{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1159 Esas<br>KARAR NO:2025/433<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/05/2023<br>NUMARASI:2022/189 Esas, 2023/145 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi ve Marka Hükümsüzlüğü<br>KARAR TARİHİ:26/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, davacı müvekkiline ait \"...\" markasının birebir aynısını ve esaslı unsuru olan \"...\" ibaresini iş yerinde kullanmakta olup davacı müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiklerini, davacı müvekkilinin, uzun yıllardır köftecilik mesleğini ailesi ile birlikte sürdürmüş olan...'den \"...\" markasını satın alarak marka üzerinde tek gerçek hak sahibi olduğunu, Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen 03/05/2019 tarihli ... yevmiye nolu satım sözleşmesi ile markanın müvekkiline devrinin gerçekleştiğini, markayı devredenin \" ...\" markasını 03/06/2005 tarih ve ... ile TPE nezdinde 29. ve 43. Sınıflarda tescil ettirdiğini, ilk kez markayı devreden kişinin ailesi tarafından kullanıldığı ve tanınmış marka haline getirildiği iddia olunan ...'nin  günümüzde gerek geniş bir halk kitlesi gerekse devlet büyükleri ve sanat camiası tarafından tanınmakta olup sürekli haberlere konu olduğunu ve böylelikle ününün Türkiye çapına yayıldığını, müvekkilinin markası ile aynı/benzer markalar oluşturarak bu markaları müvekkiline ait marka ile aynı sınıflarda ve sektörlerde kullanan davalıların, müvekkilinin markalarının tanınırlığından yararlanarak haksız kazanç sağlamayı hedeflediğini belirterek müvekkilinin tek ve gerçek hak sahibi olduğu markanın aynısının, esaslı unsurlarının ve benzerinin haksız şekilde kullanıldığını bu nedenlerle, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin aynısını, ayırıcı unsurlarını ve benzerlerini kullanan, hükümsüzlüğü talep edilen TPE nezdinde ... tescil numaralı \"...\" markasının ve bu markaya ilişkin hakların kullanılmasının önlenmesine ve 3. kişilere devrinin önlenmesine, \"... Zeytinburnu/İstanbul\" adresindeki iş yerinde davaya konu ürünleri ihtiva eden tabela, fiş, tente, katalog, broşür, ambalaj, resim, marka, işaret ve ibarelerin herhangi bir ürün, ilan, poşet, reklam, basılı evrak ve sair malzeme üzerinde kullanılmış olan ürünler ve basılı evrakın toplatılmasına, \"...\" \"...-...\",\"...-...-...\" linklerinde ve diğer tüm internet sitelerinde kullanımının engellenerek erişim tedbiren engellenmesine, \"...\" markasının aynısını, ayırıcı unsurlarını ve benzerini kullanmasının tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, \"merkezefendili meşhur köfteci hacı metin\" markasının tescil edildiği tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır gıda ve restoran sektöründe hizmet veren, bulunduğu bölgede gerek müşteriler gerekse imalat ve ürün tedarikçileri tarafından tanınan saygın bir iş insanı olduğunu, davacı taraf köftenin icatını yapmışçasına, coğrafi ve dini sembol ifade eden merkezefendi bölgesinde yer alan tüm restoranlara dava açtığını ve kendine dahi ait olmayan kamu ismini hiçbir şekilde kullanılmayacak edası ile kabul edilemeyecek iddialarda bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir kullanımında \"...\" kelimesi ile başlamadığını, müvekkil markasında \"...\" ibaresinin yer aldığını, davacının mahkeme dosyasına sunmuş olduğu tüm mahkeme kararlarında yer alan markalarda \"...\" ibaresi yer alan markalar olduğu, ancak müvekkilinin hiçbir kullanımında \"...\" veya diğer unsur ... ismini çağrıştıracak ve/veya benzetecek bir ibare kullanılmadığını,  davacı eski konusu ve markası farklı olan mahkeme kararları ile algı oluşturmaya çalıştığını, bu nedenlerle bilirkişi raporunda da yer aldığı gibi davacı iddialarının yerinde olmadığı, tecavüzün söz konusu olmadığı ve yine hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından tedbir taleplerinin reddine, davanın tecavüz yönünden reddine, marka iptal taleplerinin reddine ve neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;\".. Taraf markaları ve davalının fiili markasal kullanımları 20. ve 35.sınıflarda benzerlik arzetmektedir. ...Somut olayın değerlendirilmesinde, davacının ... ve ... tescil numaralı markalarının asli ve ayırdedici unsurunun \"...\" olduğu, davalının söz konusu markaların tescilli olduğu emtia ve hizmet alanı olan yiyecek ve içecek sağlama hizmetlerinde söz konusu ayırdedici unsuru havi \"...\" ibaresini markasal mahiyette kullandığı, davalının, davacı markaları ile ortalama tüketici nezdinde işletmesel bir bağlantı oluşturabilecek ve karıştırma ihtimaline neden olabilecek kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaatine varılmıştır. ...Davalıya ait ... tescil numaralı markanın \"...\" kelime unsurlarından oluştuğu, taraf markalarının tescilli olduğu hizmet ve emtialar bakımından özel bir bilgi ve dikkat seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde, bütüncül değerlendirmede davacı markaları ile işletmesel ya da ekonomik bir bağlantı kurma ihtimalinin bulunduğu ve bu itibarla hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile, bu tecavüzün men ve ref'ine,-Davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, \" Şeklinde karar vermiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24/05/2023 Tarihli ara kararı;1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbirdeki ters teminatın kaldırılarak yeniden tedbire karar verilmesi talebinin kabulü ile;SMK'nun 159 ve HMK'nun 389.maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 50.000,00 TL teminat yatırıldığında ya da muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile;-Davalının, \"... Zeytinburnu/İstanbul\" adresinde davacıya ait markalara benzer olduğu iddia olunan tabela, fiş, tente, katalog, broşür, ambalaj, resim, marka, işaret ve ibarelerin herhangi bir ürün, ilan, poşet, reklam, basılı evrak ve sair üzerinde kullanılmış olan ürünlere ve basılı evraka tedbiren el konularak yed-i emine teslimine,-18/11/2022 tarihli ters teminat yönündeki karardan dönülmesine, tedbirin davacı tarafça süresinde teminat yatırıldığında uygulanmasına \"karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalılar vekili esas karara ve ihtiyati tedbir kararına ilişkin ayrı ayrı sunduğu istinaf dilekçelerinde özetle;\"...\" ibaresinin dini ve tarihi bir sembol olup coğrafi yer ismi olduğunu,  \"...\" markasının müvekkilinin kendi fikri emeğinin eseri olup uzun yıllardır kullanılmakta ve hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin markasını tanıtmak ve bu günlere getirmek için büyük emek ve para harcadığını,... ibaresinin İstanbul'da bir coğrafi yer ismi olup davacının kullanımından ötürü davacı işletmesi ile özdeşleşerek ayırt edici hale geldiği kabul edilemeyeceğini,  dini değer ve sembol statüsünde bulunan “...” ibaresini taşıyan bir markanın tescil edilmesi mevzuat hükümleri uyarınca mümkün olmadığını, ... ibaresinin hem genel bir isim, hem coğrafi konum, hemde dini bir sembol ismi olduğunu,Dava dilekçesinde raporda emsal olarak gösterilen dosyanın iş bu dava ile ilgili olmadığını, ilgili mahkeme kararlarında yer alan markalarda \"...\" ibareli marka olduğunu, davacının markasının ise bütünleşik olarak \"...\" olduğunu,müvekkilinin hiçbir kullanımında \"...\" veya diğer unsur \"...\" ismini çağrıştıracak ve/veya benzetecek bir ibare kullanmadığını,Müvekkilin marka kullanımı bir yerde yaşayan kişiyi işaret eden, ... ile başlayan ve devamında bütünleşik olarak ... şeklinde olduğunu, zayıf markalarda  markanın esas ve ayırt edici kısmı ...olduğunu,Bilirkişi raporuna itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, yeni rapor talebinin reddedildiğini, mahkemenin önceki kararları ve tedbire yapılan itirazlar sonucu kesinleşen BAM kararını yok sayarak aksine karar verdiğini, Bilirkişi raporunda yapılan inceleme ve değerlendirmelerin yanlış olduğunu,Bilirkişinin dava tarihinden çok önce kullanımları, mahkeme kararında resen inceleme yetkisi olmadığı halde tespit ettiğini, bu kullanımlar müvekkili tarafından halihazırda kullanılmadığı halde, tespit ve dava tarihinden yaklaşık 8-10 sene önceki kullanımları da mahkeme resen araştırma yetkisi vermediği halde bilirkişinin bu kullanımlardan yola çıkarak müvekkilinin kullanmadığı bir markayla özdeşleştirerek markaları benzer gördüğünü,Davacının markasını tescilli  şekilde kullanmadığını,  davacı adına tescilli \"merkezefendi\" ibareli markanın zayıf marka olduğu bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu,SMK M.25/6 uyarınca 5 yıl sessiz kalındığından davanın reddi gerektiğini,  bilirkişi raporunun 24. Sayfasına göre 7 sene süren bir sessizlik sonrası davacı, müvekkiline dava yönelttiğini, davacının arka sokağında hizmet veren müvekkilinin, davacı tarafından bilinmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,Markaların benzer olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını,Mahkemece aleyhe verilen ihtiyati tedbir kararı yerinde olmadığını, İlk olarak Mahkemesinin 18/11/2022 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, aynı kararda tarafımıza da 1 hafta süre verilerek ters teminat yatırıldığı takdirde ihtiyati tedbirin kaldırılacağına dair hüküm kurulduğunu, davacı taraf ters teminat kararına itirazının reddedildiğinin karara karşı istinaf isteminin esastan reddedildiğini, kararın üst yargı kararı ile kesinleştiğini, mahkmenin ters teminat kararından vazgeçip davacı lehine ihtiyati tedbir kararını vermesi kendi içinde çelişkili kararlar oluşturduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, tedbirin kaldırılarak müvekkili lehine tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ile ... numaralı markanın hükümsüzlüğü istemlerine istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve karar tarihindeki ara karar ile; davacı lehine ihtiyati tedbir isteminin kabulüne, ters teminat yönündeki ara karardan dönülmesine karar verilmiştir.Asıl karara karşı ve ihtiyati tedbir ara kararına karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalı, davaya cevabında ve rapora itirazlarında sessiz kalma savunmasında bulunmuş, raporda tespit edilen kullanımların halihazırda kullanılmadığını,davacı yanın delil olarak dayandığı kararlarda müvekkilinin taraf olmadığını savunmuştur.Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda ...- linkinde bulunan sayfanın \"...\" adı ile 27.05.2014 Tarihinde oluşturulduğu, sayfanın adının 01.03.2015 tarihinde \"...\" olarak değiştirildiği,  sayfa adının 06.12.2015 Tarihinde ise \"...\" olarak değiştirildiği belirtilerek 2014'ten itibaren fiili kullanımlara yer verilmiş olup 2.raporda da benzer görseller yer almıştır.Bu durumda davalının eski tarihli fiili kullanımlarının incelenerek, davacının bu kullanımları bildiği/bilebilecek durumda olup olmadığı, davalının sessiz kalma savunmasının yerinde olup olmadığı, davacının bu hususa itirazları ve Bakırköy 1.FSHHM'nin 2014/134 E 2014/190 K. sayılı ilamının iş bu dosya yönünden uygulanmasının mümkün olup olmadığının üzerinde durularak delillerinin değerlendirilmesi gerekirken bu hususta olumlu olumsuz herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.Davalılar vekili, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş ise de; ilk derece mahkemesinin kararı esas yönünden kaldırılmış olup yargılama ilk derece mahkemesinde devam edeceğinden bu husustaki istem ilk derece mahkemesince değerlendirilecek olmakla Dairemizce herhangi bir karar verilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalıların istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin asıl karara ilişkin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih, 2022/189 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,4-İstinaf  harcı olarak yatırılan 738TL, 269,85TL ve 179,90TL ki toplam; 1187,75TL harcın talebi halinde davalılara iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 492TL başvurma harcı ile 741,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.233,50TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 117,50TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3873fe660cbbcaac","SID":"81b35ce642ddddcd"}}