07.2019 tarihli yazılı mutabakat gereği davalı şirket tarafından ödenen bedel karşılığı olan Ürünler'e ilişkin 3300 adet güneş modüllerinin Sözleşme'de kararlaştırılmış olan güneş modüllerinden daha ileri teknoloji olan bifacial (çift yüzlü) olarak teslim edileceği ve ancak Sözleşme konusu bakiye kalan güneş modüllerinin monoperc (tek yüzlü) olarak teslim  edileceği ve bakiye kalan satış bedelinin ödeme tarihleri ve şekilleri hususunda mutabakata varmışlardır. Müvekkil şirket tarafından verilen taahhüte davalı şirket tarafından herhangi bir itirazi kayıt düşülmediği gibi itiraz etmemekle birlikte, bu şekilde teslim almayı kabul etmişlerdir.” şeklinde bir mutabakat olduğu ve kendisinin panelleri bu mutabakat çerçevesinde imal edip teslime hazır hale getirdiği ileri sürülmüşse de; tarafların karşılıklı olarak imzalarını içeren herhangi bir mutabakat metninin dosyaya sunulmadığı, sadece tek taraflı olarak davacının bir beyanı olarak ileri sürüldüğü, sonuç olarak tarafların karşılıklı imzaladıkları 10.03.2019 tarihli sözleşme dışında bir metin tespit edilmediği, bu nedenle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sadece 10.03.2019 tarihli sözleşme kapsamında değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın bu sözleşme çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, Mahkemece alınan  21.09.2021 tarihli asıl, 31.03.2022 tarihli ek raporlara göre; Asıl dava davalısı birleşen dava davacısı tarafından dosyaya sunulan ve projenin mühendislik hesaplarını yapan “... Sistemleri Ltd. Şti” tarafından proje tasarımının 6390 adet ... hücreli monoperc tek yüzlü güneş paneline göre yapıldığı ve tasarıma göre metrajlar ve keşif özetlerinin çıkarıldığı tasarım ve yerleştirmede bu tip panelin ele alındığını, davalı satıcının kendi e-posta mesajında belirttiği üzere bu bifacial paneller monoperc olan panellerden daha ince olduğu, bu nedenle kırılma ve firesinin daha fazla olduğu, dosyaya sunulu data karşılaştırma tablosundan monoperc olandan panel başına 2 kg civarında daha ağır olduğunun da anlaşıldığı, bunun da tonaj olarak 6390 panelde 13 tona yakın fark yarattığı, panellerin nakliye, elleçleme, montaj sahasında taşınma, montaj aşamalarındaki ağırlık ve incelikleri kaynaklı problemlerin yanı sıra projenin mühendislik hesaplarını yapan dava dışı “... Sistemleri Ltd.Şti” monoperc panel talep ettiği, tasarımını ve dizaynını buna göre yaptığı, sarf malzemelerini buna göre belirlediği ve davalı ... şirketinin de yatırımında bu tasarıma göre cihaz-malzeme temini ve maliyet hesabını buna göre yaptığı değerlendirildiğinde, davacı ... A.Ş.'nin bu panelleri ve sözleşmede de istediği marka/model ve tolerans açıkça belirlendiği göz önüne alındığında davalının istediği panellerin tip ve adet olarak davacı üretici tarafından üretilmediği ve zamanında da davalı yana teslim edilmediği, davacı-birleşen davada davalı üretici firmanın, asıl davada davalı- birleşen davada davacı alıcı firmanın ihtiyacı olan toplam 6390 adet panelin üretimini yapamadığı, tespit raporlarında görüleceği üzere tek yüzlü-iki yüzlü toplam 4080 adet panelin mevcut olduğu, 2310 adet panel ve tutucunun da halen üretilmediği, dolayısıyla davacı satıcı-üretici firmanın sözleşme konusu ve özellikteki malın üretimi ve zamanında teslim açısından sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirmediği, davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Davacı ... Enerji ve Yatırım A.Ş. sözleşmeyle talep edilen miktar ve tipte ürün verilmediği, mevcut ürünlerin kabulünün mümkün olmadığı, taraflar arasındaki 08.03.2019 tarihli satış sözleşmesinin, asıl dava davalısı birleşen dava davacısı (alıcı), asıl dava davacısı birleşen dava davalısından (satıcı), GGLH 360 Watt monoperc tipinde, güç toleransı -/+2 olacak şekilde hazırlayacağı 6390 adet “... hücreli Güneş Modülü” olarak toplamda 2.300.400 Watt ürünü, bu ürünlerin tutamakları olan ve panellerin her 38 adeti için 74 orta ve 2 kenar olmak üzere tutucularını 808.000$ +%18 KDV bedelle temini ve ürünlerin Adıyaman'daki satıcının fabrikasından kamyon üstünde teslimini içerdiği, sözleşmeye göre panel ve tutucuların tesliminin 2 Mayıs 2019 ile en geç 17 Mayıs 2019 tarihleri arasında olduğu, asıl dava açısından davacı ... Ticaret A.Ş. (satıcı-üretici) firmanın sözleşme konusu ve özellikteki malın sözleşmede belirtilen sayıda üretimi ve bu malların sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslimi açısından sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediği tespiti yapılmış, bu tespit dosya kapsamına uygun bulunduğunu, Bu durumda sonuç olarak, davanın taraflarınca imzalanan sözleşme kapsamında, yapılan ödemeler ile verilen teminat evrakı hakkında ihtilaf olmadığı, asıl davada davacı- birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. üretici firmanın, alıcı firma ... Yatırım A.Ş.'ne, onayını almadan kendi takdirine göre panelin tipini değiştirdiği ve ürettiği, birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından birleşen davada davacı ... Enerji veYatırım A.Ş.'ne sözleşmeyle talep edilen miktar ve tipte ürün verilmediğinin sabit olduğu, mevcut ürünlerin kabulünün mümkün olmadığı ve davalı-alıcı firmanın kabulden kaçınmakta haklı olduğu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin konusu olan ve sözleşmede marka/model ve tip özellikleri, adet, birim fiyat, teslim aralığı açıkça belirtilen üretim konusu panellerin üretilerek davalı firmaya zamanında teslim edilmemesi sebebiyle davalı yan tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshi ve bu nedenle davacı yanın davalıdan aldığı avans bedellerinin iadesi koşullarının oluştuğu, birleşen dava açısından. Davacı ...Yatırım A.Ş. ve davacı ...'ün üretilecek güneş panelleri için, sözleşmeye göre ödemeyi taahhüt ettiği 880.000 USD'ın 2019 yılı içindeki iki adet çeke karşılık verdiği 190.000,00 TL bedelli, lehtarı ... Ticaret A.Ş. olan çekin, davalı satıcı-üretici firma tarafından sözleşmede kararlaştırılan tip ve model ve sayıdaki panellerin üretilerek usulüne uygun olarak süresinde teslim edilmemesi nedeni ile çekin bedelsiz hale geldiği, bu davalı tarafça sözleşmenin başında 570.024,00 USD peşin, 08.03.2019 tarihinde ve o zaman ki tarih itibariyle 34.719,68 USD 'ye karşılık gelen 190.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre davalı birleşen dosya davacısı tarafından, davacı birleşen dosya davalısına toplam 604.024,00 USD ödeme yapıldığı, asıl dosyadaki dava konusu 600.000,00 USD bedelli çekin de bu yapılan ödemelerin ve sözleşme edimlerinin yerine getirileceğinin teminatı olarak verildiği, bu durumda davacı satıcı tarafından sözleşme edimleri yerine getirilmediği sabit olduğundan kendisine yapılan ödemeler karşılığı verdiği teminat çekinden dolayı borçlu olmadığını kanıtlayamadığı, birleşen dosyada ise yukarıda açıklandığı üzere birleşen dosya davacısı-asıl dosya davalısı tarafından verilen 190.000,00 TL çekin de bedelsiz kaldığı ve yargılama sırasında ödemesi yapıldığından birleşen dosya davacısının istirdat talebinde haklı olduğu anlaşılmakla kanıtlanamayan asıl davanın reddine, birleşen dananın da kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \"Anılan karar usule ve hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini, Mahkemesince bilirkişi heyetine ilişkin itirazılarının değerlendirmeye ve dikkate alınmadığını ve itirazımız konusunda ara karar kurulmadığını, diğer taraftan davalı-karşı davalının heyete itirazının değerlendirildiğini ve değişikliğe gidildiğini, somut uyuşmazlığın bilirkişilerin mesleki uzmanlık alanlarında olmadığını, mahkemesince kök bilirkişi heyetinin belirlenmesi kararına karşı itiraz edilmiştir. Anılan itiraz dilekçemizde açıkça dava konusu panellerin uzmanlık alanı Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü olduğunu beyan etmemize rağmen, davalı tarafın heyete itirazı ile tek Elektrik Elektronik Bölümü öğretim görevlisi görevden çekilmiş ve yerine bu bölümden herhangi bir bilirkişi atanmamıştır. Bilirkişi heyetine itirazlarımızda özellikle sektör bilirkişisinin de olması gerektiği önemle belirtilmiştir. Nitekim bilirkişi heyeti dava konusu uyuşmazlıkların ve bilirkişilerden beklenen sorulara cevap verecek alanlarda, yeterli mesleki bilgi, tecrübe ve deneyimlerinin bulunmamaktadır.Bilirkişi Heyeti iki üyesi de İTÜ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜNDEN seçilmiş olup, anılan bilirkişiler güneş panelleri ve güneş enerjisi santral uygulamalarında görev almamış olması, sadece teorik bilgilerine dayanarak tespit ve değerlendirmelerde bulunulması, güneş panellerini bir makine gibi değerlendirilerek teknik özelliklerinden ziyade makine gibi değerlendirilerek mekanik gibi kg vs hususlarını dikkate alarak konunun dışında tespit ve değerlendirmelerde bulunmuş olmaları ile davanın esasını aydınlatamadıklarını, Kök Bilirkişi raporuna itirazlarımız sonrasında heyete İTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden 1 öğretim görevlisi ve 1 hukukçu bilirkişi eklenmişse de; kök rapora yapılan itirazları kök raporu hazırlayan bilirkişilerce gerekçelendirilerek açıklanmadan iki satır ile görüşümüz değişiklik yoktur demekle yeninilmiş ve bu gerekçesiz rapora dayanarak karar verilmiştir. Diğer taraftan atanan elektrik elektronik bilirkişi ise konuya hakim olmadığı gibi dünya literatürüne fen ve bilime aykırı beyanlarda bulunmuşlardır. bu nedenle heyete itirazlarımız değerlendirilerek yeni heyet ve yeni rapor alınmasına ilişkin taleplerimiz değerlendirmeye alınmadığını, Bilirkişi heyetinin, davalı şahıs ile iş ilişkisi sebebiyle taşıklığının olması, bu nedenle tarafsızlık ilkesinin ihlal edilmiş olması; Bilirkişi heyetindeki 2 kişi İstanbul Teknik Üniversitesinde Makine Mühendisliği bölümünde Profosör sıfatıyla görev yaptığı, daha önceki tarihli bilirkişi heyetine yaptığımız itiraz doğrultusunda davalı-karşı davacı şirket yetkilisinin ...'ün ise de Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde profosör olarak çalıştığı dolayısıyla bilirkişi heyetlindeki kişilerle doğrudan veya dolaylı olarak iş ilişkisinden kaynaklanan ve birlikte yürüttükleri projeler yahut, konferanslar ,eğitimler vs. ortak arkadaşlıklar vesilesi ile tanışıklıkları bulunduğu, bu nedenle eşitlikçi, şefaf, tarafsız olamayacağına ilişkin çekince ve endişelerimiz dile getirilmiş ve tarafsız olamayacakları ihtimalinin yüksek olduğu beyan edilmiştir. Ve nitekim anılan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere tarafsızlıklarını ortaya koyamadıkları, rapora karşı itirazlarımız ile her iki tarafın imzasının bulunduğu 24.02.2019 tarihli sözleşme ve 20.02.2019 tarihli protokolde biafacial panel siparişi verildiği açıkça görülmesine rağmen, proje monofacial üzerine yapılmıştır ve bu yüzden istenilen ürün üretilmemiştir tespiti çürüten bir delile karşı bile hiçbir gerekçe ortaya koymadan maddi gerçeklik gözardı edilerek,  itirazlarımızı gerekçeleri ile açıklamadan aynı görüşteyiz denilerek tek bir cümle ile tekrarlamış olduklarından ayan beyan anlaşılmaktadır.  Bilirkişi raporlarının ruhunda dava dosyası içeriğinde davalı tarafın lehine ilişkin olan ne varsa, deyim yerindeyse cımbızla seçerek, davalı tarafın aleyhe olan tüm maddi vakıa ve sözleşme maddelerine göre ilk edimin ödeme edimi olduğu, bununda davalı tarafından tamamen yerine getirilmemiş olduğunu belirtmeden, sanki tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmiş gibi göstererek gerek sözleşme maddelerinden, gerekse maddi vakadan maddi gerçeklikle bağdaşmayacak mahiyette birbirleriyle çelişkili tespit ve değerlendirmelerde bulundukları, kendilerinden beklenen teknik incelemenin ise son derece yetersiz, sığ ve dava dosyasındaki esasa ilişkin hüküm tesis etmeye yeterlilikte olmadığı açıkça ortada olduğu halde itirazlarımız, sadece Profosör unvanında olmaları dolayısıyla Mahkemesince dikkate dahi alınmamış ve bu konuda ara karar verilmemiştir. Bilirkişi heyetinin yetki aşımı, kendisini hakim yerine koyarak hüküm tesis etmiş olması ve mahkemeninde bu rapordaki ifadelere dayanarak karar vermesi; Bilirkişi heyeti sadece dava konusu teknik ve uzmanlık gerektiren alanlarda bilgisine tecrübe ve deneyimine başvurulan kişi olup,  sadece kendisine verilen görev ve yetkileri ile kısıtlıdır. Bilirkişiler  kesinlikle ve kesinlikle dava konusu hakkında kendisini hakimin yerine koymak suretyile hüküm tesis etmeye, yorum yapmaya, görüş bildirmeye tespit ve değerlendirmelerde bulunmaya hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Anılan bilirkişi raporunda deyim yerindeyse bilirkişi heyeti kendisini mahkeme heyeti yerine koyarak teminat çekinin tahsiline ilişkin koşulların oluştuğunu, birleşen dava  hüküm kurmuştur. Takdir edersiniz ki bu bilirkişilere verilen görev ve yetkinin aşılması demek oluyor ki bunu kabul etmemiz mümkün değil iken; bir de bu tespit ve hüküm deyim yerindeyse karar metnine kopyalanmış olup, bu şekilde gerekçe ve kararı da kabul etmemiz mümkün değildir. Mahkemesince kök ve ek bilirkişi raporuna karşı itirazlarımız  değerlendirmeye alınmamış, yeni heyet ve yeni bir bilirkişi raporu alınması talebimiz reddedilerek savunma hakkımız kısıtlanmıştır. Kök ve ek bilirkişi raporuna ve bu itirazlarımıza dayanak yaptığımız daha öncesinde dosyasına sunulan her iki tarafında imzası bulunan 24.02.2019 önceki tarihli sözleşmenin ve 20.02.2019 tarihli protokol ve diğer performans raporları, uzman görüşleri diğer bilgi ve belgelerin değerlendirmeye alınmamış olması usule aykırıdır. şayet değerlendirmeye alınmış olsa davalının bifacial değil, mono panel istediklerine ilişkin iddiası, kök raporunda belirtilen mono panellere göre projelendirildiği, bifacial panel talep etmedikleri buna ilişkin yazılı belge olmadığı tespitleri ile dolayısıyla davalının talep ettiği ürün olmadığına ilişkin karar kökten ortadan kaldıracaktır. Haklı davamızın ispatı bakımından sözleşmeye göre müvekkil davacı şirketin  2.1.maddesine  göre ileri teknoloji ile üretilen ürün teslim edebileceği ve bununla yükümlü olmadığı hükmüne dayanarak, davacının seçimlik ifa hakkı olduğu açık olduğu halde yani mono panel yerine ileri teknolojik bifacial panel verilebileceği belirtilmiştir. Bu hüküm bilirkişi heyetince dikkate alınmadığı gibi mahkemesince de yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı için lehe verilecek karar aleyhe verilmiş olması usule aykırıdır. Yine taraflar arasında imzalanan 20.02.2019 protokol ve 24.02.2019 tarihli sözleşmede davalı tarafın davaya cevap ve karşı davadaki farklı ürün teslim edildiği ve bunun kabul edilemeyeceğine dair iddialarını çürütecek mahiyette imzasının bulunduğu aynı proje için öncesinde bifacial panel alımı için protokol ve sözleşme yapmış olduğu, bu delillerin dosyasına sunulmasına rağmen bilirkişiler tarafından değerlendirmeye dahi alınmamış olması ve tüm itirazlarımıza rağmen mahkemesince de dava dosyasına sunulan tüm delil, bilgi ve belgelerin gerek değerlendirmeye alınmadığı usulsüz karar verildiği açıkça ortadadır. Mahkeme dosyasına sunulan kök rapora itirazlarımız mono panel yerine bifacial verebileceğimize ilişkin 2.1 madde hükmü ve buna dayanarak hazırlanan 10.07.2019 tarihli mutabakat evrağında davalı tarafın imzasının olmadığı, dolayısıyla bifacial paneli kabul ettiklerine dair dava dosyasında yazılı bir delil bulunamadığı, bu nedenle de kabul etmediklerine ilişkin bilirkişi raporunu  ve kararına itiraz ediyoruz. dosyaya sunulan her iki tarafın imzasının bulunduğu aynı proje için 24.02.2019 tarihli bifacial panel sipariş sözleşmesi ve 20.03.2019 tarihli mutabakatınaın incelenmeden, yazılı belge olmadığına dair dayanarak yapılan bilirkişi heyetince  davalı tarafın mono panel talep ettiğine ilişkin tespit ve değerlendirmelerinin maddi gerçeklikle bağdaşmadığı  ilişkin  itirazlarımızın tek tek gerekçeleri ile açıklanmadığı halde, bu dayanaksız maddi gerçeklikten yoksun raporların davanın esasına dayanak teşkil edilmesi usule aykırıdır.Mahkemenin dava dosyası kapsamında eksik ve yetersiz inceleme yaparak hatalı ve maddi gerçekliğe aykırı gerekçelerle karar verilmesi usule aykırdır.Mahkemede anılan dava dosyası 2019 yılından bu yana 3 heyet değişmiş bulunmaktadır. Anılan Mahkeme heyeti dava dosyasındaki tüm delil ve belgeleri yeterince incelemeden eksik ve hatalı karar verilmiştir. Dava dosyasında her iki tarafta 570.000 USD ve 190.000 TL lik çekten bahsederken, gerek bilirkişi raporları, gerekse kararda davalı tarafça sözleşme bedelinin 808.000 USD +KDV ödemenin tamamı yapılmış gibi bunun karşılığında sözleşmede belirtilen 6400  adet panelin tamamı üretilmemiştir, davacı sözleşmeye göre belirtilen adet ve cinste üretim yap şeklinde tespitte bulunulmuştur. Halbuki dava dosyası kapsamındaki ödemeye ilişkin dekont delillerle de sabit olmakla birlikte davalı taraf ödemenin tamamını yapmamıştır. Yapmadığını  davalıda kabul ettiği halde, yapmış gibi gösterilerek, yapılmayan ödemenin karşılığında müvekkilin 6400 panel üretilmesi beklenilmektedir. Bu maddi gerçekliğe aykırıdır. Davalı sadece 570.000 USD ve 190.000 TL ödeme yapmıştır, geri kalan KDV dahil 363.000 USD yi ödememiştir. Sözleşmeye göre siparişin kesinleşmesi için tüm ödemenin yapılması şartı bulunmaktadır. Davalı bu sözleşme şartını yerine getirmediği için sipariş kesinleşmemiş ve 2.7 maddesindeki sevkiyat tarihleri de işlemeye başlamamış, dolayısıyla geçerlilik kazanmamış olup, herhangi bir gecikme de söz konusu değildir. Mahkeme sözleşmenin maddelerini detaylı olarak incelememiş ve tarafların edimlerini yerine getirip getirmediğini dosyadaki mevcut deliller ile ilişkilendirememiştir.Diğer taraftan, kararda \"10.07.2019 tarihli mutabakatta imzası ve kabulüne ilişkin belge dosya kapsamında bulunamamıştır\" denilmekle  sözleşme yok sayılmıştır. Sözleşmenin 2.1.maddesinde açıkça satıcının mono panelleri ileri teknoloji ile üretilmiş bifacial teslimi edebileceğine dair seçimlik ifa hakkı bulunduğunu imzalayarak kabul edildiği halde, bunu destekleyen mahiyette, sözleşmenin bu maddesine dayanarak, sonrasında siparişi kesinleştirilen ne kadar adeti bifacial panel, ne kadar adeti mono panel şeklinde teslimatı öngören müvekkil şirket yetkilisinin imzası bulunan taahhüdün geçerli olmadığı iddia edilmektedir. Bu tespit ve değerlendirme ile verilen karar tam bir hezeyan olup, borçlar, sözleşme hukukuna aykırılık teşkil etmektedir.Davanın esasına dayanak teşkil etmeye elverişlilikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporlarına dayanılması usule ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Dava dosyasına cevap dilekçesi ekinde sunulan ...'a ait teknik uzman görüşü ile ana raporda ve ek raporda davanın esasına karar vermeye  yeterlilikte ve elverişlilikte olmaması nedeniyle tarafımızdan dosyasına sunulan ... Prof.dr. ... teknik ve hukuki uzman görüşlerinin mevcut raporlarla çeliştiği halde, dikkate alınmadığı gibi, yeni heyet talemiz reddedilmiştir. Anılan mahkeme kararının  hmk ilgili hükmüne ve  emsal yargıtay kararına aykırıdır. Hukuk sistemimizdeki yansıması olan uzman görüşü, HMK’nın 293. maddesinde şöyle tanımlanır: Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Hakim, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hakim ve taraflar gerekli soruları sorabilir. Her ne kadar genellemek mümkün değil ise de, uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere mahkemeler uzman görüşlerini ikinci planda tutmakta, daha çok dosyada mübrez bilirkişi raporları doğrultusunda yargılamayı sürdürmekte ve sonlandırmaktadır. Halbuki HMK’da tanımlanan “Uzman Görüşü” müessesesi, görüşü veren uzmanın duruşmaya çağrılıp dinlenilmesine dahi imkan tanımaktadır. Ancak bu da neredeyse hiç başvurulmayan bir yöntem olarak yargı sistemimiz içerisinde varlığını sürdürmektedir. Halbuki mahkemeler kanunun açık hükmü doğrultusunda uzman kişiyi dinlemeli, eğer dinlememe yönünde karar verilecek ise bu karar mutlaka gerekçelendirilmelidir.[5] Sonuç itibariyle, dava dosyamızda mübrez bilirkişi raporu ile taraflardan biri tarafından sunulan uzman görüşünün birbiriyle çelişmesi veya zıt görüşler içermesi halinde yerel mahkemelerce yapılması gereken, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak, bilirkişi raporu ve uzman görüşleri arasındaki çelişkinin giderilmesini sağlamak ve böylece Yargıtay denetimine elverişli, tarafların iddia ve savunmaları eksiksiz incelenmiş bir şekilde yargılamayı sonuca ulaştırmak olması gerekirken Mahkemesince usule aykırı karar verilmiştir. Tek heyetten alınan ana ve ek bilirkişi raporları ile çelişen uzman görüşlerindeki çelişkinin tespiti ile ikinci bir bilirkişi heyeti oluşturulması ve yeni rapor alınması talebimizin reddi savunma hakkımızın kısıtlanması anlamına gelirki; bu durumda uzman görüşüne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve bu itirazlar mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise, uzman görüşüne dayanan tarafımızın 6100 sayılı HMK\"NIN 27., Anayasa\"nın 36. Ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi\"nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkımız ihlal edilmiştir. Dava dosyasına sunulan sadece teknik ve hukuki uzman görüşlerinin değil,ekinde bu teknik uzman görüşün dayanağı olan odtü günam ve epam tarafından düzenlenen bifacial panelilerin mono panellere göre ileri teknoloji ürün olduğunun açık ispatı olan raporların dayanak bilgi ve belgenin değerlendirmeye alınmaması usule aykırıdır. Dava dosyasına sunulan belgelerden çıkartılamayacak maddi vakıalara dayanarak karar verilmesi; davalı şirketin sözleşmeye göre 808.000 usd+kdv ödeme yapılması gerektiği, belirtildiği halde ve dava dosyasında bu bedelin davalı tarafından ödendiğine ilişkin herhangi bir dekont ödeme belgesi olmamasına rağmen, maddi gerçekliğe aykırı olarak tüm bedelin ödenmiş olduğu, buna karşılık gelecek adette panel üretilmediğinin gerekçeli kararda belirtilmiş olması başlı başına usulen maddi hatalı bir karardır. Mahkmenin gerekçeli kararında gerekçe kısmında dava konusu olayın dayanağı sözleşme maddelerine bakarak değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiş ancak sözleşme maddelerinin içeriği ve mahiyeti tek tek değinilmiş, eksik ve yeterli açıklanmamıştır.şayet yeterli açıklıkta yazılmış olsa  2.1., 2.2., 2.7, 2.8 maddelerini inceleyecek olsa anılan kararın verilemeyeceği ortadadır. Nitekim 2.1 maddesinde mono panel yerine bifacial panel teslim etme seçimlik ifa hakkının olduğu, bunun için davalı tarafın rızasına gerek olmadığı nitekim sözleşmeyi kabul ve imzalamış olduğu sabit olup, sözleşmedeki belirtilen cinste üretilmediğine karar verilemeyecektir. 2.2. sevkiyatın 2.7 de belirtilen tüm ödemeler yapılması şartına bağlandığında geçerli olan sevkiyat takvimidir. 2.7 maddeye bakıldığında ise sipariş tüm ödeme alınca kesinleşeceği belirtilmiştir. ancak davalı şirket tüm ödemeleri gerçekleştirilmediğinden sevkiyat takvimi geçerli olmadığından,  kararda belirtildiği gibi bir gecikmenin de ortada olmadığını ortaya çıkacaktır. Dava konusu taraflar arasındaki güneş paneli satışına ilişkin sözleşmesel ilişkinin ve sözleşmeye göre ifa edimlerinin sıralaması mahkemesince ortaya konulamamış ve gerek sözleşmeye, gerekse maddi gerçekliğe aykırı olarak karar verilmiştir. Buna göre; Elektrik-Elektronik Müh. ... tarafından hazırlanan 5.1.2020 tarihli teknik uzman görüşü Bilirkişi Raporundaki Tespitler: “... SAN. VE TİC. A.Ş. ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından, ...xx 360 W lık Mono Fotovoltaik Panel ve ...  Bifacial Fotovoltaik panellerden birine göre tasarlanıp projesi yapılan Güneş Enerji Santralinin ( GES ) saha uygulama safhasında diğer ürünün tercih edilmesi durumunda ... A.Ş. (...) tarafından onaylanmış uygulama projesinin revizyonunun gerekli olup olmadığı ve teknik olarak bir kayıp yaşanıp yaşanmayacağının bilgisi talep edilmiş buna istinaden bu rapor hazırlanmıştır. Enerji konusundan faaliyet gösteren Mühendislik Firmamız, ... A.Ş. (...)‘ ye 2013-2019 yılları arasından yaklaşık 584 MWp Lisansız Güneş Enerji Santrali (GES) projesi tasarımını yapıp uygulama projesini hazırlayıp ilgili kurumlardan onaylarını almış, 50 MWp hem projesini hem de uygulamasını yapmıştır. Ayrıca 1,8 MWp kendi yatırımızı olup bunun işletmesini de yapmaktayız. Bu konudaki deneyim, tecrübemizi ve ülkemizin milli kaynaklarının verimli kullanılması hususundaki hassasiyetimizi belirtmek isteriz. Bu iki ürün Ekte Tablo-1 deki yapılan karşılaştırmada da gözüktüğü gibi birbiri yerine ikame edilebilen ürünlerdir. Gücü, teknik özellikleri ve fiziksel boyutları bakımından farklılıkları bulunmamaktadır. Bifacial paneller sadece enerji verimliliğini sağlayan çift taraflı hücre teknolojisi ile yansıyan güneş ışınlarını da enerjiye dönüştürebilmesi ile enerji verimliliğini arttıran üst teknoloji üretim sonucu ortaya çıkan bir üründür. Kullanıcısına fayda sağladığı, kullanıldığı sahada monoperc ile hazırlanan ... Projesi ve saha alt yapısında herhangi bir revize, tadilat ile ekstra bir mekanik ve elektriksel değişiklik yapılmadan birbiri yerine rahatlıkla kullanılabilir. Ekstra bir maliyet gerektirmediği gibi ayrıca bir fazla üretim avantajı da sağlamaktadır. Piyasa fiyatları monoperc e göre yaklaşık 0,027 W/$ (Panel Başı 7-10 $/Adet ) daha pahalı bir ürün sınıfındadır.\" denilmiştir.21.09.2021 Tarihli  Kök Bilirkişi Raporundaki Tespitler: 21.09.2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda hem asıl dava hem de birleşen dava açısından aşağıdaki tespitlere yer verilmiştir; “ASIL DAVA AÇISINDAN; a-) Davacı ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. (satıcı-üretici) firmanın sözleşme konusu ve özellikteki malın sözleşmede belirtilen sayıda üretimi ve bu malların sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslimi açısından sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediği; b-) Taraflar arasındaki Satış sözleşmesinin konusu olan ve sözleşmede marka/model ve tip özellikleri, adet, birim fiyat, teslim aralığı açıkça belirtilen üretim konusu panellerin üretilerek davalı firmaya zamanında teslim edilmemesi sebebiyle davalı yan tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshi ve bu nedenle davacı yanın davalıdan aldığı avans bedellerinin iadesi koşullarının oluştuğu görüş ve kanaatine varılmıştır. <br>BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN; a-) Davacı ... Yatırım A.Ş. ve Davacı ...'ün üretilecek güneş panelleri için, sözleşmeye göre ödemeyi taahhüt ettiği 880.000 USD’ın 2019 yılı içindeki iki adet çeke karşılık verdiği 190.000 TL bedelli, lehtarı ... Ticaret A.Ş. olan çekin, davalı satıcı –üretici firma tarafından sözleşmede kararlaştırılan tip ve model ve sayıdaki panellerin üretilerek usulüne uygun olarak süresinde teslim edilmemesi nedeni ile çekin bedelsiz hale geldiği; b-) Asıl davada Davacı- birleşen davada davalı ... Ticaret A.Ş. üretici firmanın, alıcı firma ... Yatırım A.Ş. ‘ne onay almadan kendi takdirine göre panelin tipini değiştirdiğini ve ürettiğini anlaşıldığı; c-) Birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından birleşen davada Davacı ... Yatırım A.Ş.’ne sözleşmeyle talep edilen miktar ve tipte ürün verilmediği sabit olup, mevcut ürünlerin kabulünün mümkün olmadığı; Davanın taraflarınca imzalanan sözleşme kapsamında; yapılan ödemeler ile verilen teminat evrakı hakkında ihtilaf olmadığı, Dava dışı şirket adına düzenlenen faturalar ile huzurdaki dava arasında doğrudan illiyet bağı için bir tespit yapılamadığı, Sözleşme gereği yapılan ödemelerin akıbetinin; Sayın Mahkemenin takdir edeceği kusur hükmüne göre, kusurlu taraf uhdesinde olması gerektiği sonucunu doğurduğunun izahtan vareste olduğu,” 31.03.2022 tarihli Bilirkişi Ek Raporundaki Tespitler: “…1. Kök raporda inceleme yapan teknik heyetin asıl dava ve birleşen dava açısından varılan sonuçları değiştirmediği, Elektrik Mühendisliği bakımından yapılan değerlendirmede, ...firmasının üreteceği ve ... şirketine teslim edeceği hücrelerin verimlerinin talep edilen ve taahhüt edilen değerden düşük olduğu (talep edilen % 21,4 iken, taahhüt edilenin % 18,4 olduğu) ve ...nin daha düşük elektriksel güç üretmesine neden olacağı, bu koşullarda santralın hiçbir surette planlanmış gücüne erişemeyeceği, teslimi teklif edilen ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan ürünler olmadığı ve daha yüksek teknoloji olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Teknik bakımdan yapılan değerlendirme sonuçlarına göre, yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan edimi değil bundan farklı olan ve hukuk literatüründe “aliud” olarak ifade edilen başka bir edimi ifanın konusu yaptığı ve bu edimin aynı zamanda planlanmış güce de ulaşamayacağının belirtildiği, Paketleme ve Teslimat Süresi başlıklı Madde 2.2 ve Sipariş başlıklı m. 2.7 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, siparişlerin kesinleşmesi bakımından önce ifa yükümlüsünün iş sahibi olduğu ve kök raporda yapılan aşağıdaki değerlendirmeye göre ödemelerin tamamlanmadığı, buna göre ancak ödemesi tamamlanan siparişlerin kesinleşmesinden söz edilebileceği, kök raporda yapılan hesaplamalar uyarınca, taraflar arasındaki 8.3.2019 tarihli sözleşmenin m. 2.2 doğrultusunda, toplam siparişin %75’inin ödenmiş olduğu, Şu hâlde Sayın Mahkemenin kabulü halinde sözleşme m. 2.2. gereği %75 oranında siparişin kesinleştiği,  Yukarıda raporda ayrıntısı ile açıklandığı üzere teknik incelemede varılan sonuçlar uyarınca teslimi teklif edilen ürünlerin, aliud ifa niteliği taşıdığı ve yalnızca alacaklının kabulü ile borcu sona erdirebileceği, dolayısıyla somut olayda da Sayın Mahkemenin yüklenicinin aliud teslim teklifinin iş sahibinin panelleri/ürünleri teslim almaktan kaçınması bakımından haklı bir sebep olduğunu kabul etmesi halinde, iş sahibinin alacaklı sıfatı ile temerrüdünün söz konusu olmayacağı, Mahkemenin kabulünün bu yönde olması halinde siparişi kesinleşen ürünler bakımından yüklenicinin borçlu temerrüdünün varlığından bahsedileceği ve bu halde iş sahibinin tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde dayalı seçimlik haklarından dönme hakkının koşullarının oluştuğu sonucuna varılabileceğini (TBK m. 125), sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının şartları arasında yüklenicinin temerrüde düşmede kusurunun yer almadığı, Dönmenin ilk etkisinin, henüz ifa edilmemiş edimlerin ortadan kalkması olduğu, ikinci etkisinin ise önce ifa edilmiş edimlerin iadesini gerektirdiği, Tekraren belirtmek gerekir ki yukarıda anılan değerlendirmelerin, ancak Sayın Mahkemenin teknik inceleme raporunu yerinde bulması ve iş sahibinin eseri teslim almaktan kaçınmasının haklı sebeple reddettiğini kabul etmesi halinde geçerli olacağı, Kök raporda yapılan teknik incelemede, davacının sadece 1170 adet sözleşmede belirtilen özellikte panel ürettiği ve hazır halde tuttuğunun tespit edildiği, dolayısıyla teknik inceleme 1170 adet panel imalatının, toplam yüklenici ediminden siparişi kesinleşen % 75 oranına tekabül eden 4.792,5 adede ulaşmamış olduğu, siparişi kesinleşen ürünler açısından sözleşmede sevkiyatın tamamlanacağı son gün olan 17.Mayıs 2019 (Cuma) gününden önce hazır edilmediği…”Bifacial panellerin, mono panellere göre ileri teknoloji olduğunun ispatı bakımından dosyasına sunulan Boğaziçi Üniversitesi Enerji Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyeleri Prof. ... & Prof. ... tarafından 22 Ekim 2020 tarihinde hazırlanan “... Çift Yüzlü ve Tek Yüzlü Panellerin Karşılaştırmalı Tekno-Ekonomik Analizi” adlı 24 sayfadan oluşan bilimsel Raporda özetle: “ Birçok bilimsel çalışma kapsamında çift yüzeyli güneş panellerinin enerji kazancı farklı sistem konfigürasyonları, iklim ve yüzey yansıtma koşulları altında test edilmiştir. Koşullara bağlı olarak çift yüzeyli güneş panellerinin enerji Kazancı %10-45 seviyesinde olduğu görülmüştür. ... çift yüzeyli güneş panellerinin uluslararası akreditasyonu olan laboratuvarlar tarafından yapılan test sonuçları incelenerek bilimsel literatürdeki bulgularla uyum içinde tek standart yüzeyli panellere kıyasla performans üstünlüğü görülmüştür. Bağımsız laboratuvar sonuçlarına göre ... panellerinin güvenlik ve tasarım vasıflarına ilişkin uluslararası standartların gereksinimlerini sağladığı, yanma derecesi ve alevin yayılmasında A sınıfına girdiği, uzun ömrü ve yüksek verimleri ile yüksek enerji kazanımları sağladıkları görülmüştür. Özetle, yapılan çalışma sonucunda çift yüzeyli ... panellerinin birçok yönden tek yüzeyli standart panellere üstün olduğu görülmüştür. Özellikle dayanıklılıkları, uzun ömürleri, düşük bakım gereksinimi, yüksek yangın direnci ve en önemlisi yüksek üretim kapasitesi dikkat çekmektedir. ... panelleri Adıyaman’daki mühendislik ekibi ile geliştirilen teknolojisi ve 2020 sonbaharında Bor, Niğde’de faaliyete geçmesi beklenen hücre üretim tesisi ile birlikte “YERLİ ve MİLLİ” bir ürün olarak değerlendirilmektedir” tespitlerine yer verilmiştir.\" denilmektedir. ODTÜ-GÜNAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. ... tarafından hazırlanmış olan “Tek Yüzlü Ve Çift Yüzlü Kristal Silisyum Güneş Hücre Ve Modül Teknolojisinin Karşılaştırmalı Teknik Değerlendirilmesi” başlıklı raporda özetle; • Bu alanda yapılan çalışmaların, çift yüzlü panellerin tek yüzlü panellere göre % 5-10 arasında ek güç üretebileceğini gösterdiği, • Toprak bir zeminde çift yüzlü panellerin tek yüzlü panellere göre %7-8 daha fazla enerji ürettiği ODTÜ-GÜNAM’da yapılan deneylerle ispatlandığı,• Koşullar optimize edilirse ve tek eksenli izleyiciler kullanılırsa, ek güç %10-20’ye kadar yüksek olabileceği,• Hücre ve panel verimi arasındaki farkın ortaya konulduğu, birbirinden farklı değerler olduğu, güneş hücrelerinin verimi üzerinde herhangi bir başka malzeme olmadan ölçülerek ifade edildiğini, oysaki güneş panelinin 72 adet hücreden oluştuğu ve bu hücrelerin üzerine cam malzeme, eva vs malzemelerin 5 tabakanın laminasyon tekniği ile birleştirilerek güneş paneli oluşturulduğu, bu haliyle de hücre verimimin doğrudan güneş paneli verimi değerini ifade etmediği, söz konusu üretimin doğal bir sonucu olarak hücre veriminden, panel verimine geçişte %10 eksilttiğini, buna göre GTC güneş panellerinde %21 hücre verimi ile %18.40 panel verimi elde edildiği, • Çift yüzlü panellerin, tek yüzlü panellere göre kullanılan ön ve arka yüzlerinde kullanılan camların inceliklerine göre ağırlıklarının değiştiği, max 2-5 kg daha ağır olduğu, bu ağırlıkta tolerans değerler arasında kaldığı, (panelin toplam ağırlığının %10’u kadar), Ancak bu ağırlığın, santral kurulumunda önemli bir dezavantaj oluşturmadığı, tam aksine, her iki yüzeyinde cam yer alması nedeni ile çift yüzlü paneller daha dayanıklı olduğu, tespitlerine yer verildiği görülmüştür.\" denilmektedir.<br>C. DOSYADAKİ DİĞER BİLGİ, BELGELER VE İŞLEMLER: 1.Taraflar arasında 20.02.2019 tarihinde düzenlenmiş olan yazılı sözleşmede; satışa konu olan ürün özellikleri hususunda ve ödeme planı hakkında tarafların mutabakata varmış oldukları, sözleşmede tarafları temsilen ... ve ...’ün imzalarının yer aldığı görülmüştür. Mezkûr sözleşmeye göre ürün özellikleri şunlardır: a) 2,6 MW (DC) için; %21,4 verimlilikte (mini) hücreler ve üzeri b) 72 hücrelik 360 W gücünde 7200 (hücrelik) panel karşılığında 2.592.000 W toplam DC güç c) Bi-facial d) Cam-cam Mezkûr sözleşmede ödeme planı ise şu şekilde kararlaştırılmıştır: a) 600.000.-USD peşin b) Kalan 346.080 ilgili tarihlerde ödenmek üzere çek düzenlenecektir. İlgili aylarda üretim miktarına bakılarak sıralı çeklerde tarih ve tutar yenisi ile düzenlenerek ödenecektir. Esas ve öncelikli olan İşbankası Kasım ayı bedeline ulaşmak ve kalan bakiyenin taraflar arasında pro-rata  dağıtımı yapılacaktır. Çekler 2019 Mayıs, Haziran, Ekim, Kasım, Aralık, 2020 Ocak, Şubat olarak 50.000.USD her ay olarak verilecektir. Taraflar arasında Satın Alma Sözleşmesi şeklinde ve 24.02.2019 tarihinde düzenlenen sözleşmede; davacı/ karşı davalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Satıcı, davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. ise Alıcı olarak taraf olmuşlardır. Altı sayfa halinde ve yazılı olarak düzenlenen Sözleşmenin tarafların özgür iradeleri ile kurulmuştur.Sözleşmenin 1. maddesinde taraflar 2. Maddede ise Anlaşma koşulları yer almaktadır. Sözleşmenin davayı ilgilendiren maddelerine özetle bakacak olduğumuzda; Sözleşme madde 2.1 de Ürünler Ve Marka, ürün yada ürünler, Satıcı tarafından Türkiye’ de üretilen GG1H 360W  bifacial güneş modülü anlamına gelecektir. Ürünlere ilişkin olarak; “Bu sözleşmenin süresi boyunca, Satıcı, Ürünleri’n üretiminde ilerlemiş teknolojiyi kullanabilir ancak bununla yükümlü değildir” hükmünün yer aldığı, Madde 2.2’de; Paketleme Ve Sevkiyat Süresi 2.7’de belirtilen tüm ödemelerin gününde alınması halinde en geç 65. gün başlayacağı ve her iş günü bazında 1 kamyon 720 adet modül olarak en geç 90. günde teslimatın tamamlanacağı, Madde 2.3. de; 7200 Adet ... hücreli Güneş modülü toplamda:2592000 Watt olacağı, Madde 2.4’te; Muhatap Şirket’in Ürünler’in kısmen veya tamamen kendisine hazır olduğu bildirildikten sonra 15 gün içinde teslim almayarak Sözleşmeyi ihlal etmiş olması halinde alınmış peşin ödemenin KDV eklenmiş şekilde toplam satış tutarına tamamlanarak defaten ödeyeceği,Madde 2.5 de; Fiyatın 7200 Adet ... Güneş Modülü USD 133,33/Adet +%18 KDV toplam Satış Fiyatı 960.000,- USD olduğu, Madde 2.7 de; Siparişler tüm ödemeler alınınca kesinleşir, Alıcı satıcı adına toplam KDV siz satış tutarından 600.000,- USD yi sözleşme imzalanması tarihinden en geç 24 saat içerisinde nakit ödemeyi defaten yapacak ve çekleri satıcıya teslim edecektir. 2019 30 Haziran 30 Temmuz 30 Ekim tarihlerinde 3 çek her çek 50.000,-USD; 30 Kasım 30 Aralık tarihlerinde toplam 2 çek, her çek 55.000.-USD; 2020 Ocak 27 Şubat tarihlerinde toplam 2 çek, her çek 50.000.-USD; Çekler ... tarafından ön yüzü “avalimdir” ibaresi yazılarak kefalet tesis edileceği; Madde 2.8. de; Satıcı’nın kamyon bazında parsiyel yükleme hakkı ve parsiyel yükleme adedini belirleme hakkının olduğu; En az 10 sevkiyat olacağı; Ürünlerin teslime hazır olmasına rağmen 15 gün içinde Alıcı tarafından bedeli ödenmeyerek teslim alınmaması halinde, teslim alınmayan ürünlerin bedeli ve KDV bedeli, ürünler teslim alınmış gibi muaccel hale geleceği, Alıcı, Sözleşmenin Alıcının esaslı ihlali sonucunda feshedilmesi haricinde, sözleşmenin haklı bir neden kendisi tarafından feshedilmesi veya ihlal edilmesi halinde ödenmiş olan bedelinin tamamının tazminat nedenle doğacak zararın karşılanması amacı ile Satıcı’da kalacağını, Satıcı’nın ilgili zararını bu bedelden tahsil edebileceğini açıkça kabul edeceği,Alıcı’nın 2.7 deki ödemeyi yapmaması halinde, Satıcı’nın bu Sözleşmeyi derhal feshetme yetkisinin olduğu, Satıcının esaslı ihlali, Alıcı’nın onayı olmaksızın Satıcı’nın Ürünler’i sözleşmede belirtilen sürede hazır etmemesi olduğu, Alıcı’nın onayının e-posta ile temin edilebileceği,Alıcının geç ödeme yapması halinde aylık %2 oranında gecikme cezası ödeyeceği, geç yükleme halinde satıcının hazır etmesi gereken tutarın sipariş bedeli üzerinden %2 oranında gecikme cezası ödeyeceği, Sözleşme avanslarının geç ödenmesi halinde üretimin yeni programına göre sevkiyat ve sözleşme bitim tarihlerinin Satıcı tarafından değiştirileceği, Satıcı, alıcının sözleşmeye göre fiili teslim anına kadar ödemenin tamamını gerçekleştirememesi halinde, sözleşmeyi derhal feshetmeye yetkili olduğu, satıcının alıcının temerrüdü nedeniyle zarar ve ziyanını talep etme hakkının saklı olduğu, Madde 2.9’a göre teslimin Adıyaman Fabrika kamyon üstü olduğu, Taraflar arasında 08.03.2019 tarihinde yazılı olarak düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmış olan “SATIN ALMA SÖZLEŞMESİ”ne göre; Sözleşme 1. maddesinde taraflar, 2. Maddesinde ise Anlaşma koşulları yazılmış olduğu görülmüştür. Özetle; Madde 2.1 de Ürünler Ve Marka; Ürün veya Ürünler Satıcı tarafından Türkiye’de üretilen ... monoperc güneş modülü tarif edilmiştir. Ürünlere ilişkin olarak; “Bu sözleşmenin süresi boyunca, Satıcı, Ürünler’in üretiminde ilerlemiş teknolojiyi kullanabilir ancak bununla yükümlü değildir” hükmünün yer aldığı,Madde 2.2’de; Paketleme Ve Sevkiyat Süresi 2.7’de belirtilen tüm ödemelerin gününde alınması halinde en geç 55. gün başlayacağı ve her iş günü bazında 1 kamyon 720 adet modül olarak en geç 70. günde teslimatın tamamlanacağı,Madde 2.3. de; 6390 Adet ... hücreli Güneş modülü toplamda:2300400 Watt olacağı,Madde 2.4’te; Muhatap Şirket’in Ürünler’in kısmen veya tamamen kendisine hazır olduğu bildirildikten sonra 15 gün içinde teslim almayarak Sözleşmeyi ihlal etmiş olması halinde alınmış peşin ödemenin KDV eklenmiş şekilde toplam satış tutarına tamamlanarak defaten ödeyeceği,Madde 2.5 de; Fiyat 6390 Adet ... Güneş Modülü USD 126/Adet +%18 KDV tolam Satış Fiyatı 808.000,- USD Ürünler’in davacı şirket’e ait fabrikada kamyon üstünde (... 2010 uyarınca GTC Adıyaman Fabrika kamyon üstü) teslim edileceği, Madde 2.7 de; Siparişler tüm ödemeler alınınca kesinleşir, Alıcı satıcı adına toplam KDV siz satış tutarından 570.000,- USD yi sözleşme imzalanması tarihinden en geç 24 saat içerisinde nakit ödemeyi defaten yapacak ve çekleri satıcıya teslim edecektir. 2019 30 Kasım 30 Aralık tarihlerinde 2 çek her çek 17.000,-USD 2020 30 Ocak 30 Aralık arası her ay sonu sıra çekler 12 adet 17.000,-USD, Haluk Örs tarafından ön yüzü “avalimdir” ibaresi yazılarak kefalet tesis edilecektir. Nakit ödeme ve 2 adet 2019 çeki sözleşme tarihinde ödenecektir. Madde 2.8. de; davalı şirket’in yapacağı peşin ödeme karşılığında davacı müvekkil şirket tarafından teminat olarak 30 Kasım 2019 tarihli, 600.000 USD miktarlı “teminata verilemez, ciro edilemez” teminat çekinin davalı şirket’e teslim edileceği\" Gibi hususlarda hükümler içermektedir. Davalı/Karşı Davacı tarafından Beşiktaş ... Noterliği’nin ... Yemiye No.lu ve 07.05.2019 tarihli ihtarnamesinde ;” ürünlerin sevkiyat tarihlerinin geciktiği, verilen süre içerisinde teslimini ihtaren bildirilmiştir.” Davacı/Karşı davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu 10.07.2019 tarihli yazılı belge ile  ; “ Siparişe konu panellerin sadece ödenen bedele karşılık gelecek adette 3300 adet i bifacial, geri kalanı monoperc olacak şekilde, 2019 Temmuz sonu teslime hazır edileceği, 126.000 USD çek teslim edileceği, ilk sevkiyat ile teminat çekinin iade edileceği, siparişin kalan tutarına ilişkin çeklerin verilmesi halinde ona karşılık gelecek üretim ayrıca yapılacağı belirtilmiştir.Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa Kartal ... Noterliğinin 27.08.2019 tarihinde düzenlediği ... yevmiye numaralı İhtarnameyi göndermiş olduğu, söz konusu ihtarnamede, taraflar arasındaki 08.03.2019 tarihli sözleşme gereği KDV teşvik belgesinin sunulması ile ürünleri teslim alma ve teminat çekinin iadesi ediminin 15 gün içerisinde yerine getirilmesi, aksi halde anlaşmaya göre temerrüde düşüleceği, anlaşmanın feshi ile muaccel hale gelecek tüm bedelin tahsili ile doğmuş ve doğacak zararların tazmini için gerekli yasal işlemlerin başlatılacağının ihtar edilmiş olduğu görülmüştür. Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 06.09.2019 tarihinde düzenlediği ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnameyi göndermiş olduğu, söz konusu ihtarnamede özetle, ürünlerin teslimatının 02.05.2019 tarihinde başlaması ve 07.05.2019 tarihine kadar tamamlanmışı gerektiği ve teslimatın yapılmaması üzerine Beşiktaş ... Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye numaralı ve 07.05.2019 tarihi ihtarnamenin gönderildiği; 10.07.2019 tarihinde müvekkil şirkete hitaben bir taahhüt belgesinin düzenlenmiş olduğu, 3300 adet bifacial güneş panelinin Temmuz 2019 sonu teslim edileceği ve fiyat farkının talep edilmeyeceği, 126.000.-ABD Doları tutarından bir çek verileceği ve önceden alınan 190.000.-TL bedelli 15.12.2019 tarihli çekin de iade edileceğinin taahhüt edilmiş olduğu; bu taahhütlerin yerine getirilmediği; teslim edilmek istenen ürünlerin sipariş edilen ürün olmadığı, santral projesinin ... onaylı olduğu ve projenin değiştirilmesi halinde ek maliyetin söz konusu olacağı, sözleşmede belirtilen nitelikleri taşımayan panelleri kabul etmeme hakkını haiz oldukları, kısmi ifayı kabul etme yükümlülüklerinin bulunmadığı; kendileri tarafından 570.000.-ABD Dolarının sözleşmenin imzası sırasında ödendiği, kalan tutar için 190.000.-TL bedelli çek verildiği, ödeme için verilecek sıralı çeklerin ise Dolar çek defteri olmadığı için yapılamadığı; Mayıs 2019 tarihinde ifa gerçekleşmediği için elektrik üretiminin yapılamaması nedeniyle 250.000.-ABD Dolarını aşan zararın meydana geldiğini; muhatap tarafından verilen çeki güneş panellerinin istenen nitelikte ve tam olarak teslim edilmedikçe iade edilmeyeceği ve zararlarına ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulduğu hususlarının cevaben ihtar edilmiştir. Davacı/karşı davalı tarafından 16.09.2019 tarihinde Seri A No ..., Seri A No ... ve Seri A No ... seri numaralı faturaların düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturaların 08.03.2019 tarihli sözleşmede satışı öngörülen ürünlere ilişkin 169.722.-ABD Doları, 194.166.-ABD Doları ve 237.636.-ABD Doları bedelli oldukları görülmüştür. Söz konusu faturalara ... A.Ş. tarafından Beyoğlu ... Noterliği tarafından 23.09.2019 tarihinde düzenlen ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiği ve faturalın da ihtarname ekinde sunulmuştur. Davacı/karşı davalı tarafından 03.10.2019 tarihinde Seri A No ... seri numaralı faturayı düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturaların 08.03.2019 tarihli sözleşmede satışı öngörülen ürünlere ilişkin 601.261,92 ABD Doları bedellidir. Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından davalı Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. lehine 600.000.-ABD Doları bedelli çek düzenlemiş olduğu ve tarafların bu çekin teminat olarak verilemeyeceği, ciro edilemeyeceği ve sözleşme şartı yerine getirildiğinde iade edileceği hususunda 08.03.2019 tarihinde yazılı olarak sözleşme yapmış oldukları anlaşılmaktadır. Davacı/karşı davalı ...Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa Beyoğlu 17. Noterliğinin 31.10.2019 tarihinde düzenlediği ... yevmiye numaralı İhtarnameyi göndermiş olduğu, söz konusu ihtarnamede özetle 600.000.-ABD Doları bedelli çekin 7 gün içerisinde iadesinin ve ayrıca 7 gün içinde 808.000.USD + KDV sözleşme bedeli bakiyesinin muhataba ödenmesinin talep edilmiştir. Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. tarafından 08.11.2019 tarihinde Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş.’e gönderilen Beyoğlu ... Noterliği tarafından ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevaben özetle kendilerinin alacaklı olduğunu, 6390 adet panel sipariş edilmişken 3300 adet panelin teslim edilmek istenmesini kabul etmeyecekleri beyanlarını içermektedir.Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/24 D.İş sayılı dosyası ile 08.03.2019 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafça ödenen bedele karşılık gelen miktarda sözleşmede belirtilen özellikte panelin kamyon üstü teslime hazır olup olmadığının tespiti için açmış olduğu davada, dosyaya 16.10.2019 tarihinde sunulan Bilirkişi raporunun sonuç kısmIna göre: “…Taraflara arasında 08.03.2019 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında Davalı tarafından yatırılan 601.524 dolar karşılığı olan toplam 4771 adet Güneş paneli üretimine Davacı tarafından başlanmış ve 05.08.2019 tarihli çeki listesine göre her kutuda 30 adet olmak üzere 153 kutuda toplam 4590 adet 360 W güneş panelinin imalatı yapılarak kamyon üstü sevkiyata hazır olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Sözleşmenin 2.5. maddesi gereği Davalının Davacıya orijinal KDV Teşvik belgesini sunması durumunda söz konusu imalat geçerli olup dava dosyasında orijinal KDV Teşvik belgesi bulunmadığından yatırılan tutara karşılık 4035 Adet Güneş Panelinin üretiminin yapılması gerekirken 4590Adet Güneş panelinin imalatının yapılarak sevkiyata hazır durumda olduğu tespit edilmiştir” şeklinde tespitlere yer verilmiş olduğu görülmüştür. İpsala Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/13 D.İş sayılı dosyasına 18.10.2019 tarihinde sunulan Bilirkişi Raporunda: “…Parseller üzerinde santral montaj çalışması devam ediyor. Saha tesfiye işlemleri tamamlanmış. Panel montajı için Galvaniz kolonların tespiti zemine yapılmış, Ana kolon kiriş malzemeleri kolanlara montaj edilmiş, bir bölmede panel taşıyıcı malzemenin Montajı başlanmış, diğer üç bölmede hiç başlanmamıştır.Saha içinde hiçbir noktada santrala ait güneş paneli bulunmamaktadır.Güneş Santralına ait elektrik altyapısı (Trafo Zemin Betonları dışında) hiç yapılmamıştır.Güneş panellerinin montajının yapılması mümkün görünmemektedir. Yapılabilmesi için çelik montajının tamamlanması ve uygunluğu belgelenmelidir. Santral, bu haliyle ...’ın geçici kabulüne sunulamaz.Santralın proje onay ve yapım süresi bilinmediğinden yasal süresinde bitirilip bitirilemeyeceği tarafımdan cevaplanamamıştır. Santralın bitirilememesi tek başına panellerle ilgili değildir…” tespitlerine yer verilmiştir.Taraflar arasında yer alan e-mail yazışmaları:a) Davacı/karşı davalı ... Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa 11.07.2019 tarihinde 07:28’de gönderilen e-mail: “... Hanim, ... projesi icin basvururken bifacial diye ozellikle belirtmek istiyorsaniz eger<br>2950 panel olarak bildirin cunku bu hucreler cok ince oldugu icin firesi fazla oluyor. Ekte bifacial datasheeti bilginiz icin paylasiyorum 360 watt 72 hucre cift yuzlu Kullanim kilavuzu diger modulle aynidir.” b) Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. tarafından davacı/karşı davalıya 11.07.20109 tarihinde saat 11:01’de gönderilen e-mail: “Merhaba, Tarafımıza sevkiyatı gerçekleştirecek panellerin; sayı, model ve güç bilgilerini içeren final listesini ve sevki gerçekleştirilecek tüm modellerin datasheet ve pan dosyalarını bekliyoruz Teşekkürler” Cevaben “data bilgileri ektedir.” Ekli dosya c) Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa 05.08.2019 tarihinde saat 11:25’de gönderilen e-mail: “Gunaydin 96 kutu 4 kamyon bifacial panel hazir Kontrollerini yaparsaniz ve kamyonlari yollarsaniz sevk edebiliriz Yalniz 600000 usd teminat cekimi iade ederseniz ayni zamanda ben de size 126000 usd 13 09 2019 cekimi takdim edeyim?” d) Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. tarafından davacı/karşı davalıya 05.08.20109 tarihinde saat 11:28’de gönderilen e-mail: “Merhaba ... Hanım, 4 kamyon dediğiniz kaç paneldir?” e) Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa 05.08.2019 tarihinde saat 11:55’de gönderilen e-mail: “toplam 2900 panel hazır 4 kamyona 2899 panel sığıyor 1 kutuyu diğer panellerle yollarız” f) Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. tarafından davacı/karşı davalıya 05.08.20109 tarihinde saat 12:15’de gönderilen e-mail: “Teminat çeki, adından anlaşılacağı üzere, Sözleşmede bildirilen tüm paneller (aparatları ile birlikte) teslim edildikten sonra iade edilecektir” g) Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa 05.08.2019 tarihinde saat 12:54’de gönderilen e-mail: “… hanim Sözleşmemizi okuyun lütfen Panel teslimatı başladığında iade edilecektir diyor. Sizin orada yazdığım ve imzaladığım ek yazıda da ilk panel teslimatında 126000 usd lik çek alınırken verilecektir diyor Ben geç kaldığımız için hem kısmi olarak bifacial paneli ayni bedelle vererek hem de İşbank ödemesini yaparak sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz ancak geç kaldığımız için çek sizdeyken teslimat yapmamız olanaksız. Hiçbir müşterimize teminat çeki vermiyoruz zaten. Sizin özelinizde verilen bir durum ve sizlere saygım sonsuz ancak mal verirken çeki geri almamız gerekiyor.” h) Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. tarafından davacı/karşı davalıya 05.08.20109 tarihinde saat 1:24’de gönderilen e-mail: “... Hanım 1 Mart tarihinde 570.000 USD nakit ve çek olmak üzere size toplam 600.000USD ödendi. O günden bugüne daha hiçbir şey almadık. 3 mayısta teslimata başlayacaktınız, 15 mayıs’ta tesliminiz bitecekti. Bugün 5 Ağustos … Aylarca telefonlara çıkmıyorsunuz, sonra geliyorsunuz gidiyorsunuz sözler veriyorsunuz ve yine yerine getirmiyorsunuz. Bakiye panelleri ne zaman teslim edeceğinizi bile bildirmiyorsunuz? Parasını önceden ödenen klempler bile daha ortada yok, öyle paneli biz ne yapalım? 6400 panel ve klempleri teslim edilmeden, TEMİN EDİLMEDİĞİMİZ İÇİN, teminat çekini iade edemeyiz.” i) Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa 05.08.2019 tarihinde saat 03:04’de gönderilen e-mail: “... Hanim Herhalde bir yanlış anlaşma var biz klempler dahil veriyoruz panelleri biz teminat çekini almadan size panel veremeyiz hem panel vereceğiz hem çekimiz kalacak olmaz” j) Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa 08.08.2019 tarihinde saat 3:33’de gönderilen e-mail:  “…Ancak sevk konusunu bayram öncesi halletmemizin önemli olduğunu düşünüyorum. Sizin de bildiğiniz gibi 8 Mart tarihinde sözleşme imzaladık ve siz sözleşmenin 2.7 maddesine göre sözleşme imzalandığı takdirde tüm ödemeleri vadeli çekler dâhil vermeniz gerekirken tarafıma sadece 1 adet 190000 tl lik çek verdiniz ve nakit ödemeyi de 570024 usd olarak 11. 03.2019 da yaptınız. Bu şekilde sadece 4507 adet modül siparişini kesinleştirmiş oldunuz. 190000 TL çeki de kuru 5.6 olarak alırsak 270 adet panel ediyor. Bizim bu panelleri 5 Mayısta başlayarak 20 Mayısta bitirmemiz gerekirken biz 5 Ağustos ta sevkiyatın 2900 adet panelini geç kalmamızı telafi etmek için mono yerine ayni fiyata bifacial olarak hazır ettik. Normalde panel başına 10 usd olan farkı almadik,29000 usd gibi bir artı değeri tarafınıza geçirerek gecikme cezasının çok üzerinde bir bedelle mağduriyetinizi gidermeye çalıştık. bizim tarafımızdan sözleşme okunduğunda zaten vadeli çeklerle birlikte tüm ödeme imza tarihinde alınmadığından resmi olarak gecikme cezasından bahsetmek de mümkün olmamaktadır. Ancak biz tamamen iyi niyet ve sizinle uzun dönemde iyi ilişkilerle çalışabilmek adına hem bifacial panel vererek hem de sizin banka ödemenize nakit olarak 60 günlüğüne 126000 usd tutarında destek vermeyi dahi kabul ettik. 2900 adet Panel klempleriyle birlikte hazır durumdadır. Önerimiz tarafınızdaki teminat çekimizin iadesiyle bu panelleri kamyon ustu size teslim etmektir. Bize bu konuda teyit verdiğiniz takdirde bakiye1607 adet tek yüzlü mono paneli 190000 tl lik çekleri iade almadığınız takdirde 1877 adet tek yüzlü mono paneli tarafınıza 30 08 2019 tarihine dek teslim edebiliyoruz. Sözleşmede 2.8 e de açıkça belirtildiği gibi ilk mallar sevkiyata hazır olduğunda bu çeki almamız gerekiyordu. Çeki almadan bu panelleri size teslim edemiyorum ve size 126000 usd banka ödemenize destek veremiyorum. siz 6400 paneli bekliyorsunuz ama sözleşmeye gore cekleri vermediginiz icin 1613 tek yuzlu mono panellik siparisi henuz kesinlestirmediniz 2.7 maddesinde siparis tum odeme alinica kesinlesir diye acikca belirtilmistir. Sozlesmenin sihhatle devam edilmesi icin belirtilen vadeli ceklerin avalleriyle birlikte tarafimiza teslimi gerekmektedir ve en uygun uretim takvimi hazirlanarak sizinle paylasilacaktir …” k) Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından karşı tarafa 19.08.2019 tarihinde gönderilen e-mail: “Günaydın geçmiş Bayramınız kutlu olsun YMM büronuzdan ... Hanım 8 Mart sözleşme imzalanmasından beri yatırım teşvik belgeniz düzeltilmemiş olduğunu belirtti. Bu durumda sözleşmemizde yazdığı gibi kdv yi siz mi ödeyeceksiniz? Bugün itibariyle 2900 adet bifacial ın yanısıra 1000 adet daha tek yüzlü panel hazır…”<br>C.SÖZLEŞMENİN HÜKÜMLERİNE GÖRE TARAFLARIN EDİMLERİNİN HUKUKİ TESPİT VE DEĞERLENDİRİLMESİ; Sözleşmenin konusunun 6390 Adet ... hücreli monoperc güneş modülünün (toplamda:2300400 Watt) 808.000 USD+KDV bedel ile Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. tarafından imalâtından sonra sözleşme tarihinden itibaren 55. Gün ila 70. Gün arasında kamyon üzerinde Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. teslim edilmesinden işaret olduğu görülmektedir. Davalı/karşı davacı ... A.Ş.’nin edimi söz konusu ürünlerin karşılığında edimleri sözleşmenin 2.7. maddesinde şu şekilde hüküm altına alınmıştır: a) Alıcı satıcı adına toplam KDV siz satış tutarından 570.000,-USD’yi sözleşme imzalanması tarihinden en geç 24 saat içerisinde nakit olarak ödeyecek, b) 2019 30 Kasım 30 Aralık tarihlerinde 2 çek her çek 17.000,-USD 2020 30 Ocak 30 Aralık arası her ay sonu sıra çekler 12 adet 17.000,-USD, ... tarafından ön yüzü “avalimdir” ibaresi yazılarak kefalet tesis edildikten sonra satıcıya teslim edilecek, c) Nakit ödeme ve 2 adet 2019 çeki sözleşme tarihinde ödenecek denilmektedir. Sözleşmenin 2.7. maddesinde hüküm altına alınan bir başka husus da “Siparişler tüm ödemeler alınınca kesinleşir” hükmüdür. Bu hüküm sözleşmede Alıcının edimlerini talep etme hakkının oluşmasını, kendi edimini ifa şartına bağlı hale getirmektedir. Şöyle ki taraflar arasında siparişlerin “kesinleşmesi” hususu, Alıcının edimlerini tam olarak yerine getirmiş olması şartına bağlanmıştır. Bu duruma bağlı olarak Alıcının edimi talep edebilmesi için kendi edimini tam olarak yerine getirmesine bağlı kılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Borçlar hukuku ilkelerine göre iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde kimin edimini önce kimin edimini sonra ifa edeceği hususunda sözleşmede hüküm olması halinde bu hüküm uygulanacaktır ve bir sözleşme hükmü tarafları aynen kanun hükmü gibi bağlamaktadır. (Bakınız: Prof. Dr. Aydın AYBAY, Borçlar Hukuku Dersleri – Genel Hükümler – Filiz Kitabevi, İstanbul. 2011, sayfa 123 vd). Taraflar arasında en son yapılmış olan 08.03.2019 tarihli sözleşmenin 2.7. maddesinde yer alan açık ve anlaşılır hükme göre siparişlerin kesinleşmesi Alıcının tüm ödeme edimlerini yerine getirmiş olması şartına bağlıdır. Bir an için Sözleşmenin 2.7. maddesinde yer alan hükmü dikkate almasak dahi Borçlar Kanunu 97. Madde hükmü gereğince “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” Alıcının satıcıdan sözleşme konusu güneş panellerini talep edebilmesi için her halükârda kendi edimini tam olarak ifa etmiş olması gerekmektedir. Davacı/karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. Alıcı Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. hiçbir kanunî veya akdî yükümlülüğü olmadığı halde, yapılan kısmî ödeme karşısında söz konusu ödemeye karşılık gelen güneş panellerini teslime hazır olduğunu beyan etmiştir. Özellikle satıcı tarafından alıcıya 08.08.2019 tarihinde saat 3:33’de gönderilen emailde “…sözleşmenin 2.7 maddesine göre sözleşme imzalandığı takdirde tüm ödemeleri vadeli çekler dâhil vermeniz gerekirken tarafıma sadece 1 adet 190000 tl lik çek verdiniz ve nakit ödemeyi de 570024 usd olarak 11. 03.2019 da yaptınız. Bu şekilde sadece 4507 adet modül siparişini kesinleştirmiş oldunuz. 190000 TL çeki de kuru 5.6 olarak alırsak 270 adet panel ediyor.” Bu durum açıkça belirtilmektedir. Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş. sözleşme konusu güneş panellerinin tek bir edim olduğu ve tamamının ifa edilmesi gerektiğini ve kısmi ifayı kabul edemeyeceklerini beyan etmektedir. Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş.nin siparişe konu tüm güneş panellerinin tek bir edim olduğu yönündeki ifadesi kendisini bağlamaktadır. Sözleşmenin 2.7. maddesindeki hüküm burada bir kez daha karşımıza çıkmakta olup, Alıcı’nın kendi kısmî ifasına karşı, Satıcının kısmî ifasını kabul etmediği için, Alıcının kendi edimini bir bütün halinde sözleşme bedelinin tamamını ödeme ifasını sağlamadıkça, Satıcının sözleşme konusu ürünlerin tamamının teslim etme borcu muacceliyet kazanamayacaktır. Taraflar arasında bir ihtilaf konusu da kimin temerrüt halinde olduğu hususudur. Yukarıda açık ve anlaşılır olarak belli olduğu gibi Alıcı kendi üzerine düşen edimini tam olarak yerine getirmemiştir. Bankada ABD Doları hesabı üzerinden çek düzenleyemediğini ikrar etmiştir. Bu durumda ilk ifa yükümlüsü, borçlusu olan Alıcının bu yükümlülüğü yerine getirilemediği için, alacaklı temerrüdü oluştuğu aşikârdır. Alacaklının temerrüdünün sonuçlarına baktığımızda alacaklı temerrüde düştüğü anda borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümler işlemez ve borçlu mukabil edimi talep edebilir. Ayrıca Temerrüde düşen alacaklı Borçlar Kanunu 97 hükmünde yer alan def’î hakkını kaybeder (Bakınız:Prof. Dr. Aydın AYBAY, Borçlar Hukuku Dersleri – Genel Hükümler – Filiz Kitabevi, İstanbul. 2011, sayfa 129). Borçlar Kanunu m. 97 “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” Sözleşmenin 2.8.d. maddesinde “Satıcı, alıcının işbu Sözleşme’ye göre fiili teslimat anına kadar ödemenin tamamını gerçekleştirmemesi halinde, Sözleşme’yi derhal feshetmeye yetkilidir ve Satıcı’nın Alıcı’nın temerrüdü nedeniyle zarar ve ziyanını talep etme hakkı saklıdır”. Söz konusu hüküm bir kez daha ortaya koymaktadır ki Alıcı kendi edimini tam olarak ifa etmedikçe alacaklı temerrüdü hükümlerine tabi olacaktır. Dosya içerisinde Alıcının tüm borçlarını ifa etmiş olduğuna dair bir delilin varlığına rastlanmadığı gibi dosya içerisinde mevcut mezkûr e mail yazışmaları ve ihtarnamelerden, Alıcının dolar üzerinden keşide etme borcu altına girdiği çekleri, ilgili bankada ABD doları üzerinden açılmış bir hesabı olmadığı için düzenleyememiş ve satıcıya teslim edememiştir. Alıcı konumunda bulunan Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş.’nin hukukî açıdan alacaklının temerrüdü hükümleri gereğince temerrüdünün gerçekleşmiş olduğu yukarıda izah edilmiştir. Temerrüt hukukî imkânsızlık olarak gerçekleşebileceği gibi maddî imkânsızlık olarak da gerçekleşebilmektedir. Yukarıda İpsala Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/13 D.İş sayılı dosyasına 18.10.2019 tarihinde sunulan Bilirkişi Raporuna göre, “…Güneş Santralına ait elektrik altyapısı (Trafo Zemin Betonları dışında) hiç yapılmamıştır. Güneş panellerinin montajının…yapılması mümkün görünmemektedir. Yapılabilmesi için çelik montajının tamamlanması ve uygunluğu belgelenmelidir. Santral, bu haliyle ...’ın geçici kabulüne sunulamaz. Santralın proje onay ve yapım süresi bilinmediğinden yasal süresinde bitirilip bitirilemeyeceği tarafımdan cevaplanamamıştır. Santralın bitirilememesi tek başına panellerle ilgili değildir alıcının santral inşaatının devam ettiği ve keşif tarihinde henüz fiziki olarak güneş panellerinin montajı için gerekli altyapının hazır olmadığı görülmektedir. Bu durumun alıcının maddî imkansızlık nedeniyle alacaklı temerrüdünün gerçekleştiği yönünde kanaate varılmaktadır..”. Açığa kavuşması gereken bir husus da alacaklı temerrüdü yanında borçlu tecerrüdünün hüküm ifade etmeyeceği aşikâr olduğu halde borçlu temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun da irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş.’nin bu hususa ilişkin iki iddiası ortaya çıkmaktadır: a) İlk iddia; Satıcının edimi bir bütün edim olduğu ve kısmî ifanın kabul edilmemesi nedeniyle Satıcının borcunu ifa edemeyerek temerrüde düştüğü iddiasıdır. Bu iddiaya ilişkin Sözleşmenin 2.7. hükmünde yer alan ve ilk olarak Alıcının bütün edimlerini yerine getirme şartına bağlı açık hükme ilişkin yukarıda yer alan açıklamalar gereğince Satıcının borçlu temerrüdüne düşmüş sayılamayacağı aşikârdır. Çünkü Alıcı edimi yerine getirmeden, Satıcıyı kendi edimini yerine getirmeye zorlanamaz. Burada Satıcı Borçlar Kanunu m. 97 hükmünde yer alan defi imkânından yararlanma hakkına sahiptir ve bu hakkını gerek ihtarnamelerde gerekse email yazışmalarında kullandığı görülmektedir. b) Alıcı konumunda bulunan Davalı/karşı davacı ... Yatırım A.Ş.’nin ikinci iddiası ise satıcının ifa etmek istediği güneş panellerinin, sözleşmede belirtilen paneller olmadığı ve bu nedenle ifayı kabul etmedikleri, satıcı açısından borçlu temerrüdü hükümlerinin gerçekleştiği hususudur. Bu hususun açıklığa kavuşması için önce Sözleşmenin hükümlerinde yer alan güneş panellerinin özellikleri ile peşin ödenen edimin karşılığına denk gelen adette ve Satıcı tarafından ifa için hazır olduğu belirtilen güneş panellerinin özelliklerini karşılaştırmak gerekecektir. c) Taraflar arasında cari olan sözleşmenin 2.1. maddesinde “Bu sözleşmenin süresi boyunca, Satıcı, Ürünler’in üretiminde ilerlemiş teknolojiyi kullanabilir ancak bununla yükümlü değildir” hükmü mevcuttur. Bu hüküm satıcıya bir seçimlik ifa hakkı vermektedir. Şöyle ki ya sözleşmede özellikleri belirtilen güneş panellerini teslim edecek, ya da hiçbir mecburiyeti olmadığı halde aynı ürünün daha ilerlemiş bir teknolojiyle üretilmiş emsallerini ifa edebilecektir. Öncelikle bu ve benzeri hükümlerin yani edim için seçimlik ifa hakkının sözleşmeye konulmasının önemli bir amacı bulunmaktadır. Şöyle ki teknolojinin hızlı gelişimine ayak uyduramayan şirketler hızla pazar paylarını kaybetmekte ve ürünleri demode olduğu için tercih edilmemektedir. Teknolojiyi takip etme adına üretimde kullanılan makinelerin değiştirilmesi söz konusu olabilmektedir. İfa etmekle yükümlü oldukları bazı ürünlerin, makinelerin değişmesi nedeniyle eski teknolojiyle üretimi imkânsız veya çok maliyetli hale gelebilmektedir. İşte bu durumla karşı karşıya kalmak istemeyen şirketler yaptıkları sözleşmelere yeni teknolojiyle üretim yapabilecekleri yönünde hüküm koymaktadırlar. Öncelikle belirtmek gerekir ki burada Satıcıya edim açısından bir seçimlik ifa hakkı tanınmıştır. Bu hakkı kullanıp kullanmama hususunda satıcı tek irade sahibidir. Şunu da belirtmek gerekir ki Satıcı sözleşmede belirtilen üründen daha düşük kalitede bir ürünü ifa etmek isterse borcunu ifa etmemiş sayılmaktadır. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken husus, sözleşmede üretileceği belirtilen güneş panellerinden daha düşük kalitede mi yoksa onun yerine ikame edilebilir daha üstün bir ürün mü ifa amaçlı olarak Alıcıya sunulmuştur. Aşağıda sonuç kısımları sunulan T.C. BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ Enerji Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyeleri Prof. ... & Prof. ... tarafından 22 Ekim 2020 tarihinde hazırlanmış olan “... Çift Yüzlü ve Tek Yüzlü Panellerin Karşılaştırmalı Tekno-Ekonomik Analizi” adlı 24 sayfadan oluşan bilimsel Raporda ve ODTÜ-GÜNAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. ... tarafından hazırlanmış olan “Tek Yüzlü Ve Çift Yüzlü Kristal Silisyum Güneş Hücre Ve Modül Teknolojisinin Karşılaştırmalı Teknik Değerlendirilmesi” başlıklı raporda açıkça ortaya çıkmaktadır ki Satıcı tarafından Alıcıya ifa amaçlı olarak sunulan ürünler daha üstün teknolojiyle üretilmiş olup, sözleşmede vasıfları belirtilen güneş panellerinin yerine ikame edilebilmektedir. Her iki rapora göre özetle:  Koşullara bağlı olarak çift yüzeyli güneş panellerinin enerji Kazancı %10-45 seviyesinde olduğu görülmüştür. GTC çift yüzeyli güneş panellerinin uluslararası akreditasyonu olan laboratuarlar tarafından yapılan test sonuçları incelenerek bilimsel literatürdeki bulgularla uyum içinde tek standart yüzeyli panellere kıyasla performans üstünlüğü görülmüştür. Bağımsız labortuvar sonuçlarına göre GTC panellerinin güvenlik ve tasarım vasıflarına ilişkin uluslararası standartların gereksinimlerini sağladığı, yanma derecesi ve alevin yayılmasında A sınıfına girdiği, uzun ömrü ve yüksek verimleri ile yüksek enerji kazanımları sağladıkları,  Ekonomik analiz kapsamında bir çift yüzeyli cam-cam GTC Mono-PERC panellerinin değerleri aynı Kurulu güce sahip standart tekyüzeyli ... panelleri ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucu çift yüzeyli panel yatırımının proje ömrü boyunca önemli getirisi olduğu,  Duyarlılık analizi kapsamında farklı indirgeme oranı, elektrik fiyatı ve ekonomik ömür varsayımları alınmıştır. Sonuçların indirgeme oranına ve ömre daha duyarlı olduğu, elektrik fiyatlarına duyarlılığın düşük olduğu,  Aynı indirgeme oranı ve ömür altında çift yüzeyli ... panellerinin Net Bugünkü Değerlerinin yaklaşık %10 daha yüksek olduğu,  Özetle, yapılan çalışma sonucunda çift yüzeyli ... panellerinin birçok yönden tek yüzeyli standart panellere üstün olduğu görülmüştür. Özellikle dayanıklılıkları, uzun ömürleri, düşük bakım gereksinimi, yüksek yangın direnci ve en önemlisi yüksek üretim kapasitesi dikkat çekmektedir. Bu alanda yapılan çalışmaların, çift yüzlü panellerin tek yüzlü panellere göre % 5-10 arasında ek güç üretebileceğini gösterdiği, Toprak bir zeminde çift yüzlü panellerin tek yüzlü panellere göre %7-8 daha fazla enerji ürettiği ODTÜ-GÜNAM’da yapılan 3 ve 6 aylık deneylerle ispatlandığı, Koşullar optimize edilirse ve tek eksenli izleyiciler kullanılırsa, ek güç %10-20’ye kadar yüksek olabileceği, Çift yüzlü panellerin, tek yüzlü panellere göre 2-5 kg daha ağır olduğu, (panelin toplam ağırlığının %10’u kadar), Ancak bu ağırlığın, santral kurulumunda önemli bir dezavantaj oluşturmadığı, tam aksine, her iki yüzeyinde cam yer alması nedeni ile çift yüzlü paneller daha dayanıklı olduğu, tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Yukarıda söz konusu iki uzman raporu da dikkatle ele alındığında ve Sözleşmenin 2.1. Hükmünde yer alan ve Satıcıya ifasının edimi için seçimlik hak veren hüküm gereğince, Satıcının ifasını teklif ettiği üstün teknolojiyle üretilen çift yüzlü güneş panellerinin ifaya sunulmasında hukukî ve fizikî (maddî) bir engel bulunmamaktadır. Şirketler teknolojik gelişmeye ayak uydurmak, Pazar paylarını kaybetmemek için daima daha verimli daha kaliteli ürünler geliştirmeye gayret ederler. Geliştirilen ürünler kullanım amacına tam olarak uyumlu olmasının yanında avantaj da sağlar. Yeni teknoloji ürünü olan çift yüzlü güneş panellerinin yerini alacağı tek yüzlü güneş panellerinin yerini ikame edemeyeceğini, hatta bu ürünlere oranla daha verimsiz ve kalitesiz olacağını iddia etmek hayatın olağan akışına, akıl ve mantığa ters bir durum arz eder. 21.09.2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda yer alan tespitlere ilişkin değerlendirmeler: a) Söz konusu raporun sonuç kısmında “Davacı ... Ticaret A.Ş. (satıcı- üretici) firmanın sözleşme konusu ve özellikteki malın sözleşmede belirtilen sayıda üretimi ve bu malların sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslimi açısından sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediği” sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu raporda taraflar arasındaki sözleşmenin 2.7. maddesinde açıkça siparişlerin kesinleşmesi için Alıcının üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesi gerektiği, Alıcının edimlerini ifa amacıyla ABD Doları üzerinden düzenleyip satıcıya teslim etmediği, çekleri Satıcıya teslim etmemesinin gerekçesi olarak da bankadan Dolar hesabına ait çek temin edemediği yönünde ikrarının bulunduğu, Alıcının söz konusu çekleri Satıcıya teslim etmeden siparişlerin kesinleşmeyeceği ve Satıcı için edimlerini ifa yükümlülüğünün muaccel olmayacağı, buna bağlı olarak Satıcı açısından temerrüdün de söz konusu olamayacağı, tam aksine Satıcıya teslim etmesi gereken çekleri teslim edemeyen Alıcının temerrüdünün gerçekleştiği, alıcı temerrütteyken satıcının zaten kanunen temerrüde düşmesinin imkânsız olduğu hususları göz ardı edilmiştir. Ayrıca Alıcının edimini yerine getirip getirmediği hususuna değinilmeyerek, Satıcının edimi için muacceliyet şartı gerçekleşmediği için ifa mecburiyetinin olmadığı, mecburiyeti olmadığı halde ve sözleşmeyi haklı sebeple fesih hakkı olmasına rağmen kısmi ödemenin karşılığında kendisine tanınan seçimlik ifa hakkını Alıcı lehine kullanmak suretiyle fiyat farkı dahi talep etmeden yeni teknolojiyle üretilmiş güneş panellerini Alıcıya teklif eden Satıcının borcunu ifa etmediği şeklindeki yorum ile eksik incelemeye dayalı rapor hazırlandığı görülmüştür.  Aynı şekilde, 21.09.2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda “Taraflar arasındaki Satış sözleşmesinin konusu olan ve sözleşmede marka/model ve tip özellikleri, adet, birim fiyat, teslim aralığı açıkça belirtilen üretim konusu panellerin üretilerek davalı firmaya zamanında teslim edilmemesi sebebiyle davalı yan tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshi ve bu nedenle davacı yanın davalıdan aldığı avans bedellerinin iadesi koşullarının oluştuğu görüş ve kanaatine varılmıştır” şeklinde ve; “…lehtarı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan çekin, davalı satıcı –üretici firma tarafından sözleşmede kararlaştırılan tip ve model ve sayıdaki panellerin üretilerek usulüne uygun olarak süresinde teslim edilmemesi nedeni ile çekin bedelsiz hale geldiği…” şeklinde hukukî yorum yapılması; Satıcının sözleşmedeki siparişlerin kesinleşmemesi nedeniyle hiçbir ifa borcu söz konusu değilken, sözleşmeye güvenerek yaptığı imalâttan dolayı uğradığı zarara karşılık sözleşme gereği elinde bulundurduğu çekin karşılıksız kaldığı şeklindeki bir yorum, objektiflikten uzaktır. 21.09.2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda birleşen dava açısından “Asıl davada Davacı- birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. üretici firmanın, alıcı firma ... Yatırım A.Ş.‘ne onay almadan kendi takdirine göre panelin tipini değiştirdiğini ve ürettiğini anlaşıldığı” şeklinde yorum yapılmış olup; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1. maddesinde “Bu sözleşmenin süresi boyunca, Satıcı, Ürünler’in üretiminde ilerlemiş teknolojiyi kullanabilir ancak bununla yükümlü değildir” hükmü göz ardı edilerek bu yoruma ulaşılmasının hiçbir hukukî ve mantikî temeli söz konusu değildir. Söz konusu sözleşme hükmü gereğince edim hakkında seçimlik hakkını alıcı lehine kullanmak suretiyle daha kaliteli ve verimli olduğu, ayrıca hiçbir ek maliyete yol açmadığı uzman bilirkişi raporlarıyla sabit olan güneş panellerinin ifa amaçlı sunulmasının “onay almadan kendi takdirine göre panelin tipini değiştirdiğini ve ürettiğinin anlaşıldığı” şeklindeki yorum ile bilimsellikten ve objektiflikten uzaklaşılmıştır.Diğer taraftan teslime hazır edilen ürünlerin cins, özellikleri kadar, adetleri de dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında belirtilen ve tespit edilen adetlerle ilgili tespit ve değerlendirmelerde maddi gerçekliğin ortaya konulamadığı, tarafımızdan anlaşılmıştır. Alıcı/davalı-karşı davacı tarafından sözleşmeye konu ürünlerin tamamı KDV Teşvik Belgesi sunulması ve sunulmaması halinde adetin değişeceği açıkça 2.5md ifade edildiği, buna göre Alıcı’nın 2.5 md KDV Teşvik belgesinin sevkiyatın hazır olduğu tarihe kadar Satıcı’ya tesliminin gerçekleştirilmediği, Satıcı’nın 19.08.2019 tarihli e-mail yazışmasında dile getirilmiş ve YMM ile görüşüldüğü Yatırım Teşvik Belgesinin hala düzenlenmemiş olduğu, taraflarına teslim edilmediği buna göre KDV eklenmiş bedel üzerinden teslime hazır edilecek ürünlerin miktarının da değişeceği bildirilmiştir. Alıcı tarafından Satıcı’ya yapılan kısmi ödemeler 570.000 USD + 190.000 TL bedel karşılığında o tarih itibariyle 600.000 USD küsür olduğu kabul edilecek olduğunda 1 adet güneş modülü bedeli 126 USD +KDV ile 148,68USD bedelinde olduğu, buna göre Alıcı tarafından yapılan kısmi ifada 600.000 USD/ 148,68 USD ile 4035 adet güneş modülüne tekabül ettiği, anlaşılmaktadır.Dava dosyasına sunulan Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/23 D.İŞ Sayılı dosyasında Satıcı’nın fabrikasında 03.10.2019 tarihinde yapılan keşif sonrası yazılan bilirkişi raporunda ; “Taraflara arasında 08.03.2019 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında Davalı tarafından yatırılan 601.524 dolar karşılığı olan toplam 4771 adet Güneş paneli üretimine Davacı tarafından başlanmış ve 05.08.2019 tarihli çeki listesine göre her kutuda 30 adet olmak üzere 153 kutuda toplam 4590 adet 360 W güneş panelinin imalatı yapılarak kamyon üstü sevkiyata hazır olduğu tespit edilmiştir.Ayrıca Sözleşmenin 2.5. maddesi gereği Davalının Davacıya orijinal KDV Teşvik belgesini sunması durumunda söz konusu imalat geçerli olup dava dosyasında orijinal KDV Teşvik belgesi bulunmadığından yatırılan tutara karşılık 4035 Adet Güneş Panelinin üretiminin yapılması gerekirken 4590 Adet Güneş panelinin imalatının yapılarak sevkiyata hazır durumda olduğu tespit edilmiştir” şeklinde tespitlere yer verilmiş olduğu görülmüştür.” Davalı-Karşı davacının talebi üzerine Adıyaman 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/6D.iş Sayılı dosyası üzerinden Satıcı’nın fabrikasında 21.01.2020 tarihinde gerçekleştirilen keşif neticesinde ; “1170 adet monofacial (tek yüzlü) , 2910 adet bifacial(çift yüzlü) güneş modülü üretilerek, toplam 4080 adet teslime hazır edildiği, 6390 adet teslim edilmesi gerekirken eksik üretim yapıldığı tespit edilmiştir.” Anılan tespit dosyasında Alıcı’nın yaptığı ödemelerine ilişkin bilgi ve belge sunulmamasından yahut eksik üretime ilişkin tespitlerinin de eksik incelemeye dayandığı anlaşılmaktadır.Gerek Davacı, gerekse Davalı şirket tarafından yaptırılan iki Delil Tespiti dosyalarındaki Satıcı’nın fabrikasında farklı tarihlerde yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde Satıcı/Davacı-karşı davalının dava konusu teminat çeki karşılığında sözleşmede belirtilen adette ödemeye karşılık 4035 adet güneş modülü üretimi gerçekleştiği ve teslime hazır halde 136 adet kutu bulunduğu, her kutuda 30 adet kutuda ve çeki listesiyle KDV Teşvik belgesinin sunulma ihtimaline karşı fazlasıyla üretiminin gerçekleştirildiği, teslime hazır edildiği buna göre dava konusu teminat çekin tahsili için muacceliyet koşullarının oluşmadığı tespit edilmiştir.Birleşen dava yönünden istinaf gerekçelerimiz ve itirazlarımız;Birleşen davanın konusunun Alıcı/Karşı davalı-davacı şirket tarafından Satıcı’ya teslim edilen 190.000 TL bedelli çeke ilişkin borçlu olmadıklarının tespiti talepli olduğu, dava dilekçelerinde Satıcı davalı şirket tarafından sözleşmeye uygun özellikte ve adette, sözleşmede belirtilen süre içerisinde ürünlerin kendilerine teslim edilmediği, teslime hazır edilen ürünlerin istedikleri ürünler olmadığı, Güneş Enerji Santrali ... projelerine uygun olmadığı, Satıcı’ nın temerrüde düştüğünü, bu nedenle de 190.000 TL bedelli çeki ödemekten kaçınmak istediklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Davalı şirket ise; Sözleşmeye göre uygun özellik ve adette ürün teslime hazır ettiklerini, Alıcı davacı şirketin Ürünleri teslim almadığı, sözleşmeye göre 808.000 USD+KDV olan sözleşme bedelinin sadece 570.000 USD ve 190.000 TL bedelli çekin kendilerine teslim edildiğini, Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/23D.İŞ Sayılı delil tespiti dosyası üzerinden Kendi üretim fabrikasında keşif ile bilirkişi incelemesi neticesinde KDV Teşvik belgesinin sunulması ve sunulmama durumu göz önünde bulundurularak üretim yapıldığı, kısmi ödemeye karşılık adet ve sözleşmeye göre ileri teknoloji ürün teslimi haklarına dayanarak bir kısmı bifacial, diğer kısmı monofacial olmak üzere toplamda 4590 adet ürün ürettiklerini, bunu kendilerine Alıcı tarafından teslim edilen 190.000 TL bedelli çeki tahsil edeceklerini düşünerek, ürün bedeli olarak dahil ettikleri ve bu bedele karşılık ve çok üzerinde üretim gerçekleştirmiş ve teslime hazır etmiş olduklarından, dava konusu çek bedelini, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmişlerdir.Dava konusu çek niteliği itibariyle sözleşme konusu ürünlerin bedeline karşılık verildiği noktasında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Burada uyuşmazlık konusu çek bedelin ödemesi muaccel hale gelip gelmeyeceği noktasındadır.Asıl dava dosyasında taraflar arasındaki tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmede ifa sırasının bu dava yönünden de önem arzettiği, buna göre yukarıda Asıl dava yönünden yaptığımız tespit ve değerlendirmeleri yineleme gerekliliği doğmuştur.Sözleşmenin 2.7 maddesinde ; Sözleşme bedelinin ödemesine ilişkin hükümlerin belirtilen sürede ve şekilde gerçekleşmesi, Davacı/Alıcı şirketin ifa borcu olduğu, TBK.97 Maddesi kapsamında bu borcunu tamamen yerine getirmeden, Satıcı /davalı şirket tarafından sözleşmede belirtilen özellikte ve adette ürünlerin yine 2.2 maddesinde belirtilen sevkiyat tarihlerine göre üretilerek, teslime hazır edilmesini talep edemeyeceğini, TBK 117.MD göre Alıcının 2.7maddesind ebelirtilen sözleşme bedelini nakit ve çek ile ödeme hükümlerine göre, 12 adet aylık vadeli 17.000 USD bedelli çekleri teslim borcunu yerine getirmeyen Alıcı’nın borçlunun temerrüdü şartlarının gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, buna göre Alıcı’nın temerrüdünün yanında, Satıcı’nın temerrüdünden bahsedilemeyeceği, ve ödemezlik defi’ni ileri süremeyeceği ortaya konulmuş olduğu, Birleşen davada Satıcı/Davalı-Karşı davacının Alıcı’nın sözleşme bedelinin kısmi ifasına karşılık hiçbir ifa borcu bulunmamasına rağmen, dava konusu çeki sayılmadığında 570.000 kısmi ifaya karşılık gelen adette hatta KDV Teşvik belgesinin sunulup, sunulmaması durumuna göre değişen adetlerde fazlası ile üretilerek teslime hazır hale getirildiği delil tespiti dosyaları ile tespit edildiği, Alıcı tarafından teslime hazır edilen ürünlerin teslime hazır olduğu Satıcı tarafından bildirilmesine rağmen 15 gün içerisinde teslim alınmadığı, bunun ise sözleşmede belirtilen özelliklerde monofacial ürün olmadığı, ... projelerine uygun olmadığına gerekçelerine dayandırılmışsa da; Sözleşmenin 2.1 maddesi gereği Satıcının seçimlik ifa hakkını kullanmak suretiyle ileri teknoloji kullanılmış ürün teslimi yapabileceği, bunun yerine getirilmesi ile ifa borcunu yerine getirilmiş olacağı belirtilmiştir. Teslime hazır edilen bifacial güneş modüllerinin, ileri teknolojik ürün olup olmadığının tespiti gerektiği, bunun ise; dava dosyasına sunulan ...’a ait teknik uzman görüşünden, yine 2020 Tarihli ... marka tek yüzlü ve çift yüzlü panellerinin sertifika performans testlerinin yapıldığı ODTÜ bünyesinde GÜNAM 3ve 6 aylık test raporları, BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ bünyesinde EPAM ’den alınan performans test raporları, sertifikalarından, Prof.Dr. ... tarafından sunulan teknik görüşlerinden açıkça ileri teknolojik ve performans verim üstünlüğü olan ürünler olduğu anlaşılmaktadır.Birleşen davada Alıcı/davacı-karşı davalı şirketin ifasında temerrüde düştüğü, temerrüde düşen tarafın TBK 97.MDhükmü gereği karşı taraf Satıcı, davalı, Karşı davacı sözleşmeye göre edimlerin ifa sırasında ürünlerin sözleşmede belirtilen sevkiyat tarihlerinde teslim edilmesini talep etme hakkının bulunmadığı, teslim edilmemesinin ise Satıcı’yı temerrüde düşürmeyeceği, dolayısıyla dava konusu çeki ödemezlik defi’nden yaralanamayacağına kanaat getirilmiştir.Sonuç olarak; Yukarıda ayrıntılı ve gerekçeli olarak Kanun hükümleri, öğretide hâkim olan görüşler doğrultusunda; Satıcı konumunda bulunan Davacı ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Alıcı konumunda bulunan ... Yatırım A.Ş arasında yapılmış olan sözleşmenin 2.7. maddesine göre, açıkça siparişlerin kesinleşmesi için Alıcının üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesi gerektiğinin hüküm altına alınmış olduğu, Alıcının bir kısım edimlerinin yerine getirdiği, ancak ABD Doları üzerinden düzenleyip Satıcıya teslim etmesi gereken çekleri Satıcıya teslim etmediği, Alıcının ifa borcu kapsamında bulunan söz konusu çekleri Satıcıya teslim etmemesinin gerekçesi olarak da bankadan Dolar hesabına ait çek temin edemediği yönünde ikrarının bulunduğu, Sözleşmenin 2.7. maddesine göre, Alıcının söz konusu çekleri Satıcıya teslim etmeden siparişlerin kesinleşmeyeceği ve Satıcı için edimlerini ifa yükümlülüğünün muaccel olmayacağı; henüz borcu muaccel olmayan Satıcının temerrüdünün de söz konusu olamayacağı, Aksine sözleşmenin 2.7. maddesi hükmü gereğince Satıcıya teslim etmesi gereken çekleri teslim edemeyen Alıcı’nın temerrüdünün gerçekleştiği, Alıcı temerrütte iken Satıcının zaten kanunen temerrüde düşmesinin imkânsız olduğu, Alıcı edimi yerine getirmeden satıcının kendi edimini yerine getirmeye zorlanamayacağı; Satıcı Borçlar Kanunu m. 97 hükmünde yer alan defi imkânından yararlanma hakkına sahip olup bu hakkını gerek ihtarnamelerde gerekse e-mail yazışmalarında kullandığı, 21.09.2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan hususlar göz ardı edilerek davalı/karşı davacı alıcı ... Yatırım A.Ş edimini yerine getirip getirmediği hususuna hiç değinilmediği, buna rağmen raporda borçlu temerrüdünün gerçekleştiği yönünde tespit yapıldığı; halbuki; Sözleşmenin 2.7. hükmünde yer alan ve ilk olarak Alıcının bütün edimlerini yerine getirme (ön) şartına bağlı açık hükme ilişkin yukarıda yer alan açıklamalar gereğince Satıcının borçlu temerrüdüne düşmüş sayılamayacağı, Buna bağlı olarak Satıcının Alıcı’ya herhangi tazminat borcunun söz konusu olamayacağı, Alıcı’nın 2.5 md KDV Teşvik belgesinin ilk sevkiyatın hazır olduğu tarihe kadar Satıcı’ya tesliminin gerçekleştirilmediği, buna göre sözleşme konusu ürün bedeline KDV eklenmek suretiyle bedelinin hesaplanacağı, Alıcı’nın 600.000 USD kısmi ifasına karşılık gelecek 4035 adette güneş modülünün teslim edilmesi gerektiği, Satıcı’nın fabrikasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi raporlarında ; Satıcı’nın Alıcı tarafından sözleşme bedelinden kısmi olarak ödenen 600.000 USD bedele karşılık, 136 kutu, her kutu da 30 adet güneş modülü olmak üzere toplamda 4035 adet ve KDV Teşvik belgesi sunulması halinde 4590 adet ürünün üretilerek teslime hazır halde beklediği, Satıcının, Sözleşmenin 2.8.d. hükmü gereğince fesih hakkının bulunduğu, Sözleşme konusunda taraflar arasındaki anlaşmazlığın e-mail yazışmalarında Satıcı’nın ürünlerin ilk sevkiyata hazır edildiğinde ilişkin bildirimi üzerine teminat çekinin iadesi talep edildiği, Alıcı tarafından ilk sevkiyatla ürünlerin teslimi ve teminat çekinin iade edilmesi gerekirken, kısmi ifayı kabul etmedikleri ve teminat çekini sözleşmedeki tüm ürünlerin 6390 Adet güneş modülünün teslim edilmesine kadar iade edilmeyeceği belirtmeleri üzerine ifayı kabul edip, teminat çekinin iade edilip,edilememe noktasından ortaya çıkmış olduğu tespit edildiği, Alıcının kısmi ifasına karşı sözleşmenin 2.8.d. hükmü gereğince fesih hakkı bulunduğu halde, Alıcının kısmî ifa bedeline karşılık olarak, Satıcının Sözleşmenin 2.1 md hükmü gereğince seçimlik ifa hakkını kullanmak suretiyle kendi edimi yerine ikamesi mümkün daha kaliteli ve verimli bifacial güneş modüllerini üretmiş ve teslime hazır etmiş olduğu, Anılan bifacial güneş modüllerinin daha öncesinde taraflar arasındaki satış sözleşmelerine konu edildiği, Alıcı tarafından teslime hazır hale getirilene kadar kabul etmediklerine ilişkin itirazları dava dosya kapsamındaki belgelerden tespit edilemediği,  Satıcı tarafından teslime hazır edilen bifacial güneş modüllerinin sözleşmenin 2.1 maddesi kapsamında ileri teknolojik ürün olup olmadığı hususunda ;  Boğaziçi Üniversitesi Enerji Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyeleri Prof. ... &...; Prof. ... tarafından 22 Ekim 2020 tarihinde hazırlanan “... Çift Yüzlü ve Tek Yüzlü Panellerin Karşılaştırmalı Tekno-Ekonomik Analizi” adlı 24 sayfadan ibaret bilimsel Raporda bifacial güneş panellerinin akredite labaratuvarlarda yapılan test sonuçlarına göre yapılan incelemelerde, bifacial panellerin, monofacial panellere göre hem enerji verimliliği, hem fiyat fayda analizi sonuçlarına göre ileri teknoloji ürünler olduğu,  ODTÜ-GÜNAM GTC mono ve bifacial güneş modüllerinin karşılaştırmalı 3 aylık,6 aylık performans test raporlarında, bifacial panellerin, mono panellere göre farklı senkronizasyonda test edilen performans değerlendirmelerinde %7 oranında daha fazla verimlilikte enerji üretildiği tespit edildiği, ODTÜ-GÜNAM Prof.Dr....Tarafından talep edilen Tek Yüzlü ve Çift Yüzlü Panellerin Karşılaştırmalarına İlişkin Raporunda, Çift Yüzlü güneş modüllerinin tek yüzlü panellere göre ileri teknolojik ürünler olduğu, hücre verimi ile güneş paneli veriminin farklı değerler olduğu, hücre verimi %21.40 olan hücrenin panel verimi %18.40 olduğu, bifacial panellerinin mono panellere göre 2kg ağır olması dezavantaj olarak değerlendirilemeyeceği, aksine çift taraflı hücre teknolojisi ile performans ve enerji verimi bakımında da ileri olduklarını beyan edilmiş olduğu, Yine Elektrik-Elektronik Müh. ... tarafından hazırlanan 5.1.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda, hiçbir hukukî ve fiilî zorlayıcı sebep olmamasına rağmen, satıcının ifa maksatlı teklif ettiği ürünlerin sözleşmede yer alan ürünleri ikame edebileceği, sözleşmede yer alan ürünlerden daha verimli ve kaliteli olduğu, ayrıca ek bir maliyete yol açmayacağı ,hususlarının açıkça ortaya konulduğu, Satıcı tarafından teslime hazır edilen güneş modüllerinin bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde Alıcı tarafından Satıcı’nın fabrikasında kamyon üstü teslim alınması ediminin ifasının yerine getirilmediği,27.08.2019 tarihli ihtarnamenin tebliği ile Alıcı’nın temerrütte düşmüş olduğu, sözleşme bedelinin KDV dahil edilmek üzere muaccel hale geldiği, Birleşen dava yönünden dava konusu 190.000 TL çek bedeline karşılık Satıcı, Davacı-Karşı Davalı ‘nın Alıcı’ya teslime hazır hale getirilen güneş modülleri bedeli karşılığı olduğu, Satıcı’nın ürünlerin teslimine ilişkin ifasının sözleşmeye göre belirtilen cins ve adette üretildiği ve teslime hazır edildiği, bu sebeple Alıcı’nın çekin bedelinin iadesi koşullarının oluşmadığı,Sabit olup, tüm bu tespit ve değerlendirilmelerle ters ve çelişkili düşen Mahkeme kararının usule ve hukuka aykırı şekilde davanın esasına dayanak teşkil etmeyecek yeterlilikte ve elverişlilikte bilirkişi raporlarına dayanarak tüm heyet ve bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlarımız ve dosyasına sunulan sözleşmeler değerlendirilmeye alınmadan, uzman görüşleri ile çelişen ana ve kök raporun  çelişkinin giderilmesi için yeni heyet, yeni rapor taleplerimizin savunma hakkımızın kısıtlanarak, davamızın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın öncelikle usulden, aksi kanaatteyse esas yönünden ortadan kaldırılmasına ,istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmesini, yeniden  mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.'' Şeklinde istinaf sebepleri ileri sürerek,İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/681E.,2022/ 863K. ve 14.12.2022 tarihli kararının usule ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile öncelikle usulden, aksi kanaateyse esas yönünden ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, yeniden incelenmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, tüm istinaf yargılama harç ve giderlerinin, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI/BİRLEŞEN DAVADA DAVACILAR VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;  ''Özetle; yerel mahkemenin yukarıda esas numarası verilen dosyasında, 30.01.2023 tarihinde gerekçeli karar taraflara UETS yoluyla tebliğ edilmiş, kararda davacı-karşı davalı'nın asıl davada 600.000-USD bedelli çekten dolayı borçlu olduğuna karar verilmiştir. Gerekçeli kararın tebliğinden önce mahkemeye tarafımızca bir tashih dilekçesi sunulmuş, ancak bu tahsis talebimiz de mahkemece reddedilerek istinaf yolu açık olmak üzere bir ara karar oluşturulmuştur. Bu ara karar da gerekçeli karar ile aynı tarihte tarafımıza tebliğ edilmiştir. İstinaf sebeplerimiz gerekçeli karar ve ara karar bakımından aynı olduğundan, işbu istinaf dilekçesi ile her ikisi bakımından da aynı sebeplerle istinaf yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.Öncelikle belirtmek isteriz ki; karşı davaya ilişkin bir istinaf talebimiz bulunmamaktadır. İstinaf yoluna başvurduğumuz karar, 600.000-USD bedelli çek konulu asıl davada verilen karardır. Kararda, davalı olarak tarafımız lehine hükmedilen vekalet ücretinin takdirinde dava açılış tarihindeki dolar kuru baz alınmıştır. Bilindiği üzere tahsiline karar verilen yabancı para alacağına dair vekalet ücretinin karar tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanması gerekir. Bu halde, işbu hususunun mefhumu muhalifinden istihraç suretiyle tefsir yapıldığında, reddine karar verilen yabancı para alacağına dair vekalet ücretinin de eşitlik ilkesi gereğince karar tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanması lazımdır.Huzurdaki dava, altıyüzbin dolarlık çekten kaynaklanan para borcundan, davacı tarafın sorumlu olup olmadığına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacı tarafın işbu yabancı para borcundan sorumlu olduğuna karar verilmiştir. TBK m. 99'a göre; ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. Yargılama sonunda hükmedilen vekalet ücreti de mahkemece karar verildiği andan itibaren muaccel hale gelir. Bu durumda konusu yabancı para borcu olan bir uyuşmazlığa ilişkin karara dahil olan vekalet ücretinin belirlenmesinde de, vekalet ücretinin muaccel olduğu tarih olan karar tarihindeki TCMB efektif satış kurunun esas alınması gerekir. Zira dava açılış tarihinde ortada hükmedilmiş bir vekalet ücreti bulunmamaktadır.<br>Netice itibarıyla; vekalet ücretine hükmedilirken, hükmedildiği tarih olan karar tarihindeki TCMB efektif satış kurunun esas alınması gerekmektedir. Özellikle davanın dört seneye yakın bir süre sonunda sonuçlanması göz önünde bulundurulduğunda, vekalet ücretinin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması hakkaniyet ilkesine de aykırı olmaktadır. Yine vekalet ücretine hükmedilirken, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin esas alınması da bu yüzdendir.'' Şeklinde istinaf sebepleri ileri sürerek,İstinaf talebinin kabulünü, yerel mahkemenin 30.01.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasını, asıl dava olan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/681 E. 2022/863 K sayılı dosyası kapsamında takdir edilen vekalet ücretinin istinaf incelemesi sonucunda verilecek olan karar tarihindeki TCMB USD efektif satış kuru esas alınarak tespit edilmesini ve bu değer üzerinden hesaplanarak talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava; taraflar arasındaki sözleşme gereğince, davacının edimini yerine getirmesine rağmen, davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla, davacı tarafından sözleşme gereği davalıya teminat olarak verilen 30 Kasım 2019 tarihli 600.000 $ bedelli çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemi ile İİK 72 Maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır. Birleşen dava ise; aynı sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya verilen lehtarı ...San. ve Tic. AŞ olan 15.12.2019 tarihli 190.000,00 TL bedelli ... sayıl çekten kaynaklı  borçlu olmadığının tespiti istemi ile İİK 72 Maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı  davacı / birleşen davada davalı vekili ve davalı / birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı/ birleşen dosya davalısı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“...”) ile davalı /birleşen dosya davacılarından ... Yatırım A.Ş. (“...”) ile arasında 08.03.2019 tarihinde Satın Alma Sözleşmesi akdedilmiştir.Sözleşmenin 2.3. Maddesi uyarınca, 6390 adet ... 72 hücreli Güneş Modülünün sözleşmenin 2.5. Maddesi uyarınca toplamda 808.000,00 USD+KDV fiyatı üzerinden anlaştıkları, anılan sözleşme madde 2.5.’te Ürünler’e ilişkin ilk sevkiyata kadar alıcı taraf olan davalı şirket tarafından davacı şirket’e orijinal KDV Teşvik Belgesi sunulması halinde KDV’nin tahsil edilmeyeceği kararlaştırılmıştır.  Sözleşmenin 2.1. Maddesinde, davacı şirket’in Ürünler’in üretiminde ilerlemiş teknolojiyi kullanabileceğini ancak bununla yükümlü olmayacağını kararlaştırmışladır.Sözleşmenin 2.7. Maddesinde; ''Sipariş, tüm ödeme alınınca kesinleşir. Alıcı, Satıcı adına toplam KDV'siz satış tutarından 570.000,00 USD yi sözleşme imza tarihinden en geç 24 saat içinde nakit ödemeyi defaten yapacak ve aşağıdaki tutarda çekleri Satıcı'ya teslim edecektir.2019 - 30 Kasım, 30 Aralık tarihlerine toplam 2 çek , her çek 17.000,00 USD,2020- 30 Ocak-30 Aralık arası her ay sonuna sıra çekler 12 adet 17.000,00 USD,... tarafından ön yüze 'avalimdir\" ibaresi yazılarak kefalet tesis edilecektir.Nakit ödeme ve 2 adet 2019 çeki sözleşme tarihinde ödenecek ve teslim edilecektir.'' Sözleşme madde 2.8.e. Maddesinde ise; Satıcı, alıcının peşin ödemesi karşılığında 600.00USD (altıyüzbin Amerikan Doları) 30 Kasım 2019 tarihli 'teminata verilemez, ciro edilemez' bir çeki Alıcıya teslim edecek, ilk mallar sevke hazır olduğunda bu çek Alıcı tarafından Satıcıya aynen iade edileceği,''  kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin teslimat süresinin düzenlendiği 2.2. Maddesinde;'' Sevkiyat, 2.7 maddesinde belirtilen tüm ödemeler gününde alındığı takdirde en geç 55.gün başlayacak ve her iş günü bazında 1 kamyon 720 adet modül olarak en geç 70.günde teslimat tamamlanacaktır,'' hükmünün düzenlendiği, Taraflar, sözleşmenin 2.9.maddesi uyarınca; Ürünler’in davacı şirket’e ait fabrikada kamyon üstünde (EXW INCOTERMS 2010 uyarınca GTC Adıyaman Fabrika kamyon üstü) teslim edileceği hususunda anlaşmış olup Sözleşmenin madde 2.4. Maddesinde;'' Bu sözleşme kapsamında Ürünler Alıcı 'nın talebi doğrultusunda sipariş edilmekte olup, Alıcı, Ürünler'i tam olarak veya kısmen hazır olduğu kendisine bildirildikten sonra 15 gün içinde teslim almayarak sözleşmeyi ihlal etmesi halinde alınmış peşin ödeme KDV eklenmiş şekilde toplam satış tutarına tamamlanarak defaten ödemeyi kabul edeceği,'' düzenlenmiştir.Yine sözleşmenin 2.8.d. maddesinde;'' Sözleşme avansları geç ödendiği takdirde, üretimin yeni programına göre sevkiyat ve sözleşme bitim tarihleri Satıcı tarafından değiştirilir. Satıcı, Alıcı'nın işbu Sözleşme'ye göre fiili teslimat anına kadar ödemenin tamamını gerçekleştirmemesi halinde, Sözleşme'yi derhal feshetmeye yetkilidir ve Satıcı'nın Alıcı'nın temerrüdü nedeniyle zarar ve ziyanını talep etme hakkı saklıdır,'' hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda; Satın Alma Sözleşmesi uyarınca davalı/birleşen dosya davacısı ... Yatırım A.Ş.’nin edimi sözleşmenin 2.7. maddesinde belirtildiği şekilde toplam 808.000 US$ ödemeyi, davacı/birleşen dosya davalısı ... ise  6390 adet ... W 72 hücreli güneş modülü teslim etmeyi taahhüt ettiği, davalı/birleşen dosya davacısı ... Yatırım A.Ş.’nin, Satın Alma Sözleşmesinde belirtildiği üzere 570.000 USD peşinatı ...’nin ilgili banka hesabına gönderdiği, bakiye bedelin bir kısmını karşılamak üzere ise şirket yetkilisi ...’ün aval olarak imzaladığı 15.12.2019 tarihli, 190.000 TL bedelli ... sayılı çek ...’ye 08.03.2019 tarihinde teslim edildiği, mahkemece gerekçesinde belirtildiği üzere davalı birleşen dosya davacısı tarafından, davacı birleşen dosya davalısına toplam ( sözleşmenin başında 570.024,00 USD peşin, 08.03.2019 tarihinde ve o zaman ki tarih itibariyle 34.719,68 USD 'ye karşılık gelen 190.000,00 TL ödeme yapıldığı,)  604.024,00 USD ödeme yapıldığı, sözleşmenin 2.7. maddesinde hüküm altına alınan bir başka husus da “Siparişlerin tüm ödemeler alınınca kesinleşeceğinin,” kararlaştırıldığı, davacı/birleşen dosya davalısı tarafından  davalı/birleşen dosya davacısı ... Yatırım A.Ş.’nin edimini talep edemeyeceği yönünde itirazda bulunduğu halde mahkemece sözleşme hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalı/birleşen dosya davacısının sözleşmede kararlaştırılan satış bedelinin tamamını ödemeden davacı/birleşen dosya davalısından edimini zamanında ifa etmesinin talep edip etmeyeceği hususunun tartışılıp değerlendirilmediği ve bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü,  davacı/birleşen dosya davalısı ... vekili 11.03.2020 tarihli delil listesinin 6. Maddesinde uzman görüşüne delil olarak dayandığı ve dosyaya uzman görüşü ibraz ettiği, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesine dayanak 25.04.2022 tarihli dilekçe ekinde Güneş Enerjisi alanında uzman kurumlardan alınan teknik uzman kişi görüşü ve davacıya ait mono ve bifacial güneş panelleri karşılıklı karşılaştırmalı performans test raporları, sertifikaları sunduğunu belirtip yeni heyetten uzman görüşleride değerlendirilip itirazları doğrultusunda uzman görüşü ile bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkilerde giderilerek yeni rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece  22/06/2022 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; Davacı yanın beyan ve itirazlarını içerir dilekçenin incelenmesine ve gerekirse gelecek celse bu konuda karar oluşturulmasına karar verildiği, 26/10/2022 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca da; Davacı vekilinin talebinin celse arasında değerlendirilerek ara kararın taraf vekillerine tebliğine karar verildiği halde bu yönde ara karar oluşturulmadığı, gerekçeli kararda da tartışılıp değerlendirilmediği, bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü, davacı/birleşen dosya davalısı GTC vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesinde; bilirkişi heyetinin, davalı şahıs ile iş ilişkisi sebebiyle tanışıklığının  olması, bu nedenle tarafsızlık ilkesinin ihlal edilmiş olması nedeniyle bilirkişi heyetini ret ettiği halde mahkemece bilirkişi heyetinin reddi talebi konusunda olumlu/ olumsuz karar verilmediği ve bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. HMK 297/1-c ve 297/2. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması gerekmektedir.HMK'nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, her ne kadar asıl dosya davacısı/birleşen dosya davalısı tarafından bu sözleşmeden başka ayrıca 10.07.2019 tarihli \"Taraflar Sözleşme madde 2.1'e dayanarak işbu Sözleşme'ye ek olarak aralarında yaptıkları 10.07.2019 tarihli yazılı mutabakat yapıldığı belirtilmiş ise de, tarafların karşılıklı olarak imzalarını içeren herhangi bir mutabakat metninin dosyaya sunulmadığı, sadece tek taraflı olarak davacının bir beyanı olarak ileri sürüldüğü,   sonuç olarak tarafların karşılıklı imzaladıkları 10.03.2019 tarihli sözleşme dışında bir metin tespit edilmediği belirtilmiş ise de, davacı/birleşen dosya davalısı ... vekili 26.10.2021  Tarihli dilekçe ekinde 20/02/2019 tarihli adi yazılı şekilde düzenlenmiş ''... Yatırım A.Ş. ile ... Sanayi Tic. A.Ş. Arasında düzenlenerek aşağıdaki ödeme planı ve ürün özellikleri konusunda karşılıklı mutabakata varılarak anlaşılmıştır'' başlıklı sözleşme ibraz edildiği ve sözleşme altının ... ve ... tarafından imzalandığı, bu belgenin mahkemece incelenip bu belgenin tarafları bağlayıp bağlamadığı hususunun tartışılıp değerlendirilmediği, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verildiği anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkemece,davacı/birleşen dosya davalısı ... vekilinin itirazının dayanağını teşkil eden uzman görüşüne ilişkin raporun HMK’nın 293. maddesi çerçevesinde incelemeye tabi tutularak  ve  aralarında Güneş Enerjisi Santralleri Projelerinin yapımı ve denetimi konusunda uzman  bilirkişininde bulunduğu heyetten davacı/birleşen dosya davalısı ... vekilinin önceki bilirkişi raporlarına karşı verdiği beyan dilekçelerindeki itirazlarını da karşılar nitelikte ve yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri de değerlendirilip yeni rapor alınıp oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği  davalı/birleşen dosya davacılar vekilinin istinaf sebepleri değerlendirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı/birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği  davalı/birleşen dosya davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı/birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2022 Tarih ve 2019/681 Esas - 2022/863 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalı/birleşen dosya davacılar vekilinin istinaf sebeplerininincelenmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı/birleşen dosya davalısı ve davalı/birleşen dosya davacıları tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden davacı/birleşen dosya davalısı ve davalı/birleşen dosya davacıları tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78b9f1b016d59ec6","SID":"a79ec5dbddfb064b"}}