{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/35 <br>KARAR NO: 2025/394<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2024<br>NUMARASI: 2022/569 Esas - 2024/491 Karar<br>DAVA: Tespit<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... isimli firmanın sahibi olduğunu, davalı tarafından, müvekkiline ait mağazalarda ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... Sağlık Sigortası bulunan sigortalıların dikkat çekici oranda numaralı gözlük alımı yapıldığının tespit edildiği iddiasıyla yapılan araştırmalarda ...'in yönlendirmesi ile Dr. ...'ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlendiğine, gözlük camı ambalajlarının ve numaralı gözlük garanti sertifikalarının verildiğine ilişkin suistimale dair tespitte bulunulduğunu, ...'nın bahsi geçen ...'in sahibi olduğundan ötürü Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu veri tabanına bildirildiğini, müvekkilinin Sağlık Sigortası Poliçesi veya Kasko Sigorta Poliçesi vb. özel sigorta poliçelerini yaptırmak istediğinde ya talebinin sigorta şirketlerince reddedildiğini ya da fahiş oranda prim talep edildiğini, müvekkiline bildirim yapılmadığı gibi tüm sigorta branşlarından SİSBİS kaydı oluşturulduğunu, sağlık poliçesi, kasko poliçesi konut poliçesi yaptıramadığını, yanlış sigorta uygulamasına sebebiyet veren kişinin müvekkili olmadığından hatalı bir işlem tesis edildiğini, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu ve Yanlış Sigorta Uygulamaları'nın Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerinde sigorta şirketlerinin gizli ve hileli bir şekilde yerinde inceleme yetkisinin bulunmadığını, 5193 sayılı Kanuna göre İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sadece mesul müdür sorumlu tutulabilecekken gözlüklerle ilgili müvekkilimin adının SİSBİS veri tabanına işlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, optisyenlik mesleğinin icrasıyla ilgili müvekkilinin yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili hakkında orantısız ve ölçüsüz bir ceza uygulandığını belirterek davalı sigorta şirketince SİSBİS veri tabanına işlenen kaydının kaldırılmasını talep ve dava edilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi'nin 2020/290-750 sayılı 10.09.2020 tarihli kararı ile davacının lehine olan Üsküdar Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 13/03/2020 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline kesin olarak karar verildiğini, bu kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, müvekkili nezdinde ... Sigortası bulunan sigortalıların davacıya ait ...'ten dikkat çekici oranda numaralı gözlük alımı yaptıklarının tespit edildiğini, müvekkilinin şirket araştırma ekibi tarafından ...'te yerinde inceleme yapıldığını, ...'den güneş gözlüğü alımı yapılmasına rağmen ...'in yönlendirmesi ile Dr....'ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlendiğini ve garanti sertifikalarının verildiğini, Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı Ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'te sigorta ilişkisi içerisindeki taraflardan ya da bu ilişkide rol oynayan kişilerden bir veya birkaçına haksız menfaat sağlamaya yönelik her türlü yanlış sigorta uygulamasının Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlenmek zorunda olduğunun düzenlendiğini, davalının sahibi bulunduğu iş yerinden güneş gözlüğü alımı yapılmasına rağmen, ...'in yönlendirmesi ile Dr. ...ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlenmesinin ve gözlük camı ambalajlarının ve numaralı gözlük garanti sertifikalarının verilmesinin yanlış sigorta uygulaması niteliğinde olduğunu, davacı ... müessesi sorumluluğu çerçevesinde işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zarardan sorumlu olacağını, özellikle davacının haksız menfaat sağlayan taraf olduğu dikkate alındığında sorumsuzluk savunmasında bulunamayacağını, sair fatura, garanti belgesi gibi belgelerde de davacının kaşe ve imzasının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının bu konudaki iddialarının alınan bilirkişi raporunda yer alan Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 10. ve 11. maddesinde belirtilen bildirim yükümlülüğünün sigorta şirketi tarafından yerine getirilmediği, bu hususta dosyaya delil ve belge sunulmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından SİSBİS'e bildirilen veri kaydı nedeniyle; Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde davacının sözleşme yapma ve sözleşmede taraf olma özgürlüğünün kısıtlandığı, davacının 21.03.2019 tarihli ...'e oluşturulan kayda ilişkin kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadan, sigortacı tarafından bildirim yükümlüğü yerine getirilmediğinden yine ilgilinin savunma ve itiraz haklarını kullanmasına izin verilmeden bir hakkın kısıtlanmasına yol açan bu kaydın 5684 sayılı yasanın 13.md ve 32/5 md. aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı adına oluşturulmuş ve onaylanmış 21/03/2019 tarihli, 30156 bildirim numaralı ... kaydının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının sahibi olduğu ...'den güneş gözlüğü alımı yapılmasına rağmen ...'in yönlendirmesi ile Dr....'ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlendiğini ve garanti sertifikalarının verildiğini, ...'nın ... isimli anlaşmasız kurumun sahibi olduğunu ve poliçe teminatı olmayan uygulamalar gerçekleştirdiği halde numaralı gözlük reçete gözlük bedeline ilişki fatura ve garanti belgesi ile sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları belgesi tanzimi suretiyle poliçe teminatı dahilinde karşılanacak şekilde uygulamalar yaparak müvekkil şirketi yanıltıcı faaliyette bulunduğunu, Yanlış Sigorta Uygulamaları ile ilgili Yönetmelik uyarınca müvekkili şirketin haksız menfaat sağlamaya yönelik yanlış sigorta uygulamalarını bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorunda olduğunu, davalının sahibi bulunduğu iş yerinden güneş gözlüğü alımı yapılmasına rağmen, ...'in yönlendirmesi ile Dr. ...'ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlenmesinin ve gözlük camı ambalajlarının ve numaralı gözlük garanti sertifikalarının verilmesinin yanlış sigorta uygulaması niteliğinde olduğunu, davacının optisyenlik müessesi sorumluluğu çerçevesinde işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zarardan sorumlu olacağını, özellikle davacının haksız menfaat sağlayan taraf olduğu dikkate alındığında mevzuata atıf yaparak somut olaydaki mesul müdürün sorumlu olacağından bahisle sorumsuzluk savunmasında bulunamayacağını, sair fatura, garanti belgesi gibi belgelerde de davacının kaşe ve imzasının bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacı hakkındaki SİSBİS kaydının kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı tarafından işletilen iş yerinde poliçe teminatı kapsamında olmayan güneş gözlüğünün, numaralı gözlüğe ilişkin reçete, fatura ve garanti belgesi ile sahte muayene ve  ölçüm raporu tanzimi suretiyle poliçe teminatı dahilinde karşılanacak şekilde uygulamalar yapıldığı gerekçesiyle davalı sigorta şirketi tarafından Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi'ne (SİSBİS) 21/03/2019 tarihinde yapılan bildirim üzerine davacı hakkında oluşturulan kaydın iptali talep edilmektedir. Yanlış sigorta uygulamaları ile etkin mücadele için yanlış sigorta uygulamalarının tespiti, bildirimi, değerlendirilmesi ve raporlanması ile ilgili usul ve esaslar ile bu çerçevede sigorta ilişkisi ile ilgili tüm tarafların yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 30/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı Ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4/1-d maddesinde \"yanlış sigorta uygulaması\"; \"Bu Yönetmelik kapsamında, sigorta ilişkisi içerisindeki taraflardan ya da bu ilişkide rol oynayan kişilerden bir veya birkaçına haksız menfaat sağlamaya yönelik her türlü fiil\" şeklinde tanımlanmıştır. Yönetmeliğin \"Bildirim yükümlülüğü\" başlıklı 11. maddesinde; sigorta şirketlerinin yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorunda oldukları, \"Veri tabanı\" başlıklı 12. maddesinde; Sigorta Bilgi Merkezi'nin yanlış sigorta uygulamalarına ilişkin bilgilerin kaydedildiği ve Müsteşarlıkça belirlenen yetkili kullanıcılar ile şirketlerin erişimine açık özel bir veri tabanı kuracağı, bu veri tabanında, sigortalı, hak sahibi, sigorta kapsamında hizmet sunucu ve diğer sigorta konusu menfaatte taraf olan ilgililer temelinde sistematik risk değerlendirmesini sağlayan bilgi işlem tabanlı kontroller tesis edileceği, \"Bilgi paylaşımı\" başlıklı 13. maddesinde; sigorta şirketlerinin iş kabullerinde ve her türlü risk değerlendirmelerinde Merkezin bu amaçla hazırlanan veri tabanında yer alan bilgileri dikkate alacağı, \"İlgili mercilere bildirim\" başlıklı 14. maddesinde; Sigorta Bilgi Merkezinin sistematik kontroller sonucunda veya kendisine iletilen bildirimler çerçevesinde yanlış sigorta uygulamasının suç mahiyetinde olduğunu tespit ettiği durumlarda keyfiyeti ilgili adli mercilere ve Müsteşarlığa iletmekle mükellef olduğu düzenlenmiştir.  Somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından, kendisi ile anlaşması olmayan davacıya ait iş yerinde Özel Sağlı Sigortası kapsamında yanlış sigorta uygulamaları yapıldığından şüphenilmesi üzerine kurumda gizli müşteri çalışması adı altında araştırma yapılmış olup bu kapsamda davalı sigorta şirketinin suistimalle mücadele uzmanı olan çalışanı tarafından davacıya ait iş yerine müşteri olarak gidilerek yapılan inceleme sonucunda güneş gözlüğünün sigorta teminatı kapsamında karşılanması için numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlendiği, numaralı gözlük ihtiyacı varmış gibi gösterilmesi amacıyla sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları sunulduğu tespit edilmiş, davalı sigorta şirketinin müşteri çalışması adı altında yaptığı bu tespite istinaden SİSBİS kaydı oluşturulmuştur. Bildirime konu alışverişe ilişkin 12.03.2019 tarih ve ... fatura nolu ... / ... 250.00-TL \"reçeteli gözlük bedeli\" açıklamalı fatura, iki adet gözlük çerçevesi için garanti belgesi, Göz Doktoru Op. Dr. ... imzalı 11.03.2019 tarih ... fatura nolu ile muayene açıklamalı 100-TL bedelli serbest meslek makbuzu, ... adına düzenlenmiş 0,25 dereceli 11.03.2019 tarihli göz ölçüm sonucu belgesi, 350-TL tutarlı 26.02.2019 tarihli kredi kartı ödeme bilgi fişi sunulmuştur. Davalı sigorta şirketi tarafından muhtelif tarih ve farklı kişiler ile ilgili poliçe kapsamında gözlük temini için gözlük fatura ve reçeteleri ibraz edilmiş ise de somut olay dışında bir bildirimde veya suç duyurusunda bulunulmadığı gibi gerek somut olayla gerekse diğer gözlük alımları ile ilgili davacı ve personelleri hakkında devam eden ceza soruşturması bulunduğuna dair bir bilgiye rastlanmamıştır. Bunun dışında Yönetmeliğin 10. Maddesinde düzenlenen bilgilendirme yükümlülüğü ile 11. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğine ilişkin bir delil sunulmamıştır. Dava konusu bildirime konu olay, mevcut bir işlem üzerinden yapılan inceleme sonucunda değil, davalı sigorta şirketi çalışanının müşteri gibi hareket ederek tespit ettiği olgulara dayanmakta olup bildirime konu yanlış sigorta uygulamasının, davalı sigorta şirketinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği de dikkate alındığında, bilgilendirme ve bildirim yükümlülüğü yerine getirilmeden, herhangi bir itiraz ve savunma hakkı tanınmadan 5684 S.lı Kanun'un 13 ve 32/5 maddelerine aykırı sonuçlar doğuracak şekilde oluşturulan kaydın silinmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan ‬‬187,8‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 310‬-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1555819ed887f50","SID":"cb2a6964e920d569"}}