{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2334 <br>KARAR NO: 2025/463<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/09/2021<br>NUMARASI: 2017/690 Esas -  2021/580 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat  (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/08/2013 tarihinde, sigortası bulunmayan ... plakalı aracın, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete  kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını ileri sürerek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  müvekkili... için 2.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00-TL geçici bakım gideri olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 28/05/2021 tarihli dilekçesi ile  geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.411-TL, kalıcı iş göremezlik talebini  221.240-TL olmak üzere toplam 224.151-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili kurumun davacıya ödemede bulunarak  üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, başkaca sorumluluğu kalmadığını, belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''.. Kusur raporuna göre ... plakalı araç sürücünün kazada tam kusurlu olduğu, bu aracın kaza tarihinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığından davacının zararını davalı ...ndan talep etmekte haklı olduğu, davalı ... tarafından 27/01/2017 tarihinde 28.760,00-TL ödemede bulunulmuşsa da ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamaya göre kısmi ödemenin zararın karşılanması noktasında yeterli olmadığı, davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı nihai ve gerçek zararının 2.411,04 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle nihai ve gerçek zararının 703.219,02 TL olduğu, davacı yanın bakıcıya muhtaçlık durumu ispat olunamadığından bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı, kaza tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ZMSS poliçe limitlerinin sakatlık için 250.000,00 TL olup yapılan kısmi ödeme sonucu davalının bakiye teminat limitinin 221.240,00-TL kaldığı ve davalının davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklı zararlarından bakiye teminat limiti ile sorumlu olduğu, yine kaza tarihindeki ZMMS poliçesi tedavi giderleri teminat limiti 250.000,00 TL olmakla davalının davacının 2.411,04 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararlarından sorumlu olduğu, temerrüt başlangıcının kısmi ödeme tarihi 27/01/2017 olduğu, kazaya sebebiyet veren aracın kullanım amacının hususi olması sebebiyle faiz nevinin yasal faiz olduğu,  davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, davacıda oluşan zararlara ilişkin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılamaması, davalı yanın bu yöndeki savunmasını somutlaştırmadığı gibi elverişli delil ibrazında da bulunmaması nedeniyle tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmadığı'' gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, geçici iş göremezlik zararından kaynaklanan 2.411,00-TL ve sürekli iş göremezlik zararından kaynaklanan  221.240,00-TL olmak üzere toplam 223.651,00-TL maddi tazminatın 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiş;  davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: davalı vekili,  davanın zaman aşımına uğradığını, ayrıca davacının ıslah ettiği tutarın da ıslah  zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça eksik belge ile müvekkiline başvurulduğundan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dosyada maluliyet raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacının maluliyet artışının bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, 1.8 teknik faiz uygulanmadan hazırlanan hesap raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu,  müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının kask ve koruyucu tertibat takmamış olması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu halde bu hususta tazminattan indirim yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, SGK tarafından davacıya ödenen miktarın tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hükmedilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dava tarihi olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ile bakıcı gideri istemine  ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; somut olaya konu kazada 1 kişi yaralanmış olup TCK'na göre zaman aşımı 8 yıl olmakla kaza tarihi olan 18/08/2013 tarihi ile dava tarihi olan 03/08/2017 tarihi arasında dava zaman aşımı süresinin dolmamış olmasına; eldeki davanın belirsiz alacak davası olduğu, belirsiz alacak davalarında alacağın tamamı için zaman aşımı süresinin dava tarihinde kesildiği göz önüne alındığında  dava edilen ve ıslah edilen alacak yönünden zaman aşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına; davacı tarafça eldeki dava açılmadan önce davalıya başvurulmuş ve hatta kısmi ödeme yapılmış olduğundan dava ön şartının iş bu davada gerçekleşmiş bulunmasına, yapılan ödemenin makbuz niteliğinde  olduğunun belirgin bulunmasına; dosya kapsamında alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 17/11/2020 tarihli raporun kaza tarihinde geçerli Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış bulunmasına;  davacı tarafça tek taraflı başvuru sonucu alınan, dava öncesi başvuru aşamasında davalıya sunulduğu anlaşılan ve Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce düzenlenen 14/12/2016 tarihli sağlık kurulu raporunun davacının sadece geçirdiği beyin cerrahi yönünden özür oranının tespit edilmesine ilişkin olması, davacının başından geçirdiği kanama, buna bağlı başında oluşan skar dokuları ve kazaya bağlı gelişen psikiyatrik durumu değerlendirilmediğinden yerel mahkemece hükme esas alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, esasen bu nedenlerle bu iki rapor arasında bir çelişkinin varlığından söz edilemeyecek olmasına; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından  davalı ...'nın  tedavi (sağlık) giderine ilişkin kaza tarihindeki ZMMS poliçe limit ile sınırlı olarak sorumlu olmasına; trafik kazasına bağlı tazminat hesaplamalarında ZMM Genel Şartları ile getirilen 1.8 teknik faiz  uygulanmasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş  olup dosya kapsamında alınan aktüerya raporunda 1.8 teknik faize göre hesaplama yapılmamasının isabetli olmasına; davacı kaza tarihinde sigortalı çalışan olmadığından ve somut olaya konu kaza iş kazası niteliğinde olmadığından davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ve rücuya tabi kalıcı iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılmasının söz konusu olmamasına; davacı tarafça davalıya davadan önce başvurulmuş ve davacıya kısmi ödeme yapılmış olduğundan davalının iş bu dava tarihinden önce  temerrüde düşmüş  bulunmasına  göre; davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince  esastan reddine  karar vermek  gerekmiştir. 2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. ( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin,  2022/4042 Esas, 2023/11568 Karar sayılı ilamı) Her ne kadar kaza tespit tutanağında davacı sürücünün kask ve / veya diğer koruyucu tertibat takıp takmadığı hususunda hiçbir belirleme ve işaretleme yapılmamış ise de davacının motorsiklet sürücüsü olduğu, davacıya ait tedavi evrakları, maluliyet raporu ve tüm dosya kapsamından  davacının somut olaya konu kaza nedeniyle başından ağır darbe aldığı, beyin kanaması geçirdiği, başından operasyon geçirdiği anlaşılmakla, kaza sırasında baş bölgesini koruyan kaskı takmadığı  belirgindir. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Bu halde, davacının kask takmama şeklinde gerçekleşen müterafik kusuru sebebiyle hesaplanan tazminattan dairemizin ve  Yargıtay 4. ile  17. HD'nin yerleşmiş  uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı  gerekçe ile tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmaması doğru görülmemiştir.Bu itibarla, davalı  vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine,  yukarıda (2)  nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, ancak (2)  nolu bentte belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı taraf yararına hüküm altına alınan   maddi tazminatlardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak  ve yapılan bu indirim takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu ile  davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurmaması nedeniyle de davalı taraf yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek  HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yanılgılı hususların düzeltilmesi  suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2021 tarih ve 2017/690 Esas-2021/580Karar sayılı kararına yönelik olarak  davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan Esastan Reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE,  a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2021 tarih ve 2017/690 Esas- 2021/580 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,a/Davanın KISMEN KABULÜ ile, geçici iş göremezlik  tazminatı olarak 1.928,80-TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak  176.992,00- TL olmak üzere toplam 178.920,80- TL maddi tazminatın 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b/Alınması gereken 12.222,07-TL nisbi ilam harcından peşin ve ıslah harcı olarak alınan 787,40-TL harcın mahsubu ile  bakiye 11.434,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, c/Davacının peşin ve ıslah harcı olarak yatırdığı 787,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç/Davacının yaptığı ilk masraf  43,25-TL, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 533,30-TL posta gideri ücreti olmak üzere toplam 2.076,55-TL yargılama giderinin  ( yapılan indirimin takdiri indirim olması nedeniyle yargılama gideri paylaştırılamayacağından) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d/Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde ( 2025 yılı) yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya  verilmesine,e/Davalı yargılama sırasında vekille temsil edilmiş ise de, yapılan indirimin takdiri indirimden kaynaklanması nedeniyle, davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 3/Gider avansından arda kalan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.24/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed8c3befa4d78c83","SID":"2994ce7fd65f8b1e"}}