{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ : 26/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 07/09/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 26/02/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili aleyhine alacaklı olduğunu iddia eden ... adlı kişi tarafından Antalya 7. İcra Müdürlüğü nezdinde ...Esas numaralı icra takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden ... isimli kişiye hiçbir borcu bulunmadığını, davacının arkadaşı .... ile birlikte otomobil satın almak amacı ile ... yapan ... isimli kişinin işyerine gittiklerini, satın almak üzere anlaştıkları otomobili bir iki günlüğüne denemek amacı ile teslim aldıklarını ve otomobili beğenmeleri halinde otomobili satın almak üzere aralarında mutabakata vardıklarını, dava dışı ... isimli kişinin otomobilin deneme amaçlı teslimi karşılığında teminat amaçlı bir adet senet istediğini ve davacının da bu şahsa güvenerek bir adet boş senedi imzalayarak verdiğini, müvekkili ve arkadaşı otomobili denedikten sonra otomobilde bazı problemler olduğunu görünce otomobili tekrar ... isimli kişiye iade ettiğini ve boş senedi... isimli kişiden istediklerini, fakat bu kişinin senedin kendisinde değil muhasebecisinde olduğunu söyleyerek senedi iade etmediğini, muhasebeciden alır almaz senedi iade edeceğini söylediğini, hatta daha sonra müvekkiline kaygılanacak birşey olmadığını çünkü senedi imha ettiğini söylediğini, ancak müvekkilinin bu şahsa hiçbir zaman güvenmediğini ve muhtelif zamanlarda bu şahıstan boş senedi geri vermesini istediğini, fakat bu şahsın türlü bahanelerle müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin yaklaşık bir yıl sonra da sözkonusu senedin hiçbir şekilde tanımadığı ve herhangi bir alışverişinin de olmadığı ... isimli kişi tarafından doldurularak icraya konulduğunu öğrendiğini, bunun üzerine müvekkillinin Cumhuriyet Savcılığı'na ... isimli kişi hakkında ''Bedelsiz Senedi Kullanma'' suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu ve yapılan soruşturma neticesinde bu kişi ve ...isimli kişi hakkında Antalya 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda bu kişilerin ''Bedelsiz Senedi Kullanma'' suçunu işlediklerinden adli para cezası ve hapis cezasına mahkum edildiklerini belirterek İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına; haklı davanın kabulü ile müvekkilinin dava konusu icra takibi nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davalıya hiçbir borcunun bulunmadığına ve icra takibinin iptaline karar verilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili;  yasal dayanaktan yoksun ve haksız bir şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının araç alışverişi nedeni ile takibe konu senedi dava dışı ...'a teminat amaçlı verdiğini, daha sonra aracı iade ettiğini ancak senedin iade edilmediğini iddia ettiğini, Yargıtay'ın içtihat oluşturacak şekilde verdiği istikrarlı kararlarında, kambiyo evrağının teminat amaçlı verildiğinin ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, hatta üzerinde teminat senedi yazsa dahi neyin teminatı olarak verildiği hususunda açıklama bulunmaması halinde dahi teminat senedi sayılamayacağının açıkça belirtildiğini, bu nedenle davacı tarafın senedin teminat senedi olarak verildiğini yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davacının dava dışı ...'a güvenmediğini, bu nedenle senedin imha edildi demesine rağmen ısrarla istemeye devam ettiğini iddia ettiğini, bu derecede güvensizlik mevcut iken dava konusu senedin iadesinin istendiği iddialarını ispatlayacak herhangi bir belge ve delil sunmadığını, hukuki zeminde ihtarname gönderme, dava açma veya şikayet yoluna gitmediğini, icra takibi açıldıktan sonra  borçtan kurtulmak amacı ile şikayet ettiğini ve şikayet sonucu Antalya 24.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında beraat kararı aldığını, iddia edildiği gibi ispat yükünün davacıya düştüğünü, bu iddialarını da yazılı belge ile yapmaları gerektiğini, tedbir taleplerinin ise İİK'nın 72. m. gereği değerlendirilmesini ve icra takibi açıldıktan sonra icra takibinin durmasına karar verilemeyeceği gözetilerek değerlendirilmesini, bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"Antalya 24. ASCM'nin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamının incelenmesinde, katılanın ..., sanıkların ... ve ... olduğu, suçun bedelsiz senedi kullanmak olduğu, 19/07/2018 tarihli ilamla sanıkların 6 ay hapis ve 650 gün adli para cezası ile 13.000,00-TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine beraat kararı verildiği görülmektedir. Davalının talimat yolu ile alınan isticvap beyanında söz konusu senedin araç alışverişi karşılığı alındığı beyan edilmiştir.<br>Takibe konu olan 10/08/2010 keşide tarihli ve 10/10/2010 vade tarihli 13.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde söz konusu bononun \"NAKTEN\" kaydı ile düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda söz konusu bononun para alışverişine yönelik olarak tanzim edildiği karineten kabul edilir. Bu durumun da aksini iddia eden ispat yükü altındadır. Davalı taraf isticvap beyanında bononun kendisine araç alışverişi karşılığında verildiğini iddia etmekte olup, senedin ihdas nedeni davalı tarafça tadil edildiğinden ispat yükü de davalıya düşmektedir. Davalı bu iddiasını kesin delille ispat edememiş olmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının bedelsiz olan senedi bilerek icraya koymuş olması nedeni ile kötüniyetli hareket ettiği kanısına varılarak tazminat talebinin de kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın; araba alım işi nedeni ile anlaştıklarını, bir iki gün deneme amaçlı aracı kullanmak istediklerini ve teminat olarak dava konusu senedi verdiklerini, aracı geri iade ettiklerini ama senedi geri alamadıklarını, teminat amaçlı verdikleri senet nedeni ile borçlu olmadıkları iddiası ile inceleme konusu davanın açıldığını, dava konusu senet ile ilgili olarak Antalya 24.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile bedelsiz senedi kullanmaktan dava açıldığını beyan ettiklerini, Mahkemece, müvekkilinin senette yazan nakden ibaresinin yerine araç satımından kaynaklı alacağının olduğunu söylemesi nedeni ile senedi talil ettiğini ve ispat yükünün müvekkiline düştüğünü, davalı yanın da bu iddiasını kesin delille ispat edememiş olması gerekçesi ile davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına hükmettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde araç alımına bağlı olarak davaya konu senedi teminat amaçlı olarak verdiklerini beyan ettiklerini, senetteki nakden ibaresinin talil edildiği düşünülecek olursa senedi talil edenin davacı taraf olduğunu, müvekkili tarafından talil edildiği kabul edilse dahi, iki taraf da talil ettiği için ispat yükü halen davacıda olup, ispat yükünün müvekkiline yüklenemeyeceğini, müvekkili tarafından araç alım satımına karşılık senet verildiğinin söylendiğini, davacı tarafça araç alım satım işleminin kabul edildiğini ancak senedin teminat olarak verildiğinin iddia edildiğini,  bu yönü ile senedi talil eden tarafın davacı olduğunu, aracın geri iade edildiği iddiasının ise ispata muhtaç olduğunu, aracı aldığını ve karşılığında senet verdiğini ikrar ettiğini, senedin verilmiş olmasının aracın teslim edildiğine karine olduğunu, aracın geri iade edildiğini ispat yükünün davacıda olduğunu, hiç kimsenin senedini almadan aracı geri iade etmeyeceğini, müvekkili tarafından senetin talil edilmediğini, araca karşılık senet alındığını söylediğini, bu beyanın talil niteliğinde olmadığını, senedin bir ödeme aracı olup nakit hükmünde olduğunu, yani davacının araç alımına karşılık olarak senet verdiği beyanı ile birlikte değerlendirildiğinde senedin talil edilmediği aksine karşılıklı ve tutarlı beyanlarla desteklendiğini, bu nedenle mahkemece talil değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ispat yükünün davacıda olup bu yönü ile sonuca varılması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; “nakden” kaydı içeren senede karşı davalı yanca araç alım satımı karşılığı olduğu savunması ile senet metninin tadil edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının Antalya 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe dayanak olan 10/09/2010 keşide tarihli 10/10/2010 vade tarihli ve 13.000,00-TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca takibin kötü niyetle yapıldığı anlaşıldığından takip tutarı olan 13.000,00-TL'nin %20'sine tekabül eden 2.600,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dava, ihdas nedeni hanesinde “nakden” kaydı bulunan bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, senedin müvekkili tarafından dava dışı ...'a araç alım satımı amacıyla boş olarak teminat amacıyla verildiğini, daha sonra davalının senedi ele geçirerek doldurup icra takibine koyduğunu iddia etmiş, davalı ise senedin araç alım satımı için düzenlenip kendisine verildiğini savunmuştur.<br>Bu iddia ve savunma karşısında somut olayda \"çift taraflı talil\" söz konusu olduğu gibi senedin teminat senedi olduğu ve boş olarak verilen senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası da mevcuttur. Her iki halde de ispat külfeti davacı taraftadır. Zira, çift taraflı talilde ispat külfeti yer değiştirmez. 6102 sayılı TTK'nın 680. maddesine göre açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, böyle bir senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden taraf bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davacı yan ise senedin teminat senedi olduğunu yahut senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen ilkeler gözetilmeksizin somut olay bakımından ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup davalı yanın istinaf istemi yerinde görülmüştür.<br>Davalı tarafça, davanın reddi ile birlikte %20 oranında tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. Ancak İİK'nın 72/4 maddesindeki tazminat, menfi tespit davasında dava konusu takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve dava sonunda borçlunun haksız çıkması hali için öngörülmüş olup somut olayda, mahkemece, davacının ihtiyati tedbir talebinin 02/12/2020 tarihli tensip zaptı ile tedbir harcı yatırılmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve dolayısıyla takibin durdurulması söz konusu olmadığından davalının icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Bu açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2021 tarih ve... Esas, ...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın REDDİNE,<br>Davalı yanın İİK'nın 72/4 maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, <br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 222,01 TL harcın mahsubuyla bakiye 393,39 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, <br>Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarih ve...Esas - ...Karar sayılı,... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>d-Davalı tarafından yapılan davetiye gideri 19,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 13.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>g-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 225,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde  davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 113,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 275,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26/02/2025      <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0091194c5b6112c9","SID":"ddbfef6053a52d94"}}