{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/123 <br>KARAR NO:2025/339<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:04.10.2021<br>NUMARASI:2019/289 Esas - 2021/653 Karar <br>DAVA:Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki  tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 63 koli tekstil ürününü İlgiltere'de bulunan müşterisi ... Ltd. şirketine ihraç edilmek üzere 09.10.2018 tarihinde davalı şirketin yurt içi nakliye işini yapan ... Tur.Ltd.Şti'nin ... plakalı aracına teslim ettiğini, araç sürücüsünün aracı Gümrük deposu yerine ... Sanayi sitesine park ettiğini, 10.10.2018 saat 00:30 sırasında müvekkilin 42 koli ürününün kamyonun tentesi kesilerek çalındığını, kalan 21 koli emtianın davalı deposuna taşındığını, şikayet üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4521 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma sırasında araç sahibinin hırsızı bildirdiğini ve etkin pişmanlıktan yararlanmak için 42 kolinin iade edildiğini, eksiklerin tamamlanarak 42 koli emtianın 25.10.2018\ttarihinde davalıya gönderildiğini, ancak davalının bu emtiayı kabul etmediğini ve 21 koliyi de iade etmediğini, davalı şirketin, müvekkilinin kendi mallarını çaldırdığı iddiasıyla şikayette bulunduğunu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/53231 soruşturma sayılı dosyada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, emtianın iade edilmemesi üzerine davalı hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının  2018/37498 sayılı dosyasından güveni kötüye kullanma suçundan şikayetçi olunduğunu, 42 koli emtianın Cumhuriyet Savcısının talimatı ile müvekkiline iade edildiğini, ihracatın başka bir lojistik firması üzerinden yapıldığını, ancak teslimin gecikmesi nedeniyle ithalatçı firmanın fatura tutarının % 50'si tutarında 12.775,05 İngiliz Sterlini Debit Note ceza kestiğini ileri sürerek, 12.775,05 İngiliz Sterlini maddi tazminat ile 40.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin uluslararası gruplara bağlı nakliye şirketi olduğunu, tarafların taşıma ilişkisinde bağımsız olmadıklarını, davacının, müvekkili şirketin İngiltere'de ortak çalıştıkları ... firmasının daha önce çalıştığı ... Loj.Ltd.Şti'nin İngiltere'deki ithalatçı müşterisinin göndericisi olduğunu, müvekkilinin müşterisinin ise İngiltere’de ki ... şirketi olduğunu, ...'nin müşterisinin de İngiltere de kurulu ...Logistic şirketi olduğunu,  bu şirketin dilekçeye ekli yükleme talimatıyla ...'den daha önce olduğu gibi ihraç ürünleri taşımak için müvekkilinin anlaşmalı olduğu ... Nakliye Şirketine ait araca yüklendiğini, bu şirketin müvekkilinin yurt içi nakliyesini yaptığını, aracın park halinde olduğu  ve kameralarla gözlenen yerde, aracın brandasının kesilerek davacıya ait koliler ile benzer olan başka bir kişiye ait kolilerin çalındığını, olayın meydana geliş şekli ve hırsızın ertesi günü bulunması ile olayın olağan bir hırsızlık olayı olmadığını ortaya koyduğunu, emtiayı çalan ... ile davacının eski ortak olarak iş yaptığını ve gönül ilişkileri bulunduğunu, davacının bu kişiye olan borcunu ödemek ve sigorta dolandırıcılığı için hırsızlık olayının kurgulandığını, çalınan 42 kolinin davacıya iade edildiğini, davacının 42 koliyi müvekkiline vererek taşıtmak istediğini, ancak aralarındaki güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle emtianın taşınmadığını, davacıdan 21 kolinin depo ücretinin talep edilerek ödenmesi halinde kolilerin teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin navlun ve depolama alacakları için hapis hakkı bulunduğunu, emtianın Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı kararı ile davacıya iade edildiğini, davacının organize ettiği hırsızlık olayının aynı zamanda mağduru olamayacağını, Necip Yaşlı'nın beyanlarına göre olayın bizzat davacının tasarlayıp uygulattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Davacının  63 koli tekstil ürününü İlgiltere' de bulunan müşterisi ... Ltd, şirketine ihraç edilmek üzere 09.10.2018 tarihinde davalı ... A.Ş. nin Yurt içi nakliye işini yapan ... Tur.Ltd.Şti. ne ait ... plakalı kamyona teslim etmiş, kamyon şoförü aracı İkitelli de bir yere park ettiği ve gece hırsızlık sonucu 25.550 ingiliz sterlini değerinde 42 koli malın çalındığı, daha sonra hırsız mallan etkin pişmanlık teslim ettiği, davacının bu malları davacıya teslim ederek çalınmayan 21 koli malla birlikte ithalat müşterisine ulaştırması için teslim ettiği, davalının bulunan mallan taşıma işini yapmadığı ve 21 koli malı da davacıya iade etmediği, davacının şikayeti üzerine Gaziosmanpaşa CBS kararıyla malların kolluk aracılığıyla alınarak davacı tarafından ihracatın 11.11.2018 tarihinde yapıldığı, İthalatçı ... Ltd. malların geç geldiği gerekçesiyle davacıya 12.755,05 GBP gecikme cezası kesintisi uyguladığı, lojistik hizmeti sunan davalı firmanın ihracatçı müşterisi davacı firma tarafından teslim edilen malları koruma yükümlüğünü ihlal ettiği, teslim ücreti alıcı ithalatçı firmada olduğu yazışmalardan anlaşılmasına rağmen, sonradan bulunan çalınan malların diğer mallarla birlikte davacının müşterisine gönderimini yapmadığı,  malların çalınmasına davacının iştirak ettiği iddiasıyla yapılan suç duyurusu üzerinde davacı hakkında takipsizlikle sonuçlanan soruşturma açıldığı, malların çalınması ve bulunması sonrası ihraç işlemlerinin yapılmaması nedeniyle davalı şirketin hem zararın meydana gelmesinde hem de artmasında davacı şirketin sorumlu olduğu, ayrıca malların çalınması ve uğranılan haksız suçlamalar nedeniyle davacının manevi zarara uğradığı...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.775,05 İngiliz Sterlini maddi zararın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik, yetersiz ve itiraza uğrayan bilirkişi raporu ile karar verildiğini, davacının 63 koli tekstil emtiası ihraç ettiğini ve davalının temin ettiği araca yüklenen emtianın 42 kolisinin çalındığını, bunların iade edildiğini, ancak 21 kolinin teslim edilmediğini, bu nedenle İngiltere de bulunan alıcının ceza düzenlediğini belirterek tazminat talep ettiğini, yapılan bilirkişi incelemesinin yetersiz olmasına rağmen mahkemece  müvekkilinin itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, Bilirkişi raporunda sunulan belgelere göre uygulanması gereken hukukun uygulanmadığını, müvekkiline yönelik şikayet başvurusuna ilişkin beraat kararının dahi irdelenmediğini, öncelikle çalınan 42 koli ve müvekkilinin uhdesinde kalan 21 kolinin davacıya ait olduğu ön kabulünün yasaya aykırı olduğunu, zira davacının İngiltere'de ki müşterisine  FOB satış faturası kestiğini, bunun da ihracatçının, ithalatçıya karşı sorumluluğu olmadığını gösterdiğini, taşıma işinin ithalatçı tarafından organize edildiğini, bu satım türünde emtianın fabrika kapısında alıcıya teslim edildiğini, satıcının bu aşamadan sonra mal üzerinde bir sorumluluğunun kalmadığını, emtianın alıcının temin ettiği araca eksiksiz yüklenmesi ile satıcının sorumluluğunun kalktığını, bu satım türünde alıcının, satıcıya nakliye nedeniyle ceza kesemeyeceğini, gönderici ile alıcı arasındaki satış usulü ... olduğundan İngiltere'de ki alıcının kendi sorumluluğu çerçevesinde ürünün nakliyesini kendisinin organize ettiğini, bunun için İngiltere'de bulunan ... Lojistik firması ile taşıma için anlaştığını, bu şirketin de İngiltere'de bulunan ... ( ... Grupaj servis )firması vasıtası ile bu hizmeti yine ... Lojistik’in yükleme talimatında ve yazışmalarda görüleceği şekilde navlun bedeli ... navlun ile taşıtmak için anlaştığını, bu durumda alıcı ... firmasınını,...Modanın kestiği mal faturasındaki satış şartına harfiyen uyarak, tüm nakliye organizasyonun sorumluluğunu kanunen üstlendiğini, alıcının kendisinin organize ettiği bir taşıma için nakliye gecikme bedeli istemesinin hukuka aykırı olduğunu, ödemeye ilişkin davacının somut bir kanıtı bulunmadığını,  muavin hesap dışında bir kayıt veya makbuz sunulmadığını, 63 koli emtianın 42 kolisinin davacının elinde olduğu ve ertesi gün hırsızdan alınmasına rağmen, müvekkilinin elinde kalan daha az olan 21 koli için %50 tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının gecikmemek için 42 koliyi ertesi gün müvekkiline teslimi gerektiğini, alınan raporda müvekkilinin çalışanı ...’in hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanmaktan yargılandığının belirtildiğini, ancak bu kişinin beraat ettiğinin mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkilinin yetkilisinin suçlu kabul edilip bilirkişi incelemesi yapıldığını, ... olarak satılan emtianın, davacının alacaklısı ve gönül ilişkisi bulunan bir kişi tarafından çalınmasının düşündürücü olduğunu, ilgili kişinin beyanından, işin davacı tarafından organize edildiğinin anlaşılacağını, davacının bu nedenle 21 koli emtiayı acele şekilde almaya çalıştığını, hukuki süreç netleşmeden ve hırsızlık nedeniyle oluşan zararlar karşılanmadan hapis hakkı kapsamında ürünlerin iade edilmediğini, bu konuda açılan davanın beaaatle sonuçlandığını, savcılığın el koyma ve iade kararının hatalı olduğunu,  uluslararası taşımada ... ve ...taşıma detaylarından anlayan yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışındaki ithalatçıya sattığı 63 koli tekstil emtiasının davalıya teslim edildiğini ancak ürünlerin bir kısmının taşıma sırasında çalındığını, çalınan emtiaların bulunduğunu, davalının çalınmayan 21 koli ürünü iade etmediğini, ürünlerin daha sonra Cumhuriyet Savcılığının yazısı üzerine iade edildiğini, ihracatın başka bir lojistik firması üzerinden yapıldığını ve teslimde gecikme nedeniyle ihracatçı şirketin fatura tutarının % 50'si oranında 12.775,05 İngiliz Sterlini ceza düzenlediğini belirterek, bu miktarın ve 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili ise cevap dilekçesinde taşıma ilişkisini açıklayarak, davacının taşıtan sıfatının bulunmadığını, taşıma sözleşmesinin ithalatçı ile kurulduğunu savunmuştur.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, tarafların ticari ilişkideki konumları değerlendirilmemiştir. Somut olayda, yurt dışına satılan emtianın taşınması için davacı tarafından davalıya teslim edildiği ve emtianın bir kısmının çalındığı açıktır. Meydana gelen hırsızlık olayının davacı tarafından organize edildiğine ilişkin davalı iddiası ile kolluk tarafından alınan dosyada ifadeler bulunmaktadır. Nitekim tarafların şikayeti üzerine hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçundan kamu davaları açılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile mahkeme gerekçesinde bu ceza dosyaları incelenmemiş ve ceza mahkemelerince, hırsızlık olayına ilişkin yapılan maddi tespitler değerlendirilmemiştir. TBK'nın 74. maddesi uyarınca, ceza mahkemesinin yapmış olduğu maddi vaka tespitleri hukuk hakimini bağlayacaktır. Bu nedenle, taraflarca sözü edilen ceza dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu dosyaların kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kesinleşmiş ise dosyalarda yapılan maddi vakıa tespitlerinin dikkate alınması gerekmektedir.Diğer yandan, alınan bilirkişi raporunda, emtianın satış şekli ile taşıma sözleşmesinin hangi taraflar arasında yapıldığı hususunda bir inceleme yapılmamıştır. Rapora yönelik itirazda, satım şekli ile taşıma sözleşmesine ilişkin esaslı itirazlar ileri sürülmesine rağmen, ilk derece mahkemesince bu itirazları giderecek ek rapor alınmadığı gibi, satım ve taşıma sözleşmesine ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle satıma ve taşımaya ilişkin tüm belgeler, yazışmalar, faturalar ve formlar dosyaya konularak uluslararası satım ve taşıma konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, taşıma sözleşmesinin, kimler arasında kurulduğuna ilişkin, davalı itirazlarını değerlendiren rapor alınması gerekmektedir. Zira uluslararası satım sözleşmelerinde, satım sözleşmesinin hangi türde yapıldığı, satım konusu emtianın mülkiyetinin hangi aşamada alıcıya geçirdiğinin belirlenmesi açısından önemlidir. Satım türüne göre, satıcının emtia üzerinde hakkının bulunup bulunmadığı belirlenecektir. Satım türüne göre, tarafların sıfatının belirlenmesinden sonra, davacının ödediği bir ceza bulunup bulunmadığının tespiti, ödenmiş ise sözleşme ilişkisine göre bu cezadan davalının sorumlu olup olmadığının, ceza dosyalarındaki tespitler de değerlendirilerek belirlenmesi gerekirken, esasa ilişkin deliller toplanıp değerlendirilmeden ve  somut olaya uygun hiç bir inceleme içermeyen bilirkişi raporu ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.Yine, taraflar arasındaki ilişki somut olarak değerlendirilmeden, soyut gerekçelerle manevi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece TBK'nın 58. maddesi gereğince delillerle ilişkilendirilerek,  sözleşmeye aykırılığın davacının kişilik haklarını ihlal niteliğinde olup olmadığının, denetime elverişli bir gerekçe ile belirlenerek ortaya konulmaması nedeniyle, bu yönü ile de hüküm istinaf denetimine elverişli bulunmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.06.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2260752e53951bc9","SID":"2b31500bfeae9977"}}