{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/111 <br>KARAR NO:2025/345<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/06/2021<br>NUMARASI:2019/819 Esas - 2021/440 Karar <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satım sözleşmesi nedeniyle müvekkilince teslim edilen emtia karşılığında düzenlenen 28.08.2018 tarihli ve 44.250,00 TL bedelli faturanın ihtara rağmen ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya süresinde cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında mal ve hizmet alım-satımına dayalı ticari ve hukuki ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davacı tarafından cari alacaktan kaynaklı alacağının davalı tarafından ödenmemesi üzerine davacı tarafından bu cari alacağa ilişkin olarak ilamsız icra takibi başlattığı, davalının vaki itirazı nedeniyle takibin durduğu ve yasal süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın bildirdiği tüm deliller toplanmış, davalı taraf ise ne davaya cevap vermiş ne de ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine hazır etmek üzere teslim etmiştir. Böylelikle dosya taraflar arasındaki alacağın varlığı ve miktarına ilişkin rapor verilmesi için bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından verilen rapor taraflara tebliğ edilmiş ve denetimi yapılmıştır. Yapılan incelemede davacı tarafından usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin alacağın varlığını aynen tevsik ettiğine yönelik görüş bildirildiği görülmüştür. Filvaki raporda açıklandığı gibi davacının davalıdan 27.673,88 TL fatura bakiye alacağı olduğu, tarafların BA-BS formlarından da aralarındaki faturalar konusunda mutabık oldukları, davacı tarafından davaya dayanak yapılan faturalar konusundaki ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği,  davalı tarafından bu faturalara ilişkin herhangi bir itirazının olmadığı, bakiye ücreti de ödediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı tespit edilmiştir.Tüm bu nedenlerle davacı tarafın incelenen kayıtlarında davalının davacıya 27.673,88 TL tutarda borçlu bulunduğu ve davacının alacağının varlığını ispat ettiği anlaşılmıştır. Yine davacı taraf bakiye alacağının ödenmesi için davalı tarafa Beşiktaş ... Noterliğinin 21/03/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 5 gün içerisinde ödenmesi konusunda mehil verildiği, ihtarnamenin 22/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 28/03/2019 tarihinde temerrüt oluştuğu, bu nedenlerle davacının 3.036,17 TL işlemiş faiz alacağının da bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyaya mübrez işbu bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kabulü ile davalının  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazının İİK'nın 67/1. maddesi gereğince...\"  gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 27.673,88 TL asıl alacak ile 3.036,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam30.710,05 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si olan 5.534,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, davacıya borçlu olmadığını, dava dışı ... Şirketi ile davalı ve davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davacıdan emtia alındığını, dava dışı ... Şirketinin bakiye ödemeyi davacıya yapacağını taahhüt ettiğini, ... sayılı dosyası ve İstanbul 9. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/677 Esas sayılı dosyalarında bu taahhüdün bulunduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının ticari kayıtlar ile anlaşılabileceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve satım konusu emtianın davalıya teslim edildiği davalının kabulündedir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı ile davalının ticari ilişkisinin bulunduğunu, bu ticari ilişkide ... unvanlı üçüncü bir şirketin olduğunu ve satım borcunun bu şirketçe ödeneceğinin taahhüt edildiğini savunmaktadır. Başka bir anlatımla, satım sözleşmesi ve emtianın teslim ilişkisi kabul kabul edilmiş, ancak ödemenin davalı dışında bir kişi tarafından yapılacağı savunularak, davalının satım bedelinden sorumlu olmadığı belirtilmiştir.  Davacının sattığı emtia bedelinin ödenmemesi üzerine, keşide edilen Beşiktaş 11. Noterliğinin 21.03.2019 tarihli ihtarı ile 27.673,88 TL satım bedelinin, ihtarın tebliğinden itibaren beş gün içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarın 22.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve temerrütün TBK'nın 117. maddesi uyarınca takip tarihinden önce 28.03.2019 tarihinde oluştuğu anlaşılmaktadır.İhtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından ... sayılı dosyasında 27.637,88 TL asıl alacak ile 3.310,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.984,13 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin 03.07.2019 tarihinde tebliği üzerine, aynı tarihte borç ve ferilerine itiraz edilmesi ile takibin durduğu, davanın bir yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır.Davalının beyanı, mahkemece getirtilerek incelenen davalıya ait BA kaydı, alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki delillerden, satım konusu emtianın, davalıya teslim edildiği  usulüne uygun delillerle belirlenmiştir. Satıcının edimini yerine getirmesi nedeniyle, ödeme olgusunun HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesine göre alıcı tarafından kanıtlanması gerekir. Davalı, satım bedelini ödediğini kanıtlamamıştır.Aksine, satım bedelinin üçüncü bir kişice ödenmesi gerektiğini savunmuştur. Faturaların davalının defterlerinde kayıtlı oması, satım sözleşmesinin davanın tarafları arasında kurulduğunu göstermektedir. Sözleşmenin nispiliği gereğince, sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacak ancak sözleşmenin taraflarınca ve sözleşmenin diğer tarafından talep edilebilir. Davalı ile üçüncü kişi arasında, satım borcunun ödenmesi hususunda bir anlaşma yapılması, satıcı açısından bağlayıcı olmayıp, ilgili taraflar arasında hüküm ifade eder.Bu nedenle mahkemece, davalının satım bedeli ile temerrüt faizinden ve şartları oluşan icra inkar tazminatından sorumlu tutulması yerinde olup, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.139,48 TL istinaf nispi karar harcının  davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 06.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf3e0449e1e7f5a9","SID":"f0cc663a6fb4c70f"}}