{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1070 Esas<br>KARAR NO: 2025/412 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2023/854 Esas - 2024/220 Karar <br>TARİH:  20/03/2024<br>DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/215 esas 2020/512 karar sayılı kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirkete ilişkin 14/10/2020 tarihinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, yine sayın mahkemenin 01/07/2021 tarihli kararı ile tasfiye memuru olarak ... atanmasına karar verildiğini ve 05/08/2021 tarihinde ticaret sicil memurluğunda tescil ve ilan edildiğini, bilirkişinin 25/04/2023 tarihli raporunu sunduğunu belirterek şirketin tasfiyeye tabi borç ve alacağının bulunmadığını, ticaret sicil terkini ve diğer işlemlerin yapılabilmesi tasfiyenin sonlandırılmasını ve kapanışın gerçekleştirilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/03/2024 tarih ve  2023/854 Esas - 2024/220 Karar  sayılı kararında; \"Dava;  Tasfiye halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesinin kapatılmasına ilişkin olduğu görüldü. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı  Tasfiye halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin ana sözleşmesinin 21/12/2005 tarihli, sermayesinin 15.000,00 TL, ortaklarının ..., ... ve yetkililerin ..., ..., ... olduğu, şirketin son tescilini 05/08/2021 tarihinde yaptırdığı görülmektedir. Mahkememizde açılan işbu davanın hasımsız olarak açıldığı, davanın tasfiyenin sona erdirilmesi ve şirketin  kapatılması ve terkini için bilançonun tasdikine ilişkin olduğu görülmüş, yargılamanın uzamaması için davacı şirket tasfiye memuru tarafından tanzim edilen tasfiye bilançosu kapsamı ve davacı şirket kayıt ve mal varlığına ilişkin ticari defter ve kayıtlar ile demirbaş kayıt defteri incelenmek suretiyle, davacı şirketin tasfiye bilançosunun tasdiki koşullarının, işbu talebin mahkemeden yapılması konusunda  hukuki menfaat koşulunun oluşup oluşmadığı  konusunda İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/50 esas sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, dosya bilirkişi olarak ... tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 25/04/2023 tarihinde sunduğu raporda özetle, \"...davacı şirketin, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/215 E, 2020/512 K ve 14/10/2020 tarihli şirketin fesih ve tasfiye sürecinin başlatılmasına ilişkin kararının 05/08/2021 tarihinde resen tescil ve 10/08/2021 tarihinde yayımlanan 10384 sayılı TTSG'nin 473. Sahifesinde ilan edilmiş olduğu, davacı şirketin tasfiye memuru ... T.C. Kimlik numaralı sayın ...'in 1. İlanı 28/09/2021 tarihinde 2. İlanı 06/10/2021 tarihinde, 3. İlanı ise 14/10/2021 tarihinde TTSG'de yaptırmış olduğu, şirketin 30/11/2022 tarihi itibarıyla ödenmemiş vergi ve SGK Prim Borcu, 3.şahıslara herhangi bir borcunun bulunmadığı  ve yine 3. Şahıslardan herhangi bir alacağının olmadığı görülmekle, alacaklılar için bir tehlikenin mevcudiyetinden bahsedilemeyeceği, davacı şirketin tasfiye sürecine girişi ve tasfiye sürecine girişten sonra yapılan 3. İlanı üzerinden 1 (bir) yıldan fazla sürenin geçmiş olduğu ve şirketin alacaklıları için bir tehlike mevcudiyetinin bulunmadığı dikkate alındığında, davacı şirketin tasfiye sürecindeki işlemlerinin usulüne uygun yürütüldüğü, alacak ve borçlarının kalmadığı, pay sahiplerine dağıtılacak bir varlığının bulunmadığı, tasfiye işlemlerinin tamamlanarak tasfiye sürecinin usulüne uygun sonlanmış bulunduğu...\" yönünde tespit yapıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜNE, İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2019/215 Esas- 2020/512 karar sayılı kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı tasfiye halinde ... Merkezi Ticaret Limited Şirketinin sicilden terkini için gerekli şartları taşıyan tasfiye bilançosunun tasdikine,'' karar verilmiş ve karara karşı 3. Kişi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: 3.Kişi ... vekilinin 29/05/2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenizin dava dosyası müvekkilin ortağı olduğu  ... Tic. Ltd.Şti.'nin tasfiyesinin kapatılması ve şirketin tasfiye işlemlerinin sona erdirilmesi adına açıldığını, İşbu davanın tasfiye memuru olarak atanan ... tarafından açılmış olup; şirket ortağı olan müvekkilinin davadan hiçbir şekilde haberdar edilmemiş olması; ileride ortaya çıkacak hak kayıpları bakımından önem arz etmekte olduğunu,  mahkeme dosyasından şirket ortağı olan müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmamış olmasının; müvekkilin en ufak şekilde haberdar edilmemiş olmasının büyük bir hukuki garabet olduğunu, Tasfiye memuru işi gereğince vazifesini yerine getirirken şirketin lehine işlemler yapmakla; şirketin aktif- pasif tüm mal varlığını yönetmekle yükümlü olduğunu; bu işlemleri yaparken kendi düşüncelerine - inisiyatifine  göre değil; görevinin layığına göre hareket etmesi gerektiğini, ancak tasfiye memuru tarafından külfet olarak görülen dava konusu şirketin bir anda; hızlı hareketler ile müvekkilin haberi dahi olmadan tasfiye kapatılmak sureti ile ortadan kaldırılmaya çalışıldığını, taraflarının tesadüfen UYAP incelemesi yaparken dava dosyasından haberi olduğunu, hukuki durum gereğince mahkeme tarafından taraflarına tebligat yapılmamış olmasının son derece fahiş bir hukuki eksiklik olup; öncelikle sadece bu durum gözetilerek istinaf itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, akabinde de taraflarından tasfiye memuru yönetiminde tasfiye toplantısına katılım sağlandığını; katılım sağlanan toplantıda taraflarından beyan edildiği üzere tasfiyesi tamamlanmak istenen şirket hakkında tasfiye memurunun da taraf olduğu İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019 / 361 ESAS 2023 / 196 Karar Sayılı Karar sayılı dosyasının devam etmekte olduğu, bahse konu dosyasının şirket ortakları arasında görüldüğü, şirketin de müdahil olduğu, dosyanın istinaf aşamasında olduğu ve yerel mahkeme kararında bizzat dava konusu şirketin dava dosyasındaki taleplerde hak sahibi olabileceğine ilişkin dava ikame etmesine yönelik karar kılındığı bu sebeple de devam eden dava bakımından istinaf sonucunun beklenmesi gerektiğinin beyan olunduğunu, Müvekkili ...'nun şirketin kurucu ortağı - yetkilisi olup; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019 / 361 Esas 2023 / 196 Karar Sayılı dosyasından verilecek olan herhangi bir karar neticesinde müvekkilinin bahse konu şirketin dava devam ederken kapatılmış olması durumunda karşılaşacağı cezai yaptırımın ortada olduğunu,  bunun yanı sıra ihya davası gibi bir dava ile uğraşmak ve tasfiye memurunun keyfiyeti ile kapatılmasını istediği şirketi yeniden ayağa kaldırmanın ekonomik olarak da müvekkile zarar vereceğini,  Hak kaybının üst düzeyde olduğunu dava konusu işlemlerin müvekkilin haberdar edilmeksizin tasfiye kapatılması için davası açılması ile had safaya ulaştığını, tasfiye memuru tarafından yapılan bu hukuka aykırı eylemlerin mahkeme kararı altına alınarak hukuka uygunmuş gibi gösterilmeye çalışılmasının son derece yanlış olduğunu, bahsedilen hususların göz önüne alınarak yerel mahkeme kararını şirket kurucu ortağı olarak istinaf ettiklerini; haksız davadan verilen kararın bozulması adına istinaf itirazlarının kabulü ile dava dosyasının incelenmek üzere istinaf ilgili dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; tarafları dava konusu şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi olmasına rağmen tasfiye memuru aracılığı ile açılan eldeki davadan hiçbir şekilde haberdar edilmemelerinden ötürü hukuken cevap ve itiraz haklarının ellerinden alındığından dava konusu kararın usulden bozulmasına, Dava konusu şirketin devam eden İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019 / 361 ESAS 2023 / 196 Karar Sayılı dosyasına katılım sağlaması gerekliliği ortada olduğundan; müvekkilin uğratılması ihtimali olan zararlar da göz önüne alınarak haksız kararın bozulmasına, taraflarından tasfiye hakkında yapılan toplantıda verilen beyanların, toplantı tutanakları dosya içerisinde yer almasına rağmen beyanlarının, tasfiye kapanması konusundaki itirazları hakkında hiçbir gerekçe kurulmadan karar yazılmış olduğundan kararın eksik inceleme ile kurulduğu ortada olduğundan bozulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; tasfiye halindeki davacı şirketin tasfiye işlemlerinin sonlandığı,  kat'i tasfiye bilançosunun onaylandığı, ancak tasfiyenin kapanması  için toplanan genel kurulda karar alınamadığı gerekçesi ile tasfiyenin sonlandırılması ve şirket kapanışının sağlanması istemine ilişkin olup hasımsız olarak açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2019/215 Esas- 2020/512 karar sayılı kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen tasfiye halinde ... Ticaret Limited Şirketinin sicilden terkini için gerekli şartları taşıyan tasfiye bilançosunun tasdikine karar verilmiş, karar karşı davacı şirketin ortağı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı şirket adına talepte bulunan tasfiye memuru tarafından, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/215 E, 2020/512 K ve 14/10/2020 tarihli kararı ile davacı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memuru olarak kendisinin atandığı, TTK'nun 636/5 fıkrası atfı ile TTK'nun 540 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasfiye işlemlerinin tamamlandığı ve son tasfiye bilançosunun hazırlandığı, Bakırköy 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin anılan dosyasına sunulan 25/04/2023 tarihli rapor ile bilançonun gerçeğe uygun olduğunun tespit edildiği, bilançonun onaylanması için davacı şirket genel kurulunun toplandığı, ancak iki ortaklı şirkette olumlu ve olumsuz oyların yarı yarıya olması nedeniyle tasfiyenin sonlanması kararının alınamadığı ileri sürülerek tasfiyenin sonlandırılması ve şirketin kapatılması talep edilmiştir. Dava dilekçesi ekine genel kurul toplantı tutanağı, tasfiye bilançosu ve İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/50 esas sayılı dosyasına hitaben düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporu örneği eklenmiştir. Mahkemece hasımsız olarak açılan davada, davacı şirketin sicil kayıtları, vergi ve sgk kayıtları celbedilmiş, İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/215 esas, 2020/512 karar sayılı dosyası UYAP üzerinden celbedilmiş ise de, tasfiye bilançosunun gerçeğe uygunluğu hususunda bilirkişi raporu tanzimi istenen İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/50 esas sayılı dosyası celbedilmemiş, bu davanın taraflarının kim olduğu, dava konusunun ne olduğu araştırılmamış, tasfiye memuru tarafından sunulan bilirkişi raporu örneği esas alınarak tasfiye bilançosunun tasdikine karar verilmiştir.Davacı şirketin tasfiye bilançosunun onaylanmasına ilişkin 01/11/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, ... ile ...'in %50'şer pay ile ortağı oldukları şirketin genel kurul toplantısında hazır bulundukları, toplantı gündeminin ikinci maddesinin toplantı başkanlığına tasfiye memurunun seçilmesine ilişkin olduğu, kararın oy birliği ile alındığı, üçüncü gündem maddesinin  2020, 2021 ve 2022 yılı finansal tablolarının okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin olduğu, finansal tabloların oy birliği ile tasdik edildiği, dördüncü gündem maddesinin  30/09/2023 tarihli tasfiye sonu kesin bilançosunun okunmasına, müzakeresine ve oylanmasına ilişkin olduğu, tasfiye sonu bilançosunun oy birliği ile kabul ve tasdik edildiği, beşinci gündem maddesinin tasfiye memurunun ibrasına ilişkin olduğu ve tasfiye memurunun oy birliği ile ibra edildiği anlaşılmıştır. İstinaf kanun yoluna başvuran üçüncü kişi hasımsız olarak açılan bu davada taraf sıfatını haiz değil ise de, tasfiyenin kapatılması ve şirketin terkini istemli talebe konu şirketin ortağı olup, verilecek karardan etkilenecek durumda bulunduğunda istinaf hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/361 esas,  2023/196 karar sayılı dosyası UYAP üzerinden ilgili birimden inceleme talep edilerek dairemizce incelenmiş ve davacı şirketin bu dosyada taraf olmadığı gibi, ihbar olunan veya müdahil de olmadığı anlaşılmıştır.  TTK'nun 643 maddesi uyarınca limited şirketlerde tasfiye usulüne ve tasfiye memurlarının yetkilerine ilişkin anonim şirketlerin tasfiyesine yönelik hükümlerin uygulanacağının düzenlendiği, tasfiye işlerinin TTK'nun 540 ve devamı maddelerinde yer aldığı, TTK'nun 540 maddesinde tasfiye memurunun ilk envanter ve bilançoyu genel kurulun onayına sunacağının, 541 maddesinde alacaklılara yapılacak çağrıların, 542 maddesinde diğer tasfiye işlerinin düzenlendiği, TTK'nun 542 maddesinde mülga 6762 sayılı Kanunun 446/son fıkrasına benzer şekilde tasfiye sonununda son ve kati bilançonun genel kurul onayına sunulacağına dair hüküm bulunmadığı, ancak TTK'nun 408 maddesi uyarınca her türlü finansal tablonun onaylanması genel kurulun devredilmez yetkileri arasında olduğundan, son tasfiye bilançosunun da şirket genel kurulu tarafından onaylanmasının zorunlu olduğu, kati bilançocunun onaylanması akabinde şirketin sicilden terkini için tasfiye memurunun TTK'nun 545 maddesi uyarınca sicil memurluğuna başvuracağı, kanunda tasfiye sonucu düzenlene şirket kati bilançolarının mahkemece onaylanmasına dair düzenleme bulunmamakla birlikte, fiili imkansızlığın mevcut olması ve genel kurulun karar alamaması halinde Yargıtay uygulaması ile tasfiyenin neticelendirilmesi için mahkemeye başvuru ile kati bilançonun tasdiki karar alınabileceğinin kabul edildiği (bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2007/12428 esas,  2009/1417 karar sayılı; 2006/8224 esas,  2007/10774 karar sayılı, 2010/11830 esas,  2012/2883 karar sayılı ilamları), öte yandan somut olayda  01/11/2023 tarihli genel kurul toplantısına katılan istinaf eden ortak tarafından,  30/09/2023 tarihli tasfiye sonu kesin bilançosunun okunmasına, müzakeresine ve oylanmasına ilişkin gündem maddesine olumlu oy verdiği ve  tasfiye sonu bilançosunun oy birliği ile kabul ve tasdik edildiği, yine tasfiye memurunun ibrasına ilişkin da olumlu oy verdiği ve tasfiye memurunun oy birliği ile ibra edildiği anlaşılmış olup, kati bilançonun davacının olumlu oyu ile şirket genel kurul toplantısında alınan karar ile zaten tasdik edilmiş olması karşısında, mahkemece verilen hükmün tasdik kararının tekrarı mahiyetinde olması nedeniyle ilgili ortağın istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararının mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; istinaf kanun yoluna başvuran ortağın istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Üçüncü Kişi ...'nun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 352/1 maddeleri  gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince üçüncü kişi ...'ndan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin Üçüncü Kişi ...'ndan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf  eden üzerinde bırakılmasına,  5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d9fa8994031821d","SID":"d95d81cda9e93079"}}