{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/134 <br>KARAR NO:2025/341<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:21.12.2021<br>NUMARASI:2021/64 Esas - 2021/1069 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılar arasında düzenlenen temel bankacılık sözleşmesi gereği kullandırılan kredi borcunun, vadesinde ödenmemesi üzerine Beşiktaş ... Noterliğinin 06.02.2020 tarihli ihtarnamesiyle hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasından başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sözleşmenin niteliğine göre tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, ibraz edilen sözleşmenin bazı sayfalarında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, imza taşımayan kısımlarda yer alan faiz, cezai şart gibi  yükümlülüklerden müvekkillerin sorumlu tutulmayacağını, kat ihtarının davalı ...'a tebliğ edilmediğini, keşide edilen ihtarnamede 17.10.2019, 17.11.2019, 17.12.2019, 17.01.2020 tarihli taksit tutarlarının belirtilerek ödenmesi gereken tutarın bildirilmesi, 30 gün ödeme süresi verilmesi, 30 günlük sürenin dolmasından sonra hesabın kat edilmesi gerektiğini, usulüne uygun bir muacceliyet ihbarında bulunmadığından vadesi gelmeyen taksit tutarlarının istenemeyeceğini,  davalı ...'ın 400,000,00 TL için kefil olarak imzasının alındığını,TBK'nın 583. maddesinde kefalet sözleşmesinin şartlarının düzenlendiğini, sözleşmedeki kefalet limiti ile türünün ...'ın el yazısı ile yazılmadığını ve  bu davalının da sözleşmenin diğer sayfalarında imzasının bulunmadığını, talep edilen faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu ile dosya kapsamındaki tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... Anonim Şirketi ile davalı ... arasında 08.02.2016 tarihinde 300.000,00-TL tutarında ve 14.02.2017 tarihinde 400.000,00-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmelerden 14.02.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde diğer davalı ...'ın 400.000,00-TL'lik kefalet imzasının bulunduğu, sözleşmenin kefalet bölümünün Türk Borçlar Kanunu'nun 583'ncü maddesindeki şartlara göre düzenlendiği, sözleşmelere istinaden davalı asıl borçlu ...'a Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, asıl borçlu tarafından 17.03.2019, 17.10.2019, 17.11.2019, 17.12.2019 ve 17.01.2020 tarihli taksitlerin ödenmemesi üzerine davacı bankaca hesabın kat edildiği, bilirkişi incelemesi sonucu davacı tarafın icra takip tarihe itibariyle asıl borçlu ve kefilden talep edebileceği asıl alacak, işlemiş faiz, temerrüt faizi ve ihtarname masrafı toplamının hesaplandığı, davalı ... vekilinin müvekkili adına atılan imzayı inkar etmediği sadece tespitini istediği, davalı ...'ın bir dönem kısıtlı kalmasının borçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalılarca likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiği...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların ... sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin 113.905,42 TL asıl alacak, 20.952,37 TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 8.735,64 TL (davalı ... yönünden 8.667,30 TL) işlemiş temerrüt faizi, 436,78 TL  (davalı ... yönünden 433,36 TL) gecikme faizinin BSMV'si ve 245,19 TL masraf olmak üzere toplam 144.275,4‬0 TL üzerinden  devamına, asıl alacak tutarı olan 113.905,42 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;21.12.2021 tarihli üçüncü oturuma sunulan mazeretin dosyada yapılacak başka bir işlem bulunmadığı ve hedef süre gerekçesiyle reddedilerek, müvekkillerinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,Davalılardan ...'ın kredi borçlusu, eşi ...'nin ise kefil olduğunu, süresinde sunulan cevap dilekçesinin 5. maddesinde, kefalet türü ve limitinin kefilin el yazısı ile yazılmadığının belirtilerek imza ve yazı incelemesi talep edildiğini, buna rağmen kefilin imzasının açıkça inkar edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, takip öncesi tebliğ edilmiş bir kat ihtarı bulunmadığından, kefilin bu taksitlerden sorumlu olmadığını, Asıl borçluya yapılan kat ihtarı tebliğinin usulsüz olduğunu, borçlunun 24.09.2019 tarihinde Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/778 Esas 2019/1513 Karar sayılı ilamı ile kısıtlanarak, ...'ın vasi olarak atandığını, kısıtlıya yapılan ihtarların vasiye yapılması gerektiğini, kat ihtarı usulsüz olduğundan sadece muaccel olan taksitler yönünden borçluya işlem yapılabileceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı,  davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı banka ile davalı ... arasında düzenlenen 14.02.2017 tarihli ve 400.000,00 TL bedelli 08.02.2016 tarihli 300.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Diğer davalı, 14.07.2017 tarihli sözleşme  müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak katılmıştır. Sözleşme konusu borcun ödenmemesi üzerine Beşiktaş ...Noterliğinin 06.02.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile hesap kat edilerek borçluların  adreslerine ihtar gönderilmiştir.Kredi borcunun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası ile 113.905,42 TL asıl alacak, 20.952,37 TL işlemiş faiz, 9.775,73-TL işlemiş temerrüt faizi, 488,79 TL BSMV ve 245,19 TL masraf olmak üzere toplam 145.367,50 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmıştır.Ödeme emrinin 27.02.2020 tarihinde davalılara tebliği üzerine borçlular vekilince sunulan 02.03.2020 tarihli itiraz dilekçesinde, borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz edilmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinin esasa yönelik beyanlar kısmının 5. maddesinde, ...'ın 400.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunmasına rağmen, TBK'nın 583. maddesindeki yazılılık koşullarını gerçekleştirilmediği kefalet beyanında yazılan beyanların kefilin el yazısıyla yazılmadığı belirtilerek, imza ve yazı incelemesi yapılması  istenmiştir.TBK'nın 583/1. maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Görüldüğü gibi, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğinden, kefilin imzası bulunmalıdır. Bunun yanı sıra kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefilin  sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin ve müteselsil kefalette kefalet türünün, kefilin el yazısı ile yazılması da şekil şartıdır. Davalı vekili süresinde, yazılan yazılara kefilin eli ürünü olmadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Mahkemece açık bir imza itirazı bulunmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiştir.Oysa, yasada gösterilen yazıların kefilin el yazısı ile yazılması geçerlilik şartı olduğundan, yazılan yazıların kefil tarafından yazılıp yazılmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için kefilin yazı örnekleri ile sözleşmedeki kefalet türü, miktarı ve kefilin sorumluluğuna ilişkin yasada belirlenen hususların kefilin el yazısı ile olup olmadığının belirlenmesi için graflojik inceleme yapılmalıdır.Mahkemece kefaletin bu şartının belirlenmeden aktif bir imza itirazı bulunmadığını belirterek deliller toplanmadan karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Mahkemece kefaletin geçerliliği belirlendikten sonra İİK'nın 68/b maddesi gereğince asıl borçlu yönünden, kat ihtarının tebliği ile kefil yönünden temerrüt tarihinin belirlenerek borç ve alacak durumunun değerlendirileceğinden kaldırma kararının mahiyeti gereği işin esasına ilişkin istinaf başvuru nedenleri incelenmemiştir.Diğer yandan davalılar vekili mahkemenin 21.12.2021 tarihli oturumu için mazeret dilekçesi sunmuş ve Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi duruşma tutanağını eklemiştir. Mahkemece yapılacak bir işlem bulunmadığı ve hedef süre gerekçesiyle belgelendiğinden mazeret talebinin reddine karar verilmiş olması da hukuki dinlenme hakkının ihlali niteliğindedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalılara iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 06.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dee9c4ca98b7ff00","SID":"1b8f52fab83ab5e8"}}