{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>TALEP                                   : İhtiyati Tedbir<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine ... Dairesinde davalı tarafından bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalının  3.500.000 TL'lik bir bonoyu icraya koyduğunu, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildikten sonra müvekkilinin böyle bir bono imzalamadığından emin olduğu için iki ayrı yargı yoluna başvurulduğunu,  imzaya itiraz edildiğini, ardında suç duyurusu yapıldığını, İcra Hukuk Mahkemesinin , toplanan belgelerle imza inceleme yaptırdığını, imzanın müvekkiline ait çıktığını ancak müvekkiline hile ve desise ile imza attırıldığının anlaşıldığını, davalının, bir araç getirip müvekkilinin kullanımına verdiğini, daha sonra kaza gibi bir duruma karşılık araç kiralama sözleşmesi yapılmasını talep ettiğini ve yazılı bir sözleşme getirip alelacele müvekkile imzalatıldığını, müvekkilinin, araç kiralama sözleşmesi imzaladığını zannederken  sayfanın alt kısmının bono olarak düzenlendiğini hile ve desise ile imza attırıldığını beyan ederek  başlatılan takibin dayanağı belgenin, alınan ve orjinali  ... Hukuk Mah: ... Esas sayılı dava dosyasında bulunan kriminal rapora göre kambiyo vasfı taşımadığı resen gözetilerek takip hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesine göre takibin ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmasına mahkeme aksi kanaatte ise 2004 sayılı İİK'nun 72/3'e göre tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İhtiyati Tedbire İtiraz Eden Davalı Vekili İtiraz Dilekçesinde Özetle: işbu davada, takibin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talebinin mahkemece teminatsız olarak kabul edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, mahkemece verilen kararın diğer mahkemeler nezdinde yürütülen yargılama sürecindeki gelişmelerin, tedbir kararında gerekçelendirildiğinin aksine davacının değil alacaklı konumundaki müvekkilinin  zarına bir duruma sebebiyet verdiğini ve müvekkilinin yargılama sonucunda haklı çıkması halinde alacağını tahsil edememe durumuyla karşı karşıya kaldığını, davacının imzaya itiraz talebiyle ... Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasından açmış olduğu davada, 21.11.2024 tarihinde verilen karar ile imzaya itiraz talebinin kabulüne karar verildiğini, bu karar ile, ... Müdürlüğü'nün takip dosyası karar kesinleşinceye kadar durmuş bulunduğunu, söz konusu karar hakkında taraflarınca  istinaf kanun yoluna başvurulacak olup gerekçeli kararın yazılarak taraflarına tebliğinin beklenmekte olduğunu, bilindiği üzere istinaf kanun yoluna başvuru takip dosyasından işlemlere devam edilmesi imkanı tanımamakta karar kesinleşene kadar müvekkilinin alacağını bu dosyadan tahsil için herhangi bir işlem yapılmasına yasal olarak imkan bulunmamakta olduğunu,  bu durumda, davacının mahkemeden ihtiyati tedbir talep etmesinde bir hukuki menfaatinin kalmadığını, mahkemenin  itiraza konu ihtiyati tedbir kararının gerekçesinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıfla, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulamayacağına ilişkin 2004 sayılı yasanın 72/3 maddesindeki düzenlemenin mahkemeye erişim hakkına orantısız bir müdahale oluşturup oluşturmadığının değerlendirildiğini ve 6100 sayılı HMK'nın 209.maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemeyecek ise de; takibe konu senedin sahte olduğunun veya içeriğinin sahte olarak oluşturulduğunun ceza mahkemesi ile ortaya çıkması, bir ceza soruşturmasında senedin geçersizliği ile ilgili yeterli delillerin mevcut olması ya da mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında alınan bir rapor uyarınca ortaya çıkması halinde davacının artık soyut bir iddiasından bahsetmek mümkün olmayacağından 6100 sayılı HMK.'nın 389. maddesi nazara alınarak takibin durdurulmasına karar verilebileceğinin  belirtilerek ....  Mahkemesi'nin ... Esayılı dosyasından alınan 03.07.2024 tarihli uzman raporu içeriğinin HMK.m. 389'da geçen yaklaşık ispat koşulunu sağladığının değerlendirildiğini,  \"senedin sahte olduğuna veya içeriğinin sahte olarak oluşturulduğuna dair bir ceza mahkemesi  kararı mevcut olmadığı gibi söz konusu uzman raporunda senedin geçersizliğini ortaya koyan bir tespit içermediğini, Uzman raporunun \"imza incelemesi\" bölümünde; \"senet üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında yapılan araştırma ve karşılaştırmada; A. İmzaların genel şekli B. İmzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı C. İmzalar içerisindeki dairesel dönüş hareketlerinin yapılışı D. İmzalar içerisindeki buklesel hareketlerin yapılışı, E. İmzaların bitim hareketlerinin yapılışı  yönünden benzerlikler görülmüş olup, söz konusu imzaların ... ELİ ÜRÜNÜ OLMASI KUVVETLE MUHTEMEL OLDUĞU kanaatine varıldığı\" açıkça belirtildiğini, Bu uzman raporunun \"tahrifat ve mürekkep incelemesi\" bölümünde ise; \" senet üzerindeki el yazılarının farklı ikinci bir cins mürekkepli bir kalem olduğu, senedin araç kiralama sözleşmesinin ilk sayfasının alt kısmından kesilen parça olduğu ve öncesinde bir bütün olarak bulundukları, senet üzerinde iki farklı cins mürekkepli kalem kullanılması ve senet üzerinde atılı bulunan imzaların kalem mürekkebi ile sözleşme sayfası üzerinde atılı bulunan imzanın kalem mürekkebinin aynı cins mürekkep olması nazarı dikkate alındığında senedin ilk aşamada kısmen boş olarak tanzim edilmiş ve sonradan boş kısımlarının yazılmış olabileceği\"  değerlendirildiğini, senedin, kenarları gayrimuntazam kesilmiş bir kağıt parçası olmasının veya üzerindeki yazıların ve imzaların farklı farklı kalemlerle yazılmış olmasının HMK m.205 vd. maddelerine göre ispat gücünü etkileyen bir yanı bulunmadığını, daha davanın başında müvekkili aleyhinde nihai hüküm verilmiş gibi bir kanaatle müvekkilin \"savunma ve adil yargılanma hakkının\"da ihlal edilmiş olduğunu beyan ederek  ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Somut olayda, her ne kadar davalı vekili Mahkememizin 17/10/2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasını talep etmiş ise de; mahkememizce verilen tedbir kararı ayrıntılı  gerekçesinde yer alan hususlar gereği tedbir kararının yerinde olduğu  itiraza konu kararda açıklanan gerekçeye, dayanılan deliller ve hukuksal sebeplere ve özellikle ihtiyati tedbir kararında usul ve yasaya aykırı bir yan görülmediğinden itirazın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerek yerel mahkemece verilen  karar gerekse diğer mahkemeler nezdinde yürütülen yargılama sürecindeki gelişmeler, tedbir kararında gerekçelendirildiğinin aksine davacının değil alacaklı konumundaki davalının zarına bir duruma sebebiyet verdiğini ve davalıyı yargılama sonucunda haklı çıkması halinde alacağını tahsil edememe durumuyla karşı karşıya bıraktığını, davacının imzaya itiraz talebiyle .... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından açmış olduğu davada, 21/11/2024 tarihinde verilen karar ile (söz konusu dosyada senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilmiş olduğu, senet üzerinde tahrifata dair bir tespitte de bulunmamış olduğu halde) imzaya itiraz talebinin kabulüne karar verildiğini, bu karar ile, ... Müdürlüğü'nün takip dosyası karar kesinleşinceye kadar durduğunu. söz konusu karar hakkında istinaf kanun yoluna başvurduklarını, ancak; bilindiği üzere imza itiraz davalarında istinaf kanun yoluna başvuru takip dosyasından işlemlere devam edilmesi imkanı tanımamakta karar kesinleşene kadar davalının alacağını bu dosyadan tahsil için herhangi bir işlem yapılmasına yasal olarak imkan bulunmadığını, mevcut durumda, ... Mahkemesi'nin söz konusu ara kararı ile, herhangi teminat alınmaksızın verilen ihtiyati tedbir kararı ile işbu menfi tespit davası sonucunda davacının haksız çıkması halinde davalının alacağını tahsil imkanı tehlikeye girdiğini ve tarafların çıkar dengesinin bozulduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacı aleyhine ... Müdürlüğünün .... sayılı Kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğini ve davacının davalıya böyle bir bono vermediğinden emin olduğundan imzanın benzetilmeye çalışıldığı düşüncesiyle imzaya itiraz yapıldığını, davalı tarafın, imza incelemesine esas olmak üzere bir adet \"araç kira sözleşmesi\" sunduğunu, takip sonucu bononun aslı da icra dairesinden getirtilerek imza incelemesi yapıldığını, imza incelemesi sonucunda, imzanın  kuvvetle muhtemel davacıya ait olabileceğine dair rapor verildiğini, davalı tarafın, bir süre kullanması için davacıya bir araç verdiğini, ardından herhangi bir kazaya karşı \"araç kira sözleşmesi\" imzalamasını istediğini, araç kira sözleşmesinin tamamen formalite olduğunu, kazaya karşı tedbir olduğunun belirtildiğini, ancak amacın alt kısmı bono olan araç kira sözleşmesi ile davacıya boş bir bono imzalatmak olduğu sonradan anlaşılmadığını, davalının boş olarak araç kira sözleşmesinin alt kısmında davacıya araç kira sözleşmesi olarak imzalattığı bonoyu, daha sonra koparıp icra koymasına karşılık tarafından imza itirazı yapıldığını, davalı  senedin imza kısmını ön plana çıkarmak suretiyle hakikati gölgelemeye ve mahkemenin dikkatini imzaya çekmeye çalıştığını, kambiyo senetlerinde sahteciliğin ve dolandırıcılığın vahim bir suç olmasının sebebi, bu dolandırıcılık ve sahteciliğin ortaya çıkmasının zor olması ve bütün başvurularından alınması gereken sonucu bir türlü almamış olmalarıyla sabit olduğu üzere ispatının zor olduğunu, eğer davalı taraf, imza konusunda kesin olarak lehine sonuç alacağına inanmanın telaş ve heyecanı ile araç kira sözleşmesi sunmasaydı, davacının çok daha ağır sonuçlara katlanmak zorunda kalabileceğini, Kriminal rapor ile senedin araç kira sözleşmesinden alındığı kesin olarak ortaya konulmasından başka hiç bir şeye ihtiyaç olmadığını, tüm belgelerin dava dosyasına sunulduğunu, gerek kriminal rapor, gerek davalının ceza soruşturmasına verdiği ifade, gerekse davalının alacaklı olduğunu iddia ettiği ve mahkemeyi yanıltmak için keserek sunduğu whatsapp yazışmaları (bu yazışmalarda davalının müvekkile evinin tamiri için verdiği 50.000 TL olduğu ve bu miktarı iade istediğini whatsapp yazışmasıyla sabittir) içtihatlar,.... Mahkemesi kararı dava dosyasında mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının kira sözleşmesinden kesip doldurduğu ve icraya koyduğu takip dayanağı bono  nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından tutuklu olmaması gerekirken, soruşturmanın ilerlememiş olması sonucunda ispatlanmış hususları bile ciddiye almayarak, mahkemelerin dikkatini hile ile atıldığı ispatlanan imzaya çekmek suretiyle suçları vasıtasıyla menfaat elde etmeye yönelik çabalarına geçit verilmemesi ve itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava menfi tespit inceleme konusu talep ise ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>Davacı dava  dilekçesinde; ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında kendisi hakkında icra takibi yapıldığını, ancak kendisinin böyle bir bonoya imza atmadığından emin olduğunu, bu hususta suç duyurusu yaptığını ayrıca icra hukuk mahkemesine başvurduğunu, davalının araç kiralama sözleşmesi yapıldığı sırada kendisine hile ve desise ile imza attırdığını, sayfanın alt kısmının bono olarak düzenlendiğini beyan ederek menfi tespit ile takip hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesine göre takibin ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmasına, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise 2004 sayılı İİK'nun 72/3'e göre tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verilerek takibin durdurulmasına karar verilmiş, davalı tarafından yapılan itirazın de reddedilmesi üzerine karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı hakkında ... Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, ... Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap üzerinden incelemesinde; ... Jandarma Kriminal Labaratuarı raporunda  “inceleme konusu senedin mukayese konusu araç kiralama sözleşmesinin ilk sayfasının alt kısmından kesilen parça olduğu ve öncesinde bir bütün olarak bulundukları, senet üzerinde iki farklı cins mürekkep kalem kullanılması, ve senet üzerinde atılı bulunan imzaların kalem mürekkebi ile sözleşme sayfası üzerinde atılı bulunan imzanın kalem mürekkebinin aynı cins olması dikkate alındığında senedin ilk aşamada kısmen boş olarak tanzim edilmiş, ve sonradan boş kısımlarının yazılmış olabileceği “ rapor edilmiştir. ... Hukuk Mahkemesi tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiştir.<br>Yapılan açıklama kapsamında somut olayın tetkikinde; eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğinde olduğu, mahkemece yazılı gerekçeyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu'nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması (zorunlu dava arkadaşlığı) hallerinde uygulanabilir. Bu ilkeler ışığında HMK'nun 209/1. maddesinin ilamsız icra takiplerine etkisi değerlendirilmelidir. Bu maddeye göre “adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” Bu maddenin icra takiplerinde uygulanması gerektiğine ilişkin olarak İcra Ve İflas Kanununda bir hüküm bulunmamaktadır.<br>Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nın 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. İmza itirazı, İİK'nun 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK 170/2).<br>İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı gibi takibin durdurulmasına da karar veremez. Sadece İİK.nın 169/a-2. maddesi uyarınca itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir. İcra mahkemesince takibe konu alacakla ilgili bir karar verilmiş olması, aynı alacak hakkında genel mahkemelerde dava açılmasına engel oluşturmaz.<br>Sahtelik nedeniyle açılan menfi tespit davası gibi, cumhuriyet savcılığına aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. Ancak cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse icra takibi durdurulabilir.<br>Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar ışığında, takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur.'' görüşüne yer verilmiştir.  Yargıtay 12.HD'nin 20.04.2015 tarih 2015/1965 E., 2015/1028 K. sayılı kararı da bu yöndedir.<br>Dairemizce Yargıtay 12. H.D'nin görüşüne iştirak edilmiştir. Zira İİK'nın 72/3. maddesinde özel ve açık bir düzenleme var iken ve HMK'ya açık atıf yapılmamışken HMK'nın 209. maddesindeki genel düzenlemenin uygulanması mümkün değildir. Aksinin kabulü  kötü niyetli imza inkarlarına yol açacağı açıktır. Buna göre, İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca menfi tespit davasında takip başladıktan sonra ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak davacı tarafça teminat karşılığı ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilecek olup, takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin koşullarının oluşmadığından, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde bulunmuş, ancak davacının dava dilekçesinde İİK 72/3 maddesi gereği de tedbir istediği gözönüne alınarak çoğun içinde az da vardır kuralı gereği bu yönde tedbir kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. <br>Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, .... Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında verilen 08/01/2025 tarihli ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE;<br>Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, <br>3-Davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin KISMEN KABULÜNE,  davacı tarafın  takibe konu alacağın yüzde on beşi oranında teminat göstermesi karşılığında, .... Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya (davalıya) ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takibin durdurulması talebinin reddine,<br>4-İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde istinaf yoluna başvuran davalıya  iadesine,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Davalı  tarafından yapılan istinaf giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>  8-6100 sayılı HMK’nun 359/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle ve  6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.13/03/2025<br>\t\t\t\t<br>....<br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be8cdfd85e826c05","SID":"2c4a438c70eec221"}}