{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1520 <br>KARAR NO: 2025/836<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2023<br>NUMARASI: 2020/500 E - 2023/901 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 25/03/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket  vekili dava dilekçesinde özetle ;  müvekkilinin “... San. Sitesi ... Blok No:... Başakşehir/İstanbul” adresinde mukim; çelikten yapılmış tüp, boru, içi boş profiller, kelepçe ve ilgili bağlantı parçalarının imalatı işiyle uğraşmakta olan bir firma olduğunu,davalılardan ... Sanayi ve Ticaret'in  ise müvekkili firmanın bitişiğinde ''... Mah. .... D... No:.. Başakşehir / İstanbul'' adresinde kiracı sıfatını haiz olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü , diğer davalı ... 'un  ise  sözkonusu  taşınmazın maliki olduğunu,  19.04.2019 tarihinde müvekkili   firmanın bitişinde bulunan taşınmazda yangın sebebiyle  hasar  meydana geldiğini, yangının ilk çıkış noktasının dilekçe  ekinde sunmuş oldukları video içeriği ve itfaiye ile ilgili kuruluşların rapor ve kayıtlar incelendiğinde görüleceği üzere;  D1-No:... numaralı taşınmazda meydana geldiğinin açık olduğu,  yangının  akabinde müvekkili firmanın taşınmazına sirayet ettiği, dava konusu taşınmazın müvekkilinin kullanımında olup, müvekkilinin  işbu taşınmazda ticari işlerini sürdürdüğünü,   Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/23 D. İş Sayılı dosyası ile tesbit yaptırıldığını, taşınmazda meydana gelen hasarın müvekkili davacıda yaratmış olduğu iş kaybı, müşterileri nezdinde manevi ve ticari zararları neticesinde tüm davalılardan manevi tazminat taleplerinin  mevcut olduğunu ,müvekkili firmanın kullanımında bulunan taşınmaz ve eklentilerine içindeki her neviden eşyaya verilen zararlar, müvekkilinin bu süreçte taşınmazdan faydalanamaması sebebiyle oluşan zarar ile faaliyetinin durması ve iş gücü kayıpları, delil tespiti davası kapsamında yapılan masrafları kapsamak üzere fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın hasar tarihi olan 19/04/2019 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte ,maddi tazminat bakımından belirsiz alacak istemli tazminatın,  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar  verilmesini talep   etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;davacının davasının   reddini talep etmiştir.  Birleşen dava ; Davacı ...  vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Sanayi Sitesi ... Blok No:.. Başakşehir/İstanbul adresinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, 19/04/2019 tarihinde saat 06:20 sularında müvekkilinin bitişiğinde komşusu olan davalı firmanın işyerinde başlayan yangının müvekkili şirketin işyerine sirayet ettiğini, müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen çeşitli kalıplardaki, hammaddelerdeki, eşyalardaki, malzemelerdeki, cam ve pimapen doğramaları, çatı paneli ve elektrik tesisatındaki ve işyerindeki zararın, faaliyetin durması nedeniyle ticari ve işgücü kaybının, taşınmazın kullanılamaması vb. nedenlerle uğranılan zarara ilişkin HMK'nin 107.maddesine göre belirsiz alacak davası açıldığını, yapılacak yargılama ve bilirkişi raporuyla zararın tespit edileceğinden şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın yangın (hasar) tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle;  Küçükçekmece  1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/23 D.İş sayılı dosyası, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi  2019 /44. D.İş sayılı dosyası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 29.04.4019 tarih, ... sayılı itfaiye raporu ile yangının ilk çıkış noktası ve yangın hasarının meydana gelmesinde davacı firmanın kusurlu bulunduğuna ilişkin tespitlerin mevcut olduğunu, davacı tarafın faaliyet konusunun  katalizör maddelerle yüksek basınç altında karışımlarıyla oluşan sert köpük niteliğinde çok kolay alevlenebilir madde sınıfında yer alan poliüretan maddesi olması dolayısıyla yangın hasarının meydana gelmesinde davacı tarafın sorumlu bulunması ve müvekkili şirketin gerekli tedbir ve önlemleri almış olması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça tek taraflı olarak dosyaya sunulan uzman görüşü ve rüzgar raporu ile dosya kapsamında müvekkili aleyhine olabilecek görüntü ve kayıtlarının kabul edilemeyeceğini, davacı firma tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın  reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin  davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin davalı ... Sanayi ve Ticaret – ... yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine 3-Davacının 101.438,84 TL  maddi tazminat davasının davalı ... Sanayi ve Ticaret – ... yönünden kısmen kabulü ile; a)Taşınmaz ve eklentiler içerisindeki her nevi eşyaya verilen zarara ilişkin  dava dilekçesi ile talep edilen 10.000 TL’ye  artırım yapılan 81.438,84 TL eklenerek toplam 91.438,84TL maddi tazminatın 19.4.2019 tarihinde itibaren işleyecek  avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  b)5000TL taşınmazdan faydalanama, faliyetin durması, iş gücü kayıtlarına ilişkin talebin reddine Birleşen Bakırköy 4 ATM’nin 2021/350 esas  2021/1116 karar sayılı davanın yapılan yargılaması sonucunda; 1- Davacının  dava dilekçesi ile 10.000TL,  belirli hale getirme dilekçesi ile 33.819,62 TL toplamı üzerinden 43.819,62 TL maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ; a)36.237,95 TL maddi zararının 19.4.2019 tarihinde itibaren işleyecek  avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, b) Davacının 7.090 TL fazlaya dair talebinin reddine,  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, asıl ve birleşen davalar yönünden  taraf vekilleri  istinaf etmiştir. 1-Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda müvekkili  şirketin unvanının  hatalı yazılmış olup, müvekkili şirketin unvanının ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, 19.04.2019 tarihinde sabah saatlerinde meydana gelen ve müvekkil firmanın maddi-manevi büyük zarara uğramasına neden olan yangının çıkmasına sebebiyet verdiği,   davalı-karşı davacı tarafın meydana gelen yangın sebebiyle tam kusurlu olup ,müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, tesbit dosyaları ve dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda yangının  ilk çıkış noktasının ilgili kurum ve kuruluşların rapor ve kayıtları kapsamında ... Sanayi ve Ticaret kullanımında bulunan taşınmaz olduğu ve davalı firmadan müvekkili firmaya sirayet ettiğinin  sabit olduğu,müvekkili  zararlarına ilişkin son hesap bilirkişi raporunda, bilirkişilerin müvekkili şirkette bulunan ürünlerin zayi olmasına ilişkin değerlendirmelerde, müvekkili şirketin itirazlarının tümüyle karşılanmadığı, zararın  tam olarak tespit edilmediği,müvekkili  şirket tarafından yapılan  hesaplama neticesinde ortaya çıkan oranda toplam maliyet olan 1.535.451,71 TL’ye uygulandığında, 230.624,77 TL Kar elde edilmiş olacağı,yine bununla beraber müvekkili şirketin zararı olan toplam maliyet ve kar toplamı satış tutarı 1.766.078-TL ve bu zararın tümüyle yangından doğan zarar olduğu değerlendirilerek  hesap edilmesi gerektiği, aynı şekilde müvekkilinin  kar kaybının da yapılan hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, yine müvekkili şirket olay günü kiralamada bulunduğu yeri kullanmaya devam etmekte olup bilirkişi tarafından buna ilişkin değerlendirme yapılmadığı, bilirkişinin stok affından yararlandırılması hususunda  değerlendirme yapılmış ise de, sonuç itibariyle, müvekkili şirket zararına ilişkin olarak yapılan hesaplamanın  eksik kaldığı, müvekkili şirketin kar kaybına ise dosya kapsamında alınan raporlarda hiç değinilmediği, stok affına ilişkin olarak da davanın görüldüğü sırada ortaya çıkan yasa değişikliği olduğundan tümüyle itibar edilmesi ve bu kapsamda, 7326 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” da  getirilen düzenleme bağlamında müvekkil şirketçe sunulu bu belgelerin tümüyle yangından zarar gören ürünlerle ilgili  değerlendirilmesi gerektiği, Dosya kapsamında alınan 10.12.2021 tarihli heyet raporunda, davalı tarafın  yangın kendisinden çıktığı gibi, ayrıca üretim faaliyeti kapsamında gerekli tedbirleri de almamış ve gerçekleştirdiği faaliyetin yangın riski oluşturan, yangın hızını artıran nitelikte olduğu göz önünde bulundurulmasına rağmen davalı hakkında yalnızca yüzde 60 kusur izafesi yapıldığı,  müvekkili şirketin de hiç kusuru yok iken, yüzde 30 kusur değerlendirmesinin  benimsendiği  ve davalı lehine yapılan irdelemenin  haksız olduğu, ayrıca taşınmazda meydana gelen hasarın müvekkili davacıda yaratmış olduğu iş kaybı, müşterileri nezdinde manevi ve ticari zararları neticesinde tüm davalılardan manevi tazminat taleplerinin bulunduğu, manevi tazminat talebinin  reddine karar verilmesinin  hukuka ve kanuna aykırı olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı-karşı davacının meydana gelen olayda zarar iddiası var ise, bu zararın tamamiyle yüzde yüz oranda kendi taraflarındaki elektrik kontağından çıkmış olması, poliüretan maddesi ile iştigal etmesi, müvekkilinin herhangi bir etkeninin olmadığı nazara alındığında müvekkili  şirkete karşı dava ikame edilmesini gerektirir herhangi bir durum bulunmadığı,  kusur raporunun her iki tarafın zararı için de ortak olduğundan bahisle hesaplama yapılmasının  hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.  2- Asıl dosya davalıları- birleşen davadaki davacı   vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  her iki tarafın tacir olmasının davanın  ticari dava  sayılmasını gerektirmediği,mahkemenin görevsiz olduğu, yerel mahkemece hüküm tesisine kadar 3 adet bilirkişi  heyeti oluşturulduğu,alınan  raporların tümünün  birbiriyle çelişkili  olduğu,  yerel mahkemece karara esas alınan 3. heyet ek rapor ile hüküm tesis edilemeyeceği, zira dava dosyasında asıl davadaki davalı müvekkil yönünden kusur atfedilmemişken, davacının ise önceki raporlarda ; davacı şirket tarafından zayi olduğu beyan edilen emtiaların sevki gerçekleşmediği için faturaların düzenlenmemiş olması olağan olmakla birlikte, vuk 267-268 md.leri gereği amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değer tespiti yapılmadığından zarar gören eşyaya ilişkin tazminat talebi olamayacağı açıklığa kavuşmuş iken ; yerel mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü kararı usul ve yasaya aykırı olduğu,kök raporda stok affına ilişkin belge değerlendirilirken, yangın öncesi + sonrası tarihi kapsadığı için bir gösterge olarak kabul edilemediği ve hurda birim fiyatları ile emtiaların piyasa rayiçlerinin uyuştuğu, bu durumun da hurda olarak satış yapılan ürünlerle alakalı bir zararının doğmadığı sonucu tespit edilmişken ; iş bu yerel mahkeme kararına emsal teşkil eden ek raporda taban tabana zıt bir rapor tanzim edilmiş olduğu,  dosyadaki önceki heyetler tarafından düzenlenen raporlarda da, yangın sonrası VUK 267-268 md.leri gereği zayi olduğu iddia edilen mala ilişkin değer tespiti yapılmadığından ; dava tarihinden sonraki stok affına dair belgenin muhasebenin objektif belgeye dayalı kayıt sistemine engel teşkil ettiğinin  açıklığa kavuştuğu. bu nedenle ; kök raporla taban tabana zıt, çelişkili, izaha muhtaç rapor doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulünün  mümkün  olmadığı,  davacının yangın tarihine en yakın tarih itibariyle devlet tarafından getirilen stok affından yararlandığına dair dosyada belge mevcut olmadığı, yerel mahkeme kararını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ; hasara ilişkin tamir masraflarında hangi yöntem kullanılarak, hangi birim değerler alınarak birim fiyatının nasıl tespit edildiğinin  rapordan anlaşılamadığı,  sadece genel geçer beyanla tespit yapılmış, fiyatlarının nasıl tespit edildiği, hangi piyasa araştırmasının yapıldığı, hangi verilere göre tespit edildiğinin  anlaşılamadığı, hiç bir malzeme ve işçiliğin fiyatlandırması ve piyasa-emsal araştırması yapılmadığı,  bilirkişi raporunda değerin oluşumuna ışık tutacak analiz veya emsal bilgisi bulunamadığı,dosyadaki tüm veriler yerel mahkeme tarafından incelenseydi ; yangının elektrik kablo zaafiyeti kaynaklı elektrik kontağından, panosundan çıkmadığının anlaşılacağını, dosyadaki video kayıtları ve belgeler yeterince bilirkişilerce incelenmediği, yangının oluşumunun tesbitinin doğru yapılmadığı, davacı ... kelepçeye ait işyerine ilişkin fotoğraf da dahi, çatıdan sarkan elektrik kabloları ve çatıya kadar yapılan karton istiflemesi gözükmekte ve hatalı kullanılan uzatma kabloları dahi başlı başına birer yangın nedeni iken, iş bu hususlarla ilgili bilirkişiler raporunda hiç nazara alınmadığı,  % 60-30-10 luk kusur oranına ilişkin tespitlerin hangi yöntem kullanılarak, hangi birim değerler alınarak iş bu oranların neye göre tespit edildiğinin  izaha muhtaç olduğu,  önceki raporu tekrardan ibaret ek rapor arasında özellikle yangının çıkış ve kusur tespitlerinde, dosyadaki mübrez heyet raporları arasında tamamen çelişki olduğundan iş bu çelişkinin giderilmesi gerekirken ; yerel mahkeme tarafından 3. Heyet ek raporuna itibar edilmesi ile hatalı ve haksız bir karar verildiği,kararda harç ve yargılama giderlerinin de hatalı hesaplandığı, bu yönlerden  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülmüştür. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; asıl ve birleşen davalar,tazminat taleplerine  ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; olayla ilgili olarak düzenlenen  İtfaiye Müdürlüğü yangın raporunda; müdahaleden önce  yangının durumunun  ... Sanayi Ticarete ait işyerinin 2. katından yoğun durman çıkmakta olduğunun görüldüğünü, yangının söndürülmesini müteakip yapılan araştırma ve inceleme sonucunda ...'a ait işyerinin 2. Kat imalathane  bölümünün girişe göre  karşı duvarda bulunan  elektrik panosunun iletken kablolarındaki elektrik enerjisinin herhangi bir nedenle (gevşek bağlantı, aşırı yük, nötr-faz teması) ısı enerjisine dönüşmesiyle  yanma olayının meydana geldiğini, ve etrafında bulunan kolay yanıcı malzemeleri (boya, yağ, kimyasal madde vb) tutuşturduğu ve ...ile ... şirketlerinin  bulunduğu blok çatısının  yekpare metal sandviç panel  olmasından dolayı, metalin ısıyı taşıması (ısı transferi sonucu) ve sandviç panel arasındaki köpüğün yanmak suretiyle ilerleyerek ... .. Şirketine  ait  çatıya kadar istiflenmiş olan kolilere sirayet ederek geliştiği kanaatine varıldığının  belirtildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen dosyanın taraflarınca, aynı olay ile ilgili olarak delil tesbiti yaptırıldığı  görülmüştür. Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/23 Değişik İş  sayılı dosyasında,  yangın  başlangıç yerinin ... firmasının 1. Katındaki imalat bölümünün bina girişine  göre sol tarafındaki duvardaki  elektrik panosunun  sol alt kısmı olduğu, burada başlayan yangının  yere dökülmüş veya saçılmış kimyasalların etkisiyle  ilk önce ...  firmasının birinci kat dahiline  ve oradan da ısıya dayanıksız  sandviç   panel çatısına  sirayet ettiği, çatının yekpare bir çatı olması  nedeniyle  çatıdaki yanmanın  ...  firmasının bulunduğu tarafa doğru ilerleyerek  ... çatısının ve çatı altındaki ürün deposunun yanarak zarar görünün tahmin edildiğini hatta kuvvetle muhtemel  olduğunu belirttiği,  ...'de  binanın ve ürünlerin yangın sonrası mevcut halinin  aynı ile muhafaza edildiğinin,  ...'da ise  bina içinde ve makinelerde  boya badana tadilat  ve tamirat işlemlerine başlandığını, ... firmasında çatı katında ürün imalatı yapılmadığı,  daha fazla ürün stoklamak için dikine ikiye bölünerek sadece satışa hazır ürünlerin depolanmasında kullanıldığı,  ... da  imalat ve sonraki aşamalarda kullanılmak üzere yanıcı ve parlayıcı türde sıvı kimyasallar olduğunun belirtildiği, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/44 Değişik İş  sayılı dosyasında;  tespit öncesi temizlik işlemlerinin yapılmış olduğunu, kamera görüntülerinden yangının başlangıcının görülemediğini ancak  yayılımının gözlemlenebildiğini,  ... içerisindeki hasarlı ürünlerin mevcut durumundan  içerisinin depo olarak kullanıldığı ve kuvvetle muhtemel çatı yüksekliğine kadar istifleme yapıldığının anlaşıldığını, ...tarafından 2 adet elektrik panosunun bulunduğunu,  tespit anı itibariyle halen  duvarda bir adet panonun yer aldığı, şifaen verilen bilgilerde  ise temizleme çalışması sırasında diğer panonun söküldüğünün anlaşıldığını her iki panonun incelendiği, yangının ...ile ...'in komşu duvarında bulunan ...tarafında yer alan panolar içerisindeki elektrik şalt malzemesinin durumundan ve panoların monteli bulunduğu alan çevresindeki görünümünden, yangının kuvvetle muhtemel tespit öncesi temizlik çalışması sırasında sökülmüş olan pano içerisinde başladığını, bu noktada oluşan  dumanın ortak çatının açıklığında baca etkisi ile  ...'a ait bölüme geçerek buradaki camdan ilk olarak bina dışına çıktığı,  çatı kaplamasındaki yalıtım ile de  ...'a ait bölüme sirayet ettiğinin anlaşılığı, hasar gören pano ve bu kısımdaki elektrik tesisatı  onarımı ve yangın öncesi hale getirilmesi,  bu bölümde  yer alan makinelerin temizlenerek  çalışır hale getirilmesi işlemlerinin 10.000 TL bedel ile yapılabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkemece yargılamada kusur ve zarar-hasar miktarları yönünden bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkemece  alınan ilk heyet  raporda ;yangının  ...Firmasından başlamadığı, ...'de başladığı, ...'nin  yangın öncesi son kayıtlarında  yangın itibariyle emtia hesaplarında  52.500 TL ticari mal göründüğü, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/23 Değişik İş sayılı dosyasında yanarak islenerek ve ıslanarak ağır hasar gören  ekonomik değerini yitiren  muhtelif ölçülerde  1.018.716 adet (19.910 koli) satış ve sevk edilmeye hazır  bitmiş kelepçe , somun, kollektör,  pvc ve kayar menet türünden  ürünlerin , davacının ticari defter kayıtlarına göre  19.4.2019 tarihinde emtia hesaplarında mevcut olmayacağının  emtia zararının 52.500 TL olduğunun , davacı tarafın çatı tamiratı ile ilgili 14.901,04 TL'lik fatura sunduğu, işyeri içerisindeki tadilat için 125.000TL harcandığını, buna ilişkin faturaların sunulmadığını, hasar tarihi itibariyle yapılan  tamir bedellerinin 41.901,04 TL olduğu,  dava tarihi itibariyle KDV dahil 55.500 TL olarak hesaplandığını, davacının yangın tarihindeki ihracatında azalma olduğu görüşü beyan edilmiştir. İtiraz  üzerine yeniden oluşturulan bilirkişi  heyetinden  alınan raporda ;  yangının  ...  işyerinin ikinci  katındaki elektrik panosundan çıktığını, etrafındaki yanıcı maddeleri tutuşturarak poliüretan  dolgulu yekpare alüminyum, sandviç panel çatıya  sirayet ederek  ısı iletkenliği sayesinde  ...'ye geçerek çatı örtüsüne temas edecek şekilde  istiflenmiş koli kutularını tutuşturarak ...'de büyük zarar meydana getirdiğini, site inşaat sorumlularının, ...yönetiminin ve ...'nin kusurlu olduğunu kusur oranlarının Mahkeme takdirinde olduğunu, yangın  tarihinde inşaat mühendisi bilirkişi hesaplamasında  çatı, asma kat ve boya işleminden kaynaklı zararının toplam 77.410 TL olacağı, dava tarihinde bu zararın 90.145 TL olacağı, makine mühendisi hesaplamalarına göre  yangın esnasında depoda 12.351-12.850  adet arası koli olabileceği,  hurda olarak satılan malzemenin  gelirinin 148.093,30 TL olarak kadri matuf olduğu, davacının 19.910 adet  koli içeriği emtiayı  gösterir \" 2019  Nisan Stok Güncel \" başlıklı liste sunduğunu, hurda satış faturalarının toplamının 148.093,30 TL olduğu, 98.810,00 kg hurdanın 148.093,03 TL bedele satıldığı, koli sayısı ile davacı ...'in karşılık durumu da dikkate alınarak koli sayılarına göre zayi olan mal değerinin hesaplandığı, bunun hurda olarak satış değerinden çıkartılarak seçenekli olarak hesaplamanın yapıldığı, davacı ...'in ticari defterindeki  stoktaki 52.5000 TL miktar ile hurda satışına ilişkin 149.093,20 TL elde edilen gelirin çelişkili olduğunu, davacı ...'in yangın sonrası 213 sayılı VUK 267 ve 278 uyarınca  edimini ifa etmemesinden kaynaklı  ne kadar mal zayi olduğu hususunda kesin bir tespite ulaşılamayacağını, davacı tarafın yangın tarihine en yakın tarih itibariyle stok affından yararlandığına ilişkin belge olmadığını, muhasebesel açıdan stok affından yararlanılmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını, proforma faturalarının teklif faturası niteliğinde olması nedeniyle davacı ...'in  proforma faturalara karşılık  verilen teklifin kabulü ile  siparişin  verildiğine /alındığına dair  sipariş formlarına rastlanılmadığını, bu nedenle  yangın dolayısı ile iptal olan yurtdışı ihracat  faturaları kapsamında zarara uğradığı yönünde  bir değerlendirme yapılamadığını, işyerine ilişkin tamir masrafının  inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacı ...'in sadece 14.901,04 TL bedelli fatura sunduğunu, değişik iş dosyasında  20,40 TL başvuru harcı, 73,10 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 99,90 TL masraf bedeli, 5.200 Tl bilirkişi ücreti olmak üzere 5.299,00 TL masraf yapıldığını, ticari defterlere ve kolilere göre hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Anılan heyetten itirazlar üzerine alınan  ek raporda;  yangından kaynaklı ...'nin %60 oranında  ...'nin %40 oranında  site inşaat sorumlularının %10 oranında  oransal kusurunun bulunduğu,  depo alanının  763 m3  olduğu, bilirkişi raporunda 720 m3 olarak hesaplandığı  aradaki farkın  kolon kalınlıklarının toplam boydan düşülmesinden kaynaklı olduğu,  koli ebatı ve ağırlığının 8kg /0.028 m3 olarak dikkat alındığı,  depo alanın  yürüyüş ve geçiş  alanı boşluğu verilmesinin zorunlu olması  ve erişimi  zor noktalara kolilerin yüklenememesi vs nedenlerle yarısının boş olduğu  bu nedenle depo hacminin ikiye bölündüğü, hurda demir fiyatları ile ilgili  fiyat politikası ve  resmi bir fiyat olmadığı, somut bir fiyat endeksinden bahsedilemeyeceği, serbest piyasa şartlarına göre fiyatın değişebileceği, Kardemir resmi internet sitesinde bulunan  fiyat listelerinin incelendiği kök raporda belirtilen ortalama fiyatlar ile bu rakamlar arasında uyum olduğu, her iki işletme işyerinde inceleme  tarihi itibariyle elektriksel olarak yangın riskinin halen taşındığı, davacı ... deposuna 19.910 adet kolini  sığmayacağının tespit edildiğini, yangın tarihi, dava tarihi  vergi dairesine başvuru tarihi  ile beyan edilen  tutar içerisinde  yangında zayi olduğu belirtilen  1.535.451,17 TL tutarlı emtianın  olup olmadığı yönünde net bir değerlendirme yapmanın mümkün  olmadığını, davacı ...'in 213 VUK 267 ve 278   gereği edimini yerine getirmediğinden  ne miktarda malı zayi olduğu hususunda kesin bir tespite ulaşılamayı engelleyen  çok önemli bir faktör olduğu,  yurdışı ihracat proformalar yönünden ispata muhtaç olduğu belirtilen hususlara ilişkin belgelerin bulunmaması sebebiyle kök rapordaki değerlendirmelerde değişiklik olmadığı, davacı şirketin  yangından kaynaklı iş kaybı ile bundan doğan zararları  somutlaştırmadığı, fiiliyatta meydana geldiği beyan edilen zarar ve kayıpların  resmi olarak ticari  defter ve belgeler ile ispat edilemediği, davacı tarafın  depoyu sürekli olarak  mı kullanacağı yoksa  yangın sebebiyle  zarar gören işyerinin  onarımı süresince mi kullanacağı hususunda tespit yapmanın mümkün olmadığını, sürekli kullanılacağı kabul edilse dahi  yangından zarar gören işletmenin  ne kadar sürede eski hale getirildiği konusunda   dava dosyasında bir bilgiye  rastlanılmadığı, bu nedenle  depoya ilişkin ödenen bedelin hesaplama tablosuna  dahil edilmediğini,  20.04.2019 ve 20.06.2019 tarihli faturalara dosya kapsamında rastlanmadığından hesaplamaya dahil edilmediği, birleşen dosya yönünden ...'ni 10.000TL zararının kusur oranı üzerinden 3000TL olacağı beyan edilmiştir. Mahkemece ,bilirkişi raporları arasındaki  kusura ilişkin çelişkinin giderilmesi ve asıl ile birleşen dosya yönünden alacak kalemlerinin hesaplanması için üçüncü bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle kök ve ek rapor alınmış olduğu,sözkonusu raporlarda ; yangının elektrik kablolarından elektriksel ark ile başlayıp ...'ye sirayet ettiğini,  yangının ...'da başladığı, stok affının yangın öncesi ve sonrası dönemi kapsadığı için bir gösterge olarak kabul edilemeyeceğini, faaliyete devam edilmesi için davacı ...'in hasar tarihindeki hasarın 77.410 TL,  dava tarihindeki hasarın 90.145 TL olduğu,  faaliyet ortalaması ile dönem sonu  kar marjı incelenerek mahrum kalınan bir zararın olmadığı, ticari defter ve belgelerden somut vakıanın ticari  faaliyeti sekteye uğratmadığını ve fakat zararın kardan düşülmesi gibi bir durumun olmadığını,  kira bedeline ilişkin  deponun sürekli mi kullanıldığı, kira sözleşmesi ve damga vergisi  hakkında bir tespit olmadığı,  Sulh Hukuk Mahkemesi  tespit dosyası kapsamında 5.299,90 TL masraf yapıldığı, davalının mahrum kalınan  bir zararının kardan azalışın olmadığını, davalı tarafın giderlerle alakalı fatura sunduğu bunların  irsaliye faturalarının olmadığını, davalının bu faturalardan kaynaklı 121.093,17 TL  masraf yaptığını, ... 'ın %60 oranında, ...'nin %30 oranında, Site yönetimi'nin %10 oranında kusurunun olduğunu, asıl ve birleşen dosya yönünden  hesaplamaların yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından  uzman görüşün sunulmuş ,  kamera kayıtlarına dayanarak ... Firmasında bulunan  karton koli malzemelerin istifli bulunduğu alanda  yangının başladığının  kuvvetle muhtemel olduğunu sonrasında ... tarafına sirayet  ettiği kanaati beyan edilmiştir. Asıl davada talep arttırımı ; Müvekkili firma kullanımında bulunan taşınmaz ve eklentilerine, içindeki her neviden eşyaya verilen zararlar, müvekkilinin bu süreçte taşınmazdan faydalanamaması sebebiyle oluşan zarar ile faaliyetinin durması ve iş gücü kayıpları, delil tespiti raporları  kapsamında yapılan masrafları kapsamak üzere, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik kaydıyla 20.000,00-TL maddi tazminat taleplerini  81.438,84  TL artırarak toplamda 101.438,84 TL'ye yükselttikleri, toplam  101.438,84 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın  hasar tarihi olan 19.04.2019 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte, maddi tazminat bakımından belirsiz alacak istemli tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya verilmesi istenmiştir. Birleşen davada talep arttırımı ; birleşen dava yönünden davacı vekili    dilekçesi ile ;  dosyadaki mübrez bilirkişi raporlarına itiraz ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve dava konusu olayda kusur oranını ve asıl dosyadaki davacının davasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ; başkaca sorumlulara karşı başvuru, dava ve fazlaya ilişkin her türlü hakları  ile diğer tazminat hakları  saklı kalmak kaydıyla ; 19.04.2019 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen çeşitli kalıplardaki, hammaddelerdeki, eşyalardaki, malzemelerdeki, cam ve pimapen doğramaları, çatı paneli ve elektrik tesisatındaki ve işyerindeki uğranılan zarar nedeniyle net 36.819,12-TL. + KDV maddi tazminatın yangın (hasar) tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesi istenmiştir. Taraflarca yaptırılan delil tesbit raporları ,itfaiye raporu,yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporları ve dosya kapsamına göre,  yangının davacı-davalı ... şirketine ait işyerinde   başladığı, çatı  malzemesinin ve yekpare çatının da etksi ile ,diğer tarafa ait işyerine geçtiği , davacı-davalı  ... şirketinin  %30 oranında, davalı-davacı  ...'nin %60 oranında ve dava dışı site yönetiminin %10 oranında kusurunun bulunduğu tespitinin somut olaya ve delillere uygun bulunduğu,mahkemece bu kusur   durumlarının esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Zarar hesaplamaları yönünden ; Son bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek raporlarda ;  her iki şirketin talep ettikleri maddi tazminat talepleri yönünden , ibraz ettikleri faturalara göre bilirkişi kurulunda yer alan bilirkişiler uzmanlıklarına ilişkin talepler yönünden hesaplamalar yapmışlardır. Faaliyet ortalaması ile dönem sonu kar marjı tespit : 2017 yılı 967,12 ,2018 yılı 945,82,2019 yılı 96 7,83 ,2020 yılı 968,81 olarak tespit edildiği son dönem *47,83 olarak kabul görmesi gerektedir.(değişkenlikten kaynaklı) geçici beyanlarından tespit ile mahrum kalınan bir zarar tespit edilemediği , Zayi olan emtiadan kaynaklı maddi zarar tespit ; Yangında zayi olan emtiaların defter değeri 52.500 TL olduğu ,yangın sonrası hurda değerinin ise 148.093,30 TL satışının yapılarak 649 (diğer olağan gelir) hesabına kayıt edilmiştir. 2018 ve sonrası 2021 yıllarında stok affi çıkmıştır. Hal böyle iken davacı tarafından 29/09/2021 tarihindeki stok affı 2018-2019-2021 dönemleri için (1.535.451,17 TL /3 )(2018-2019- 2020) için olduğu 511.817,05 TL'nin yangın dönemine denk geldiği, tutar tespitin de hurda olarak satılan ve defter kaydı yapılan 148.093,30 TL nin ve stok affında döneme düşen 511.817,05 TL 511.871,05 TL döneme denk kabul edilebilen tutardan 148.093,30 TL hurda bedeli tenzilatı ile 368.777,75 TL olabileceği, Hasar tespit dosyasında ( 2019/44 D. İş)  ile tespit edilen ; 90.145 TL fiili hasar tespit edildiği ,fatura ile tevsik edilen 14.901,04 TL olduğu , kabul edilmesi gereken dosya münderecatından tespit ile kadri maruf olan 90.145 TL olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitinin teknik bilirkişi olarak yapıldığı ,davacı tarafından ikame amaçlı“ taşınmazın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olduğu” .. davacı tarafından 30.000 TL ye kiralama yapıldığı ve kadar süre için geçerli ne zamana kadar ikame bilgisi olmadığı için hesaplama yapılamadığı için hesaplamaya dahil edilemediği, Davalı açısından : “Davalı tarafından dava dosyasına sunulan giderlerle İlgili faturalar toplamı KDV hariç 121.093,17 TL olarak tespit edildiği,Davalı tarafin; 2018-2019 göre 94 22 oranında kar olduğu, 2019-2020 dönemi için %38 oranında Kar marjı olarak tespit edilmiştir. Mahrum kalınan bir zarar (kardan azalış) tespit edilemediği, Yangın tarihi itibariyle ; kusur oranlanması sonucunda davacının 459.222,65 TL toplam zararının olduğu,  %60 kusur oranı ile 275.533,59 TL davalıdan alacaklı olduğu, %30 kendi kusuru ile 137.766,80 TL tenzili ile kalan bakiyenin 137.766,80 TL davacının alacaklı oldugu, Davalının zararının 121.093,17 TL olduğu; %30 davacı kusurunun 36.327,95 TL olduğu, 137.766,80 TL davacının alacak bakiyesi ile davalının 36.327,95 TL lik zararı sonrası kalan bakivenin 101.438.84 TL davacı lehine hesap edildiği beyan edilmiştir. Asıl davacının istinaf sebepleri bakımından ; Dava dilekçesindeki talepler arasında,taşınmazı kullanamamaktan dolayı tazminat talebi bulunmaktadır. Asıl dosya  davacısı, 19.04.2019 tarihinde işyerlerinde meydana gelen yangın sebebiyle yeni bir şube işyeri kiralamak zorunda kalındığını belirtmiş ve 27.04.2019 tarihinde düzenlenmiş ve 05.05.2019 dan geçerli olan bir şube kira sözleşmesi fotokopisi dosyamıza sunmuştur.Davacı ayrıca kiralan şube işyeri ile ilgili şube açılış Bildirimi-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü ne hitaben verilen ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı İkitelli Uygulama Grup Müdürlüğü Elektronik Yoklama Sistemi E-Yoklama Fişi sunmuştur.Davacı ilgili bu kiralamayla ilgili iki aylık kira bedeli ve depozito bedeli olarak 45.000 TL ödediklerini.Davacının düzenlenme tarihi 27.04.2019 olan kira sözleşmesinde; Kiracı, ... İmalat ve Tic.Ltd. Şti., Kiraya veren ..., Kefil Olarak ... görülmekte ve aylık 15.000 TL Kira bedeli ve kira başlangıç tarihi 05.05.2019 tarihi yazmaktadır, Kira sözleşmesinde kiranın ödeme şekli Banka Havale/Eft olarak belirtilmiştir. Bilirkişi kurulunca; Davacı tarafından ikame amaçlı“ taşınmazın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olduğu” .. davacı tarafından 30.000 TL ye kiralama yapıldığı ve kadar süre için geçerli ne zamana kadar ikame bilgisi olmadığı için hesaplama yapılamadığı için hesaplamaya dahil edilemediğine ilişkin görüşü ve mahkemenin bu yöndeki kabul ve takdirinde ,dosyadaki deliller itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Manevi tazminat yönünden;Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminat ise, manevi zararın giderim biçimidir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi, ihlal fiilinin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye sebep olması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Manevi tazminat ile, kişinin, kişilik değerlerinde meydana gelen zarar giderilmeye çalışılmaktadır. Yasalarımız, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, babalığın benimsenmemesi,bedensel zarar ve öldürmedir. Kişilik hakları, hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse; TMK'nın 24. ve TBK'nın 58. maddesi (BK 49. mad.) uyarınca manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Tüzel kişinin de  ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel     değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Tüzel kişilerin de kişisel değerler üzerindeki kişilik haklarının korunması gerekir. Ne var ki ;somut olayda ,yangın sebebiyle davacının ticari itibarının zedelendiğine ,  davacı şirketin  kişilik haklarına yönelik bir zarar oluşturduğunun ispat edilmemesi sebebiyle , şartları oluşmadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından ,asıl dosya davacısının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, kararı istinaf eden tarafların  istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tarafların  istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Asıl dosya için davacı ...'den alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından , peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  Asıl dosya için davalı ... 'dan alınması gereken 6.246,19 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.561,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.684,65 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dosya için dosya davacısı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin bu birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dosya için davalı  ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ 'den alınması gereken 2.745,41 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 618,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.126,56 TL'nin birleşen dosya davacısından  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masraflarının istinaf eden  taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar  kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık  olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3e8146e529dc98c","SID":"c17333805a7913b0"}}