{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t:<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>VEKİLİ\t: <br>VEKİLİ\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t:  21/03/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  07.07.2018 tarihinde ... Karayolu üzerinde, davalılardan sürücü .... ,  diğer davalı ... ' a ait ... plakalı çekici ... plakalı yarı römorkla, müvekkili ... plakalı motosikletiyle seyir halinde iken, davalı sürücünün taşıdığı boş çuval balyalarının müvekkilinin üzerine düşmesi nedeniyle yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davalı sürücünün gerek trafik kaza tespit tutanağında gerekse .... . Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... E., ... K. Sayılı dosyasında tek başına tam-asli kusurlu alarak tespit edildiğini, söz konucu ceza davasında davalı sürücüye hem adli para 21.10.2021 tarihinde kesinleştiğini, Söz konusu kazanın diğer davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin yüklerini taşıma işini yaparken meydana geldiğini, yolcu ve yük taşıma işleriyle uğraşan gerçek ve tüzel kişilerin hem “matorlu araç işleten” olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre ve hem de “taşımacı” olarak Türk Ticaret Kanunu ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümlerine göre sorumlu olduklarını, motorlu araç işletenlerin sorumluluklarının “trafik kazası” İle sınırlı iken, taşımacılar, taşımanın başladığı yerden bittiği yere kadar araç içinde ve dışında meydana gelen her türlü zararlardan sorumlu olduklarını, Motorlu araç işletenlerin, 2918 sayılı KTK” nun 3.maddesindeki tanıma ve 85.maddesi hükmüne göre “Karayolu üzerinde hareket halinde alanı bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve maddi zararla sonuçlanan” trafik kazalarından sorumlu iken, taşımacılar ve taşıma faaliyetlerine katılanlar, 6102 sayılı TTK.875.maddesine göre ayrıca sorumlu olduklarını, Kaza neticesinde müvekkilinin birden çok, açık çok parçalı kemik kırıkları oluşturacak şekilde yaralandığını ve kaza tarihinden beri halen daha tedavi gördüğünü, Müvekkilinin kaza nedeniyle götürüldüğü .....Yıl Devlet Hastanesi' nde ameliyata alındığını ancak ameliyat yerindeki yaranın kapanmadığı gibi, osteomiyelit olduğunu (kemik iliği ve çevresindeki kemiğin iltihaplanması), plastik cerrahi, psikiyatri tedavisi gördüğünü, Kemiğe takılan plakadan dolayı müvekkilindeki açık yaranın iyileşmediğini, müvekkilinin tekrar ameliyat olması ve yurtdışından özel platin/plaka getirtilmesi ve akabindeki duruma göre plastik cerrah tedavisine devam edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu ameliyatın. sonucunda müvekkilindeki devam eden fiziksel rahatsızlığın geçip geçmeyeceğinin de belli olmadığını, Müvekkilinin uzun yıllardan beri .... Muğla adresindeki iş yerinde tekel bayi - kuru yemiş üzerine İşyeri işletmekte olduğunu, şu an tek başına çalışamaz hale geldiğini, Müvekkilinin alkolün çok tüketildiği bir yerde ve merkezi konumda tekel - kuruyemiş satışı yaptığı gözetilerek meslek odalarından, dernek ve sendikalardan gerçek gelir yönünde araştırma yapılarak, gerçek gelirinin tespitini talep ettiklerini, iyileşme süresi olarak da bilinen geçici iş göremezlik süresinde çalışılamayanı her dönem için gerçek gelir üzerinden %100 maluliyet üzerinden tazminat hesaplama yapılması gerektiğini,  Davalı sigorta şirketi bir kısım ödeme yaptığını ancak bu ödemenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan uzak olduğunu, Müvekkilinin işbu kaza nedeniyle maddi zarara uğradığını bu nedenle şimdilik 500,00 TL. maddi tazminat talep ettiklerini, Müvekkilinin motosikletinde de hasar oluştuğunu ve bu hasarın bir kısmı sigarta şirketinden karşılandığını ancak tam zarar karşılığı ve değer kaybı ödenmediğini, bu nedenle şimdilik 100,00 TL hasardan kaynaklı, 100,00 TL. değer kaybından kaynaklı maddi tazminat talep ettiklerini, Müvekkilinin halen daha iyileşmediğini, tekrar ameliyat olacağını ve iyileşip iyileşmeyeceğinin belirsiz olması gibi kaygılar nedeniyle uğradığı manevi zarar nedeniyle 350.000,00 TL. manevi tazminat talep ettiklerini, Davanın kabulüne, 100,00 TL kazadan dolayı yapılan ve yapılacak olan SGK' dan karşılanmayan tüm tedavi giderleri ve tüm tedavifiyileşme süresince müvekkil tarafından yapılan/yapılacak belgeli, belgesiz her türlü sağlık, yol, yiyecek ve barınma vs. tüm masraflar, 100,00 TL geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, 100,00 TL. iyileşme süresince başkasının yardımına ve bakımına gereksinim nedeniyle o kişinin emeğinin karşılığı geçici bakım gideri, 100,00 TL sürekli iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan efor/güç kaybı, 100,00 TL. müvekkile ait motosikletin uğradığı zarar, 100,00 TL. Müvekkile ait motosikletin kazadan dolayı uğradığı değer kaybı, olmak üzere şimdilik 700,00 TL maddi tazminatın; tamamının davalılar .... San. Ve Tic. A.Ş., ... , ... kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte, diğer davalı ... Şirketi' den ise poliçe limitleri ve poliçede sorumlu olduğu alacak kalemleri dahilinde sorumlu kalmak kaydı ile temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 350.000,00 TL. manevi tazminatın ... Şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden İtibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 20/05/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle ; 1.220,50 TL. motorsiklet yönünden maddi zararın, 1.968.959,11 TL. cismani zararlar yönünden olmak üzere toplam 1.970.179,61 TL. maddi tazminatın tamamının, davalılar ... San. Ve Tic. A.Ş., ... , ... yönünden kaza tarihi olan  07.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte, diğer davalı .... Şirketi' den ise poliçe limitleri ve poliçede sorumlu olduğu alacak kalemleri ve miktarları dahilinde sorumlu kalmak kaydı ile temerrüde düştüğü (başvurunun şirkete ulaştığı tarih 13.09.2018 olup) 25.09.2018  tarihinden itibaren işleyecek  ticari reeskont avans faiziyle birlikte müştereken  ve müteselsilen tahsilini, 350.000,00 TL. manevi tazminatın .... Şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihi olan 07.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve arabuluculuktan kaynaklı vekalet ücreti dahil tüm vekalet ücretinin ... yönünden sorumluluğu dahilinde, diğer davalılara  tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle: .....Mahkemesi'nin ... E. Dosyasında kaza tespit tutanağı ile yetinilmiş olup olay yerine yeni bir keşfe gidilmediğini, bu haliyle kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacı .... yolun rüzgarından korunmak için seyir halinde olan tırın arkasırıdan çok yakın seyir ettiği ve tır şoförünün görüş açısında olmadığı defaatle beyan edilmişse de bu bilgiler hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, öncelikle tarafların kusurlarının hakkaniyetle belirlenebilmesi için olay yerine keşfe gidilmesi ve tüm tanıklarımızın dinlenilmesini talep ettiklerini,  Davacının aktif olarak çalışmakta olduğunu ve iş gücü kaybı bulunmadığını, davacının eğitim- araştırma hastanesine sevkini ve bu hastaneden iddia edildiği gibi engeline ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinden  350 bin TL manevi tazminat talep edildiğini, bu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle öncelikle kazada araçların kusur durumu ile ilgili tekrar keşfe gidilmesini ve bir bilirkişi raporu düzenlenmesini, davacının iddia ettiği gibi gerçekten kalıcı engel durumu olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmesini, davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap  dilekçesinde özetle:  Dava dilekçesinde bahsi geçen 07/07/2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkili şirkete 19/06/2018-19/06/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numarası ile, müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi He sigortalı olduğunu, Söz konusu poliçede teminat limiti ölüm ve sakatlanmada kişi başına 360.000-TL, maddi zararlarda araç başına ise 36.000,00-TL' olduğunu, Poliçe teminat limitlerini betirtmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu  tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini,   Müvekkili Şirketin Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu. Trafik sigorta poliçesi teminat kapsamı kanun ve genel şartlarla belirlendiğinden, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti, kazanç kaybı vb, gibi masrafları sigorta teminatı dışında kaldığını,  davacılar ile dava dışı grup .... A.Ş arasında düzenlenen 27.07.2018 tarihli temliknamede davacı yan tarafından konu trafik kazasına ilişkin alacak hakkının *12,5'inin temlik edildiğini, Konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... ve ... nolu hasar dosyası açıldığını, 02.01.2019 tarihinde 6.440,06 TL hasar tazminatı ödemesi, 25/02/2019 tarihinde 932,16 TL değer kaybı tazminatı ödemesi davacı yana yapıldığını, Ayrıca .. sürekli sakatlık tazminatı için 20.04.2020 tarihinde 155.895,99 TL davacı yana, 22.270,85 TL ise temlik alan ... ' a ödeme yapıldığını, Müvekkili şirketin, yapmış olduğu ödemeler, amir mevzuata göre ve aktüeryal hesaplamalar ile tespit edildiğini, Müvekkil şirketin ödemekle yükümlü olduğu tazminat ödemesi kalmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet yine de tazminat hesaplaması yapılacak ise, bu ödemenin faizi İle güncellenerek tazminattan tenzilat yapılması gerektiğini, Kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, Davacı yanın trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini,  Eğer herhangi bir tazminat sorumluluğunun doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi inceletmesi, 15.8.2007 tarihli Resmi Gazete' de yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılması gerektiğini, 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartları, amir mevzuattır. ZMMS Genel Şartları'na göre sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının TRH-2010 Mortalite tablosuna göre yapılması gerektiğini, Hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu dikkate alınır. Tablonun belirli periyodlarla güncellenmesi halinde tazminatı tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplandığını, Hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz) X1.8 olarak dikkate alındığını. İskonto oranı (teknik faiz) gerekli görülen hallerde Hazine Müsteşarlığı tarafından güncellendiğini, Belgelendirilmiş olması durumunda, hesaplamalarda ölen kişinin vergilendirilmiş geliri, dikkate alındığını vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulamaması durumunda hesaplama, asgari ücret kullanılarak yapıldığını, Hesaplama ve talebe yönelik değerlendirme poliçe tanzim tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı'nca düzenlenen 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren 04/05/2015- tarih ve 29355 sayılı “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” na göre yapılması gerektiğini, Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmelidir. Bu parçalarla değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirildiğini, bu da mümkün değilse orijinali ile değiştirilebileceğini, ayrıca aracın modeli yıllı, kilometresi ve daha önce meydana gelmiş olan hasarları olup olmadığına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, Uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin, üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne Zaman temerrüde düşeceği, önem kazandığını, Müvekkili şirket tarafından gerekli ödeme hasar aşamasında yapıldığını, bu nedenle sorumluluğu bulunmayan Müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının faiz İsteme hakkı doğmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi ve yasal faiz olması gerektiğini,  Bu nedenlerle:Davanın usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda yapılan ödemeler nedeniyle haksız davanın reddini, temlikname doğrultusunda karar verilmesini, Kusur tespiti için dosyanın... Dairesi'ne gönderilmesini, Maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tip Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne Veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü'ne sevkini, dolaylı zararlara ilişkin taleplerin reddini, Geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri teminat dışı olduğundan söz konusu taleplerin reddini, kusurun ve Maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe İimitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, davacının hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talebine yönelik bilirkişi Taporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın yürürlükte bulunan ve Resmi Gazete' de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, Müvekkilinin temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın mahkeme aksi kanaatteyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, 7327 sayılı kanunun işbu davada uygulanmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin bu kazada kendisinin esasen bir kusur veya kabahatinin olmadığını, bu nedenle hakkında açılan davanın haksız olduğunu, Söz konusu mahkeme esnasında aldırılan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, Müvekkilinin şoför olduğunu ağır vasıta kullandığını ekonomik krizin yaşandığı günümüzde aldığı aylık kendisinin ve ailesinin geçimine  kıt kanaat yettiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \" 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, <br>2-Davalı ....karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>a)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca  30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... vekiline  verilmesine, <br>b)Davalı .....A.Ş tarafından dosyaya herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>3- 1.220,50 TL motosiklet hasar ve değer kaybının davalılar ....,....ve..... müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı..... Yönünden temerrüt tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine,<br>Diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07/07/2018 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, <br>4-)  1.939.384,77 TL Kalıcı Maluliyet Tazminatı,<br>      15.764,98 TL Geçici İş göremezlik Tazminatı, <br>      4.809,36 TL Bakıcı Gideri ve      <br> 9.000,00 TL Tedavi Giderlerinin davalılar ...., .... ve .... müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, ( Sigorta Şirketinin bakiye poliçe limiti olan 181.833,16 TL'den sorumlu  olmasına) Davalı ... Şirketi Yönünden temerrüt tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, Diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07/07/2018 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, <br>5- Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı talebinin REDDİNE,<br>6- 80.000,00 TL Manevi tazminatın davalılar ... ve ... kaza tarihi olan 07/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Söz konusu kazanın diğer davalı ... . Ve Tic. A.Ş.' nin yüklerini taşıma işini yaparken meydana geldiğini, bu hususun, davalı sürücünün gerek kazanın olduğu 07.07.2018 tarihinde .... ' nda verdiği  ifadesinden, gerekse 04.07.2019 tarihinde .... Ceza Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyasında verdiği ifadesinden ve gerekse kaza anında çekilen fotoğraf ve videodan açıkça davalı Şirketin ismi yazan çuvallardan, davalı şirketin yük taşıma işini yaptığının açıkça görüldüğünü, davalılar arasındaki akitlerin, irsaliye faturalarının taraflarında bulunması mümkün olmadığından yerel Mahkemeden  davalı ... ile davalı .... Ve Tic. A.Ş.' nin ticari kayıtlarını ve taşıma işine ilişkin irsaliye faturalarının istenilmesi, yine maddi vakıanın aydınlatılması ve gerçeğin tespiti için davalı sürücünün isticvap edilerek, kaza tarihinde davalı .... . Ve Tic. A.Ş.' nin yükleri için çalışıp çalışmadığının sorulması talep edildiğini, ancak yerel Mahkemece bu talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, taşımacılar ve taşıma faaliyetine katılanlar, hem “tehlike sorumlusu” ve hem de “kusur sorumlusu” oldukları gibi, motorlu araç işleten olarak 2918 sayılı KTK’nun 85/Son maddesine ve taşımacı olarak 6102 sayılı TTK.879.maddesine göre çalıştırdıkları kişilerin kusurunda “kendi kusuru gibi” sorumlu olduklarını, dava konusu kazanın yük  taşımasında, boş çuvalların dorseden uçması sonucunda meydana geldiğini, meydana gelen kazada da hem gönderenin hem de  taşıyanın sorumluluğu olduğunu, bu hususun ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda da sabit olduğunu, davalı sürücünün , araç işletenin ve yükleri taşınan davalının tüm zararlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, yerel Mahkemece re'sen araştırılması gereken bir husus olmasına rağmen, taleplerinin hiçbir kabul edilmeden ve re'sen araştırma da yapılmadan, salt davalının soyut beyanına dayalı olarak husumet yönünden reddedildiğini, davalının kendi uhdesinde bulunan kayıtlara dayanarak husumet itirazında bulunması tamamen kötüniyetli davranış olduğunu, Mahkemece taleplerinin değerlendirilmeden, taraflar arasındaki ilişkiden bağımsız 3. Kişi olup, evraklara ulaşmaları mümkün olmadığından, bu konudaki delilleri toplanmadan ve talepleri değerlendirilmeden, delil olmadığı gerekçesiyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesinin de kötüniyetli davranışın korunması mahiyetinde olup, bilindiği üzere herkes haklarını kullanırken TMK.'nun 2. maddesinde tanımlanan dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunda olduğunu, kötü niyetli davranışı hukukun korumayacağını, davalının kendi kötüniyetli tutumundan yararlanarak bir hak elde etmesi ve bu hakka dayanması da olanaklı olmadığını, bu kaza neticesinde müvekkilinde birden çok, açık çok parçalı kemik kırıkları oluşturacak şekilde  yaralandığı ve kaza tarihinden beri halen daha tedavi gördüğünü, müvekkilinin halen iyileşmemiş olup, bu konudaki yasal haklarını saklı tuttuklarını, mahkeme tarafından iki kez bilirkişi raporu alındığını, ancak söz konusu raporlarda müvekkilinin geçici iş göremezlik süresi, kalıcı maluliyet oranı, bakıcı ihtiyacı ve SGK kapsamı dışında fatura edilmeyen iyileşme giderlerinin doğru tespit edilmediğini, ancak mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda müvekkilinin geçireceği operasyon ve tedavilere ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, ... Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 15.01.2020 tarihli rapor ile 30.01.2023 tarihli raporun aynı olduğunu, aradan geçen zamanda müvekkilinin tekrar ameliyat olması ve birçok tedavi görüp, halen iyileşmemesine rağmen, bunlara ilişkin hiçbir değerlendirme bulunmadığını, müvekkilinin kalıcı sakatlık oranı çok daha yüksek olup, rapordaki oranın hatalı olduğunu, müvekkilinin yurt dışından platin getirtilerek, yeniden ameliyat olması durumu söz konusu olduğunu,  iltihap nedeniyle müvekkilinin devamlı özel olarak ücretli ... ' de ozon tedavisi vs gördüğünü, müvekkilinin belgeli-belgesiz bir çok gideri olduğu gibi, iyileşme süresince başkasının yardımınına ve bakımına gereksinim duyulması nedeniyle bakıcı gideri, geçici ve kalıcı iş göremezlik ve olunacak ameliyat ve tedaviler ile iyileşme süresince yapılan her türlü harcamalar, müvekkilin ve yakınlarının yol, yeme-içme, barınma giderleri. vs olmak üzere raporda belirtilende daha çok zararının  mevcut olduğunu, Tüm hastane kayıtları ve raporlarından da anlaşılacağı üzere 07.07.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilde oluşan fiziksel hasar müvekkilin hayatını önemli ölçüde etkilemeye devam etmekte olduğunu, Müvekkilinin şiddetli ağrılar çekmekte, uzun süre ayakta kalması halinde şiddetli ağrıdan duramaz hale gelmekte ve yürüyünce ayaklarında fazla ısınma meydana gelmekte, yük kaldıramamakta ve eskisi gibi işyerinde çalışamamaktadır.   müvekkilinin  tekel bayi-kuru yemiş üzerine işyeri işlettiğini, devamlı ürün taşıması, yerleştirmesi, tezgah arkasında ayakta durmasının gerektiğini, müvekkilinin bu kaza nedeniyle iş yerini düzenli açamadığı gibi, günlük birçok işini başkasından yadım almadan yapamaz durumda olduğunu, hayatını idame ettirmek için çalışmak zorunda olan müvekkilinin, kaza sonrası öncesinde olduğu gibi çalışamamakta ve ağrılarının giderek artması nedeniyle sürekli fiziki ağrı ve acı yaşadığını, müvekkilinin geçirdiği operasyon ile tamamen iyileşip kazadan önceki haline dönmesi, eski sağlığına kavuşması mümkün olmaması nedeniyle sözkonusu trafik kazasının müvekkilinde kalıcı hasarlar bıraktığı ve ekonomik geleceğinin de sarsıldığını, yerel mahkemece hükme esas alınan  raporda müvekkilinin asgari ücret gelirine sahip olduğu tespitiyle hesaplama yapıldığını, oysa ki müvekkilin geliri asgari ücretin üzerinde olduğunu, gerçek zarar saptanarak hüküm altına alınması gerektiğini, müvekkilinin alkolün çok tüketildiği bir yerde ve merkezi konumda tekel-kuruyemiş satışı yaptığı gözetilerek gerçek gelirinin tespiti ile hesaplama yapılmamış olmasının usule aykırı olduğunu, müvekkilinin motoru yönünden zararı daha fazla iken yine eksik inceleme ile alınan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, müvekkilinin yaşadığı ve halen yaşamaya devam ettiği acı, endişe ve üzüntü ile kazanın meydana geliş şekli ve davalıların yaptıkları işin mahiyeti, sorumlulukları, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olayın güvenlik önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık unsuru da göz önünde bulundurularak, indirim yapılmaksızın manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesinin talep edildiğini, ancak yerel Mahkemece çok düşük bir tazminat miktarına hükmedildiğini, gerek müvekkilinin bulunduğu durum ve gerekse karşı tarafın olayın başından beri  sorunu yok saymaları ve bu anlamda müvekkil üzerinde daha fazla psikolojik sorun yaratmaları nedeni ile müvekkili lehine olumsuz duygularını ve acılarını bir nebze de olsa yatıştıracak hakkaniyete uygun talep edilen miktar üzerinde tam  manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat kısmi ya da belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını,  müvekkilinin ıslah veya tamamlama imkanının olmaması nedeniyle hak kaybına uğramamak amacıyla talebini baştan belirlediği ki yaşanılan olaya göre de afaki değil çok makul bir rakam olarak belirlendiğini, hak kazandığı tazminatın 1/3’ünden fazlasını vekalet ücreti adı altında davalılara geri ödemek zorunda bırakıldığını ve açılan manevi tazminat davasının bu şekilde müvekkili açısından büyük ölçüde anlamsız hale geldiğini, bu haliyle müvekkilinin mahkemeye erişim hakkı, hak arama özgürlüğü ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bu nedenlerle  ... ’ nin ... E-... K.  sayılı kararının  müvekkili lehine kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesini,  yargılama giderleri ve arabuluculuktan kaynaklı vekalet ücreti dahil tüm vekalet ücretinin .... Şirketi yönünden sorumluluğu dahilinde, diğer davalılara  tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... 'nın davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesi ile; Davacı taraf her ne kadar istinaf dilekçesinin ilerleyen kısımlarında hükmedilen tazminatların yetersiz olduğunu, aldırılan raporların da yetersiz olduğunu kendisinin geçici iş görmezlik oranının daha çok olduğunu iddia ve beyan etmiş ise de bu hususları kabul etmediklerini, karşı tarafın istinaf başvuruları yasal dayanaktan yoksun olup haksız ve yersiz olduğunu, yerel mahkemede davanın seyri esnasında ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğini, bu nedenlerle karşı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu tüm hususlara itiraz ettiklerini, aleyhe olan hiçbir talebi kabul etmediklerini, karşı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı .... . A.Ş.vekilinin istinafa cevap dilekçesi ile; Yerel mahkeme tarafından  husumet yönünden davanın reddine şeklinde kararını kabul ettiklerini, kazaya karışan diğer davalılar ile müvekkilinin hiç bir fiili ve hukuki ilişkisi bulunmadığını, olayın dorseden uçan boş çuvaldan kaynaklandığını belirten davacının,  müvekkili firmanın ne surette gönderen durumunda olduğunu da belirtmediğini, müvekkilinin davada taraf olması için, davacının uğradığı iddia ettiği zarar ile illiyet bağının olması gerekli olduğunu, müvekkilinin kazaya karışan davalıları tanımadığı gibi, bahse konu olaya karışan araç ile taşıma sözleşmesi vb. Hiçbir hukuki /fiili bağlantısının da bulunmadığını, davacı yanın 24.05.2022 tarihli beyan dilekçesinde taşıma işine ilişkin irsaliye faturalarını talep ettiğini, ancak kanunda da belirtildiği üzere davacı tarafından süresi içerisinde bildirilmeyen delillere ilişkin talepte bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine açılan iş bu davada müvekkili ile diğer davalıların yük taşıma ilişkisi olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, ancak müvekkili ile diğer davalılar arasında herhangi bir sözleşme, hukuki ve fiili irtibat  bulunmadığından dolayı, tarafı olmadığı halde bahse konu davanın müvekkiline yöneltilmiş olması, hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacı tek bir cümle ile müvekkiline yönelik beyanda bulunmuş ancak bu beyanını destekleyecek herhangi bir belge dosyaya ibraz edemediği gibi iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle müvekkili açısında  husumet yokluğu nedeni ile  müvekkil açısından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini  istemiştir. <br>Davalı ... istinaf başvuru dilekçesi ile; Mahkeme dosyasında aldırılmış bulunan .... Anabilim Dalı, Adli Tıp Bilirkişi Kurulu Raporunun sonuç kısmında; Nedensellik İlişkisi kısmında: kişinin değerlendirme sonucu tespit edilen sekellerinin 07.07.2018 tarihli kaza ile nedenselliğinin bulunduğu denildiğini, oysa bu rapor içeriğinde somut bir şekilde bu nedensellik bağını ortaya konulacak hiçbir ölçü ve değer ortaya konulmadığını, salt .... beyanları üzerine kendisinden dinlenilen hikaye anlatımları sonucunda Kurul böyle bir nedensellik ilişkisinin bulunduğunu raporunda belirttiğini, bu hususları kabul etmediklerini, mahkemeye itirazlarını sunduklarını ancak yerel mahkeme gerekçeli itirazlarını dikkate almadığı ve buna göre kararını verdiğini, kişinin Geçici iş göremezlik süresinin 270 güne kadar uzayabileceği şeklindeki betimleme ye de yine yerel mahkeme safhasında itirazlarını  ve taleplerini dikkate almadığını, Türkiye şartlarında bu kişinin bu kadar geçici iş göremez durumda olması için işyerinin bu kadar süre kapalı olması gereklidir yada işyerini işletecek başka sigortalı birini çalıştırılması gerekli olduğunu, davacı nın kendi işyerinde sigortalı birini çalıştırdığına dair dosya arasında bir belge olmadığını , aynı zamanda işyerini iddia edilen süre kadar kapalı tuttuğuna dair dosya arasında bir belge de sunulmadığını, bu yöndeki  itirazları dikkate alınmadan dosyanın aktüerya bilirkişisine  sevk edilerek rapor aldırılması sonucu fahiş tazminat hesaplamalar ortaya çıktığını, karşı tarafın iş yeri çalışmaya devam ettiğini ve yine karşı tarafın bu yönüyle kazanç kaybı söz konusu olmadığını,  ... Vergi Dairesi kayıtlarına bakıldığında davacı tarafın gelirinde bir düşüş de olmadığını,  Aktüerya Hesap Bilirkişisinin yaptığı hesaplamaların fahiş olduğunu, müvekkili davayı ve tazminat ödemeyi kabul etmemekle birlikte, şayet bir tazminat hasıl olacaksa da zenginleşmeme/fakirleşmeme kuralına/ölçütlerine riayet edilmesi gerektiğini, ancak Yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminat bu yönüyle müvekkilinin fakirleşmesine ve karşı tarafın da zenginleşmesine neden olacağını, bu nedenlerle  istinaf kanun yolu başvuru taleplerinin kabulü ile; ... Mahkemesi'nin ... Esas Nolu, ... Karar Nolu dosyasında 11.12.2024 tarihinde yasalara ve usule açıkça aykırı olarak verdiği davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... vekilinin  istinaf başvuru dilekçesi ile; Davacı yan her ne kadar davaya konu ettiği alacak kalemlerinin tamamını \"belirsiz alacak\" olarak davaya konu etmişse de davaya konu edilen alacak kalemlerine ilişkin olarak belirsiz alacak davası açılamayacağı, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, yerel mahkemece davaya konu uyuşmazlığın çözümü için yeterli ve gerekli araştırmalar yapılmadığını, taraf delilleri toplanmadığını, dosya içeriği incelendiğinde yalnızca davalı .... ekonomik ve sosyal durum araştırma sonucun dosya içeriğinde yer aldığını, davacı ve davalı müvekkilinir ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanaklarının dosya içeriğinde yer almadığını, bu nedenle tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmadan verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, yerel Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları bilinmeden hüküm kurulduğunu,  davada kusur tespiti açısından yerinde keşif yapılması ya da bilirkişilere yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesi son derece önemlidir ancak mahkemece keşif yapılmadığı gibi bilirkişilerce de kazaya konu alana gidilmemiş yalnızca dosya üzerinden inceleme yapılarak kusura ilişkin tespit yapıldığını, kusur tespiti kabul edilmemesine rağmen dosya Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine gönderilmediğini,  eksik ve hatalı tek bir raporla yetinildiğini, gerekçeli karar incelendiğinde sonuç kısmında davalı müvekkilinin davacı lehine hükmedilen tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunun  görüldüğünü, ancak ne dosya içeriğinde yer alan bilirkişi raporlarında ne de gerekçeli kararın hiçbir yerinde davalı müvekkili ... söz konusu hüküm altına alınan tazminattan neden sorumlu tutulduğunun değerlendirmediğini, kararda müvekkilinin sorumluluğun sebebi dahi belli olmadığını, müvekkilinin söz konusu olayda kusurunun olduğuna dair hiçbir tespit dosya içeriğinde yer almadığını, mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere davacıya kaza olduktan sonra sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olması sebebiyle bilirkişi raporunda yapılan seçenekli hesaplamalardan oranlama ile mahsup yolunun kabul edilmesi gerektiğini, (tüm itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla) ancak yerel mahkeme gerekçeli kararında bu yöntemlerden faizli mahsubu mu yoksa oranlama ile mahsubu mu kabul ettiğini dahi gerekçeli kararında belirtmediğini, kararın bu yönüyle dahi eksik olduğunu, ancak davacı yanın bedel artırım dilekçesi incelendiğinde oranlama ile mahsup edilen tazminat üzerinden değil de faizli mahsup ile belirlenen rakam üzerinden bedel artırımında bulunduğu ve mahkemece davacının taleplerinin kabul edildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde mahkemenin de haksız ve hukuka aykırı şekilde faizli mahsup seçeneğini hükme esas aldığının anlaşıldığını, davacı yan sunduğu ilk bedel artırım dilekçesinde motosikletin uğradığı hasar ve değer kaybı talebini 1.020,50-TL, tedavi gideri talebini 8.900-TL, geçici iş göremezlik talebini 15.664,98-TL, bakıcı gideri talebini 4.709,36-TL, sürekli iş göremezlik talebini ise 895.220.30-TL artırmaya talep ettiğini, ikinci bedel artırım dilekçesinde ise diğer alacak kalemlerinde bir değişiklik yapmaksızın sürekli iş göremezlik talebini 1.043.964,47-TL daha artırmayı talep etmiş, davacının bedel artırım dilekçesinden sonra aldırılan ek rapor asgari ücret güncellemesi nedeniyle olup bu durum davacıya ikinci kez bedel artırım dilekçesi sunma hakkı olmadığını, dolayısıyla davacının ikinci kez bedel artırım dilekçesi sunması usul ve yasalara aykırı olduğunu, dava dilekçesinde araç hasar bedeli ve araç değer kaybı bedeli yönünden ayrı ayrı taleplerde bulunan davacının bedel artırım talebinde bu iki kalemi birleştirmesi ; mahkemenin de bu doğrultuda bu iki kalemi birleştirerek hüküm kurması hukuka aykırı olup kararın kaldırılmasını gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun ve tehiri icra taleplerinin kabulünü, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Her ne kadar istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; HMK'nın 356. Maddesinde aynı Yasanın 353. Maddesinde belirtilen haller dışında istinaf incelemesinin duruşmalı yapılacağının düzenlendiği ve incelemeye konu dosyanın kapsamından da HMK'nın 353. Maddesi uyarınca duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından, duruşma talebi yerinde görülmemiş ve istinaf incelemesi dosya üzerinden gerçekleştirilmiştir.<br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davacı vekili, davalı İbrahim Akyol vekili ile davalı .....vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.<br>Dosyanın tetkikinde; davacı tarafça dava konusu kazanın davalılardan  ... . Ve Tic. A.Ş.' nin yükleri taşınırken dava konusu kazanın meydana geldiğini beyanla bu davalıya da husumet yönelterek dava açılmış  ve ilk derece mahkemesince  \"Diğer yandan davacı taraf her ne kadar dava açarken, davalı tarafın römorkundan düşen çuvalın üzeride ... ibaresi bulunduğundan ve  davalı ... şirketinin ürünleri taşındığından bahisle iş bu davalıya karşı dava açmış ise de dosyada yapılan inceleme neticesinde davacının üzerine düşen boş çuvalın üzerinde sadece '...' ibaresinin bulunduğu, sırf uçan bir çuvalın üzerinde yazan ibare ile davalıya ait ürünlerin taşındığından bahsedilemeyeceği, yine taşımaya dair herhangi bir fatura ya da taşıma belgesi ibraz edilmediği, yalnızca çuvaldaki bir ibare ile bu davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatiyle bu davalıya karşı açılan dava husumet yokluğu  nedeniyle reddedilmiştir.\" gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddedilmiş ise de bu yöndeki davacı delilleri toplanmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.Nitekim dava konusu kaza davalı .... 'a ait ... plakalı çekici ... plakalı yarı römorkte taşınan büyük, boş yem çuvalı  balyalarının   davacının kullandığı  .... plakalı motosiklete  doğru savrulmasıyla meydana gelmiş olup \"6102 sayılı TTK'nin 863. madde hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. \" hükmü gereği  .... A.Ş.'nin gönderen/yükü taşıtan sıfatının bulunduğunun tespiti halinde Borçlar Kanunun 49 vd. Maddeleri hükümlerine göre 3. Kişiye verilen zarardan sorumluluğu  söz konusu olacağından bu hususun tespiti önem taşımaktadır.Bu nedenle bu yöndeki davacı delilleri toplanarak ve gerekirse  .... davalı ... varsa taşıma işine ilişkin kayıtları irdelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Ayrıca dosyanın incelenmesinde davacı ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durum araştırmaları tamamlanmadan sadece davalı ... ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin müzekkere cevabı ile yetinilerek manevi tazminat miktarının tayin edildiği anlaşılmakla bu husus da kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin  istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ İLE; ... Mahkemesi'nin ... tarih, ....Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,   <br>4-Davalı ... tarafından yatırılan 615,40 TL ve 34.396,50 TL  istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>5-Davalı .... tarafından yatırılan 35.011,94 TL ve 615,40 TL  istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>6-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>7-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>8-Davalı ....  vekilinin istinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 20/03/2025<br>......... <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f348f7bbfe6bf1de","SID":"75ecea649a2644dc"}}