{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/442 Esas<br>KARAR NO: 2025/441 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/2013 D.İş -  2024/2023 Karar <br>TARİH: 18/12/2024<br>DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile  ... arasında imzalanan Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi gereği kullandırılan;  ... no'lu ticari kredi kartı hesabından kaynaklı borcun vadesinde ödenmemesi nedeni ile 19/09/2024 tarihi itibariyle anılan kredi hesabının kat edildiğini, 20/09/2024 tarihi itibariyle 481,552,42 TL'sine ulaşan alacağın ödenmesi için borçluya  ihtarname gönderilmişse de borcun bugüne kadar ödenmediğini, borçlunun başka alacaklılara da borçlarını  ödemeyip hakkında icra takibine geçildiğini, mallarını kaçırmak üzere harekete geçtikleri istihbar olunması nedeniyle ihtiyati haciz talehi zarureti doğduğunu, borçlu aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nde ... Esas ile takip açılmış olup İİK. 257. Mad. gereğince ve ayrıca ekle yer alan Yargıtay Genel Kurulu'nun 09/06/2004 Tarih, 2004/4-351 Es. ve 2004/339 Karar numaralı kararı uyarınca teminatsız olarak, ihliyati haciz talep edilmesi zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, 481.552,42-TL alacağın tahsilini teminen teminatsız olarak borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine masraf ve vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 24/10/2024 tarihli 2024/2013 D.İş -  2024/2023 Karar sayılı  kararı ile; \"1-İhtiyati haciz talebinin kabulü ile, 481.552,42 TL için alacağın yetecek miktarda borçlunun kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarda İHTİYATEN HACZİNE, 2-İİK'nın 259/1. fıkrası uyarınca takdiren alacak miktarının %15'i olan 72.232,86 TL tutarında HMK'nın 87/1. fıkrasına göre nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubunun ihtiyati haciz isteyen taraftan alınmasına, teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da teminat mektubu ibraz edildiğinde kararın infazı için iş bu kararın mühürlü olarak ibraz edilmek kaydı ile İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına gönderilmesine, 3-İİK'nın 261/1. fıkrası uyarınca ihtiyati haczin verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı aleyhine ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili 11/11/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde;  24.10.2024 tarihli verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olup İİK m. 257 şartlarını sağlamadığını, teminat olarak belirlenmiş bedel neticesinde müvekkilinin tüm malvarlığına haciz şerhi işlendiğini ve işbu taşkın haciz vesilesi ile müvekkilinin mağdur edilmiş olduğunu, ihtiyati haciz kararının yetkili mahkeme tarafından verilmediğini,  yetkili mahkemenin, müvekkilinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olan MERSİN Erdemli asliye ticaret / hukuk mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkeme nezdinde verilmiş olan ihtiyati haciz kararının İİK. M. 265 gereğince ivedilikle kaldırılmasını talep ettikleri,  iddia edilen borcun muaccel hale gelmediğini, bu nedenle müvekkili aleyhine icra takibi ve işbu davanın başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline yöneltilmiş kesinleşmiş bir alacağın söz konusu olmadığını, itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, dava sonuçlanıncaya kadar alacaklı görünen tarafından yatırılan teminatın itirazları ve dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/12/2024 tarih ve 2024/2013 D.İş -  2024/2023 Karar sayılı ek kararı ile: \"Her ne kadar taraflarca kredi sözleşmesinin 21 maddesi uyarınca yetkili mahkeme olarak bankanın ticari merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili kılınmış ise de HMK uyarınca yetki sözleşmesinin tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerli olacağı, dosyaya sunulu belgeler uyarınca aleyhine haciz talep edilen taraf tacir olmadığından taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olmadığı, HMK 5 uyarınca genel mahkemelerin yetkili olacağı, dosyaya sunulu belgelerden aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin adresinin Mersin Erdemli olduğu görülmekle mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiştir. \" gerekçesi ile, \"1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekilinin yetki itirazının kabulü ile; mahkememizin 2024/2013 D.İş Esas, 2024/2023 D.İş Karar sayılı 24/10/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının  KALDIRILMASINA, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle,  Borçlu ... aleyhine İstanbul Banka Alacakları ... Esas sayılı dosyada 17/10/204 tarihinde icra takibi başlatılmış olup akabinde taraflarınca yukarıda esası yazılı dosyasında borçlu aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, Yerel Mahkemece 24/10/2024 tarihinde borçlunun kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarda ihtiyaten haczine karar verildiğini; işbu kararın hukuka ve usule uygun olmasına karşın borçlu vekilince ihtiyati haciz kararının yetkili mahkemece verilmediğinden ve borcun muaccel olmadığından bahisle haksız olarak itirazda bulunulduğunu; mahkeme yetki itirazını yerinde görerek 24/10/2024 tarihinde verdiği ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verdiğini ancak işbu karar usule aykırı olduğundan taraflarınca istinaf başvurusunda bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Dosya borçlusu ... ile müvekkili banka arasında 02/02/2023 tarihinde Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi imzalandığını; söz konusu sözleşmenin 21.maddesinde \"Sözleşmenin uygulanmasından ve yorumlanmasından doğabilecek uyuşmazlıklarda, HMK’nın 10. maddesi uyarınca Sözleşmenin ifa yeri olarak Banka’nın ticari merkezinin bulunduğu İstanbul (Merkez) ve/veya Banka şubesinin bulunduğu yer Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili kılınmıştır. Ancak bu hüküm, HMK uyarınca Müşteri’nin yerleşim yerinin veya bulunduğu yerin yahut Müşteri’ye ait mal ve değerlerin bulunduğu yerin adli mercilerinin yetkilerini kaldırmaz.\" yer almakta olduğunu, (Ek-1:BİS) imzalanan sözleşmede yer alan yetki şartı gereği yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, Karşı taraf ...'nın tacir sıfatına sahip olup olmadığı Mahkemece araştırılmadan sadece itiraz eden yanın iddialarına yönelik kurulan karar eksik ve hatalı olduğunu; karşı tarafın tacir olup olmadığı hususu ihtilaflı olup gerekli araştırma yapılmadığını, (Ticaret Sicil ve Vergi Dairesi'ne yazı yazılmadan, kayıtlar incelenmeden) sadece karşı tarafın iddiası göz önünde bulundurularak karar verildiğini; eksik inceleme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu; işbu sebeple verilen ek kararın bozulmasını talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda açıklamaya çalıştıkları ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenler ile; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli 2024/2013 D.İş 2024/2023 Karar sayılı ek kararına karşı yapmış oldukları işbu istinaf başvurularının kabulüne, alacaklarının tahsilini teminen teminatsız olarak borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, bankacılık işlemleri sözleşmesi kapsamında, aleyhine ihtiyati haciz talep edilene verilen kredi kartından doğan alacağın tahsilini teminen kredi lehdarı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi  istemine ilişkin olup, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekilinin itirazı üzerine duruşma açılarak istinafa konu ek karar ile yetki itirazının kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden banka vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Talep dayanağı Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin ticari nitelikte olduğu anlaşılmıştır.  İİK’nın 258 maddesinde ihtiyati hacze, aynı kanunun 50. maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, anılan maddede ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur.  Somut olayda ihtiyati haciz talep eden bankanın yerleşim yerinin İstanbul ili Şişli İlçesi sınırları içerisinde bulunduğu, 6100 Sayılı HMK'nun 10 ve TBK'nun 89 maddesi uyarınca sözleşmeden doğan kredi(para) borcunun alacaklısı olan  bankanın yerleşim yeri itibariyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtiyati haciz talebinin incelemeye yetkili olduğu, sözleşme incelendiğinde hangi şube tarafından yapıldığının metne dercedilmediği, ne varki HMK'nun 14/1 fıkrasında düzenlenenen şubesinin yaptığı işlemlerden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğuna dair düzenlemenin diğer yetki kurallarını ortadan kaldırıcı nitelikle olmayan bir özel yetki kuralı olduğu, şu halde eldeki ihtiyati haciz talebini inceleme yetkisinin hem genel yetki kuralı gereği aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin yerleşim yeri mahkemelerine, hem de sözleşmeden doğan para borcunun alacaklısı sıfatını haiz bankanın yerleşim yeri mahkemelerine ait olduğu, ihtiyati haciz talep bankanın talebini yetkili mahkemede ileri sürmüş olması karşısında, mahkemece yetkiye yönelik itiraz reddedilerek, ihtiyati haciz talebinin dayanağını teşkil eden alacağa ve ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığına dair itiraz sebepleri incelenerek bir sonuca ulaşılması gerekirken, hatalı değerlendirme ile üstelik itiraz dilekçesinde itiraz edenin tacir olmadığına yönelik bir savunması da yokken, itiraz edenin tacir olmadığı bu nedenle genel kredi sözleşmesindeki yetki kaydının HMK 17 maddesi uyarınca geçersiz olduğu yönündeki yanılgılı gerekçe ile yetki itirazının kabulü yerinde olmamış, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Somut olayda, bankacılık hizmetleri sözleşmesi, kat ihtarı  ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya tahsis ettiği ticari kredi kartı nedeniyle muaccel ve rehinle temin edilmemiş 481.552,42-TL alacağının varlığı yaklaşık düzeyde ispat olunduğundan,  İİK 257/ ve İİK'nun 258 maddesi uyarınca koşulları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ihtiyati hacze itiraz eden tarafından ileri sürülen alacağın muaccel olmadığına yönelik itiraz sebebinin İİK'nun 265 maddesi uyarınca yerinde  olmadığı anlaşılmış olup, mahkemece yetki itirazı ile birlikte alacağın muacceliyetine yönelik itirazın da reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin  18/12/2024 tarih ve 2024/2013 D.İş -  2024/2023 Karar sayılı ek kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak, muterizin, mahkemenin yetkisine ve ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarih ve 2024/2013 D.İş -  2024/2023 Karar sayılı Ek Kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce itiraza yönelik olarak yeniden hüküm kurularak;2-İhtiyati hacze itiraz eden ...'nın  24/10/2024 tarihli, 2024/2013 D.İş, - 2024/2023 Karar sayılı ihtiyati haciz kararına ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazlarının reddine,3-İhtiyati hacze itiraz eden ...'nın itirazı reddedilip ilk derece mahkemesi tarafından verilen  24/10/2024 tarihli ihtiyati haciz kararı aynen geçerliliğini koruduğundan, yeniden ihtiyati haciz hükmü kurulmasına yer olmadığına, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Yasa gereği ihtiyati hacze itiraz yönünden  harç alınmasına yer olmadığına, 5-İlk derece mahkemesinde ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan 180‬,00-TL yargılama giderinin ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraftan tahsili ile ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 6-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-İhtiyati haciz talep eden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 2. kısım 1.bölüm 1/b maddesine göre takdir edilen 9.500,00 TL maktu vekalet ücretinin ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraftan tahsili ile ihtiyati haciz talep edene verilmesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep edene iadesine, 10-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 260,00-TL posta gideri olmak üzere; toplam 1.943,1‬0-TL yargılama giderinin ihtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraftan tahsili ile ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 11-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68b05841825e8727","SID":"1a5d891afe8845f6"}}